Nazilerin zulmünden sağ kurtulan Yahudiler İsrail'de yoksulluk içinde yaşıyor

Tel Aviv'deki bir İsrail vatandaşı, Holokost kurbanlarının anısına saygı duruşunda bulunurken (AP)
Tel Aviv'deki bir İsrail vatandaşı, Holokost kurbanlarının anısına saygı duruşunda bulunurken (AP)
TT

Nazilerin zulmünden sağ kurtulan Yahudiler İsrail'de yoksulluk içinde yaşıyor

Tel Aviv'deki bir İsrail vatandaşı, Holokost kurbanlarının anısına saygı duruşunda bulunurken (AP)
Tel Aviv'deki bir İsrail vatandaşı, Holokost kurbanlarının anısına saygı duruşunda bulunurken (AP)

İsrail hükümeti Perşembe günü, İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyası tarafından kurulan kamplarda meydana gelen Holokost kurbanlarını anmak için onlarca etkinlik düzenledi. Öte yandan, yayınlanan bazı araştırma sonuçları, Yahudi soykırımından sağ kurtulanların yarısından fazlasının İsrail’de trajik koşullarda yaşadığını gösteriyor.
Hayatta Kalanların Bakım Fonu tarafından yapılan bir ankete göre, ankete katılanların yüzde 51'i çeşitli hayır kurumları tarafından sağlanan yiyeceklerle yaşıyor. Yüzde 41’i yalnızlıktan mustarip olduğunu, üçte biri ise acil yardıma ihtiyaçları olduğunu söylüyor.
Holokost mağdurlarının yaklaşık yüzde 50'si yiyecek alabilmek için temel ihtiyaçlarından vazgeçmeleri gerektiğini söylerken, yüzde 43'ü gözlük alacak kadar parası olmadığını, yüzde 33'ü diş bakımını karşılayamadığını ve yüzde 27'si işitme cihazları için ödeme yapamadığını söyledi.
Ankete göre İsrail'de son yıllarda Holokost'tan sağ kurtulan ve maddi yardıma ihtiyaç duyanların sayısı arttı. Geçtiğimiz yıl Ekim ayında yayınlanan bir rapora göre, hayatta kalan 51 bin 175 kişi, 2017'deki yüzde 67'ye kıyasla, iyi bir şekilde yaşayabilmek için ek mali yardıma ihtiyaç duyanların toplamının yüzde 70'ini oluşturuyor. Ek olarak, raporda, Refah Bakanlığı’nın 2018 ve 2019 yılları arasında, hayatta kalanlar için ayrılan 30 milyon şekelin (8,8 milyon dolar) yalnızca yüzde 30'unu harcadığı belirtildi.
Bugün İsrail'de Holokost'tan sağ kurtulan 174 bin 500 Yahudi'nin yaşadığı biliniyor. Bunlardan 14 bini geçen yıl öldü. İstatistik Departmanına göre; bugün hayatta kalan İsraillilerin yüzde 64'ü Avrupa'dan, yüzde 11'i Irak'tan, yüzde 16'sı Fas'tan, yüzde 4'ü Tunus'tan ve yüzde 2'si Cezayir ve Libya'dan geliyor.
Hayatta kalanlar, hükümetin kendilerini ihmal eden politikasından şikayet ediyorlar. Aynı zamanda koronavirüs salgını süresince durumları kötüleşti. İsrail Merkez İstatistik Bürosu geçtiğimiz Ocak ayında, İsrail'de Holokost'tan sağ kurtulan 900 kişinin 2020'deki salgın sırasında koronavirüs nedeniyle öldüğünü ve 3 bin 500 kişinin de koronavirüse yakalandığını bildirdi. Bu rakamlar, hayatta kalanlar arasındaki ölüm oranının yüzde 17 olduğu anlamına geliyor ve bu da aynı yaş grubu için genel nüfusta gözlenen yüzde 16 ölüm oranından biraz daha yüksek.
Holokost kurbanlarını anma törenleri Perşembe günü Batı Kudüs'te hükümet liderlerinin katılımıyla ve onlarca ülke temsilcisinin video konferans yöntemiyle törene çevrimiçi olarak bağlanmasıyla düzenlendi. Törende, Naziler tarafından öldürülen 6 milyon Yahudi'nin anısına 6 mum yakıldı. Bir grup  aktivist İsrail'de ikamet eden Arap ve Yahudi gençlerin katılımıyla Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde de (BAE) tören düzenleyerek mumlar yaktılar.
İsrail Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin açılış konuşmasında hayatta kalanların ihmal edilmesini eleştirdi. Başbakan Binyamin Netanyahu ise hükümetinin onları önemsediğini ve koronavirüs aşıları yaptırdığını ve onlar için 4 Arap ülkesiyle barış yapıldığını ifade etti. Ancak açıklamaları, hükümetinin Holokost mağdurlarına muamelesi ve çektikleri acıyı umursamaması nedeniyle eleştirileri hafifletmedi. Medya ise mağdurların çektikleri acılarla ilgili korkunç hikayeler ve tecrit altında yaşadıkları büyük acıları okuyucularına aktarmaya devam ediyor.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe