İsrail Cumhurbaşkanı'ndan 2 yılda beşinci kez seçim sinyali: Koalisyon hükümeti kurmanın bir yolunu göremiyorum

İsrail Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin, Yesh Atid partisinin liderleriyle görüşmede (DPA)
İsrail Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin, Yesh Atid partisinin liderleriyle görüşmede (DPA)
TT

İsrail Cumhurbaşkanı'ndan 2 yılda beşinci kez seçim sinyali: Koalisyon hükümeti kurmanın bir yolunu göremiyorum

İsrail Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin, Yesh Atid partisinin liderleriyle görüşmede (DPA)
İsrail Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin, Yesh Atid partisinin liderleriyle görüşmede (DPA)

İsrail Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin, iki hafta önce yapılan seçimlerin ardından koalisyon hükümetini kurmakla görevlendirileceği kişiyi belirlemek üzere parti temsilcileriyle görüşmelere başladı.
Rivlin, görüşmelerin ardından ülkedeki siyasi krizden çıkma ve yeni bir hükümet kurma olasılığına dair kasvetli bir tablo çizerek, “Şu anda koalisyon kurmanın bir yolunu göremiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı ayrıca, hükümeti kurma konusundaki ilk tercihinin başarısız olması durumunda, ikinci bir kişiye bunu yapma şansı vermek yerine, bir seçim yapması için görevi Knesset’e verebileceğini söyledi.
Times of İsrael gazetesine göre Rivlin, dört seçim kampanyasından sonra demokrasinin kendi kendini tükettiğini de dile getirdi.
Rivlin, söz konusu görüşmeler hapsamında ilk olarak seçimleri önde tamamlayan Netanyahu liderliğindeki Likud partisi heyetini kabul ederek, Binyamin Netanyahu’nun yolsuzluk davasının, yetkiyi kime vereceğine ilişkin kararında rol oynayabileceğini ima etti.
Cumhurbaşkanı bu görüşmede, “Netanyahu için alternatif bir aday olarak önermek istediğiniz başka bir aday var mı?” diye sordu ancak Likud yetkilileri, yasaya uygun hareket ettiklerini söyleyerek olumsuz yanıt verdi.
Daha sonra Rivlin ile Netanyahu’ya ‘gerçek ve adaletin yanında durmak için mahkemeye kadar eşlik ettiğini’ söyleyen Likud heyetinden Kamu Güvenliği Bakanı Amir Ohana ile arasında olağanüstü bir tartışma gelişti.
Rivlin, “Gerçek ve adalet mi? Bunu kendi adınıza söylüyorsunuz?” diye sordu.
Ohana ise, “Sanırım sadece kendi adıma konuşmuyorum. Bir milyondan fazla seçmen Netanyahu liderliğindeki Likud’a oy verdiğinde, ipucunu doğru anladıysam ona karşı yüksek düzeyde bir güveni ve başkalarına güvensizliklerini dile getiriyor” diyerek yanıt verdi.
Rivlin araya girerek, “Bunu fikriniz olarak belirttiğinizi söylemek isterim. Burası Cumhurbaşkanının konutu ve bunu kabul edemem” diye konuştu.
Daha sonra Rivlin, parti lideri Yair Lapid’i tavsiye eden Yesh Atid partisinin temsilcileriyle bir araya geldi.
Yesh Atid’in ikinci lideri Orna Barbivay söz konusu görüşmede, “Şu anda mahkemede kendisini savunacak bir başbakanımız varken, bu önemli görevi üstlenmek için ona değil, İsrail devleti için çalışacak bir adaya ihtiyacımız var” dedi.
Yesh Atid heyeti, Netanyahu parti lideri olmadığı sürece, Likud Partisi dahil hiçbir koalisyon ortağıyla çalışmayı göz ardı etmediklerini ifade etti.
Rivlin’in görüştüğü üçüncü parti Ultra Ortodoks Shas, bir sonraki hükümeti kurması için ‘Netanyahu ve sadece Netanyahu’yu tavsiye edeceklerini söyledi.
Mavi-Beyaz İttifakı ise, Yair Lapid’in geniş merkezci hükümet kurması için atanmasını tavsiye etti.
Parti heyetindeki Kültür Bakanı Chili Tropper, Rivlin’e Likud da dahil olmak üzere diğer partileri dışlamadıklarını, ancak Netanyahu liderliğindeki herhangi bir hükümeti kabul etmeyeceklerini söyledi.
Rivlin görüşmelerin sonunda, “Şu ana kadarki görüşmelerin yönü beşinci seçimdir. Dört seçim kampanyasından sonra demokrasi kendini tüketti” diye konuştu.



Lula da Silva, Brezilya’da dördüncü kez cumhurbaşkanı seçildi

Sol görüşlü Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva’nın zaferini kutlayan destekçileri, Brasília (Reuters)
Sol görüşlü Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva’nın zaferini kutlayan destekçileri, Brasília (Reuters)
TT

Lula da Silva, Brezilya’da dördüncü kez cumhurbaşkanı seçildi

Sol görüşlü Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva’nın zaferini kutlayan destekçileri, Brasília (Reuters)
Sol görüşlü Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva’nın zaferini kutlayan destekçileri, Brasília (Reuters)

Brezilya’da görevdeki sol görüşlü Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, muhafazakâr rakibi Flavio Bolsonaro’yu geride bırakarak ülke tarihinde eşi görülmemiş şekilde dördüncü kez cumhurbaşkanı seçildi. Yakında 81 yaşına girecek olan Lula, dün gerçekleştirilen ikinci tur seçimlerini kazandı.

Resmî sonuçlara göre oyların neredeyse tamamının sayılmasıyla Lula yüzde 51,76 oy alırken, eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’nun oğlu Flavio Bolsonaro yüzde 48,24’te kaldı.

Brezilya Seçim Kurulu, daha önce Yüksek Mahkeme yargıçlarından birinin ülke genelinde oy verme süresinin iki saat uzatılmasına hükmetmesinin ardından, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda oy sayımını geçici olarak durdurduğunu açıklamıştı.

Başlangıçta yerel saatle 17.00’de (TSİ 23.00) kapatılması planlanan sandıklar, Yüksek Mahkeme Yargıcı Cristiano Zanin’in Lula’nın seçim kampanyası tarafından yapılan süre uzatımı talebini kabul etmesinin ardından saat 19.00’da kapatıldı. Zanin, kararına gerekçe olarak Bahia eyaletindeki üç kentte yaşanan toplu taşıma sorunlarını gösterdi.

Kamuoyu yoklamalarının son derece çekişmeli bir yarışa işaret etmesi nedeniyle seçim sürecinde gerilim yüksekti. Her iki aday da son dakikada seçim yetkililerine başvurarak belirli eyaletlerde oy verme süresinin iki saat uzatılmasını istedi. Bolsonaro, kötü hava koşullarını gerekçe göstererek üç eyalette ek süre talep ederken, Lula’nın kampanyası seçim günü toplu taşıma hizmetlerinin azaltıldığını öne sürerek dokuz eyalette süre uzatımı istedi.

Çok sayıda Brezilyalı, seçmen kayıtlarının bulunduğu kentlerde oy kullanabilmek için toplu taşımaya bağımlı. Ancak bu seçmenler söz konusu kentlerde artık yaşamıyor olabilir. Lula’nın destekçileri, bu kentlerde toplu taşımaya daha fazla ihtiyaç duyan kesimler arasında yer alıyor. Lula’nın kuzeydoğu Brezilya’daki siyasi kalesi Bahia eyaletinde bir mahkeme, Salvador kentinin otobüs filosunun küçültülmesi talimatını verdiği iddiaları üzerine üst düzey bir ulaşım yetkilisinin tutuklanmasına karar verdi.

Lula gazetecilere yaptığı açıklamada, “Vicdansız bir iş insanı ya da yolsuzluğa bulaşmış, dürüst olmayan bir belediye başkanı oy kullanmalarını engellemeye çalıştı diye hiç kimse oy vermekten vazgeçmemeli” ifadelerini kullandı.

Seçim yarışına yolsuzluk skandalları, ekonomik kaygılar ve ABD’nin müdahalesine ilişkin suçlamalar damga vurdu. Washington yönetimi ise bu suçlamaları reddediyor. Seçim kampanyası, Jair Bolsonaro’nun 2022 yılında darbe planlamak suçlamasıyla 2025’te mahkûm edilmesinin sonuçlarından da etkilendi. Flavio Bolsonaro, seçimi kazanması hâlinde babasını serbest bırakma sözü verdi.

ABD Başkanı Donald Trump, davayı “hedef gösterme kampanyası” olarak nitelendirdi. Trump yönetimi, Jair Bolsonaro’nun yargılanmasıyla açıkça ilişkilendirilen bir kararla 2025 yılında Brezilya’ya yüzde 50 gümrük vergisi uyguladı. Bu önlemlerin bir kısmı daha sonra hafifletilse de Trump, bu yıl Brezilya’ya yeni gümrük vergileri getirdi ve kararını adaletsiz ticaret uygulamalarıyla gerekçelendirdi.

Lula, Trump yönetiminin Bolsonaro ailesiyle yakınlaşmasını seçimleri etkileme girişimlerinin bir parçası olarak değerlendirdi. Gümrük vergilerini ve diğer cezalandırıcı önlemleri eleştiren Lula, bunları bir güç gösterisi olarak nitelendirdi.

Ekonomi cephesinde ise Lula, hayat pahalılığı ve hane halkı borçlarının artması nedeniyle zorlanan seçmenlerin desteğini kazanmakta güçlük çekti. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre eşitsizlik ve işsizlik oranlarında gerileme yaşanmasına rağmen geçim sıkıntısı önemli bir sorun olmayı sürdürüyor. Suç örgütlerinin yaygın şiddet eylemleri de seçmenlerin başlıca endişeleri arasında yer alıyor.

Bolsonaro ise hayat pahalılığına ilişkin kaygılardan yararlanmaya çalıştı. Suçla mücadelede sert bir politika izleyeceğini vadeden Bolsonaro, yüksek güvenlikli cezaevleri kurulmasını ve ağır cinsel suçlardan hüküm giyenlere kimyasal hadım uygulanmasını önerdi.

İlk turda Bolsonaro oyların yüzde 47’sini, Lula ise yüzde 45’ini almıştı. Senatör Bolsonaro’nun ilk turdaki başarısı, iş dünyası yanlısı reformların hayata geçirileceği beklentisiyle Brezilya piyasalarında ve ülkenin para biriminde yükselişe yol açtı.

Bolsonaro’nun ilk turdaki başarısı, Kongre seçimlerinde de liderliğini yaptığı Liberal Parti’nin ve diğer sağ siyasetçilerin lehine sonuçlar doğurdu. Bu tablo, Lula’nın yasama sürecinde karşılaşacağı koşulları belirleyebilecek; yeni düzenlemelerin önünü açabileceği gibi Lula’nın yönetim sürecini de zorlaştırabilecek bir siyasi dengeye işaret ediyor.


ABD: Hürmüz Boğazı’ndaki ana geçiş güzergâhları mayınlardan temizlendi

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Brad Cooper (AFP)
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Brad Cooper (AFP)
TT

ABD: Hürmüz Boğazı’ndaki ana geçiş güzergâhları mayınlardan temizlendi

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Brad Cooper (AFP)
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Brad Cooper (AFP)

ABD ile İran arasındaki gerilim sürerken, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Hürmüz Boğazı’ndaki ana deniz geçiş güzergâhlarının deniz mayınlarından arındırıldığını açıkladı. İran ordusu ise ülkenin güneyindeki Bender Abbas kenti üzerinde ABD’ye ait bir insansız hava aracını (İHA) düşürdüğünü duyurdu. Askerî gelişmelere paralel olarak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran’ın nükleer programına ilişkin uyarılarını yineledi. İran yönetimi de kış aylarında yaşanabilecek arz sıkıntısına karşı doğal gaz tüketiminin azaltılması çağrısında bulundu.

Cooper, Hürmüz Boğazı’nı denetledi

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Brad Cooper, dün Hürmüz Boğazı üzerinde inceleme uçuşu gerçekleştirdi. Cooper, gemilerin kullandığı ana geçiş güzergâhlarının deniz mayınlarından temizlendiğini belirterek, Washington’un bu kritik su yolunda seyrüsefer serbestisini güvence altına alma kararlılığını vurguladı.

CENTCOM tarafından yapılan açıklamada, Cooper’ın ABD ordusuna ait CH-47 Chinook helikopteriyle gerçekleştirdiği uçuş sırasında bölgedeki operasyonel durumu incelediği belirtildi. Cooper’ın ayrıca mayın temizleme çalışmalarına katılan ABD askerleriyle görüştüğü ve deniz ulaşım güzergâhlarının güvenliğini sağlamaya yönelik çalışmalarını takdir ettiği belirtildi.

Cooper, boğazdaki ana geçiş güzergâhlarının İran’a ait deniz mayınlarından arındırıldığını belirterek, bu sonucu ABD güçlerinin çalışmalarına bağladı. Washington’un ticari deniz taşımacılığının kesintisiz sürmesini sağlamak amacıyla Körfez’deki ortakları, ABD kamu kurumları ve deniz taşımacılığı sektörüyle iş birliğini sürdürdüğünü kaydetti.

CENTCOM, ABD güçlerinin desteğiyle son altı ayda 3 binden fazla ticari geminin Hürmüz Boğazı’ndan başarıyla geçtiğini bildirdi. Boğazdan geçen ham petrol ihracatının ise yaz aylarından bu yana 1,5 milyar varili aştığı kaydedildi.

Açıklamada ayrıca, son aylarda boğazdan geçen gemilerin yüzde 95’inden fazlasının güvenli biçimde varış noktalarına ulaştığı ifade edildi. CENTCOM, İran’ın “haksız saldırganlığına” rağmen elde edilen bu sonucun ABD ve bölgesel ortaklarının uluslararası su yollarını güvence altına alma kapasitesini gösterdiğini savundu.

Tahran: ABD’ye ait İHA’yı düşürdük

İranlı yetkili Emir Hatemi, yeri açıklanmayan bir İHA fabrikasında basına açıklama yaparken (IRNA).
İranlı yetkili Emir Hatemi, yeri açıklanmayan bir İHA fabrikasında basına açıklama yaparken (IRNA).

İran Devrim Muhafızları Ordusu’na yakın Tasnim Haber Ajansı’nın dün verdiği habere göre İran ordusu, hava savunma sistemlerinin ülkenin güneyindeki sahil kenti Bender Abbas üzerinde ABD’ye ait “Lucas” tipi İHA’yı düşürdüğünü açıkladı.

Haberde, İHA’nın düşürülme koşullarına veya yürüttüğü görevin niteliğine ilişkin ayrıntılara yer verilmedi. Mevcut bilgilerde ABD tarafından İran’ın açıklamasını doğrulayan bir değerlendirme de bulunmuyor.

İran’ın açıklaması, CENTCOM Komutanı Cooper’ın Hürmüz Boğazı üzerinde gerçekleştirdiği inceleme uçuşuyla eş zamanlı olarak yapıldı. Bu durum, deniz ulaşımının güvenliğini sağlamaya ve çatışmanın yayılmasını önlemeye yönelik çabalara rağmen, iki ülke arasındaki askerî gerilimin sürdüğünü gösteriyor.

İsrail cephesinde ise Başbakan Binyamin Netanyahu, İran’ın nükleer programını yeniden canlandırmaya çalıştığını öne sürdü. Netanyahu, İran yönetiminin kısa süre içinde İsrail’i yok etmeyi amaçladığını savundu.

Şarku’l Avsat’ın Bloomberg’ten aktardığına göre Netanyahu, cumartesi akşamı yayımlanan bir video mesajında meselenin İsrail devletinin varlığı ve ülkenin yok edilmesinin önlenmesiyle ilgili olduğunu söyledi.

