Milyonlarca Fransız, çarşamba akşamı, hükümetin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının ciddi bir şekilde yayılması ile mücadelede önümüzdeki günlere yönelik planları öğrenmek için Cumhurbaşkanı’nın konuşmasını dinlemek üzere ekranların önüne çivilendi.
Fransa, 2020 ilkbaharında uygulanan ilk karantinanın üzerinden 400 gün geçerken, gençler de dahil olmak üzere hiçbir yaş grubu için güvenli olmayan ve daha bulaşıcı olan “İngiliz varyantı” sebebiyle öncekinden daha tehlikeli görünen salgının üçüncü dalgasıyla yüzleşiyor.
Rakamlar, salgına bağlı can kaybı sayısı dün itibariyle 96 bine ulaştığını, enfekte olan kişi sayısının ise 5 milyonu aştığını gösteriyor. Bununla birlikte, yetkilileri en çok endişelendiren, hastanelerdeki vaka sayısının yükselerek 29 bine ulaşması oldu. Yoğun bakım üniteleri artık solunum cihazına ve yoğun bakıma ihtiyacı olan hastaları karşılayamıyor. Yoğun bakımda tedavi gören hasta sayısı 5 bin 500’ü aştı.
Doktor ve hemşireler yoğun bakıma ihtiyaç duyan kişi sayısının günlük 470’e ulaştığını, boşalan yatakların hemen başka bir hasta için hazırlandığını belirtiyorlar. Sağlık çalışanları, sayıların bu hızla artmaya devam etmesinin iki duruma neden olmasından endişeleniyorlar. Bunlardan ilki, farklı hastalıkları olan ve yoğun bakıma ihtiyaç duyan hastalar pahasına Kovid-19 hastalarına daha fazla yatak ayırılması diğeri ise, tüm hastalara gerekli özenin verilmeyeceği bir noktaya ulaşılması ile hastalar arasında kaderine terk edilecekler ve tedavi edilecek olanlar olarak ayrım yapılacak bir duruma gelinmesi. Birkaç gün önce Cumhurbaşkanlığına hitaben yazılan açık bir mektup ülkede şok etkisi yarattı. Mektuba imza atan kişiler, bu derecedeki bir tehlikenin sorumluluğunu almayı reddettiler ve yetkilileri sorumluluklarından terk ettikleri ve sağlık görevlerine attıkları ithamında bulundular.
Hükümetin salgın ile mücadele planı, çarşamba gününe kadar, bölgelerinin salgından farklı derecelerde etkilenmiş olması göz önüne alındığında, her bölgenin durumunun ayrı ayrı ele alınmasına dayanıyordu.
Genel olarak, ülkede son derece tehlikeli bir durumda olan 3 bölge vardı. Bunlar, Paris bölgesi, ülkenin kuzeyi ve Nice şehrindeki sahil bölgesiydi. Bu bölgelerde, yetkililer hafifletilmiş karantina önlemleri uyguladılar. Bu önlemler arasında, saat 19.00’dan sonra sokağa çıkma yasağı, meydanlarda ve parklarda toplanmanın yasaklanması ve önemli durumlar dışında bölgeler arası seyahatin yasaklanması, giyim ve ekipman dükkanları gibi temel gereklilik olmayan tüm ticari kurumların kapatılması ve kafeler, restoranlar, sinemalar, müzeler ve tiyatroların kapalı tutulmaya devam edilmesini içeriyordu. Söz konusu önlemler uygulanırken, çeşitli eğitim seviyelerdeki okulların faaliyetlerine devam edilmesine izin verilmişti.
Ancak yetkililer için acı verici olan önlemlere riayet edilmemesi oldu. Havanın iyileşmesi ve ısınmaya başlaması ile gençlerin büyük bir bölümü hükümetin emirlerine riayet etmeyi bıraktı. Hükümetin sürü bağışıklığına ulaşmak için güvendiği aşılama kampanyası İngiltere ve Almanya gibi diğer ülkelere göre biraz daha geç başladığı için, Cumhurbaşkanı Macron, salgının yayılmasını durdurmak üzere sıkı önlemler tedbirler alması için hem sağlık sektörü çalışanları, hem de belediye başkanları ve yerel yetkililer tarafından güçlü bir baskıya maruz kaldı. Bazı kişiler geçen yıl ilkbaharda olduğu gibi kapsamlı bir karantina uygulanmasını talep etti. Ancak son kararı verme yetkisine sahip olan Macron, son 8 hafta boyunca, durumun kontrol altında olduğu belirterek katı önlemlerin uygulanmasını ertelemeye çalıştı.
