Nijerya’daki bir enstitüden onlarca erkek ve kız öğrenci kaçırıldı

Nijerya’nın kuzeybatısındaki bir önceki toplu adam kaçırma eyleminin ardından güvenlik alarmı verildi (Reuters)
Nijerya’nın kuzeybatısındaki bir önceki toplu adam kaçırma eyleminin ardından güvenlik alarmı verildi (Reuters)
TT

Nijerya’daki bir enstitüden onlarca erkek ve kız öğrenci kaçırıldı

Nijerya’nın kuzeybatısındaki bir önceki toplu adam kaçırma eyleminin ardından güvenlik alarmı verildi (Reuters)
Nijerya’nın kuzeybatısındaki bir önceki toplu adam kaçırma eyleminin ardından güvenlik alarmı verildi (Reuters)

Nijerya’nın Kaduna eyaletinde bulunan bir güvenlik komiseri, silahlı kişilerin dün gece bir askeri akademinin yakınındaki orman enstitüsüne baskın düzenlediğini ve yaklaşık 30 erkek ve kız öğrenciyi kaçırdığını söyledi.
Olay, Aralık ayından bu yana düzenlenen beşinci toplu öğrenci kaçırma olayı oldu. Federal Ormancılık Mekanizasyonu Koleji, eyaletin aynı adı taşıyan başkenti Kaduna şehrinde, silahlı çetelerin yıllardır çoğaldığı bir bölgede bulunuyor.
Kaduna Eyaleti İç Güvenlik ve İçişleri Komiseri Samuel Aruwan, saat 23:30 civarında silahlı çetenin enstitüye saldırdığını söyledi. Aruwan, olayın ardından ordunun düzenlediği operasyonda, aralarında 42 kız öğrenci ve 8 öğretmenin bulunduğu 180 kişinin kurtarıldığını kaydetti. Yetkili, 30 öğrencinin ise hala kayıp olduğunu ifade etti.
Bir bölge sakini olan Haruna Saliso, telefon aracılığıyla Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, akşam 23:30 civarında sokaklardan silah sesleri duyduğunu söyledi. Saliso, “Panik yapmadık ve bunun Nijerya Savunma Akademisi’nde normal bir askeri eğitim olduğunu düşündük” dedi.
Haruna Saliso, “Sabah 05:20’de sabah namazına gittik ve okul çevresinde bazı öğrenciler, öğretmenler ve güvenlik görevlilerini gördük. Bize silahlı kişilerin okula baskın yaptığını ve bazı öğrencileri kaçırdığını söylediler” ifadelerini kullandı.
Ordu ve polisin, adam kaçırma olaylarını önlemeye yönelik çabaları çok az başarı sağladı. Birçok kişi, devlet yetkililerinin ‘faillerin cezalardan kaçmasına, fidye ödenmesine veya suçlarını devam ettirmelerine cesaretlendirecek şeylere’ izin vererek, durumun kötüleşmesine katkıda bulunabileceğinden endişe duyuyor.
12 Mart’ta yerel bir televizyon kanalı, çok sayıda kız öğrencinin ülkenin kuzeybatısındaki Kaduna eyaletinde Federal Ormancılık Mekanizasyonu Koleji’nden kaçırıldığını duyurdu. Kanalın açıklamasına göre eyalet polis birimi sözcüsü Muhammed Celic, kaçırılan öğrencilerin tam sayısını belirlemek için bir soruşturma başlatıldığını açıkladı. Sözcü, olayın, 12 Mart sabahı erken saatlerde meydana geldiğini söyledi. Bloomberg haber ajansı da olayın, Nijerya’da geçen Aralık ayından bu yana kız öğrencilere yönelik beşinci toplu kaçırma olayı olduğunu aktardı. Ajans, bu yaklaşımın 2015’te göreve gelen Cumhurbaşkanı Muhammed Buhari üzerinde daha fazla baskı oluşturduğunu bildirdi. Ajansa göre Buhari, Afrika’nın en kalabalık ülkesi olan Nijerya’da güvenlik açığıyla mücadele sözü verdi. Şubat ayının sonlarında cumhurbaşkanlığı, Cumhurbaşkanı Muhammed Buhari’nin eyalet yetkililerine ‘adam kaçıran failleri para ve araçlarla ödüllendiren politikalarını gözden geçirme’ çağrısı yaptığını duyurdu. Cumhurbaşkanlığına göre Buhari, bu politikanın yıkıcı bir olumsuz etkisi olabileceğine dair uyarı yaptı.
Geçtiğimiz haftalarda yetkililer, ülkenin kuzeybatısındaki okullarından kaçırılan 279 öğrenciyi kurtarmayı başardı. 27 öğrenci ise ülkenin merkezindeki Nijer eyaletinde bulunan bir başka okuldan kaçırıldı. Nijerya Cumhurbaşkanı Buhari, ‘faillere fidye ödemenin ve cezadan kaçmalarına izin vermenin’ onları faaliyetlerine devam etmeye teşvik edeceği konusunda uyardı



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe