Viyana görüşmeleri, Ruhani’nin görev süresi sona ermeden önce  ‘nükleer anlaşmanın’ geleceğini belirliyor

İran Dışişleri Bakanı, geçen Şubat ayında Tahran’da Uluslararası Atom Enerjisi Ajans Genel Müdürü ile görüştü (Reuters)
İran Dışişleri Bakanı, geçen Şubat ayında Tahran’da Uluslararası Atom Enerjisi Ajans Genel Müdürü ile görüştü (Reuters)
TT

Viyana görüşmeleri, Ruhani’nin görev süresi sona ermeden önce  ‘nükleer anlaşmanın’ geleceğini belirliyor

İran Dışişleri Bakanı, geçen Şubat ayında Tahran’da Uluslararası Atom Enerjisi Ajans Genel Müdürü ile görüştü (Reuters)
İran Dışişleri Bakanı, geçen Şubat ayında Tahran’da Uluslararası Atom Enerjisi Ajans Genel Müdürü ile görüştü (Reuters)

4+1 uluslararası grubu ve İran’ın bugün Viyana’da yapacağı görüşmeler, 18 Haziran’daki İran cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yaklaşmasıyla birlikte Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin ikinci dönemi sonlarında 4 ay içerisinde ‘ABD’nin anlaşmaya uymak ve Tahran üzerindeki yaptırımları kaldırmak için anlaşmaya dönme’ olasılığını belirleyecek.
Beyaz Saray, Washington ve Tahran’ın 2015’te imzalanan nükleer anlaşmaya uymasına ilişkin Viyana’daki dolaylı görüşmelerden ortaya çıkabilecek beklentileri küçümsedi. ABD Dışişleri Bakanlığı ise görüşmelerin zor olmasının beklendiğini belirtti.
Dün bir açıklama yapan Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki, diplomasinin genel olarak zaman gerektirdiğini söyledi. “Şu anda bu anlaşmaya geri dönüş sürecinin ne kadar süreceğine ya da bizi neler beklediğine ilişkin bir tahminde bulunamam” diyen Psaki, “Gelecek günlerde, İran'ın nükleer anlaşmanın şartlarına geri dönmesi için atması gerektiği adımlar konuşulacaktır. Bundan sonra da ABD'nin yaptırımlar konusundaki adımları görüşülebilir” açıklamasında bulundu. Beyaz Saray Sözcüsü, Tahran’ın tüm ABD yaptırımlarının kaldırılması talebine değinmekten ise kaçındı.
Psaki, Başkan Joe Biden’in pozisyonunun değişmediğini ve yakın bir zamanda ABD ile İran arasında doğrudan görüşmelerin beklenmediğini ifade etti. ABD’nin İran Özel Temsilcisi Robert Malley’in, Viyana’daki dolaylı görüşmelerde ortak ABD heyetine başkanlık etmesi bekleniyor.

“İlerleme beklemiyoruz”
Öte yandan ABD Dışişleri Bakanlığı müzakerelerin zor olmasının beklediğini açıkladı. Reuters’ın aktardığına göre ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price ise gazetecilere yaptığı açıklamada, “Önümüzdeki zorlukları asla küçümsemiyoruz. Bunlar ilk günler. Bu görüşmelerin tamamen zor olmasını beklediğimiz için erken veya acil bir ilerleme beklemiyoruz” dedi.
İran Dışişleri Bakanlığı, anlaşmaya ilişkin ortak komite toplantısının ise diğer toplantılardan farklı olmayacağını kaydetti. Ancak nükleer ihlalleri engellemenin bir koşulu olarak büyük güçlerin, taleplerini yerine getirip getiremeyeceğini görmek istediklerini kaydetti.
Başkan Joe Biden’ın 20 Ocak’ta göreve başlamasından sonra iki taraf arasında beklenti durumundan ve karşılıklı koşullardan daha büyük bir atılım elde etmek için önde gelen ülkelerin temsilcileri, Avusturya’nın başkenti Viyana’daki diyalog masası etrafında bir araya gelmeyi kabul ettiler ve geçtiğimiz Cuma günü video konferans yoluyla görüşmeler yaptılar.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Said Hatibzade, 5 Nisan’da düzenlediği basın toplantısında “Biden göreve geldiğinden beri verilen sözlerle, olumlu ve olumsuz işaretlerle ilgilenmiyoruz; Önem verdiğimiz şey ABD’den gerçek bir eylemdir” dedi. İki taraf arasında Cuma günü yapılan görüşmelerin devamında, ‘ABD yaptırımlarının kaldırılması, diğer bir deyişle karşı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmesinin yolu’ meselesinin toplantının gündeminde olacağını söyledi.
Hatibzade, “4+1 grubunun İran’ın taleplerini karşılayıp karşılamayacağını öğreneceğiz” diyerek, İranlı yetkililerin ‘adım adım’ hamlesini reddettiklerini tekrarladı. Sözcü, “Temel olarak, adım adım projesi İran tarafından kabul edilmedi ve kabul edilmeyecek” dedi.
İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, Şubat ayı başlarında Avrupa Birliği’ne (AB) nükleer anlaşmaya geri dönme adımlarını koordine etme çağrısı yaptı. İran müzakere heyetine, Dışişleri Bakan Yardımcısı Abbas Arakçi başkanlık ediyor. Kendisi, geçtiğimiz Pazar günü ülkesinin, anlaşmayı canlandırmak için ‘adım adım’ projesini kabul etmeyeceğini belirterek, ABD ile doğrudan veya dolaylı herhangi bir müzakereye girmeyi de reddetti.
Bu bağlamda Hatibzade, “4+1 grubu ile ABD’nin nasıl ve nerede müzakere edeceği onlara bağlı. İran ve ABD arasında Viyana’da doğrudan veya dolaylı görüşmeler olmayacak. 4+1 ile bir anlaşmaya varabilirsek ve ABD’nin taahhütlerini güvence altına alabilirlerse yol açılacak” dedi.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, Cuma günü ABD hükümetinin Salı gününden itibaren Avusturya’nın başkentinde Avrupalılar, Ruslar ve Çinlilerle birlikte Tahran ve Washington’un anlaşmaya ‘ortak dönüşü’ için ‘müzakerelere katılmayı kabul ettiğini’ belirtti.

İran’dan Avrupa’ya çağrı
Cuma günü ise İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, Fransız mevkidaşı Jean-Yves Le Drian ve İngiliz mevkidaşı Dominic Raab ile telefon görüşmelerinde bulundu. İranlı Bakan, Avrupalıları nükleer anlaşmanın yeniden canlandırılmasında ‘aktif’ bir rol oynamaya çağırdı.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, bölge ülkelerinden gelen görüşmelere katılma veya İran’ın nükleer programını yeniden müzakere etme çağrılarını reddetti. İki hafta önce ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi’ndeki Silahsızlanma Konferansı’nda yaptığı konuşmada, “ABD, İran’ın nükleer silah elde etmemesi kararlılığını sürdürüyor. Diplomasi bu hedefe ulaşmanın en iyi yoludur” dedi.
ABD’li Bakan, “Müttefikler ve ortaklarla birlikte çalışarak, Ortak Kapsamlı Eylem Planı’nı (nükleer anlaşma) uzatmaya, güçlendirmeye ve İran’ın bölgedeki istikrarsızlaştırıcı davranışı, balistik füzelerin gelişmesi ve yayılması gibi diğer endişeleri ele almaya çalışacağız” açıklamasında bulundu. The Jerusalem Post gazetesinin aktardığına göre İsrailli yetkililer, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’in İsrailli mevkidaşı Gabi Aşkenazi’ye anlaşmaya geri dönmek için İran’la aşamalı bir yaklaşım hakkında bilgi verdi.
Konu hakkında bilgi sahibi bir yetkili de Biden yönetimi içinde artan yaklaşımla ilgili bir bölünmeye işaret etti. Yetkili, Blinken’in çağrısının İsrailliler arasında ‘izlenim’ bıraktığını söylerken, “Biden yönetimi (bugün) Viyana’daki görüşmelere umutlarını bağlamıyor ve buradan bir ilerleme beklemiyor” dedi.
Gazete, İsrailli yetkililerin ABD’nin İran Özel Temsilcisi Robert Malley’in BBC kanalına yaptığı açıklamalara ilişkin ‘korkularına’ ve ‘şaşkınlığına’ atıfta bulundu. Malley, anlaşmanın süresini uzatmak veya anlaşmayı güçlendirmek için herhangi bir unsur eklemeden, Washington’un mevcut anlaşmaya geri dönme olasılığı ile ilgili açıklama yapmıştı.
Malley, Viyana’daki müzakerelerin amacının ‘ABD’nin nükleer anlaşmaya uymak için atması gereken adımlar’ ve ‘İran’ın nükleer anlaşmaya uymak için atması gereken adımlar’ konusunda hemfikir olup olunamayacağını görmek olduğunu söyledi. İran içerisinde yarı resmi kurumlar, ABD Başkanı’na ‘reformist cepheden’ bir mesaj ileterek, derhal nükleer anlaşmaya dönme çağrısında bulundu. Devrim Muhafızları’nın medya kuruluşu Fars, mesajı bir ‘yakarış’ olarak nitelendirdi. Aynı şekilde “Reformistlerin ve hükümetlerinin nükleer anlaşmaya dönme umutları, ABD’deki iktidar değişikliği ve Biden’ın varsayımı ile yeniden canlandı” denildi.
‘Reformist Cephe’, İran seçimlerinde hareketin siyasetini belirleyen reformist hareketin en yüksek çadırı olarak biliniyor. Reformist talepler, ABD Başkanı’nın seçim kampanyası sırasında diplomasi aktivasyonu ve uluslararası anlaşmalara dönüş konusunda verdiği sözlere dayanmakta. Ayrıca mesajın bir kısmı, Temmuz 2015’'te anlaşmaya vardıktan sonra Barack Obama’nın eski başkan yardımcısı sıfatıyla Biden’a da hitap ediyor. Mektup, Biden’ın mevcut ekibinin bir parçası olarak nükleer müzakerelere katılan bir dizi ABD yetkilisinin varlığına dikkati çekiyor.
Mesaj, eski ABD hükümetini ve eski Başkan Donald Trump’ı nükleer anlaşmayı çöküşün eşiğine getirmekten sorumlu tutarken, “Prensip olarak, İran’daki yönetici grubun, önceki ABD hükümetinin olağanüstü ve yasadışı bir kararının bedelini ödemesi beklenmiyor” ifadelerini içerdi.

İran: İsrail için casusluk yapan bir kişi yakalandı
Ayrıca Tahran’daki güvenlik teşkilatına yakın olan ‘Genç Gazeteciler Kulübü’nün (YJC)’ açıklamasına göre İranlı yetkililer, İsrail için bir casusluk yapan bir ismin tutuklandığını duyurdu.
Reuters’ın YJC’den aktardığına göre İstihbarat Bakanlığı’ndan bir yetkili, “Doğu Azerbaycan bölgesinde, bir İsrailli casus tutuklandı. Birkaç ülkede istihbarat servislerince aranan diğer casuslar da tutuklandı” diyerek, kimliklerine dair ayrıntıya girmedi.
 



Başkanlık doktoru: Trump'ın sağlık durumu "mükemmel"

ABD Başkanı Donald Trump, 27 Mayıs'ta Beyaz Saray'da düzenlenen kabine toplantısında, (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, 27 Mayıs'ta Beyaz Saray'da düzenlenen kabine toplantısında, (AP)
TT

Başkanlık doktoru: Trump'ın sağlık durumu "mükemmel"

ABD Başkanı Donald Trump, 27 Mayıs'ta Beyaz Saray'da düzenlenen kabine toplantısında, (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, 27 Mayıs'ta Beyaz Saray'da düzenlenen kabine toplantısında, (AP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın doktoru, dün akşam yayımlanan sağlık raporunda, 79 yaşındaki başkanın "mükemmel sağlık durumuna" sahip olduğunu açıkladı. Trump, hafta başında rutin sağlık kontrolünden geçmişti.

ABD Donanması'nda görevli Doktor Kaptan Sean Barbabella tarafından hazırlanan raporda, "Başkan Trump, mükemmel sağlık durumunu korumaktadır. Kalp, akciğer, sinir sistemi ve genel fiziksel fonksiyonlarında güçlü bir performans sergilemektedir" ifadelerine yer verildi.

Barbabella ayrıca, Trump'ın "başkomutan ve devlet başkanı olarak tüm görevlerini yerine getirmeye tamamen uygun" olduğunu belirtti.

Raporda, Trump'a beslenme düzenine ilişkin tavsiyeler verildiği, düşük doz aspirin kullanmasının önerildiği, fiziksel aktivitesini artırmasının ve kilo vermeye devam etmesinin tavsiye edildiği kaydedildi.

Üç sayfalık rapor, Trump'ın salı günü Washington yakınlarındaki Walter Reed Ulusal Askerî Tıp Merkezi'nde geçirdiği fiziksel muayene ve tanısal testlerin sonuçlarını özetliyor.

Gelecek ay 80 yaşına girecek olan Trump'ın, kolesterol kontrolü için iki ilaç ve kalp hastalıklarına karşı koruyucu amaçla aspirin kullandığı belirtildi.

Boyu 191 santimetre olan Trump'ın kilosunun, geçen yıl nisan ayında yapılan son yıllık sağlık kontrolünde101,6 kilogram iken 108 kilograma ulaştığı bildirildi.

Bu sağlık kontrolü, Trump'ın geçen yıl yeniden göreve dönmesinden beri geçirdiği üçüncü muayene oldu. Kontrol, özellikle ellerinde görülen morlukların ardından sağlık durumuna ilişkin artan spekülasyonların gölgesinde gerçekleştirildi.

Raporda, söz konusu morlukların "kalp ve damar hastalıklarına karşı koruyucu amaçla aspirin kullanımı sırasında sık el sıkışmaya bağlı gelişen hafif yumuşak doku hassasiyetiyle uyumlu olduğu" ifade edildi.

Beyaz Saray daha önce de bu morlukların kan sulandırıcı ilaç kullanımından kaynaklandığını açıklamıştı.


Putin: Rusya hiçbir zaman Avrupa ülkelerini tehdit etmedi

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kazakistan'da düzenlediği basın toplantısında (Sputnik)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kazakistan'da düzenlediği basın toplantısında (Sputnik)
TT

Putin: Rusya hiçbir zaman Avrupa ülkelerini tehdit etmedi

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kazakistan'da düzenlediği basın toplantısında (Sputnik)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kazakistan'da düzenlediği basın toplantısında (Sputnik)

NATO üyesi Romanya dün, Bükreş’in Rusya’ya ait olduğunu belirttiği bir insansız hava aracının (İHA) bir konuta çarpmasının ardından yaşanan gelişmeyi "tehlikeli ve sorumsuz bir gerilim artırma" olarak niteleyerek kınadı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise İHA’nın kaynağı hakkında kesin bir şey söylenemeyeceğini ifade etti.

Olay, Rusya’yı sorumlu tutan ve bu tür ihlallerin tekrarlanmaması konusunda uyarıda bulunan NATO ve Avrupa Birliği’nden (AB) geniş çaplı tepki aldı.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Putin, "Gerekli incelemeler yapılmadan hiç kimse şu veya bu hava aracının kaynağı hakkında kesin bir hükme varamaz" dedi ve "Eğer bize somut herhangi bir veri sunarlarsa, o zaman yaşananları değerlendiririz" ifadelerini kullandı.

Putin ayrıca, "Rusya, Avrupa ülkelerini hiçbir zaman tehdit etmemiştir ve şimdi de tehdit etmemektedir" diyerek, bu ülkelerin attığı tüm adımların yalnızca Rusya ile cepheleşmeyi sürdürme ve Avrupa ülkelerindeki vergi mükelleflerinin cebine göz dikerek bütçelerinden yapılan fahiş harcamaları meşrulaştırmayı amaçladığını belirtti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Kazakistan'da gazetecilere konuşuyor (AFP)Devlet Başkanı Vladimir Putin Kazakistan'da gazetecilere konuşuyor (AFP)

Neler yaşandı?

Yetkililerin aktardığı bilgilere göre Ukrayna sınırına yakın Galați kentinin merkezinde bir İHA’nın bir konutun çatısına çarpması sonucu yangın çıktı. Olay neticesinde 14 yaşında bir çocuk ile 53 yaşında bir kadın hastaneye kaldırıldı.

Romanya Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"28-29 Mayıs gecesi Rusya Federasyonu, Ukrayna’da Romanya ile nehir sınırına yakın sivil hedeflere ve altyapıya yönelik İHA saldırılarını yeniden başlattı. Bu İHA’lardan biri Romanya hava sahasına girmiş, radar tarafından Galați kentinin güney kesiminde tespit edilmiş ve ardından bir konutun çatısına düşerek çarpma anında yangına yol açmıştır."

Bakanlık, İHA'nın Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik bombardımanları sırasında Romanya hava sahasına girdiğini belirtti. Romanya Dışişleri Bakanlığı ise Rusya'nın bu adımını "tehlikeli ve sorumsuz bir gerilimi artırma" olarak nitelendirip sert bir dille kınadı. Açıklamada, "Romanya durum hakkında müttefiklerini ve NATO Genel Sekreteri'ni bilgilendirmiş, İHA ile mücadele kabiliyetlerinin Romanya'ya sevkiyatının hızlandırılması için önlemler alınmasını talep etmiştir" denildi.

Bu esnada Galați sakinleri korku, şaşkınlık ve öfkelerini dile getirdi. 47 yaşındaki Mihaila, "İHA savunma sistemleri nerede? Romanya sınırında bir yerlerde olmaları gerekmiyor mu? AB nerede? NATO nerede?" sözleriyle tepkisini gösterdi.

Rusya Başkonsolosu sınır dışı edildi

Romanya Cumhurbaşkanı Nicușor Dan, Rusya Federasyonu’nun Karadeniz kıyısındaki Köstence (Constanța) kentindeki Başkonsolosunu "istenmeyen kişi" (persona non grata) ilan etti ve kentteki Rusya Başkonsolosluğunun kapatılacağını duyurdu. Cumhurbaşkanı ayrıca Yüksek Ulusal Savunma Konseyi’ni toplantıya çağırdı.

Bu doğrultuda Romanya Dışişleri Bakanlığı, Rusya'nın Bükreş Büyükelçisini bakanlığa çağırırken; Moskova ise Romanya’nın başkonsolosu sınır dışı etme kararına misilleme yapma sözü verdi.

Şarku’l Avsat’ın Rus haber ajansı RIA Novosti’den aktardığına göre Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova yaptığı açıklamada, "Rus Başkonsolosun istenmeyen kişi ilan edilmesine ve başkonsolosluğun kapatılmasına yönelik yanıt adımlarımız gecikmeyecektir" dedi.

NATO da Rusya’nın "pervasızlığını" kınadı. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, bu durumun "hepimiz için bir tehdit oluşturduğunu" belirtti. İttifaka yakın bir kaynak, Romanya’nın 1949 tarihli NATO Kuruluş Antlaşması’nın 4. Maddesi’ni işletme seçeneğine sahip olduğunu belirtti. Söz konusu madde, müttefiklerden herhangi biri toprak bütünlüğü, siyasi bağımsızlığı veya güvenliğinin tehdit altında olduğunu düşündüğünde "ortak istişare" yapılmasını öngörüyor.

Geniş çaplı kınama dalgası

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, "Rus saldırganlığının yeni bir çizgiyi daha aştığını" belirterek, AB'nin doğu sınırındaki caydırıcılığı artırma sözü verdi.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz olayın "Rusya'nın gerilimi artırma niyetini" gösterdiğini ifade ederken, İngiltere Başbakanı Keir Starmer ise "NATO hava sahasının ağır bir şekilde ihlal edilmesini" kınadı. Rusya’nın Paris Büyükelçisini bakanlığa çağıran Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot, bu eylemi "sorumsuzluk" olarak nitelendirdi. Almanya Dışişleri Bakanı da ülkesinin "NATO bünyesinde Ukrayna ve Avrupa’nın savunmasını güçlendirmeye devam edeceğini" vurguladı.

ABD’nin NATO Daimî Temsilcisi Matthew Whitaker ise X platformundan yaptığı paylaşımda, olayı "sorumsuz bir ihlal" olarak niteledi ve kınadı. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, AB’ye Rusya’ya karşı "güçlü yaptırımlar" uygulama çağrısını yinelerken, Ukrayna Dışişleri Bakanı da "Rus saldırganlığının Karadeniz bölgesi ve tüm Avrupa için somut bir tehdit teşkil ettiğini" belirtti.

Rusya’dan tehditler ve bölgedeki durum

Ukrayna'da perşembe’yi cuma’ya bağlayan gece yeni Rus hava saldırısı beklentisiyle ilan edilen hava alarmı birkaç saat sonra kaldırıldı. Yerel makamların aktardığına göre, güneydeki Zaporijya kentinde saldırı kaynaklı çıkan yangında en az iki kişi yaralandı.

Ukrayna Deniz Kuvvetleri dün, Rusya’ya ait bir İHA’nın Odesa bölgesi limanlarından birinden ayrılan bir Türk kargo gemisine saldırdığını, olayda mürettebattan iki kişinin yaralandığını duyurdu. Türkiye Dışişleri Bakanlığı ise saldırının sorumlusuna değinmeden yaptığı açıklamada şu uyarıyı yineledi:

"Tüm ilgili taraflara uyarımızı tekrarlıyoruz: Çatışmanın kontrolsüz bir şekilde tırmanmasına yol açabilecek her türlü eylemden kaçınılmalıdır."

Cumartesi’yi Pazar’a bağlayan gece Rusya, dört yılı aşkın bir süre önce başlayan savaştan bu yana en şiddetli saldırılarından birini düzenlemiş; Moskova bu operasyonda yaklaşık 600 İHA, 35 balistik füze ve 50 seyir füzesi kullanmıştı.

Rusya Savunma Bakanlığı, perşembe’yi cuma’ya bağlayan gece Ukrayna’ya ait 208 İHA’nın imha edildiğini açıkladı. Yaroslavl Bölge Valisi Mihail Yevrayev, birkaç İHA’nın bir endüstriyel yakıt deposuna isabet ettiğini, çıkan yangında can kaybı veya yaralanma yaşanmadığını bildirdi.

Geçtiğimiz hafta sonu gerçekleşen devasa hava saldırısının ardından Ukrayna Devlet Başkanı, balistik füzeleri düşürebilen tek sistem olan Patriot hava savunma sistemleri için ABD’den daha fazla füze talebinde bulunmuştu.

Moskova’nın iddialarına göre, işgal altındaki Ukrayna topraklarındaki bir okulda 21 kişinin ölümüne yol açan Ukrayna saldırısına yanıt olarak Rusya, günlerdir Ukrayna’ya yönelik saldırılarını artırma tehdidinde bulunuyor.

Ukrayna veya Rusya ile sınırı olan Romanya, Polonya ve Baltık ülkeleri gibi NATO üyesi devletler, savaşın her iki tarafından da kendi topraklarına yönelik mükerrer İHA ihlallerine maruz kalmaya devam ediyor.


Washington, İsrail ve Lübnan askeri yetkilileri arasındaki "yapıcı" görüşmeleri memnuniyetle karşılıyor

Lübnan askerleri, 14 Mayıs 2026'da Beyrut'ta bir kontrol noktasında görevde (EPA)
Lübnan askerleri, 14 Mayıs 2026'da Beyrut'ta bir kontrol noktasında görevde (EPA)
TT

Washington, İsrail ve Lübnan askeri yetkilileri arasındaki "yapıcı" görüşmeleri memnuniyetle karşılıyor

Lübnan askerleri, 14 Mayıs 2026'da Beyrut'ta bir kontrol noktasında görevde (EPA)
Lübnan askerleri, 14 Mayıs 2026'da Beyrut'ta bir kontrol noktasında görevde (EPA)

ABD, dün Pentagon’da Lübnan ve İsrail heyetleri arasında gerçekleştirilen “yapıcı” görüşmeleri memnuniyetle karşıladı. Söz konusu temaslar, onlarca yıl sonra iki ülke arasında yapılan ilk doğrudan askeri görüşmeler olma özelliğini taşıyor.

ABD Savunma Bakan Yardımcısı Elbridge Colby, sosyal medya platformu X’te yaptığı açıklamada, “Bugün Pentagon’da, İsrail ve Lübnan’dan askeri heyetleri, iki ülke arasında yürütülen barış görüşmelerini desteklemeye yönelik güvenlik başlığı kapsamında ağırladım” ifadelerini kullandı.

Colby ayrıca, “Görüşmeler yapıcı geçti (…) Önümüzdeki hafta Dışişleri Bakanlığı tarafından yürütülecek siyasi sürecin temelini oluşturacak” dedi.