Ancak vaka sayıların sürekli artması ve İngiliz varyantının Fransızların çabalarını boşa çıkaracağı korkusu nedeniyle durumun böyle devamı etmesi artık mümkün değildi. Zira, Sağlık Bakanı Olivier Ferrand dün bir radyo kanalına yaptığı açıklamalarda salgının bir hafta ila 10 gün içerisinde zirve noktasına ulaşacağını ve ay sonuna doğru yoğun bakımların şimdiye kadarki en büyük baskıya maruz kalacağını açıkladı.
Macron bu gelişmeler ve tahminler karşısında orta yol bulmayı seçti. Sıkı bir karantina uygulanmasını çağrısında bulunan kişilerin taleplerine uymayarak, bu sefer herhangi bir ayrım olmadan tüm Fransız topraklarını kapsayacak şekilde ek tedbirlerin uygulanmasına karar verdi. Bu, belirlenen kuralların ülkenin tehlikede olan bölgelerde geçerli olduğu anlamına geliyor. Macron, alınan önlemler için bir ayı geçmeyen nispeten kısa süreler belirleyerek Fransızları daha fazla çaba göstermeyi kabul etme çağrısında bulundu ve ilk kez karantinadan çıkma ve normal hayata kademeli dönüş için bir tarih belirledi.
Bunun yanı sıra, Fransa Cumhurbaşkanı kreşlerin, ilkokulların, ortaokulların ve liselerin üç haftadan ila tam bir aylık bir süre için kapatılmasına yönelik direktif verdi. uzaktan çalışma sisteminin yürütülmesi ve Fransa genelinde temel gereklilik olmayan tüm dükkanların kapatılması ve bölgeler arası hareketin yasaklanması ve hareketin tüm bölgelerde önemli nedenler dışında 10 km ile sınırlandırılması çağrısında bulundu. Yaklaşan Paskalya tatili sebebiyle, bölgeler arası harekete salı gününe kadar izin verilecek, tatilin ardından harekete yönelik önlemler katı bir şekilde uygulanacak. Başbakan Jean Castex milletvekillerine hitaben yaptığı konuşmada bu planların detayları anlattı. Ardından yapılan oylamada muhalefet, söz konusu kararların oylamaya sunulmadan önce yürütme otoritesi tarafından uygulamaya konulduğunu duyurduğu bahanesi ile oylamayı boykot etti.
Macron salı günü yaptığı bir açıklamada, vatandaşlarına umut vermeye çalıştı ve eski hayatlarının işleyişine kademeli bir şekilde geri dönüş vaadinde bulundu. Aynı bağlamda Olivier Ferrand, Fransızların yaz tatillerini ‘neredeyse eskisi gibi’ normal bir şekilde geçireceklerine ikna olduğunu belirtti.
Diğer ülkelerde de olduğu gibi Macron ve diğer hükümet yetkilileri, salgın konusunda aşılara güveniyor. Yetkililer, bu ayın ortasında aşılanan kişi sayısının 10 milyon kişiye ulaşacağını belirttiler. Ancak Fransızlar aşı kıtlığı sebebiyle aşı randevusu bulmakta zorlanırken Cumhurbaşkanı Avrupa’nın ve Fransa’nın önümüzdeki yaz sonuna doğru en büyük aşı üreticisi olacağını belirtti.
İşin aslı Macron, 2022 Mayıs ayında yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken siyasi istikbali üzerine bahis oynuyor ve halka daha önce yaptıkları seçimin doğru olduğunu göstermekte ısrar ediyor. Buna karşılık sağ ve sol muhalefet öfkesini Macron’a yönlendirerek salgının başlangıcında bu yana verilen mücadelenin başarılı olamamasından onu sorumlu tutuyor. Hükümet gerekli miktarlardaki aşıları temin etmeyi başarır, salgınla mücadelede etkinliğini kanıtlar ve ekonomiyi önceki halinde döndürmeyi başarırsa, Macron Fransızları koruduğunu ve bu yolda devletin tüm imkanlarını kullandığını söyleyebilir.
Fransa üçüncü kez karantinada: Macron aşılara güveniyor
Salgının 10 gün içinde zirve noktasına ulaşmasına yönelik tahminler
Macron’un çarşamba günkü konuşmasını dinleyen bir kadın (EPA)
Fransa üçüncü kez karantinada: Macron aşılara güveniyor
Macron’un çarşamba günkü konuşmasını dinleyen bir kadın (EPA)
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة