Netanyahu’ya karşı ilk tanık ölümle tehdit ediliyor

Duruşmanın arka planına karşı suikast uyarısı yapıldı.

Netanyahu’ya karşı ilk tanık ölümle tehdit ediliyor
TT

Netanyahu’ya karşı ilk tanık ölümle tehdit ediliyor

Netanyahu’ya karşı ilk tanık ölümle tehdit ediliyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yargılanmasında dinlenen ilk tanık ‘Walla!’ haber sitesi genel müdürü Ilan Yeshua, 6 Nisan’da ölüm tehditlerine maruz kaldığını duyurdu. Savcılık, Netanyahu’nun bizzat yargı heyetini tehdit etmeye çalıştığını da bildirdi. Gözlemciler ise devlet Netanyahu’yu yolsuzluk suçlamasıyla yargılarken onun ise davayı sokaklara taşıdığını ve savcılığı suçlama kafesine koyduğunu aktardılar.
Geçen pazartesi günü başlayan Netanyahu’nun davası dün ve bugün devam etti. Davanın haftada 3 oturum olmak üzere 2 yıl boyunca sürmesi bekleniyor. Savcılık, Netanyahu’nun Bezeq telekomünikasyon şirketi ve Walla internet sitesinin sahibi iş adamı Shaul Elovitch ve eşi Iris’ten rüşvet almakla suçlandığı Dosya 4000 kapsamında tanıkları dinlemeye başladı. İddianameye göre Elovitch ve Netanyahu’nun eşleri, Netanyahu hakkında olumlu haberler yaymaya ve olumsuz olanların yayınlanmasını engellemeye çalıştılar. Bunun karşılığında Netanyahu, yüz milyonlarca dolar kâr elde ettiği tahmin edilen Bezeq şirketinin ihalesini kazanması için Elovitch’e kolaylıklar sağlamak için harekete geçti. Bu rüşvet, dolandırıcılık ve güven ihlali suçlamaları yöneltildi.
Tanık Yeshua, 6 Nisan’da ve geçen pazartesi günü verdiği ifadede söz konusu rüşvetle ilgili birçok ayrıntıyı aktardı. Tanık, rüşvetin varlığını onaylayan açık talimatlar aldığını söyledi. Netanyahu’nun ve ailesinin, Elovitch ve eşi aracılığıyla sitedeki haberlerin içeriğine müdahale ettiğini ve bunun karşılığında şirketlere kazanımlar sağlandığını kaydetti.
Ilan Yeshua ifadesinde şunları söyledi:
“Olaylar az değil. Shaul, benimle konuştuğunu söyledi. O, Ayelet’e (Yeni Sağ Partisi’nden Adalet Bakanı Ayelet Şaked) gerçekten kızgın ve İran da kendisi açısından oldukça önemli. Bunu söylediğinde, konuşmanın Netanyahu hakkında olduğu açıktı. Aynı şey Iris için de geçerli. O da benimle Sara hakkında, eksenin neresinde olduğu hakkında konuştu. Talepte bulundu, benimle konuştu. Bu, onun için gerçekten çok önemliydi. Yani Sara. (Netanyahu’nun sözcüsü) Nir Hefetz’in, Netanyahu adına talepler ilettiği durumlar da vardı.”
Yeshua, Bezeq’in İletişim Bakanlığı’nda karşılaştığı zorluklarla ilgili bir soruyu şöyle yanıtladı:
“Shaul bana, (bakanlığın genel müdürü) Avi ve (dönemin İletişim Bakanı Gilad) Erdan’ın yaşananlara kızdığını söyledi. Bazı haberleri silmemi emretti. Beni öldüreceğini söyledi.”
Yeshua, Bezeg ve Yess (bir telekomünikasyon ve televizyon şirketi) arasındaki birleşmeye atıfla, ‘Yess’in yarın imzalanması gerektiğini söyledi” dedi. Tanık, “Bana, Sara öfkelenirse Netanyahu’nun imza atmayacağı söylendi” ifadelerini kullandı.
Yeshua ayrıca Walla’nın yayınına müdahalenin 2012 sonlarında başladığını ve taleplerin tamamının başbakan ile ailesinden geldiğini belirtti. Başbakan ve eşinin en çok kendileriyle ilgili olumsuz yazıların ortadan kaldırılmasını ve kendilerine fayda sağlayacak makaleler yayımlanmasını talep ettiğini kaydeden Yeshua, “Naftali Bennett, Ayelet Şaked ve Uri Ariel de dahil rakipleri aleyhinde haberler yaymak için çalıştı” dedi.
Ilan Yeshua, Netanyahu’nun Walla sitesinin sahibi Shaul Elovitch’e gittiğini ve bundan sonra Iris’in kendi çıkarına çalışmasını istediğini söyledi. Netanyahu’nun, Elovitch’in ve ikisinin eşlerinin katılımıyla WhatsApp grubunun açıldığını belirten tanık “Grubun amacı, medyayı başbakan lehine koordine etmekti” ifadesini kullandı.
Duruşma devam ederken, mahkeme dışında ise Netanyahu yandaşları ve muhalifleri gösteri düzenledi. Eylemciler, gösterileri sırasında çeşitli sloganlar attılar.
Netanyahu, ilk duruşmanın ardından savcılığa sözlü saldırıda bulundu. Mahkeme kararını ‘güçlü bir başbakana karşı darbe ve iktidarını devirmek için bir av operasyonu’ olarak nitelendirdi. Eski Başsavcı Shai Nitzan, bir devlet kanalına yaptığı açıklamada bir kez daha Netanyahu’nun yaydığı yalan haber, yanlış bilgi ve temelsiz suçlamaların düzeyine şaşırdığını dile getirdi. “Bu durum ciddi şekilde üzücü görünüyor” ifadesini kullandı.
Yediot Aharonot gazetesi de Netanyahu’yu ‘daha önce görülmemiş düzeyde kaba bir tavırla duruşmayı sokağa taşımaya’ çalışmakla suçlayan bir manşet attı. Gazetede, duruşma sırasında suikast riski konusunda da uyarıda bulunuldu. Davacı Judith Tirosh-Gross, 6 Nisan sabahı duruşmanın açılışında yargıçlara, Yeshua’nın ifadesinin ardından tehditler aldığını bildirdi. “Ilan Yeshua, dün akşam bizi aradı ve aldığı birkaç mesajı aktardı. Biz de bunları polise ilettik” dedi.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe