ABD, hayati sektörleri siber saldırılara karşı korumaya çalışıyor

Newberger ve Saki, 17 Şubat’ta Beyaz Saray'da bir basın toplantısında (Reuters)
Newberger ve Saki, 17 Şubat’ta Beyaz Saray'da bir basın toplantısında (Reuters)
TT

ABD, hayati sektörleri siber saldırılara karşı korumaya çalışıyor

Newberger ve Saki, 17 Şubat’ta Beyaz Saray'da bir basın toplantısında (Reuters)
Newberger ve Saki, 17 Şubat’ta Beyaz Saray'da bir basın toplantısında (Reuters)

ABD Başkanı Joe Biden yönetimindeki üst düzey bir yetkili, hükümetin elektrik, su ve diğer hayati tesislerin olası siber saldırılara karşı korunmasına yardımcı olmak için yeni çabalar ortaya koyduğunu söyledi.
Associated Press (AP) haber ajansının aktardığına göre ABD'nin siber güvenlik ve teknolojiden sorumlu ulusal güvenlik danışmanı yardımcısı Anne Neuberger, AP’ye verdiği demeçte şunları söyledi: “Amacımız, ülkede 50 bin veya daha fazla ABD vatandaşına hizmet verebilen, kontrol sistemlerindeki düşmanca siber faaliyetleri tespit edip önleyebilen temel teknolojinin kullanılabilirliğini sağlamaktır. Hedef açık, ancak ona ulaşmak için çok çalışmak gerekir.”
ABD'de kamu ve özel sektör arasındaki ortaklık, yönetimin Amerikan yaşamı üzerinde çok ciddi etkileri olabilecek siber izinsiz girişler karşısında elektrik şebekesi ve su arıtma tesisleri dahil olmak üzere kritik sistemlerin savunmasızlığına ilişkin endişelerini yansıtıyor. ABD hükümetinin bu hayati tesislerle daha önceki çalışmalarının kayıtlı bir geçmişi olmasına rağmen, yetkililer, bu tesislerin internet üzerinden kullanıcı sayısının artmasıyla tehditlerin de arttığını düşünüyor. Biden yönetimi, bu tesisleri hedef alabilecek siber saldırıları durdurmak için hızlı bir ilerleme peşinde.
Bu arada, ABD yönetimi siber hacklemeye yönelik iki büyük girişime yanıt vermeye başladı. İlk hack girişiminde, Rus bilgisayar korsanları, binlerce devlet kurumu ve özel şirkete gönderilen bir yazılım güncelleme işlemine kötü amaçlı yazılım gönderdiler. İkinci ve daha büyük hack girişimi Microsoft'un Exchange e-posta uygulamasındaki binlerce e-posta sunucusunu etkiledi.

İzinsiz girişleri engellemek için araç üretildi
Microsoft şirketi izinsiz girişleri engellemek için çalışan bir araç yarattı. Bu adım, Beyaz Saray’ın, sunucuları Çin saldırılarına karşı temizlemenin basit bir yolunu bulması için şirketi teşvik etmesinin ardından geldi. Neuberger’in ifade ettiğine göre bunun sonucunda hacklenen sistemlerin sayısı 100 binden 10 binin altına düştü ve düşmeye de devam ediyor.
Newberger ayrıca, sunulan fikirlerden birinin, Microsoft’un hacklenen tüm sistemleri saldırılara karşı etkili bir şekilde "bağışıklı kılmak" için bir tashih programı gönderip gönderemeyeceği ile ilgili olduğuna dikkat çekti. Bu fikir şu anda teknik olarak uygulanabilir olmasa da ABD yönetimi gelecekte bu fikri ve onu başka durumlarda uygulamanın yollarını tartışmak için özel sektörle birlikte çalışmaya devam edecek. "Solar Winds" siber saldırıları ile mücadele eden Newberger, bu alanda ABD yönetiminin önde gelen isimlerinden biri olarak kabul ediliyor. Washington, Rus bilgisayar korsanlarının "Solar Winds" siber saldırıları ile en az 9 ABD federal kurumuna sızdığını tahmin ediyor. AP haber ajansı, Rus bilgisayar korsanlarının, eski Başkan Donald Trump yönetimindeki İç Güvenlik Bakanının e-posta hesaplarına ve görevleri, yabancı ülkelerden kaynaklanan siber tehditleri takip etmek olan Bakanlıktaki Siber Güvenlik Departmanının diğer çalışanlarının e-posta hesaplarına erişim sağladığını bildirdi.
Newberger ayrıca, önceki saldırılardan etkilenen dokuz federal kurumun bir kısmında temel siber güvenlik savunmalarında bilinen boşluklar olduğunu ve bu durumun yetkililerin korsanlar tarafından kime erişilebileceğini belirleme yeteneğini engellediğini kaydetti. Newberger konuya ilişkin açıklamasında şunları söyledi: “ABD yönetimi, "Solar Winds" saldırısının ilk etapta nasıl gerçekleştiğini incelemesi sonucunda siber savunmaları modernize etmekle ilgilenecek beş organ belirledi. Bu, zararlı faaliyetleri yakından izleyen ve çok bileşenli sertifikasyonun daha fazla kullanılmasını gerektiren teknolojinin kullanımını içeriyor. Bu adım, bilgisayar korsanlarının parolaları ele geçirdiklerinde tek başlarına sistemlere başarılı bir şekilde girmelerini engellemek için.
Kritik altyapıya yönelik bu tehditler, bir bilgisayar korsanı tarafından Florida'daki küçük bir kasabadaki su kaynağını zehirleme girişiminin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından geçen Şubat ayında gün yüzüne çıktı. Bu, ülkedeki hayati kamu tesislerinin gelecekte korsanların daha karmaşık saldırılarına ne ölçüde maruz kalabileceği konusunda tehlike çanlarının çalmasına neden oldu.

"Oldsmar" kasabasındaki su kaynağı kısa bir süre tehlikeye maruz kaldı
Yerel bir polis şefi, yaklaşık 15 bin kişinin yaşadığı "Oldsmar" kasabasındaki su kaynağının kısa bir süre için tehlikelere maruz kaldığını söyledi. Bu tehlike, kimliği tespit edilemeyen bir bilgisayar korsanının, su tesisi çalışanlarının ortak kullandığı bir uzaktan erişim programı vasıtasıyla "sodyum hidroksit" çözeltisinin miktarını normal miktarın 100 katına çıkarmasıyla kendini gösterdi. Bu çözelti sudaki asitlik seviyesini düşürmek için kullanılır, ancak suya yüksek yoğunlukta pompalanırsa suyu içenlerde yanmalara neden olabilir. Bu madde kanalizasyon temizleme ürünlerinde bulunur.
Su istasyonunun kontrol ünitesini izlemekten sorumlu gözetmen, imlecin ekranda garip bir şekilde hareket ettiğini fark etti ve ön ayar ayarlarını eski haline getirdi. Bilgisayar korsanı sisteme girebildi ve sadece 5 dakika içinde sistemden çıkmayı başardı. Uzmanlar, şüpheli vakaların genellikle eylem sırasında mekanik veya prosedürel hatalara atfedildiği için nadiren rapor edildiğini söylüyor. Bu tür şüpheli vakaları bildirmek için herhangi bir kurumsal gereklilik yok. Bu tür vakaların bildirilmesine ilişkin kurallar ve düzenlemeler, ülkedeki eyalet ve şehirler arasında büyük farklılıklar göstermektedir.
ABD'deki 151 bin kamu su sistemi, nükleer santrallerin ve diğer hayati elektrik tesislerinin sahipleri gibi gerekli mali destekten yoksundur. Bu, asimetrik bir çalışma karışımını yansıtır ve teknolojik yetenekler ve güvenlik önlemleri açısından diğer zengin ülkelere göre daha az tutarlıdır.
Federal savcılar, geçtiğimiz Çarşamba günü, kırsal bir banliyödeki bir su fabrikasında korumalı bir bilgisayar sistemine yetkisiz erişim sağladığı gerekçesiyle Kansaslı bir adam hakkında suç duyurusunda bulundu. Söz konusu şahıs bölgedeki fabrikada, su tesisinin temizlik ve dezenfeksiyon işlemlerini etkileyen faaliyetlerin askıya alınmasına neden olmakla suçlanıyor.



Trump, İran'a karşı sert senaryoların uygulanması için baskı yapıyor

ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
TT

Trump, İran'a karşı sert senaryoların uygulanması için baskı yapıyor

ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)

ABD Başkanı Donald Trump, Washington'ın tehdit ettiği sert senaryolar ve artan baskı çerçevesinde İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırıyı değerlendirdiğini söyledi. Bu açıklama, USS Gerald R. Ford uçak gemisinin bölgedeki ABD saldırı gücüne katılmak üzere Akdeniz'e girmesiyle eş zamanlı olarak geldi.

Trump, İran'ı nükleer programı konusunda bir anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırı düzenlemeyi düşünüp düşünmediği sorusuna Beyaz Saray'da gazetecilere şu yanıtı verdi: "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim."

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre ABD'li yetkililer, operasyonun haftalarca sürebileceğini ve güvenlik tesislerinin ve nükleer altyapının bombalanmasını içerebileceğini, yönetimin sınırlı veya artan saldırılar için senaryoları değerlendirdiğini söyledi. Yetkililer, askeri planlamanın ileri bir aşamada olduğunu ve seçeneklerin belirli kişileri hedef almayı ve hatta Trump'ın emriyle rejim değişikliğini bile içerdiğini belirtti.

Buna karşılık İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, "askeri seçeneğin yalnızca meseleleri karmaşıklaştıracağını" ve "felaket sonuçlar doğuracağını" belirterek, Tahran'ın liderliğinin onayından sonra iki veya üç gün içinde "olası bir anlaşma taslağı" sunacağını duyurdu. Nükleer programın "askeri bir çözümü" olmadığını belirten Arakçi, Washington'ın "sıfır zenginleştirme" talep etmediğini vurguladı.


Amerika, Alaska yakınlarında 5 Rus uçağını önledi

 Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
TT

Amerika, Alaska yakınlarında 5 Rus uçağını önledi

 Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)

ABD askeri uçakları, Alaska'nın batı kıyısı açıklarında uluslararası hava sahasında uçan beş Rus uçağını engellemek için havalandı, ancak askeri yetkililer dün Rus uçaklarının provokatif olarak değerlendirilmediğini söyledi.

Kuzey Amerika Hava Savunma Komutanlığı (NORAD), perşembe günü Bering Boğazı yakınlarında faaliyet gösteren iki Rus Tu-95 bombardıman uçağı, iki Su-35 savaş uçağı ve bir A-50 uçağını tespit edip izlediğini açıkladı.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre buna karşılık ABD kuvvetleri, Rus uçaklarını bölgeden ayrılana kadar engellemek, tanımlamak ve eşlik etmek için iki F-16 savaş uçağı, iki F-35 savaş uçağı, bir E-3 bombardıman uçağı ve dört KC-135 yakıt ikmal uçağını havalandırdı. Bu bilgi, komutanlığın yayınladığı ve AP’nin aktardığı açıklamada yer aldı.

Komutanlık açıklamasında ayrıca, “Rus askeri uçaklarının uluslararası hava sahasında kaldığı ve ABD veya Kanada'nın egemen hava sahasına girmediği” belirtildi. Bu tür faaliyetlerin “düzenli olarak gerçekleştiği ve tehdit olarak değerlendirilmediği” kaydedildi.


ABD'li milletvekilleri, Trump'ın İran'a karşı askeri yetkilerini kısıtlamayı tartışıyor

ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü İran'ın nükleer tesislerini vuran B-2 bombardıman uçaklarının maketinin önünde Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü İran'ın nükleer tesislerini vuran B-2 bombardıman uçaklarının maketinin önünde Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AFP)
TT

ABD'li milletvekilleri, Trump'ın İran'a karşı askeri yetkilerini kısıtlamayı tartışıyor

ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü İran'ın nükleer tesislerini vuran B-2 bombardıman uçaklarının maketinin önünde Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü İran'ın nükleer tesislerini vuran B-2 bombardıman uçaklarının maketinin önünde Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AFP)

ABD Kongresi, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda Tahran'la tehlikeli bir çatışma olasılığına karşı hazırlık yapan ABD ordusunun da katılımıyla, Başkan Donald Trump'ın milletvekillerinin onayı olmadan İran'a saldırı başlatmasını engelleyecek bir karar tasarısı üzerinde önümüzdeki hafta oylama yapabilir.

Kongre üyeleri, Trump'ın Cumhuriyetçi partili bazı üyeleri ve Demokratlar da dahil olmak üzere, başkanın Kongre onayı olmadan yabancı ülkelere karşı askeri harekât düzenlemesini engelleyen kararlar geçirmeye defalarca çalıştılar, ancak başarılı olamadılar.

Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre ABD Anayasası, ulusal güvenlikle ilgili sınırlı durumlar dışında, savaş ilan etme ve askerleri savaşa gönderme yetkisini başkana değil, Kongreye vermektedir.

ABD ordusu,Trump'ın bir saldırı emri vermesi durumunda haftalarca sürebilecek operasyonlara hazırlanıyor.

Trump'ı destekleyen Cumhuriyetçiler hem Senato'da hem de Temsilciler Meclisi'nde az bir çoğunluğa sahip olsalar da Kongre'nin ulusal güvenlik konularında başkanın yetkisini kısıtlamaması gerektiğini savunarak bu kararlara karşı çıkıyorlar.

Geçtiğimiz ayın sonlarında, Virginia'dan Demokrat Senatör Tim Kaine ve Kentucky'den Cumhuriyetçi Senatör Rand Paul, Kongre tarafından açıkça savaş ilanıyla yetkilendirilmedikçe İran'a karşı düşmanca eylemleri yasaklayan bir karar tasarısını Senato'ya sundular.

Görsel kaldırıldı.Washington'daki Kongre binasında ABD bayrağı (Reuters)

ABD askeri unsurlarının İran'a doğru hareket ettiği bir dönemde Kaine dün yaptığı açıklamada, "Eğer bazı meslektaşlarım savaşı destekliyorsa, masalarının altına saklanmak yerine, cesurca oy verip seçmenlerine hesap vermeliler" ifadelerini kullandı.

Kaine'in bir yardımcısı, karar tasarısının Senato'da oylamaya sunulması için henüz bir zaman çizelgesi belirlenmediğini söyledi.

Temsilciler Meclisi'nde, Kentucky'den Cumhuriyetçi Temsilci Thomas Massie ve Kaliforniya'dan Demokrat Temsilci Ro Khanna, önümüzdeki hafta benzer bir karar tasarısı üzerinde oylama yapılması için girişimde bulunacaklarını açıkladılar.

Khanna, X platformunda yaptığı bir paylaşımda şunları yazdı: "Trump'ın yetkilileri, İran'a yönelik saldırı olasılığının yüzde 90 olduğunu söylüyor. Bunu Kongre onayı olmadan yapamaz."