ABD gerilimi azaltmak için Moskova ve Kiev ile temasa geçti

Pentagon, Ukrayna’daki Rus askeri hareketliliğini ciddiye alıyor

Moskova destekli ayrılıkçılar ile doğu savaş hattındaki Ukraynalı bir asker (Reuters)
Moskova destekli ayrılıkçılar ile doğu savaş hattındaki Ukraynalı bir asker (Reuters)
TT

ABD gerilimi azaltmak için Moskova ve Kiev ile temasa geçti

Moskova destekli ayrılıkçılar ile doğu savaş hattındaki Ukraynalı bir asker (Reuters)
Moskova destekli ayrılıkçılar ile doğu savaş hattındaki Ukraynalı bir asker (Reuters)

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Temmuz 2020’de imzalanan ateşkes anlaşmasının ihlali de dahil olmak üzere, ‘Doğu Ukrayna’daki Rus saldırganlığının’ yakın zamanda tırmanmasından endişe duyduğunu dile getirdi. Donbas’ta 26 Mart’ta Rusya yanlısı ayrılıkçıların saldırısında 4 Ukraynalı asker ölmüş ve 2 kişi de yaralanmıştı.
Pentagon Sözcüsü John Kirby, geçen çarşamba akşamı yaptığı günlük basın toplantısında Rusya’nın istikrarsızlaştırıcı eylemlerinin, geçen Temmuz ayında Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) tarafından aracılık edilen bir anlaşmayla elde edilen gerginliği azaltma niyetlerine ters düştüğünü söyledi. Kirby, “Ukrayna sınırlarındaki Rus askeri ve teçhizatının hareketine ilişkin Ukrayna askeri raporlarından haberdarız” dedi. Kremlin de 1 Nisan’da Rus askerlerinin ve askeri teçhizatının Rusya’nın Ukrayna sınırı yakınlarında son zamanlarda gerçekleştirdiği hareketlerin, Moskova’nın güvenliğini sağlamayı ve kimse için tehdit oluşturmamayı amaçladığını belirtti. Reuters da aktardığına göre Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, “Doğu Ukrayna’daki gerginliğin tırmanmasından endişe duyuyoruz. Kiev kuvvetlerinin çatışmayı sürdürmek için bir şeyler yapacağından korkuyoruz. Bu, bizim istemediğimiz iç savaşın geri dönüşüne yol açabilir” dedi.
Söz konusu gelişme, medyanın Ukrayna ile ateşkes hattı alanında Rus güçlerinin kapsamlı hareketlerini bildirdiği bir dönemde, Rusya ve Ukrayna arasındaki gerginliğin tırmanmasının bir sonucu olarak ortaya çıktı. Ukrayna’da Rusya’nın farklı bölgelerindeki manevraların yanı sıra Rus askeri araçları ve ekipmanları bulunuyor. Bu ekipmanlar arasında, Avrupa’daki stratejik bombardıman uçaklarının hava devriyeleri ve Kuzey Kutbu bölgesindeki üç Rus balistik füze denizaltısının hareketi yer alıyor. Bu durum, onlarca NATO savaş uçağının faaliyete geçmesini gerektirdi. Bu gelişmelerin bir sonucu olarak ABD güçleri doğu ve kuzey Avrupa’da alarm durumu ilan etti. Pentagon sözcüsü ise sorunun NATO müttefikleri ile gerginlikler, ateşkes ihlalleri ve bölgesel gerilimlerde artış yaşandığına ilişkin artan endişeler ortasında geldiğini belirtti. Sözcü, ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Mark Milley’in, gelişmeleri görüşmek üzere geçen çarşamba günü Rus ve ABD’li mevkidaşlarıyla görüşmek üzere temasa geçtiğini ve iki ülke arasındaki sınır bölgesinde istikrar ve güvenlik konusundaki bu gelişmelerden duyduğu endişeyi dile getirdiğini belirtti. Pentagon Sözcüsü John Kirby, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan’ın geçen pazartesi günü Ukraynalı mevkidaşı ve Cumhurbaşkanlığı Bürosu Başkanı Andriy Yermak ile görüştüğünü kaydetti. Kirby, Sullivan’ın Rusya’nın devam eden saldırganlığı karşısında ABD’nin Ukrayna’nın egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve Avrupa-Atlantik hırslarına olan desteğini aktardığını vurguladı. İstihbarat konuları hakkında konuşmayı reddeden Pentagon Sözcüsü, Washington’un Ukrayna topraklarının daha fazla ihlal edilmesini istemediğini ve Rusya’nın bu bölgeler üzerinden neden olduğu tehditler konusunda son derece net olduğunu belirtti. Kirby, bu saldırılar arasında deniz ve hava hareketleri ve ciddiye aldıkları siber saldırıların da bulunduğunu vurguladı. Uluslararası yasalar izin verdiği için ABD’nin uçmaya, yelken açmaya ve faaliyet göstermeye devam edeceğini vurguladı. Aynı şekilde ABD Dışişleri Bakanlığı, geçen çarşamba günü yaptığı açıklamada, Rusya’nın eylemlerinin ABD’de kimse tarafından göz ardı edilmediğini söyledi. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Rusya’nın devam eden saldırganlığı karşısında Washington’un, Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne verdiği desteği yineledi. Ukraynalı mevkidaşı ile telefon görüşmesi gerçekleştiren Blinken, Doğu Ukrayna’daki güvenlik durumuyla ilgili endişelerini dile getirdi ve çarşamba günü 4 Ukraynalı askerin öldürülmesi nedeniyle taziyelerini iletti.
TASS haber ajansına göre Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, perşembe günü yaptığı açıklamada, ‘savaşın parçaladığı Doğu Ukrayna’da yeni bir askeri çatışma başlatma girişimlerinin, Ukrayna’nın yıkılmasıyla sonuçlanabileceğini’ söyledi. Lavrov’un açıklaması, son haftalarda Rusya ile Ukrayna arasında artan gerginlik sonrasında gelişirken, söz konusu gerginlik de askeri çatışmaya olası bir dönüş korkusunu artırdı. Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Komutanı Ruslan Khomchak, Moskova’yı ortak sınırlarının yakınında takviye güçler yapmakla suçladı. Donbas’taki Rusya silahlı saldırısının, yalnızca Ukrayna’nın ulusal güvenliği için değil, tüm NATO müttefikleri için ‘büyük bir tehdit’ olduğunu belirten Khomchak, “Rusya yanlısı ayrılıkçılar ateşkesi sistematik olarak ihlal ediyorlar” dedi.
Analistler, son gerginliklerin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ‘Batı’nın savunmasını sınama ve inceleme girişimi’ ve Biden yönetimi açısından ‘bir test’ olabileceğine inanıyorlar. Bu durum, Kırım bölgesini besleyen su kaynaklarını kontrol etmek amacıyla Rusya’nın, Ukrayna’da yeni bir askeri saldırı başlatmasına yol açabilir. Zira Ukrayna’nın, bölgedeki tatlı su kaynaklarının çoğunu kesmesinden sonra su krizi ortaya çıkmıştı. Analistlere göre ABD hükümet kurumlarına elektronik hizmetler sağlayan ve ABD seçimlerine müdahale eden ‘Solar Winds’ şirketinin ağlarının ihlal edilmesi nedeniyle Biden yönetiminin, ‘Nord Stream 2’ gaz boru hattına dayattığı uygunsuz ABD tepkisi, ‘ABD’nin Rusya’nın ne yapabileceği korkusuyla hareket etme hususunda kafasının karıştığının bir göstergesi’ olabilir.



Kolombiya'da şiddetli yağmurlar nedeniyle 13 kişi hayatını kaybetti

Güneybatı Nariño bölgesinde meydana gelen toprak kaymasının ardından, ağır iş makineleri ceset bulmak için çamurda arama yapıyor (AFP)
Güneybatı Nariño bölgesinde meydana gelen toprak kaymasının ardından, ağır iş makineleri ceset bulmak için çamurda arama yapıyor (AFP)
TT

Kolombiya'da şiddetli yağmurlar nedeniyle 13 kişi hayatını kaybetti

Güneybatı Nariño bölgesinde meydana gelen toprak kaymasının ardından, ağır iş makineleri ceset bulmak için çamurda arama yapıyor (AFP)
Güneybatı Nariño bölgesinde meydana gelen toprak kaymasının ardından, ağır iş makineleri ceset bulmak için çamurda arama yapıyor (AFP)

Yetkililerin yaptığı açıklamaya göre Kolombiya'da bu hafta, yılın bu zamanı için alışılmadık derecede yoğun yağışlar olması nedeniyle 13 kişi hayatını kaybetti.

Ulusal Meteoroloji Ajansı EDIAM, Kuzey Amerika'dan Kolombiya'nın Karayip kıyılarına kadar uzanan soğuk cephenin, geçen ay yağış miktarını tarihi ortalamaya göre yüzde 64 oranında artırdığını bildirdi.

Bu hafta hayatını kaybedenler arasında, cuma gecesi geç saatlerde güneybatı Nariño bölgesinde meydana gelen toprak kaymasında ölen yedi kişi de bulunuyor. İl yetkililerine göre, şiddetli yağmurlar nedeniyle bir derenin taşması sonucu evler çamur altında kaldı. Yerel yetkililer, kurtarma ekipleri ve eğitimli köpekler ceset ararken, ağır iş makinelerinin çamurda ceset bulmak için kazı yaptığı görüntüler yayınladı.

Ulusal Afet Yönetim Birimi (UNGRD) perşembe günü yaptığı açıklamada, şiddetli hava koşullarının ülke genelinde altı kişinin ölümüne yol açtığını duyurdu. Tropikal iklime sahip Kolombiya'da, iklim değişikliği kuraklık ve yüksek nem dönemlerinde önemli aksamalara neden oluyor.


İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.