Netanyahu açısından Trump ve Biden arasında fark

İsrail önümüzdeki hafta son iki yıl içinde dördüncü kez sandık başına gidecek.

Netanyahu sık sık Trump olan yakınlığıyla övünüyodu. (AFP)
Netanyahu sık sık Trump olan yakınlığıyla övünüyodu. (AFP)
TT

Netanyahu açısından Trump ve Biden arasında fark

Netanyahu sık sık Trump olan yakınlığıyla övünüyodu. (AFP)
Netanyahu sık sık Trump olan yakınlığıyla övünüyodu. (AFP)

İsrail önümüzdeki hafta iki yıl içinde dördüncü kez sandık başına gidiyor. Bu defa düzenlenecek seçimi diğerlerinden ayıran en önemli fark, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun müttefiki olan eski ABD Başkanı Donald Trump'ın yokluğu.
Artık Beyaz Saray'da, üst üste 12 yıldır iktidarda olan Netanyahu için Trump döneminden alışkın olduğundan farklı bir siyasi gerçekliği temsil eden yeni Başkan Joe Biden var. Peki, Washington'daki yönetim değişikliğinin gölgesinde Netanyahu'nun siyasi geleceği ve seçim sonuçları nasıl olacak?

Netanyahu ve Trump
Netanyahu, Trump'a olan yakınlığıyla her zaman övünmüş ve onunla olan ilişkisini seçmen desteğini güçlendirmek için kullanmıştı. Nitekim ikisinin resimleri seçimler için propaganda afişleri olarak kullanıldı.
Trump'ın Cumhuriyetçi tabanı, İsrail'i kesin bir şekilde destekliyordu. Ayrıca Trump sağcı dostu Netanyahu'nun bir dizi isteğini de yerine getirdi.
Trump, görev süresi boyunca doğu kısmı İsrail tarafından işgal edilen Kudüs şehrini İsrail’in başkenti olarak tanıdı. İşgal altındaki Batı Şeria' daki yerleşimlerin genişletilmesini onayladı. Aynı zamanda İsrail ile Arap ülkeleri arasında barış anlaşmaları ilan ederek arabuluculuk yaptı.
İsrail Açık Öğretim Üniversitesi'nden siyaset bilimi profesörü Tamar Herman, Başbakan Netanyahu’nun daha önce destekçilerine, “Bakın, ne zaman istersem Beyaz Saray kapısını çalarım ve benim için açılır” dediğini, şimdi ise ABD yönetiminin bu kampanyadaki varlığının asgari düzeyde olduğunu belirtti. Herman, son üç oylamaya kıyasla mevcut seçim kampanyasında ABD yönetiminin varlığının çok az olduğuna dikkat çekti.
Aslında Netanyahu ile Biden arasındaki ilişki yeni değil, on yıllardır devam ediyor. Ancak bazı siyasi konularda, özellikle İsrail'in en büyük düşmanı olan İran mesleesindeki farklılıklar nedeniyle ilişkilere gölge düştü.

Netenyahu ve Biden
Biden, Netanyahu'nun reddettiği, Trump'ın feshettiği, 2015 yılında İran ve büyük güçler arasında imzalanan nükleer anlaşmaya geri dönmeye yönelik girişimlerde bulundu.
Biden’ın Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerinin yayılmacı sürecine yönelik eleştirisini yenilemesi bekleniyor.
Maryland Üniversitesi'nde ABD’nin dış politikası konusunda uzman olan Shibley Telhami, yeni yönetimin ve demokratik elitlerin Netanyahu'yu sevmediğini düşünüyor. Telhami, “Şimdi onlar için sorun , pratik alternatiflerin neredeyse eşit derecede kötü olması” dedi.
Önümüzdeki hafta düzenlenecek İsrail ön seçimlerinde nasıl bir tabloyla karşılaşılacağı bilinmiyor. Ancak kamuoyu yoklamaları sağ partilerin parlamentodaki sandalyelerin çoğunu kazanacağını gösteriyor. Söz konusu temsilciler arasında Biden tarafından desteklenen Filistin devletinin kurulmasına karşı çıkanlar da var.
Görünen o ki ABD Başkanı, Netanyahu'nun Likud partisinden sonra ikinci sırada yer alması beklenen Yair Lapid liderliğindeki Gelecek Var partisi ile ideolojik bir ittifaka doğru ilerliyor.
Demokratik siyasi danışman Mark Mellman, Biden'ın seküler merkezci aday Lapid ile aynı değerleri paylaştığını belirtti. Mellman'a göre Biden'ın iki devletli çözümünü de destekliyor.

Netanyahu'nun rakipleri arasındaki ideolojik ayrışma
İsrail yanlısı Washington Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü'nden David Makovsky, Biden dengeyi Netanyahu karşıtı bir aday lehine çevirme arzusuna sahip olsa bile seçtiği herhangi birinin parçalanmış İsrail siyasi sahnesinde bocalayabileceğini düşünüyor.
Makovsky "Netanyahu'yudan kurtulmak istediklerini kabul ediyorlar. Ancak bu onları ancak bir ay götürür. Peki, bundan sonra ne üzerinde anlaşacaklar?” diye sordu. Makovsky, burdan hareketle başbakan karşıtı adaylar bloğu içindeki ideolojik ayrışmaya dikkat çekti.
Makovsky, Biden yönetiminin dikkatinin tamamen başka bir yerde olduğunu düşünüyor. ABD yönetiminin koronavirüs salgınının patlak vermesiyle 500 bin Amerikalının ölümü ve virüsün neden olduğu diğer ekonomik etkiler gibi birçok sorunu var.
Biden’ın yeni yerleşimlere karşı çıkması, ABD Büyükelçiliği’ni Tel Aviv’e geri taşıma niyetinde olduğu anlamına gelmiyor. Aksine Biden yönetimi, İsrail’in ABD’nin arabuluculuğuyla BAE, Bahreyn, Fas ve Sudan’la imzaladığı barış anlaşmalarını destekliyor.
Şarku'l Avsat'ın Independent Arabia'dan aktardığı habere göre,Washington'ın Batı Şeria ve Gazze'deki olası İsrail savaş suçlarına ilişkin Uluslararası Ceza Mahkemesi soruşturmasına yönelik eleştirisi de İsrail siyasi yelpazesinde memnuniyetle karşılandı.

Biden'ın öncelikleri
ABD'nin eski İsrail Büyükelçisi Dan Shapiro, "ABD, seçimleri kazananla birlikte çalışacak" dedi. AFP'ye verdiği röportajda "Ancak Başkan Biden'ın şu an önceliği Ortadoğu değil” değerlendirmesinde bulundu.
Shapiro'nun tahminine göre Biden, kapsamlı bir barış anlaşması hedeflemek yerine yardımları geri getirerek ve diplomatik misyonları yenileyerek Filistinliler için günlük yaşamı iyileştirmeye odaklanacak.
Biden ülkenin ileri gelenlerinden Filistin davasını savunması için artan çağrılarla karşı karşıya.
Geçen hafta Vermont eyaletinden ABD Senatörü Bernie Sanders ve dört Demokrat senatör, Dışişleri Bakanı Antony Blinken'den Filistinlilerin koronavirüs  aşılarını tedarik etmelerine yardım etmesi için İsrail'e baskı yapmasını istediler.



ABD Donanma personelinden 8’i İran savaşı sırasında intihar girişiminde bulundu

ABD’nin “Abraham Lincoln” uçak gemisi, 3 Mart’ta İran’a yönelik savaş sırasında (Reuters)
ABD’nin “Abraham Lincoln” uçak gemisi, 3 Mart’ta İran’a yönelik savaş sırasında (Reuters)
TT

ABD Donanma personelinden 8’i İran savaşı sırasında intihar girişiminde bulundu

ABD’nin “Abraham Lincoln” uçak gemisi, 3 Mart’ta İran’a yönelik savaş sırasında (Reuters)
ABD’nin “Abraham Lincoln” uçak gemisi, 3 Mart’ta İran’a yönelik savaş sırasında (Reuters)

ABD Donanması’nın “Abraham Lincoln” uçak gemisi saldırı grubunda görev yapan 8 personel, gemilerin İran’a karşı operasyonlar yürüttüğü ve uçak gemisinin denizde kalış süresinde yakın dönem rekoru kırdığı bir dönemde intihar girişiminde bulundu. Bu bilgi, CNN’in ulaştığı Deniz Kuvvetleri Bakan Vekili’nin mektubunda yer aldı.

Deniz Kuvvetleri Bakan Vekili Hong Cao, daha önce açıklanmayan bu sayıyı, “Abraham Lincoln” uçak gemisinin mürettebatının moral durumu ve ruh sağlığı hakkında Senatör Kirsten Gillibrand’ın yönelttiği sorulara verdiği yazılı yanıtlarda açıkladı. Söz konusu sayı, uçak gemisi de dahil olmak üzere birlikte seyreden birden fazla geminin personelini kapsıyor.

Cao, mektubunda konuşlandırma süresi boyunca görev yapan personel arasında herhangi bir intihar vakasının yaşanmadığını da vurguladı.

Senato Silahlı Hizmetler Komitesi üyesi Demokrat Senatör Gillibrand’a salı günü gönderdiği mektupta Cao, “Lincoln grubunun konuşlandırılmasının başlamasından bu yana toplam 8 intihar girişimi kaydedildi” diye yazdı.

Şarku’l Avsat’ın CNN’den aktardığı habere göre Cao, “Bu sayı; Lincoln’un mürettebatını, uçak gemisinin hava kanadındaki denizcileri, saldırı grubunun komuta kadrosunu, muhrip filosunu, refakatçi muhriplerin mürettebatını ve gemilerde konuşlu bütün hava filolarını kapsamaktadır” ifadelerini kullandı.


Ukrayna, esir aldığı iki Kuzey Koreli askeri Güney Kore’ye teslim etti

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşma sırasında (AFP)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşma sırasında (AFP)
TT

Ukrayna, esir aldığı iki Kuzey Koreli askeri Güney Kore’ye teslim etti

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşma sırasında (AFP)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşma sırasında (AFP)

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda dün yaptığı konuşmada, Ukrayna’nın esir aldığı iki Kuzey Koreli askeri Güney Kore’ye teslim ettiğini açıkladı.

Zelenskiy konuşmasında, “Kısa süre önce iki Kuzey Koreli savaş esirini Kore Cumhuriyeti’ne gönderdik” dedi. Zelenskiy, “Bu iki kişiyi sağ olarak ele geçirmek kolay olmadı” ifadelerini kullandı.

Zelenskiy, teslimatın nasıl gerçekleştirildiğine ilişkin daha fazla ayrıntı vermedi. Ukrayna, Kuzey Koreli askerleri geçen yıl ocak ayında Rusya’nın Kursk bölgesinde esir almıştı. Bu iki asker, Kuzey Kore’nin 2024’te Rusya-Ukrayna savaşına dahil olmasından sonra Ukrayna tarafından sağ olarak yakalanan ilk Kuzey Koreli askerler oldu.

Zelenskiy o dönemde, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un Rusya’da tutulan Ukraynalılarla takas edilmesine katkıda bulunması halinde askerleri Kuzey Kore’ye teslim edebileceğini söylemişti. Ancak insan hakları kuruluşları, Kuzey Kore’de karşılaşabilecekleri riskleri gerekçe göstererek, askerlerin Güney Kore’ye teslim edilmesi çağrısında bulunmuştu. Güney Kore medyası da iki askerin Güney Kore’ye sığınmak istediklerini bildirmişti.