Netanyahu’nun açıklamaları, Tahran ile bölgesel ve uluslararası rakipleri arasındaki gerilimin bölge güvenliğini tehdit etmeyi sürdürdüğü bir dönemde, İsrail’in İran’ın nükleer faaliyetlerine yönelik kaygılarının devam ettiğini gösteriyor. Askerî operasyonların yeniden başlaması ihtimali de bölgedeki endişeleri artırıyor.

İran kışın doğal gaz sıkıntısına hazırlanıyor

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf (AP).
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf (AP).

İran’da iç gündemin öne çıkan başlıklarından biri de kış aylarında yaşanabilecek doğal gaz arzı sıkıntısı oldu. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, tüketimin en az yüzde 10 azaltılmasını hedefleyen ulusal bir kampanya başlatılması çağrısında bulundu.

İran medyasında yayımlanan bir video mesajında konuşan Kalibaf, soğuk mevsimin sorunsuz geçirilmesi için ülke genelinde tüketimin düşürülmesi gerektiğini belirtti. Kalibaf, tasarruf sağlayan tüketicilere elde ettikleri tasarrufun parasal karşılığının doğrudan banka hesaplarına yatırılacağını bildirdi.

İran, dünyanın önde gelen doğal gaz üreticileri arasında yer almasına rağmen, ısınma sistemlerinin çalıştırılması için gereken gazın temininde yıllardır sıkıntı yaşıyor. İran’ın açıklamalarına göre şubat ayının sonlarında başlayan ABD ile savaş sırasında kritik tesislerde meydana gelen hasar, mevcut sorunu daha da ağırlaştırdı.

İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Muhammed Rıza Arif de ekim ayının başlarında yaptığı açıklamada, hükümetin kış mevsiminde günlük doğal gaz arzında 100 milyon ila 250 milyon metreküp arasında açık oluşmasını beklediğini bildirmişti. Arif, bu beklentiyi savaşın yol açtığı hasara bağladı.

Kış yaklaşırken Tahran, hem dışarıdan gelen askerî baskıları kontrol altında tutmak hem de ülkenin iç enerji ihtiyacını karşılamak gibi iki önemli sorunla karşı karşıya bulunuyor. Hürmüz Boğazı ise bölgesel güvenlik hesapları ve küresel petrol arzı açısından stratejik önemini koruyor.


Donald Trump, onay oranının yüzde 60'larda olduğunda ısrarcı

ABD Başkanı Donald Trump, kasımdaki ara seçimler öncesinde onay oranının düştüğünü gösteren anketleri "yalan" diye niteledi ve destek oranının yüzde 60'a daha yakın olduğunu iddia etti (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, kasımdaki ara seçimler öncesinde onay oranının düştüğünü gösteren anketleri "yalan" diye niteledi ve destek oranının yüzde 60'a daha yakın olduğunu iddia etti (AFP)
TT

Donald Trump, onay oranının yüzde 60'larda olduğunda ısrarcı

ABD Başkanı Donald Trump, kasımdaki ara seçimler öncesinde onay oranının düştüğünü gösteren anketleri "yalan" diye niteledi ve destek oranının yüzde 60'a daha yakın olduğunu iddia etti (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, kasımdaki ara seçimler öncesinde onay oranının düştüğünü gösteren anketleri "yalan" diye niteledi ve destek oranının yüzde 60'a daha yakın olduğunu iddia etti (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, kasımdaki ara seçimler öncesinde onay oranının düştüğünü gösteren anketleri reddetti. Trump, Amerikalıların kendisine verilen desteğin yüzde 60'a daha yakın olduğu yönündeki açıklamasına güvenmesi gerektiğinde ısrar etti.

The Washington Examiner'dan Byron York'a cumartesi günü yayımlanan bir röportaj veren Trump, RealClearPolitics'in ortalama verilerine ilişkin bir soru üzerine anket sonuçlarını "yalan" diye niteledi. Sözkonusu veriler Amerikalıların yüzde 38,8'inin görevdeki performansını onayladığını, yüzde 60,4'ünün ise onaylamadığını gösteriyordu.

Trump, "Bu sonuç yalan" dedi.

York'un, gerçek onay oranının ne olduğunu düşündüğünü sorması üzerine Trump, mevcut rakamları reddetti ve destek oranının çok daha yüksek olduğunu savundu.

Trump, "Görev onayımın 37, 38 olduğunu mu söylüyorlar?" diye sordu.

Benim oranım 38 değil.

Trump sözlerine şöyle devam etti:

Kimsenin beni yenebileceğine inanmıyorum. Eğer ihtiyaç duysaydım, ki duymuyorum, yüzde 60 olduğunu düşünüyorum.

Trump, Cumhuriyetçi seçmenler ve MAGA (Amerika'yı Yeniden Harika Yap) tabanı arasındaki güçlü desteğini, daha yüksek onay oranına kanıt olarak gösterdi. Ancak ulusal çapta yapılan anketler, başkanın durumuna dair sürekli daha olumsuz bir tablo ortaya koyuyor.

16-19 Ekim'de gerçekleştirilen Reuters/Ipsos anketi, katılımcıların yüzde 34'ünün Trump'ın performansını onayladığını, yüzde 65'inin ise onaylamadığını gösterdi. Pew Araştırma Merkezi'nin 28 Eylül-4 Ekim'de yaptığı bir başka anket ise Amerikalıların sadece yüzde 30'unun Trump'ın performansını onayladığını, yüzde 68'inin ise onaylamadığını ortaya koydu.

 Bu hafta yayımlanan ayrı bir New York Times/Siena College anketinde ise Trump'ın onay oranı yüzde 34 olarak ölçüldü. Gazete bunun 1946'da Harry Truman'ın kaydettiği yüzde 33'lük orandan bu yana ara seçimlere yaklaşan bir başkan için görülen en düşük seviye olduğunu belirtti.

Trump'ın anket verilerini reddetmesi, The New York Times'la anket şirketi Wedgewood Research arasında yaşanan tartışmaların gölgesinde gerçekleşti. Wedgewood Research, sosyal deney kapsamında uydurma anket verileri ürettiğini itiraf etmişti. Gazete, Trump'ın görevdeki onay oranını hesaplarken tartışmalı anketleri kullanmadığını belirtti.

vfgbhnmjk
Yakın tarihli Reuters/Ipsos anketi, Trump'ın görev performansına onay verenlerin oranının yalnızca yüzde 34 olduğunu ortaya koydu (Reuters)

Trump hâlâ popüler olduğu iddiasını desteklemek için CNN'in baş veri analisti Harry Enten'in yaptığı ve başkanın MAGA Cumhuriyetçileri arasındaki desteğinin yüzde 100'e yakın olduğunu gösteren analize işaret etti. Enten, Trump'ın 2024 seçimlerinde MAGA Cumhuriyetçilerinin oylarının yüzde 99'unu aldığını ve eylülde bu grup içinde yüzde 98'lik onay oranına sahip olduğunu bildirmişti.

Trump, "Sanırım şu an yüzde 60'lardayımdır. Cumhuriyetçi Parti içinde ise çok daha yüksektir. Ona o yüzde 99'luk oranı gösterin. Gördünüz mü?" dedi.

Bununla birlikte Enten, Trump'ın enflasyon konusundaki net onay oranının 2024'te +8 puanken, ara seçimler öncesinde -45 puana düştüğünü de tespit etmişti.

Bu hafta Enten, bir Reuters/Ipsos anketinin Trump’ın onay oranını yüzde 31 olarak göstermesinin ardından başkanın anketlerdeki durumunu "tam bir Trump felaketi" diye tanımlamıştı. Bu oran Trump'ın iki başkanlık döneminde kaydedilen en düşük seviye.

Olumsuz rakamlara rağmen Trump, Cumhuriyetçi seçmenler arasındaki desteğini yansıtan anketleri nedeniyle Enten ve CNN'i övmeyi sürdürdü.

Trump, "İtiraf etmeliyim ki benim hakkımda gerçekten güzel anketler yaptılar. Eğer CNN bu tür anketler yapmaya devam ederse, onları giderek daha çok seveceğim" dedi.

Independent Türkçe