Yeni Libya liderliğine Avrupa'dan destek

Dibeybe dün Trablus'ta Michel’i ağırladı (AFP)
Dibeybe dün Trablus'ta Michel’i ağırladı (AFP)
TT

Yeni Libya liderliğine Avrupa'dan destek

Dibeybe dün Trablus'ta Michel’i ağırladı (AFP)
Dibeybe dün Trablus'ta Michel’i ağırladı (AFP)

Libya'daki yeni yürütme otoritesine yönelik Avrupa desteğinin sürdüğünün bir ifadesi olarak dün başkent Trablus ziyaretine başlayan Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel, Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed Yunus el-Menfi ve Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile görüşmelerde bulundu.
Söz konusu resmi ziyaret, Malta Başbakanı'nın bugün planlanan ziyareti ile İtalya ve Yunanistan başbakanlarının benzer görüşmeler yapmak üzere yarın ülkeye gelişinden saatler önce gerçekleşti.
Dün Dibeybe ile yaptığı görüşmede AB’nin ülkedeki istikrarın artırılması ve seçimlerin düzenlenmesi yönünde Birlik Hükümeti’ne her türlü desteği vermeye hazır olduğunu ifade eden Michel, “Tüm AB ülkeleri; kalkınma, göçmen, güvenlik ve seçim konuları dahil olmak üzere tüm dosyalarda Libya makamlarına verilen destek konusunda tek bir ağızdan konuşuyor” açıklamalarında bulundu.
Ofisinden yapılan açıklamaya göre Dibeybe ise Berlin Konferansı ve diğer Avrupa başkentlerinde Libya ihtilafına çözüm çağrısında bulunduğu tüm konferans ve forumlara değinerek AB’nin Libya'nın güvenlik ve istikrarını desteklemede oynadığı role övgüde bulundu. Kaygı duyulan ortak meselelerde Libya-Avrupa ortaklığı ve iş birliğinin önemini vurgulayan Dibeybe, Libya'nın enerji alanında da Avrupa'nın desteğine ihtiyacı olduğunu ekledi.
Açıklamada, Temsilciler Meclisi'nden güven elde etmeleri vesilesiyle Başbakan ve hükümet üyelerini tebrik eden Michel’in bu ziyaretinin hükümete destek mahiyetinde olduğu  belirtildi.
Diğer yandan Dibeybe, ülkenin batısındaki Tarhuna şehrindeki kayıpları tespit etme sürecini hızlandırma ve DNA testleri için gerekli malzeme temin etme, bu suçları inceleme yönünde yetkili bir mahkeme kurma sözü verdi.
Dibeybe, Cumartesi günü İçişleri, Yerel Yönetim, Sosyal İşler ve Yüksek Öğretim Bakanları’nın yanı sıra Cumhurbaşkanlığı İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı eşliğinde şehre yaptığı ziyarette halkın taleplerinin yerine getirileceğini, uzlaşma yolunda en önemli öncelik olan adalete ulaşılacağını vurguladı. Ayrıca Adalet ve İçişleri Bakanlıklarının bu konudaki görevlerini yerine getireceğini bildirdi.
Dibeybe’nin ofisi tarafından yapılan bir açıklamada, Tarhuna Belediye Başkanı’nın şehrin en az yedi yıldır sivil hakları ihlalinden muzdarip olduğu, Tarhuna'da yakın zamanda ortaya çıkarılan toplu mezarların bu yönde yeterli kanıt teşkil ettiğine dikkat çekildi.
Libya Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Halid el-Mişri ise dün Tarhuna toplu mezarlarını ziyaret ettiği sırada yaptığı açıklamada kurbanlar için adil bir intikamın gerekli olduğunu vurgulamıştı.
Diğer yandan, dün akşam geç saatlerde Bingazi şehri doğusundaki nehir yolunda ağır ve orta silahların kullanıldığı çatışmalar çıktı. Mahalle sakinleri, yerel medyada yayınlanan ifadelerinde, sınırlı çatışmaların yaşandığını doğruladı. Bir güvenlik görevlisi ise güvenlik güçleri tarafından şehirdeki bazı kanun kaçaklarına yönelik baskın yapıldığına, suç soruşturma amiri Salim Bedri'nin evine eşzamanlı saldırıların düzenlendiğine dikkat çekti.
Derse aşiret şeyhleri, büyükleri ve önde gelenlerinden oluşan bir heyet, Cumartesi akşamı Libya Ulusal Ordusu (LUO) Komutanı Mareşal Halife Hafter ile er-Recme’deki karargahında yaptıkları görüşmede teröre karşı savaşında, devleti inşasında, vatanı ve vatandaşı koruma hususlarında kendisine verdikleri tam desteği vurguladı. Ofisinden yapılan açıklamaya göre Hafter ise söz konusu kabilenin teröre karşı savaştaki rolüne, aynı zamanda Libya kabilelerinin sosyal dokuyu ve uzlaşmayı korumadaki rolüne övgüde bulundu.
Hafter aynı zamanda teröre karşı savaşta silahlı kuvvetlerin desteklenmesi, anayasal yolun korunması, kaynak yetersizliği ve hükümetin dönem boyunca maruz kaldığı şiddetli ablukaya rağmen hükümet kontrolündeki bölgelerde vatandaşlara hizmet sunulması yönündeki rolü için eski geçici Başbakan Abdullah es-Seni’ye teşekkürlerini sundu.
Birleşmiş Milletler Libya Özel Temsilcisi Jan Kubis, 24 Aralık seçimlerinin ‘kaderlerini belirleme ve kurumların demokratik meşruiyetini yenileme yönünde tüm Libyalılara bir fırsat sunduğunu’ söyledi.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.