Ukrayna ve Güney Kore’nin tahminlerine göre Kuzey Kore, 2024’ten bu yana Rusya’nın Ukrayna savaşına destek vermek üzere 14 bin ila 15 bin asker gönderdi. Askerlerin çoğu, Rus güçlerinin Ukrayna’nın bölgeye yönelik operasyonunu püskürtmesine destek olmak üzere Kursk bölgesinde konuşlandırıldı.

Şarku’l Avsat’ın Ukrayna ve bağımsız kaynakların değerlendirmelerinden aktardığına göre Kuzey Kore ayrıca Rusya’ya milyonlarca top ve havan mermisinin yanı sıra balistik füzeler ve bazı mühimmatları sağladı.


Trump’tan ABD’ye gelen Çin Devlet Başkanı’na nadir karşılama

ABD Başkanı Donald Trump ve First Lady Melania Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve eşi Peng Liyuan’ı karşıladı (AP)
ABD Başkanı Donald Trump ve First Lady Melania Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve eşi Peng Liyuan’ı karşıladı (AP)
TT

Trump’tan ABD’ye gelen Çin Devlet Başkanı’na nadir karşılama

ABD Başkanı Donald Trump ve First Lady Melania Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve eşi Peng Liyuan’ı karşıladı (AP)
ABD Başkanı Donald Trump ve First Lady Melania Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve eşi Peng Liyuan’ı karşıladı (AP)

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in uçağı dün ABD’ye indi. ABD Başkanı Donald Trump, Şi’yi Beyaz Saray’a ulaşmasını beklemek yerine havaalanındaki pistte karşılamak üzere hazır bulundu.

Çin Devlet Başkanı, Washington’a varışından saatler sonra, ABD’li mevkidaşıyla gerçekleştireceği görüşmede “dünya genelindeki durum” da dahil olmak üzere “önemli konuları” ele almayı umduğunu söyledi. Çin devlet medyasının aktardığına göre Şi, Çin haber ajansı Şinhua’ya yaptığı açıklamada, “İkili ilişkilerimiz ve dünya genelindeki durumla ilgili önemli konularda Başkan Trump ile derinlemesine görüşmeler yapmayı sabırsızlıkla bekliyorum” dedi.

Çin Devlet Başkanı’nın uçağı Maryland eyaletindeki Andrews Müşterek Üssü’nde (AFP)

Trump’ın Şi’yi Washington dışında bulunan Andrews Müşterek Üssü’nde karşılamayı tercih etmesi, başkanın Çinli mevkidaşına gösterdiği protokol düzeyini ortaya koyuyor. Bu ziyaret, Şi’nin on yılı aşkın bir sürenin ardından Washington’a gerçekleştirdiği ilk devlet ziyareti olma özelliğini taşıyor.

Trump ve First Lady Melania Trump, Şi ve eşi Peng Liyuan için düzenlenen karşılama törenine katılmak üzere üste hazır bulundu. Bu karşılama, üç gün sürmesi planlanan ve Beyaz Saray protokolüne göre dahi yoğun tören ve kutlamalara sahne olması beklenen devlet ziyaretinin başlangıcını oluşturuyor.

Devlet ziyareti kapsamında bugün Beyaz Saray’da resmi bir akşam yemeği verilmesi planlanıyor. Bu yemek, Trump’ın geçen mayıs ayında Çin’e gerçekleştirdiği ziyarette gördüğü görkemli törenlere karşılık niteliği taşıyor.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Washington ve Pekin’in aralarındaki ticari ateşkesi iki ay daha uzatma konusunda anlaşmaya vardığını açıkladı. Ateşkesin daha önce 10 Kasım’da sona ermesi planlanıyordu.

Bessent, Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından, dünyanın en büyük iki ekonomisinin, 10 Kasım’da sona ermesi planlanan “iki ülke arasındaki ekonomik gerilimi azaltma sürecini” 10 Ocak’a kadar uzatma konusunda anlaşmaya vardığını açıkladı.