Menfi, Erdoğan ile Libya’daki paralı askerler meselesini görüştü

Bingazi Askeri Başsavcılık, Werfalli suikastına karıştığından şüphelenilen iki kişinin gözaltına alındığını açıkladı

Türkiye Cumhurbaşkanlığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (ortada), Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi (solda) ve Konsey üyesi Abdullah Hüseyin El Lafi'nin dün İstanbul’da bir araya geldiği fotoğrafı yayınladı (Reuters)
Türkiye Cumhurbaşkanlığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (ortada), Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi (solda) ve Konsey üyesi Abdullah Hüseyin El Lafi'nin dün İstanbul’da bir araya geldiği fotoğrafı yayınladı (Reuters)
TT

Menfi, Erdoğan ile Libya’daki paralı askerler meselesini görüştü

Türkiye Cumhurbaşkanlığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (ortada), Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi (solda) ve Konsey üyesi Abdullah Hüseyin El Lafi'nin dün İstanbul’da bir araya geldiği fotoğrafı yayınladı (Reuters)
Türkiye Cumhurbaşkanlığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (ortada), Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi (solda) ve Konsey üyesi Abdullah Hüseyin El Lafi'nin dün İstanbul’da bir araya geldiği fotoğrafı yayınladı (Reuters)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün (Cuma) İstanbul’da karşıladığı Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi ve Konsey üyesi Abdullah Hüseyin El Lafi ile Libya’daki gelişmeleri ve iki ülke arasındaki ilişkileri görüştü.
Türkiye Cumhurbaşkanlığı kaynaklarının aktardığına göre, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun hazır bulunduğu görüşmede, çok sayıda bölgesel ve uluslararası meselenin yanı sıra Türkiye ve Libya arasında çeşitli alanlarda ilişkileri geliştirmenin yolları ele alındı.
Menfi’nin, Erdoğan’ın daveti üzerine gerçekleştirdiği ziyaret, Libya Başkanlık Konseyi Başkanlığı makamını teslim almasından sonra Türkiye’ye düzenlediği ilk ziyaret olma özelliği taşıyor. Başkanlık Konseyi, Libya’da bu yılın sonunda gerçekleşecek seçimlere kadar ülkeyi yönetecek.
Görüşme hakkında bilgi sahibi kaynaklar, Libya’daki mevcut yönetimin Faiz es-Serrac başkanlığındaki Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) döneminde deniz sınırları ile askeri ve güvenlik işbirliği alanlarındaki mutabakat muhtıraları başta olmak üzere Türkiye ile imzalanan anlaşma ve mutabakat muhtıralarına bağlı kalmasının ele alındığını bildirdi. Kaynaklara göre, Erdoğan görüşmede, Türkiye’nin, Libya’da istikrarın sağlanması görevinde başarılı olması için ülkedeki mevcut yönetimi destekleyeceğini vurguladı.
Uluslararası toplumun, Libya’daki geçici yönetimin istikrarı sağlama görevini başarması için yabancı savaşçıların ülkeden çekilmesi konusunda yaptığı baskıların ardından Türkiye, birkaç gün önce Suriyeli gruplara bağlı paralı askerlerden oluşan bir grubu Libya’dan çekerek Suriye’nin kuzeyine sevk etmişti.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) Türkiye’nin geçtiğimiz günlerde söz konusu Suriyeli gruplara bağlı 120 unsurun Libya’dan çekildiğini ve bu çekilme işleminin gruplar halinde süreceğini bildirmişti.
Menfi’nin Türkiye ziyareti, Perşembe günü Mısır’da gerçekleştirdiği temasların ardından geldi. Nitekim Menfi ile görüşen Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Kahire’nin, Libya’daki geçici süreci yönetmede ve ülkeyi yıl sonunda yapılacak seçimlere ulaştırmada başarılı olması için ülkenin yeni yürütme otoritesine tüm alanlarda ve ikili, bölgesel ve uluslararası çevrelerde tam destek verdiğini dile getirdi.
Menfi’nin yardımcılarından biri, Şarku’l Avsat’ın Kahire muhabiri ile yaptığı telefon görüşmesinde İstanbul ziyareti hakkında bilgi verdi. Adının gizli kalmasını isteyen kaynak, Menfi’nin İstanbul’a düzenlediği ziyaretin, Libya’daki yeni yönetimin Türkiye destekli Suriyeli gruplar başta olmak üzere halihazırda Libya topraklarında bulunan yabancı paralı askerler meselesini çözüme kavuşturma çabası kapsamında gerçekleştiğini söyledi. Birleşmiş Milletlere (BM) göre Libya’da yaklaşık 20 bin paralı askerin bulunduğu tahmin ediliyor. Kaynak, “Menfi, Libya’daki silahlı yabancı varlığa mümkün olan en kısa sürede son verilmesi yönündeki uluslararası ve bölgesel taleplerin artmasından faydalanmaya çalışıyor. (Paralı askerlerin varlığına son verilmesi) yaklaşan cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerine hazırlık için uygun bir atmosfer yaratabilir” diye konuştu.
Menfi, art arda düzenlediği Fransa ve Mısır ziyaretlerinin dönüşünde önceki akşam Türkiye’ye doğru hareket etmeden önce Tobruk ve komşu bölgelerin belediye başkanlarıyla toplantıda bir araya geldi. Menfi, toplantıda yaptığı konuşmada, seçimleri belirlenen tarihte (24 Aralık 2021) düzenlemek için tüm oluşumların ve bileşenlerin katılımıyla ulusal uzlaşı dosyasını ileriye taşımak adına Libya’nın tüm şehirleri ve bölgeleriyle iletişime geçme sözü verdi.
Abdulhamid Dibeybe başkanlığındaki Ulusal Birlik Hükümeti Dışişleri Bakanı Necla el-Menguş, daha önce yaptığı açıklamada, tüm paralı askerlerin “derhal” ülkeden çekilmesi çağrısında bulunarak, “Libya’nın bölgesel istikrarının Avrupa’ya olumlu yansıyacağını” belirtmişti.
Fransa, İtalya ve Almanya Dışişleri Bakanları’nın yer aldığı heyet, Libya’da ülke kurumlarını birleştirme ve 24 Aralık’ta seçimleri düzenlemekle sorumlu Ulusal Birlik Hükümeti’ne güvenoyu verilmesinden birkaç gün sonra Trablus’a düzenlediği ziyareti tamamladı.
Öte yandan, Bingazi Askeri Savcısı Albay Ali Madi, önceki gün Libya Ulusal Ordusu’nun (LUO) özel subayı Yarbay Mahmud El-Werfalli’ye yönelik suikast eylemine karıştığı şüphesiyle 2 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Madi dün bir televizyon kanalında yaptığı açıklamada, gözaltına alınan kişilerin kaçırıldığı veya öldürüldüğü yönünde basında çıkan haberleri yalanlayarak, bu kişiler hakkında soruşturmaya yürütüldüğünü söyledi.
Madi, Bingazi’deki güvenlik birimlerinin halihazırda olayı kaydeden güvenlik kameralarını incelediğini ve suikastı gerçekleştiren otomobilleri tespit etmeye çalıştıklarını belirterek, olaya karışan 3 otomobille ilgili elinde herhangi bir bilgi bulunan vatandaşların bu bilgileri kendileriyle paylaşarak yardımcı olmalarını talep etti. Soruşturmanın şeffaf bir şekilde yürütüldüğünü ve zanlıların adliyeye sevk edildiğini aktaran Madi, olayda yaralanan Eymen Şakik el-Werfalli’nin görgü tanığı olması dolayısıyla ifadesine başvurduklarını dile getirdi.
Bingazi’deki Ortak Güvenlik Odası’ndan yapılan ve fotoğraflarla desteklenen açıklamada, eylemde parmağı bulunan bir kişinin Mısır’a kaçtığı belirtilerek, bu kişinin teslim edilmesi için hukuki tedbirlerin alındığı ifade edildi.



"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.


Husiler Sana'daki Şeyh el-Ahmar'ın evini kuşattı

Sana'da Şeyh el-Ahmar'ın evi Husi kuşatmasında (X)
Sana'da Şeyh el-Ahmar'ın evi Husi kuşatmasında (X)
TT

Husiler Sana'daki Şeyh el-Ahmar'ın evini kuşattı

Sana'da Şeyh el-Ahmar'ın evi Husi kuşatmasında (X)
Sana'da Şeyh el-Ahmar'ın evi Husi kuşatmasında (X)

Husi grubu, birkaç gündür Yemen'deki Haşid aşiretinin en önde gelen şeyhlerinden biri olan aşiret lideri Himyar el-Ahmar’ın, Husi kontrolündeki başkent Sana'nın kuzeyindeki el-Hesebe mahallesindeki evine güvenlik kuşatması uyguluyor. Bu hareket, aşiret ve siyasi çevrelerde geniş çaplı kınamalara yol açtı.

Şarku’l Avsat'a bilgi veren kaynaklar, Husi lideri Yusuf el-Madani'nin birkaç gün önce el-Ahmar’ın evinin etrafına sıkı bir güvenlik kordonu kurulması emrini verdiğini söyledi. Maskeli silahlı kişiler zırhlı araçlar ve askeri kamyonlarla eve giden sokaklara konuşlandırıldı ve giriş çıkışları kısıtlamak için kontrol noktaları kuruldu.

Kaynaklara göre, grubun uyguladığı prosedürler arasında Haşid kabilesi ve diğer kabilelerden şeyhler de dahil olmak üzere ziyaretçilerin kimliklerinin kontrol edilmesi ve bazılarının eve girmesinin engellenmesi, diğer ziyaretçilerin ise bir daha el-Ahmer'i ziyaret etmeyeceklerine dair taahhüt imzalamaya zorlanması yer alıyordu. Bu durum, grubun kontrolü altındaki bölgelerde kabile şeyhlerine karşı dikkat çekici bir tırmanış anlamına geliyor.

Şeyh Himyar el-Ahmar, Yemen'deki Haşid kabilesinin en önde gelen şeyhlerinden biridir (Facebook)

Şeyh Himyar el-Ahmar, Yemen'deki Haşid kabilesinin en önde gelen şeyhlerinden biridir (Facebook)

Sana'a'nın kuzeyindeki el-Ahmar’ın evinin yakınlarında yaşayanlar, Şarku’l Avsat'a verdikleri demeçte, mahallede alışılmadık güvenlik takviyelerinin yaşandığını, bunun günlük hayatı etkilediğini ve özellikle artan halk hoşnutsuzluğu doğrultusunda durumun aşiret çatışmalarına dönüşmesi konusunda ciddi endişeler doğurduğunu söylediler.

Bölge sakinleri ayrıca, "provokatif" olarak nitelendirdikleri bu hamlenin, özellikle kuşatma uzarsa veya hedef alınan kişilerin sayısı artarsa, kabileler arasındaki gerilimleri daha da artıracağından endişe ediyorlar.

Boyun eğdirme mesajları

Şeyh Himyar el-Ahmar, Yemen'in siyasi sahnesindeki en büyük ve en etkili kabilelerden biri olan Haşid kabilesinin en önde gelen sosyal figürlerinden biridir. Gözlemciler, bu statüdeki bir kabile figürünü hedef almanın, acil güvenlik endişelerinin ötesine geçen siyasi bir mesaj olarak görülebileceğini değerlendiriyor.

Amran, Sana ve çevresindeki kırsal kesimden aşiret liderleri, Şarku’l Avsat'a yaptıkları açıklamada, Husilerin aldığı önlemlerden duydukları derin memnuniyetsizliği dile getirerek, aşiret önderlerine yönelik devam eden tacizin yerleşik toplumsal normların ihlali ve kuzeydeki aşiretler arasında gerilimi artırma tehdidi olduğunu belirttiler.

Bu tür önlemlerin devam etmesinin, Yemen toplumunda derinden kök salmış aşiret geleneklerine doğrudan bir provokasyon oluşturduğunu, bu geleneklere göre evleri silahlarla kuşatmanın veya kutsallıklarını ihlal etmenin suç sayıldığını vurguladılar.

 Husiler, kendilerine karşı herhangi bir ayaklanma korkusuyla halk üzerinde sıkı bir güvenlik baskısı uyguluyor (EPA)Husiler, kendilerine karşı herhangi bir ayaklanma korkusuyla halk üzerinde sıkı bir güvenlik baskısı uyguluyor (EPA)

Yerel kaynaklar, Husi militanlarının, Haşid aşiretinin önde gelen isimlerinden aşiret şeyhi Cibran Mücahid Ebu Şevarib'i, Sana'nın kuzeyindeki bir kontrol noktasında, el-Ahmar ailesinin evini ziyaretinden dönerken kaçırdığını ve hiçbir açıklama yapmadan bilinmeyen bir yere götürdüklerini bildirdi.

Ziyaretler devam ediyor

Husilerin sıkılaştırdığı güvenlik önlemlerine rağmen, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenleri, grubun birkaç gündür konut çevresinde uyguladığı kısıtlamaları hiçe sayarak Sana'daki Şeyh Humeyr el-Ahmar’ın evini ziyaret etmeye devam ediyor.

Aşiret kaynaklarına göre önde gelen sosyal figürler, silahlı adamların konuşlandırılması ve bölge çevresinde kontrol noktalarının kurulmasının devam etmesi göz önüne alındığında, "aşiret geleneklerinin ihlali" olarak nitelendirdikleri durumu reddetmek ve dayanışma göstermek için Şeyh el-Ahmar’ın evine ulaşma konusunda istekliydiler.

Kaynaklar, ziyaretlerin gergin bir atmosferde gerçekleştiğini ancak aşiretlerin Şeyh el-Ahmar'a olan sürekli desteğini yansıttığını vurguladı.

Gözlemciler, bu aşiret hareketlerinin taciz politikasını ve evlerin kuşatılmasını reddeden açık mesajlar taşıdığını, Yemen'deki aşiret geleneklerinin evlere özel bir kutsallık tanıdığını ve onları herhangi bir şekilde hedef almayı yasakladığını savundu.

 Bir güvenlik kamerası görüntüsü, Şeyh el-Ahmar’ın evinin önünde daha önce yapılan bir Husi askeri geçit törenini gösteriyor (Facebook)Bir güvenlik kamerası görüntüsü, Şeyh el-Ahmar’ın evinin önünde daha önce yapılan bir Husi askeri geçit törenini gösteriyor (Facebook)

Bu gelişmeler, Husilerin Sana ve diğer şehirleri ele geçirmesinden bu yana, kabilelerin nüfuz dengesini yeniden şekillendirmek ve geleneksel liderleri kendi otoritesine tabi kılmak amacıyla, Husiler ile bir dizi kabile şeyhi ve ileri gelenleri arasında yaşanan gergin ilişki bağlamında ortaya çıkmaktadır.

Tekrarlanan provokasyonlar bağlamında, Husi grubu geçen yıl Ağustos ayında Sana'da merhum Şeyh Abdullah bin Hüseyin el-Ahmar’ın evinin ana kapısı önünde "Humeyni sloganı" atarak askeri geçit töreni düzenledi.