Seçim için kolları sıvayan Fetih Hareketi ‘mürtedleri’ dikkate almama çağrısında bulundu: ‘Efendimiz zamanında da mürtedler vardı’

Fetih Hareketi Merkez Komitesi Genel Sekreteri Cibril er-Racub (solda), hareketin listesini kaydettirmek için Çarşamba gecesi seçim merkezine gitti. (Reuters)
Fetih Hareketi Merkez Komitesi Genel Sekreteri Cibril er-Racub (solda), hareketin listesini kaydettirmek için Çarşamba gecesi seçim merkezine gitti. (Reuters)
TT

Seçim için kolları sıvayan Fetih Hareketi ‘mürtedleri’ dikkate almama çağrısında bulundu: ‘Efendimiz zamanında da mürtedler vardı’

Fetih Hareketi Merkez Komitesi Genel Sekreteri Cibril er-Racub (solda), hareketin listesini kaydettirmek için Çarşamba gecesi seçim merkezine gitti. (Reuters)
Fetih Hareketi Merkez Komitesi Genel Sekreteri Cibril er-Racub (solda), hareketin listesini kaydettirmek için Çarşamba gecesi seçim merkezine gitti. (Reuters)

Fetih Hareketi, hareketten mevcut ve eski liderler tarafından yapılan ittifaklara karşı ilk açık ve doğrudan açıklamasında, destekçilerine ‘mürtedleri’ dikkate almama çağrısında bulunarak dün seçim yarışına resmen başladı.
Fetih Hareketi Merkez Komitesi Genel Sekreteri Cibril er-Racub, harekete hitaben yaptığı açıklamada, "Hareketiniz birleşti. Mürtedlere aldırış etmeyin" dedi. Fetih'ten ayrı bir liste hazırlamaya karar veren Mervan el-Bergusi ve Fetih Hareketinden ihraç edilen eski Bakan Nasır el-Kudva ittifakına işaret ederek, "Mürtedlerin varlığı normaldir. Efendimiz Hz. Muhammed zamanında da mürtedler vardı” dedi.
Racub'un açıklaması, hareketin lideri Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile harekete ve Abbas’a karşı en büyük meydan okumayı başlatan Mervan Bergusi arasında erkenden başlayan çatışmanın şeklini özetledi. Bergusi, Abbas'la karşı karşıya gelerek devlet başkanlığı seçimlerine aday olma niyetinde olduğu için Kudva ile ittifak kurarak paralel bir liste hazırladı. 
Hareketten bir kaynak Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Mervan'la ilişkilerin Kudva’dan farklı olacağını ve hareketin herhangi bir karar vermeden önce bekleyeceğini ifade etti. Kaynak açıklamasında şunları kaydetti:
“O bir tutuklu ve büyük bir itibarı var. Konuyu yüksek düzeyde müzakere, gayret ve kararlılıkla ele almak için toplantılar yapılacak. Hareket olayları aceleye getirmiyor veya yarışmaya çalışmıyor. Onu her zaman destekledi ve şimdi konuşma şeklini ve dilini değiştirmesi kolay değil. Hareket bekleyecek Diğer paralel listelerden dolayı endişeli değil.”
Fetih’in anlaşıldığı üzere, planlananın aksine seçim kampanyasına iyi hazırlandığı düşünülüyor. Hareket, son bir saate kadar değişmeye devam eden ve protestolar, tehditler ve hatta havaya ateş açılmasını içeren zorlu bir mücadelenin ardından Merkez Komitesinden beş üyeyi başka herhangi bir grup veya listede meydana gelmeyen büyük bir kargaşayla seçim listesinin başına getirdi.
Listede hareketin Başkanı Mahmud Abbas’ın Yardımcısı Mahmud el-Alul ilk sırada yer alırken, Komite Sekreteri Cibril er-Racub, Ruhi Futuh, Ahmed Hıllıs ve Delal Selame de diğer isimler arasında yer aldı. Böylece Fetih, çok sayıda önde gelen liderlerle listesini güçlendiren tek grup oldu.

Kayıtlı liste sayısı 36’ya çıktı
Fetih’in seçim listesini iletmesinin ardından seçimlerde yarışacak resmi olarak kayıtlı liste sayısı 36’ya yükseldi. Listelerin resmi olarak onaylanması yada onaylanmamasının önümüzdeki Salı gününe kadar sürmesi bekleniyor. Ayrıca gruplar listelerini bu ayın 29'una kadar geri çekebilecek.
Seçimlerde önde gelen iki rakip Fetih ve Hamas’ın listelerinin yanı sıra, kaydedilen listeler arasında Bergusi'nin Kudva ile ittifak kurduğu listesi ve Muhammed Dahlan'ın listesi yer alırken, solcu gruplar arasında ise Filistin Halk Kurtuluş Cephesi, Filistin Demokratik Kurtuluşu Cephesi ve diğer ittifakların listeleri yer alıyor.
Seçimde yarışacak listeler arasında bağımsız listeler de yer alıyor. Bunlar, Filistin Yasama Konseyi eski milletvekili Hassan Harişe’nin hazırladığı liste, eski Başbakan Selam Feyyad'ın listesi ve çeşitli gençlik listelerini içeriyor.
Filistin Devlet Başkanı'nın seçimlerle ilgili imzaladığı kararnameye göre, milletvekili seçimlerinin 22 Mayıs'ta yapılması bekleniyor. Ancak son günlerde seçimlerin iptal edilmesi veya ertelenmesi olasılığına ilişkin şüpheler gündeme geldi. İsrail, Hamas ve muhalif taraflardan kaynaklar, Fetih Hareketi içindeki bölünme olarak tanımladıkları durum ve ABD’nin belirsiz tutumu ve İsrail ve bölge ülkelerinin pozisyonları karşısında seçimleri erteleme olasılığını gündeme getirdiler. Ayrıca Fetih’in kaybetmesi ve Hamas’ın kazanma olasılığından endişe edildiği kaydedildi.
Ancak İsrail güvenlik kaynakları dün, Abbas'ın son dakikada Filistin milletvekili seçimlerini iptal etmeye karar vermesi durumunda, bunun Batı Şeria'da bir protesto dalgasına yol açabileceği konusunda uyarıda bulundu. İsrailli askeri yetkililer, Batı Şeria'daki İsrail güçleri arasında alarm durumunun yükseltildiğini ve terörist saldırılar beklentisiyle seçimlerden önce hazırlıkların yapıldığını aktardılar.
Yetkililer, Filistin Yönetimi'nin hazırlık yapılmayan her yerde İsrail ordusunu bulacaklarını belirttiler. Bu endişeler, İsraillilerin Fetih içinde onu yenilgiye uğratabilecek bir parçalanma olarak gördükleri bir olasılığın sonucu olarak geldi. Ancak Fetih yetkililerinin söylediğine göre bu şu ana kadar Fetih’i endişelendirmeyen bir ihtimal.
 
“Fetih kazanamayabilir”
İsrailli gazeteci ve siyaset bilimci Ehud Yaari, Abbas'ın seçimlerin yapılmasına ilişkin kararnameyi yayınladıktan sonra işlediği hatanın sonuçlarının farkına vardığını belirtti. Ayrıca, İsrail İç İstihbarat Servisi Şin-Bet Başkanı Nadav Argaman’ın tekrarladığı uyarıları ve geri adım atması ve Hamas’ın seçime katılmasına izin vermemesi talebini dinlemediğini ifade etti. Yaari açıklamasında, “Fetih kazanamayabilir ve bunun sonucu olarak da İsrail barış için ortağını kaybeder. Bu da İsrail için endişe verici bir baş ağrısına neden olacaktır” ifadesini kullandı.
Şin Bet Başkanı yakın zamanda yapılan bir toplantıda Abbas'tan seçimleri iptal etmesini istemiş, ancak Abbas talebini reddetmişti. İsrail televizyon kanalı KAN, toplantıya ilişkin ayrıntılara değinerek, Abbas'ın Argaman'a "Senin için çalışmıyorum. Seçim olup olmayacağına ve kiminle olacağına ben karar veriyorum. Hamas'ı yaratan sizsiniz, ben değil” dediğini aktardı. 
Ayrıca görüşmede, Şin Bet Başkanı’nın Abbas'ı İsrail'in Filistin Yönetimi'ne karşı Lahey Mahkemesi'ne karşı harekete geçmekten ve şikayette bulunmaktan çekinmeyeceği konusunda tehdit ettiği bildirildi. Filistin Devlet Başkanı ise kendisine cevaben, “Lütfen bunu yapın. Buyurun gelin ve ikimiz aynı hücrede oturalım" dedi. Şin Bet raporun içeriği hakkında yorum yapmayı reddetti. Ancak İsrailli yetkililer, Ebu Mazen’den (Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas) alıntılanan sözlerin kelimesi kelimesine aktarılmadığını belirtti.
Ayrıca yetkililer, Ebu Mazen'in karmaşık siyasi durumu göz önüne alındığında, Filistin kaynaklarının olayları bu şekilde sunmasının onlar için daha iyi olmuş olabileceğini ifade ettiler.



Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.


Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
TT

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, halk ve siyasi partiler tarafından sıcak bir şekilde karşılanan iki günlük bölge gezisi sırasında, İsrail sınırındaki köylerdeki altyapının ‘birkaç hafta içinde’ yeniden inşa edilmesi ve güneydeki devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesi için çalışacağına söz verdi.

Başbakan Selam şunları söyledi:

“Bu bölgenin devlete geri dönmesini istiyoruz ve ordunun güneyde sorumluluklarını yerine getirmeye devam etmesinden memnunuz. Ancak egemenlik sadece orduyla değil, aynı zamanda hukuk ve kurumlarla, halka sosyal koruma ve hizmetlerin sağlanmasıyla da tesis edilir.”

Bu ziyaret, Hizbullah ile Başbakan arasındaki siyasi farklılıkların önemli ölçüde aşıldığını gösterdi, zira Başbakan, birden fazla durakta Hizbullah, Emel Hareketi, Değişim bloğundan diğer milletvekilleri ve hatta etkinliklere katılan Hizbullah muhalifleri tarafından karşılandı.

Öte yandan Kuveyt Dışişleri Bakanlığı'nın Güvenlik Konseyi'nin VII. Bölüm Kapsamındaki Kararlarının Uygulanması Komitesi, terör listesine Lübnan’daki sekiz hastaneyi ekledi. Bu hastanelerin en az dördü Hizbullah tarafından işletiliyor.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, ‘bu konuda Kuveytli yetkililerden herhangi bir inceleme veya bildirim almadığını’ açıklarken ‘konuyu açıklığa kavuşturmak, karışıklığı önlemek için doğru bilgileri sunmak ve Lübnan sağlık sistemini korumak için gerekli temasları kuracağını’ bildirdi.