Cezayir güvenlik güçleri Hirak aktivistlerine işkence yapmakla suçlanıyor

Cezayir’de üç yargıcın göstericilerle bağlantısı oldukları gerekçesiyle görevden alınması gündemde.

Hirak aktivistleri, güvenlik güçlerini şiddet uygulamakla ve protestoculara işkence yapmakla suçladılar. (AFP)
Hirak aktivistleri, güvenlik güçlerini şiddet uygulamakla ve protestoculara işkence yapmakla suçladılar. (AFP)
TT

Cezayir güvenlik güçleri Hirak aktivistlerine işkence yapmakla suçlanıyor

Hirak aktivistleri, güvenlik güçlerini şiddet uygulamakla ve protestoculara işkence yapmakla suçladılar. (AFP)
Hirak aktivistleri, güvenlik güçlerini şiddet uygulamakla ve protestoculara işkence yapmakla suçladılar. (AFP)

Cezayir'deki avukatlar, cuma günü düzenlenen gösterilerde tutuklanmalarının ardından polis sorgusu sırasında kendilerine şiddet uyguladıkları gerekçesiyle Hirak hareketinden (Halk Hareketi) iki aktivistin bugün başkentteki savcılığa şikayette bulunacaklarını duyurdu. Aynı zamanda 2019 yılı başlarında Hirak protestolarına katılmaları nedeniyle üç yargıcın Yüksek Yargı Konseyi’ne bağlı Disiplin Kurulu tarafından görevi ihlal suçlamasıyla yargılanacağı bildirildi.
Halk hareketinden tutukluların avukatları, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamalarda, geçen hafta cuma günü güvenlik güçleri tarafından tutuklanan iki aktivistin vücutlarında darp izlerinin bulunduğuna dair sağlık raporu aldıklarını belirttiler. İzinsiz gösteri düzenlenmesini kışkırtma ve sokağı işgal ederek başkalarının hayatını tehlikeye atma suçlaması ile sorgulanan iki aktivist, tutuklandıktan bir gün sonra serbest bırakıldı.
Başkentteki bir ceza mahkemesinin sorgu hakimi önceki gece, söz konusu suçlamalar doğrultusunda cuma günü tutuklanan ve tarih belirtilmeden mahkemeye sevk edilen 7 eylemciyi de serbest bıraktı. Söz konusu 7 kişi arasında otoriteyi eleştiren şiirleri nedeniyle daha önce de tutuklanan ve "Hirak şairi" olarak bilinen Muhammed Tacdit ve üniversite öğrencisi Abdunnur Eyt Said yer alıyor. Bu kişiler, göstericileri seferber etme, cuma ve salı günleri düzenlenen gösterilerinde (üniversite öğrencisi protestoları) atılan siyasi sloganların hazırlanmasın önde gelen aktivistler arasında yer alıyorlar.
Başsavcılık geçen ay, Velid Nekiş adlı üniversite öğrencisine İç Güvenlik Dairesi'ndeki sorgulanması sırasında işkence yapmakla suçlanan güvenlik güçlerine soruşturma açıldığını duyurmuştu. Ancak dosya, işkence suçlaması yöneltilen İç Güvenlik Dairesi Savunma Bakanlığı'na bağlı olduğu için kısa süre sonra askeri mahkemeye sevk gönderildi. Aynı dönemde bir başka aktivist daha gözaltı süresi boyunca elektrikle işkenceye maruz kaldığını öne sürdü.
Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR) bu ay başında Cezayir’deki yetkililerden gözaltında işkence ve kötü muamele iddialarına yönelik hızlı, katı ve tarafsız soruşturmalar başlatmalarını talep etti. Ayrıca sadece görüşlerini bildirenler ve barışçıl toplanma hakkını kullananlara ilişkin soruşturmaların sonlandırılması çağrısı yapıldı. 
Cezayir İletişim Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Ammar Bilhaymer da basına yaptığı açıklamada, tutuklananların fikirlerini beyan etmelerinden dolayı değil, kamu güvenliği ile ililgi sorgulandığını bildirdi.
Ülkenin anayasasının sokakta düzenlenen barışçıl protestoları garanti altına aldığı biliniyor.
Yüksek Yargı Konseyi’ne bağlı Disiplin Kurulu, 4 Nisan'da Adalet Bakanı Belkasım Zagmati'nin, yargıçların yaşamlarını ciddi şekilde kısıtlayan "kendini uzak tutma görevini ihlal" suçlaması üzerine resmi olmayan Cezayirli Hakimler Kulübü Başkanı hakim Saadeddin Merzuk, Ahmed Belhadi ve Fatıma Zehra İsmaili hakkındaki şikayetini değerlendirecek
Suçlamanın nedeni, 22 Şubat 2019'da patlak veren Hirak gösterilerine katılmaları, yürütme otoritesine karşı açıklamaları ve yargı üzerindeki hegemonyası olarak açıklandı. Yargıçların Disiplin Kurulu’nun incelemesinin ardından görevden alınmaları bekleniyor.
Bir buçuk yıl önce görevinden uzaklaştırılan Merzuk, Bakan Zagmati'ye sözlü saldırıda bulundu. Meslektaşı İsmaili ise kulübün en aktif üyelerinden biri olarak biliniyor. Belhadi’nin aylar önce mahkeme oturumunda savcılık makamını temsili sırasında hreketteki aktivistlerin lehine konuşması büyük bir tartışmaya yol açmıştı. Avukatları bile şaşırtacak şekilde aktivistleri savunan Belhadi, genel olarak otoriteyi ve Adalet Bakanlığı'nı eleştirerek yargıya göstericilerin aleyhine hüküm verilmesi için baskı yapmakla suçladı. Zagmati, öfkelenmesine neden olan olayın ardından harekete geçti ve Belhadi’yi başkentteki mahkemeden Sahra'daki başka bir mahkemeye sevk ederek cezalandırdı.



Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.