Cuba Bildirisi bir barış adımı mı yoksa yeni görünümlü eski bir anlaşma mı?

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ve SPLM-N Güney Kordofan Hulu dün ‘ilkeler bildirisinin’ imzalanmasının ardından kameralara poz verdiler. (Reuters)
Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ve SPLM-N Güney Kordofan Hulu dün ‘ilkeler bildirisinin’ imzalanmasının ardından kameralara poz verdiler. (Reuters)
TT

Cuba Bildirisi bir barış adımı mı yoksa yeni görünümlü eski bir anlaşma mı?

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ve SPLM-N Güney Kordofan Hulu dün ‘ilkeler bildirisinin’ imzalanmasının ardından kameralara poz verdiler. (Reuters)
Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ve SPLM-N Güney Kordofan Hulu dün ‘ilkeler bildirisinin’ imzalanmasının ardından kameralara poz verdiler. (Reuters)

Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk ile ayrılıkçı Sudan Halk Kurtuluş Hareketi-Kuzey örgütünün (SPLM-N) Güney Kordofan lideri Abdulaziz el-Hulu arasında geçtiğimiz eylül ayında Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa’da ‘ilk ilkeler bildirgesi’ imzalanmıştı. Ancak imza, iktidardaki geçiş yönetiminin askeri kanadı tarafından onaylanmadı ve kategorik olarak reddedildi. Söz konusu dönemde Sudan Egemenlik Konseyi üyesi olan Korgeneral Şemseddin Kebbaşi, anlaşmayı Başbakan Hamduk’a atıftla ‘yetki sahibi olmayan birinin önerisi’ olarak niteledi.
Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan, ilk ilkeler bildirgesinin imzalanmasının üzerinden altı ay geçtikten sonra, bazı taraflar tarafından reddedilen iki taraf arasındaki karşılıklı tavizlere rağmen dün (Güney Sudan’ın başkenti) Cuba'da tüm taraflarca memnuniyetle karşılanan bir ‘ilkeler bildirisi’ imzaladı.
İki bildiri arasındaki fark ise ilkinin açıkça ‘dinin devletten ayrılmasını’ şart koşması, ikincisinin ise ilkenin gereklerini tam olarak onaylasa bile bunu açıkça ifade etmemesidir. İçerik açısından ise iki bildiri arasında imzalar ve kendi kaderini tayin ile iki ordunun birleşmesi şartı dışında temel bir fark bulunuyor.
Abdulaziz el-Hulu liderliğindeki SPLM-N heyeti, müzakere masasında oturmak için Sudan'ın ‘laik bir devlet’ olduğu, din ve devlet işlerinin tamamen ayrıldığı ve SPLM-N’nin askeri kanadının korunmasını şart koştu. Hükümet, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasını kabul etmek ile Güney Sudan’ın ayrılmasına yol açan Sudan Halk Kurtuluş Hareketi’ne (SPLM) verilene benzer şekilde SPLM-N’nin kontrol ettiği bölgelere ‘kendi kaderini tayin hakkı’ vermek arasında seçim bir yaptı.
Hamduk ve Hulu, ilk ilkeler bildirgesi imzalandığında yaptıkları açıklamada şunları söylediler:
“Sudan, tüm vatandaşların haklarının korunduğu, anayasada din ile devlet işlerinin bir birinden ayırıldığı ve kendi kaderini tayin hakkına saygı gösteren demokratik bir ülkedir.”
Metnin detaylarında inanç, ibadet ve din özgürlüğünün sağlanması, bunların herkes için garanti edilmesi, devletin resmi bir din tayin etmemesi, vatandaşlar arasında dinlerine göre ayrım yapılmasına izin verilmemesi, Nuba Dağları ve Mavi Nil sakinlerinin, güvenlik düzenlemeleri netleştirilinceye kadar kendilerini korumaya devam etmelerine izin verilmesi gibi şartlar yer aldı.
Burhan ve Hulu tarafından imzalanan ilkeler bildirisinde ise Sudan'ın çok etnikli, çok dinli ve çok kültürlü bir ülke olarak kabul edilmesi, bu nedenle bu çeşitliliğin tanınması ve yönetilmesi ve milli kimlik meselesinin ele alınması şart koşuldu. Ayrıca farklı bölgelerdeki insanlara, ademi merkeziyetçi veya federal yönetimle kendilerini yönetme ve sivil, demokratik, federal bir devlet kurma hakkı verilmesi, herkes için din ve ibadet özgürlüğünün garanti edilmesi, kültürel, etnik, dini ve bölgesel kimlikler ile devletin bir birinden ayrılması şartları yer aldı. Aynı zamanda devletin kimseye bir dini empoze etmemesi, resmi bir dinin benimsenmemesi, din, inanç ve vicdan konularında tarafsız olması, din ve ibadet özgürlüğünü güvence altına alıp koruması, bu ilkelerin anayasaya dahil edilmesi, din, gelenek ve inançlara dayandırılan kişilik haklarına ilişkin hükümlerin, temel haklarla çelişmeyecek şekilde ayrılması şart koşuldu.
Yazar ve siyasi aktivist el-Hac Virrak‘iki bildirinin de din ve devleti ayırdığını’ ancak Burhan ile Hulu arasında imzalanan bildirinin ‘olumlu adım’ olarak nitelendirdiği ‘Sudan'ın birliği ve geçiş dönemi sonunda tek bir ordunun kurulmasına ilişkin net bir hüküm içerdiğini’ belirtti. Virrak, bunun yanı sıra Burhan-Hulu bildirisinin, Hamduk-Hılu bildirisinin aksine kendi kaderini tayin hakkını veya iki ordunun varlığını içermediğinin altını çizdi.



Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.


Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
TT

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, halk ve siyasi partiler tarafından sıcak bir şekilde karşılanan iki günlük bölge gezisi sırasında, İsrail sınırındaki köylerdeki altyapının ‘birkaç hafta içinde’ yeniden inşa edilmesi ve güneydeki devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesi için çalışacağına söz verdi.

Başbakan Selam şunları söyledi:

“Bu bölgenin devlete geri dönmesini istiyoruz ve ordunun güneyde sorumluluklarını yerine getirmeye devam etmesinden memnunuz. Ancak egemenlik sadece orduyla değil, aynı zamanda hukuk ve kurumlarla, halka sosyal koruma ve hizmetlerin sağlanmasıyla da tesis edilir.”

Bu ziyaret, Hizbullah ile Başbakan arasındaki siyasi farklılıkların önemli ölçüde aşıldığını gösterdi, zira Başbakan, birden fazla durakta Hizbullah, Emel Hareketi, Değişim bloğundan diğer milletvekilleri ve hatta etkinliklere katılan Hizbullah muhalifleri tarafından karşılandı.

Öte yandan Kuveyt Dışişleri Bakanlığı'nın Güvenlik Konseyi'nin VII. Bölüm Kapsamındaki Kararlarının Uygulanması Komitesi, terör listesine Lübnan’daki sekiz hastaneyi ekledi. Bu hastanelerin en az dördü Hizbullah tarafından işletiliyor.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, ‘bu konuda Kuveytli yetkililerden herhangi bir inceleme veya bildirim almadığını’ açıklarken ‘konuyu açıklığa kavuşturmak, karışıklığı önlemek için doğru bilgileri sunmak ve Lübnan sağlık sistemini korumak için gerekli temasları kuracağını’ bildirdi.