Pekin'in vize için Çin aşılarını şart koşması soru işaretlerine yol açtı

Çin'de bugüne kadar 65 milyon kişinin aşılandığı belirtiliyor. Türkiye'deyse Çin merkezli Sinovac şirketinin geliştirdiği aşı kullanılıyor (AFP)
Çin'de bugüne kadar 65 milyon kişinin aşılandığı belirtiliyor. Türkiye'deyse Çin merkezli Sinovac şirketinin geliştirdiği aşı kullanılıyor (AFP)
TT

Pekin'in vize için Çin aşılarını şart koşması soru işaretlerine yol açtı

Çin'de bugüne kadar 65 milyon kişinin aşılandığı belirtiliyor. Türkiye'deyse Çin merkezli Sinovac şirketinin geliştirdiği aşı kullanılıyor (AFP)
Çin'de bugüne kadar 65 milyon kişinin aşılandığı belirtiliyor. Türkiye'deyse Çin merkezli Sinovac şirketinin geliştirdiği aşı kullanılıyor (AFP)

Çin Dışişleri Bakanlığı'nın koronavirüse karşı Çin'de üretilmiş aşılardan yaptıran yabancıların ülkeye girişini kolaylaştırma kararı bazı soruları da beraberinde getirdi.
Türkiye, ABD ve Birleşik Krallık'takiler dahil dünya genelinde en az 23 Çin büyükelçiliği söz konusu koşulu içeren yeni vize politikasını geçen gün yayımlamıştı.
Çin'in Ankara Büyükelçiliği'nden yapılan açıklamada, "15 Mart 2021 tarihinden itibaren Çin'le diğer ülkeler arasında insanlar arası değişimi düzenli bir şekilde yeniden başlatmak amacıyla", "Çin'de üretilen Kovid-19 aşılarıyla aşılanmış ve T.C. Sağlık Bakanlığı'ndan aşı sertifikası almış vize başvurusu sahipleri için" sağlanacak kolaylıklar paylaşılmıştı. 
Çin yeni vize kurallarında kendi aşılarını şart koşarken, Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Zhao Lijian ise pazartesi günü düzenlediği basın toplantısında "aşı milliyetçiliği" fikrini reddetmişti.
Sözcü, "Bir aşı nerede üretilmiş olursa olsun güvenli ve etkili olduğu sürece iyi bir aşıdır. Çin, diğer ülkelerle aşılamanın karşılıklı olarak tanınması yaklaşımını geliştirmeye hazır" ifadesini kullanmıştı.
CNN'in haberine göre Çin Dışişleri Bakanlığı, bu adımın uluslararası seyahatlere "düzenli bir şekilde" başlamak anlamına geldiğini ve aşılanmış yolcuların ülkeye varışlarında resmi makamlar tarafından karantina altına alınmaya devam edeceğini bildirdi.
Bununla birlikte bazı uzmanlar, Çin'in yerli aşıları, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından onaylanmış yüksek etkililik oranlarına sahip aşıların önüne koyma kararından endişe duyduklarını ifade etti.
Uzmanlar böyle bir kararın diğer ülkelere Çin aşılarını onaylama konusunda baskı yapma riski taşıdığını söylerken, atılan adım "Çin üretimi aşıların onaylanmadığı ülkelerde yaşayan vatandaşlar ne yapacak?" sorusunu da gündeme getirdi.
Hong Kong Şehir Üniversitesi'nde sağlık güvenliği uzmanı Doçent Nicholas Thomas, "Bu karar, aşı diplomasisinin en keskin ucunda yer alıyor. 'Bizi ziyaret etmek istiyorsanız aşımızı yaptırmanız gerekiyor' diyorlar" dedi.
Aşı geliştirme yarışında ön sıralarda yer alan Çin, Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre şu ana kadar aralarında Türkiye'nin de olduğu 28 ülkeye aşı ihraç etti. Yaklaşık 1,4 milyar nüfusa sahip Çin'deyse şimdiye dek 65 milyon kişiye ülke içinde üretilen 5 farklı aşı yapıldı.
Ancak CNN'in haberine göre Çin'deki aşıların hiçbiri henüz WHO tarafından onaylanmadı ya da bu aşılarla ilgili 3. Aşama deneme verileri tam olarak yayımlanmadı.
Çin'in hamlesi, uluslararası seyahatleri sürdürmek adına, koronavirüse karşı aşı ya da iyileşme yoluyla antikor geliştirmiş kişilere "bağışıklık pasaportu" verilmesi tartışmasına bir soru daha ekledi: "Bu tür pasaportlar aşı yaptırmış kişilere özel haklar getiriyorsa, peki hangi aşılar dikkate alınacak?"
Habere göre mevcut seçeneklerden biri, WHO'nun yetkilendirmesini takip etmek. Şu ana kadar Pfizer/BioNTech ve Johnson & Johnson'ın yanı sıra AstraZeneca/Oxford aşısının iki versiyonu WHO'nun acil kullanım listesine girdi. 
Başka bir seçenekse WHO'ye üye 194 devletin meseleyi oylamasına izin vermek. Ancak dünya için tek tip bir aşı pasaportundan bahsetmek bugünlerde uzak bir ihtimal ve böyle bir aşamada ülkelerin büyük olasılıkla kullanım için onayladıkları aşıları tanıyacağı tahmin ediliyor.

Independent Türkçe, CNN, WHO



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe