Myanmar ordusu, muhalifleri bastırmak için her türlü yönteme başvuruyor

Güvenlik güçleri ve göstericiler dün Yangon'da karşı karşıya geldi (AP)
Güvenlik güçleri ve göstericiler dün Yangon'da karşı karşıya geldi (AP)
TT

Myanmar ordusu, muhalifleri bastırmak için her türlü yönteme başvuruyor

Güvenlik güçleri ve göstericiler dün Yangon'da karşı karşıya geldi (AP)
Güvenlik güçleri ve göstericiler dün Yangon'da karşı karşıya geldi (AP)

Sivil iktidarın geri dönmesi çağrısında bulunan toplumsal hareketin karşılaştığı baskıya rağmen, Myanmar'daki darbenin muhalifleri şehir ve kasabalarda günlük yürüyüşler düzenlemeye devam ediyorlar. Diğer yandan, Myanmar'daki Karen etnik azınlıktan isyancı bir grup olan Karen Ulusal Birliği (KNU), 12 binden fazla insanın Hava Kuvvetleri'nin etnik azınlık bölgelerine yaptığı hava saldırılarından kaçması sonrasında insani bir kriz çıkacağını kaydetti. Myanmar'daki iktidardaki askeri konsey, muhalefeti sona erdirmek için yeni yöntemlere başvurdu. Güvenlik güçlerinin devam eden baskısı karşısında büyük toplantılar nadiren görülürken, internete erişimin kesilmesi ve internet üzerinden eleştirilerde bulunanlara tutuklama emri çıkarılması için adım atıldı. Myanmar Siyasi Mahkumlara Yardım Derneği Cumartesi günü yaptığı açıklamada, 1 Şubat'ta sivil hükümeti deviren askeri darbeden bu yana güvenlik güçlerinin 46'sı çocuk 550 kişiyi öldürdüğünü söyledi. İnsanlar geceleri bir araya geliyor, ancak mücadelenin ilk günlerinde on binlerce kişinin katıldığı büyük yürüyüşler büyük şehirlerde neredeyse durma noktasına geldi. Myanmar medyasında yer alan haberlere göre Cuma akşamı geç saatlerde, yetkililer sosyal medyadaki etkin isimler, iki gazeteci ve 18 ünlü iş adamı için tutuklama emri çıkardı. Tutuklama emrinin gerekçesi ise söz konusu şahısların, silahlı kuvvetler mensuplarını itaatsizliğe veya görevlerini ihmal etmeye kışkırtması. Ordu, Facebook gibi sosyal medya platformlarını yasaklasa da askeri konsey, eleştirmenleri takip etmek için sosyal medyayı kullanmaya devam ediyor.
ABD, Myanmar’da internetin erişime kapatılmasını kınadı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Galina Porter yaptığı bir basın açıklamasında şunu söyledi: “Bu kararın, insanların seslerini susturmaya yol açmamasını umuyoruz."
Karen Ulusal Birliği (KNU), Cumartesi günü yaptığı açıklamada, 12 binden fazla sivilin ordunun son günlerde başlattığı hava saldırılarından kaçtığını ve bombalamanın "çok sayıda can kaybına" neden olduğunu, bir dizi okul ve köyü tahrip ettiğini ileri sürdü. KNU ayrıca 12 binden fazla sivilin kaçtığını ve bu durumun büyük bir insani krize neden olduğunu ifade etti. Geçen hafta, bu grup, askeri darbeye tepki olarak ülkenin güneydoğusundaki Karen Eyaleti’nde bir askeri üssü ele geçirdi. Ordu, buna cevap olarak 27-30 Mart tarihleri arasında bu bölgede yirmi yıldır ilk kez "KNU" mevzilerine hava saldırıları düzenledi. AFP’nin aktardığına göre KNU’dan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Çocuklar ve öğrenciler de dahil olmak üzere birçok sivil öldürüldü. Okullar, evler ve köyler yıkıldı. Ülkedeki tüm etnik azınlıklar güçlü adımlar atmalı ve sorumluları cezalandırmak için harekete geçmeli. Bu saldırı "büyük bir insani krize" yol açtı. Uluslararası toplum, "büyük ve küçük tüm patlayıcılar ve savaşı yaymak için kullanılan her türlü ileri teknoloji ve savaş uçaklarını silahlı kuvvetlere satmaktan vazgeçmeli. Uluslararası toplum aynı zamanda "askeri darbeye karşı güçlü ve etkili yaptırımlar" uygulamalı. Sivil hükümeti deviren darbeden bu yana, birkaç grup demokrasi yanlısı gösterilere desteklerini açıkladı ve protestoları acımasızca bastıran askeri cuntaya karşı yeniden silahlanma tehdidinde bulundu.
Geçtiğimiz Kasım ayında yapılan seçimlerde Aung San Suu Çii’nin başkanlığındaki Ulusal Demokrasi Birliği’nin (NLD) net bir zafer elde etmesinden sonra ordu, seçimleri hileli olarak nitelendirerek sivil hükümete darbe yaptı. Askeri darbenin ardından Aung San Suu Çii tutuklandı ve hâlâ da tutuklu bulunuyor. BM Myanmar Özel Temsilcisi Christine Schraner Burgener, BM Güvenlik Konseyi'ni ülkede devam eden askeri şiddetle mücadele etmeye çağırdı. İsviçreli diplomat, "Konseyi, toplu eylemde bulunmak, doğru olanı ve Myanmar vatandaşlarının haklarını elde etmesini sağlamak için mevcut tüm araçları kullanmaya ve Asya'nın kalbinde çok boyutlu bir felaketi önlemeye çağırıyorum" açıklamasında bulundu. Singapur ve Çin, protestoculara karşı şiddetin tırmanması ve güvenlik güçlerinin ölümcül güç kullanmasından endişe duyduklarını söylerken, Myanmar'daki şiddet Asya'da endişeleri artırmaya devam etti.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe