Danimarka'nın Suriyeli mültecilere yönelik politikası uluslararası çapta eleştirilere neden oldu

Suriyeli mülteci gazeteciler Madrid'de 9 Nisan (AFP)
Suriyeli mülteci gazeteciler Madrid'de 9 Nisan (AFP)
TT

Danimarka'nın Suriyeli mültecilere yönelik politikası uluslararası çapta eleştirilere neden oldu

Suriyeli mülteci gazeteciler Madrid'de 9 Nisan (AFP)
Suriyeli mülteci gazeteciler Madrid'de 9 Nisan (AFP)

Danimarkalı yetkililer, Şam'daki durumu güvenli kabul edip Suriyeli mültecilere ikamet izinleri vermemeleri nedeniyle eleştirilerin hedefi haline geldiler.
Birleşmiş Milletler (BM) Danimarkalı yetkilileri haklı bulmuyor. Danimarka hükümeti ile Suriye rejimi arasında ilişkilerin kopuk halde olması nedeniyle sınır dışı etme işlemleri şimdilik askıya alınmış olsa da Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK), geçen yaz alınan Kopenhag kararlarıyla ilgili "endişelerini" dile getirdi. Komiserliğin, Perşembe akşamı (yerel saatle) New York'ta yayınlanan bir açıklamasında şunlar yer aldı: “BMMYK, Suriye'nin bazı bölgelerindeki son güvenlik iyileştirmelerinin, herhangi bir mülteci grubu için uluslararası korumaya son vermeyi haklı gösterecek kadar yeterli, istikrarlı veya kalıcı iyileştirmeler olduğunu düşünmemektedir. Komiserlik, Suriyeli mültecilerin korunması çağrısını sürdürüyor ve söz konusu bölgeyi kim kontrol ederse etsin, Suriye'deki herhangi bir yere mültecilerin zorla geri gönderilmemelerini talep ediyor.”
Kopenhag, Haziran 2020'nin sonundan bu yana 461 Şamlı’nın her birinin dosyasını incelemek için geniş ölçekli bir işlem başlattı. Şam'daki mevcut durum artık bir ikamet izninin verilmesini veya uzatılmasını garanti edemiyor. Avrupa Birliği'ndeki bir ülke için bu karar türünün ilk örneği olarak geldi.
19 yaşındaki Aye Ebu Dahir isimli genç kız bakalorya sınavlarından birkaç ay önce sınır dışı edilmekle tehdit edildi. Genç kızın yaptığı bir çağrı geçen hafta bir televizyon kanalında yayınlandı. Videoda gözleri yaşlı "neyi yanlış yaptığını" soran Aye Ebu Dahir’in davası ülkede tepkilere neden oldu.
Nyborg'daki okulunun müdürü tarafından "mükemmel bir öğrenci" olarak nitelendirilen Suriyeli genç kız, geçtiğimiz Ocak ayının sonunda süresi dolan oturma izninin yenilenmeyeceğini öğrendi.
Danimarka Göçmenlik Bürosu'nun geçtiğimiz Ocak ayına ait mevcut en son raporuna göre, 2020 yılında 94 Suriyeli, bireysel olarak incelenen 273 vaka üzerine ikamet izni alamadı. Bazıları göçmen gözaltı merkezlerine alındı.
Danimarka, Suriyelilerin gönüllü geri dönüşünü teşvik eden "sıfır sığınmacı" hedefine ulaşmak amacıyla katı bir kabul politikası izliyor ve 2015'ten beri yalnızca geçici oturma izni veriyor.
Yasal açıdan, bu izinler, "bir ülkede keyfi şiddet ve sivillere yönelik saldırılarla karakterize son derece tehlikeli bir durum" olması halinde, zaman sınırı olmaksızın verilmektedir. Ancak duruma göre değerlendirilmediğinde Danimarkalı yetkililerin yaptığı gibi reddedilebilir.



Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

İsrail haber sitesi Ynet dün, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a İsrail'in İran nükleer projesini tamamen ortadan kaldırma kararlılığını teyit edeceğini bildirdi.

İnternet sitesi, iyi bilgilendirilmiş bir kaynağa atıfta bulunarak, "İsrail'in tutumu, İran nükleer programının tamamen ortadan kaldırılması, uranyum zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirme kapasitesinin durdurulması ve zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılması konusunda ısrar etmek olacaktır" dedi.

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre kaynak, "İsrail, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin İran'a geri dönmesini ve şüpheli bölgelere sürpriz ziyaretler yapılmasını talep ediyor" ifadelerini kullandı.

Ynet haber sitesi, kaynağın şu sözlerini aktardı: "İran ile yapılacak herhangi bir anlaşma, İsrail'i tehdit edemeyeceklerinden emin olmak için füze menziline 300 kilometrelik bir sınır getirmelidir."

Ofisi dün yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun önümüzdeki çarşamba günü Washington'da Trump ile görüşeceğini duyurdu.


Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
TT

Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)

Maskat'ta Washington ve Tahran arasında yapılan ilk dolaylı müzakerelerin ertesi günü, ikinci turun kaderi uranyum zenginleştirme meselesinin çözülmesine bağlı gibi görünüyordu. ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yeni bir müzakere turunun ‘önümüzdeki hafta’ yeniden başlayacağını duyurdu.

ABD yönetimi ‘sıfır zenginleştirme’ talep ederken, Tahran uranyum zenginleştirmeyi ‘egemenlik hakkı’ olarak nitelendirerek buna karşı çıkarak bunun yerine ‘güven verici’ bir zenginleştirme seviyesi önerdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerde ele alınan konuların genişletilmesine karşı çıktı. Füze programının ‘şimdi ve gelecekte müzakere edilemez’ olduğunu vurgulayan Arakçi, programı ‘tamamen savunma amaçlı’ olarak nitelendirdi.

İran’ın saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerine saldıracağı yönünde yeni bir uyarıda bulunan İranlı bakan, ülkesinin ‘savaşı önlemeye olduğu kadar savaşa da hazır’ olduğunu vurguladı.

Öte yandan ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Arap (Umman) Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaret etti.

Diğer taraftan İsrail'de müzakerelerin sonuçlarına şüpheyle yaklaşılıyor. İsrailli yetkililer ‘anlaşmaya varılamayacağını’ söylerken Tel Aviv dün akşam, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da Trump ile İran meselesini görüşmek üzere bir araya geleceğini duyurdu.


Hamas rehineleri teslim etti ve Trump'tan övgü aldı

Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)
Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)
TT

Hamas rehineleri teslim etti ve Trump'tan övgü aldı

Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)
Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, Gazze Şeridi ile ilgili son açıklamalarında hem hayatta olan hem de ölen İsrailli esirlerin serbest bırakılmasında Hamas'ın oynadığı rolü defalarca övdü.

Trump'ın tekrarlanan açıklamaları, en iyimser Amerikalıların ve İsraillilerin bile, özellikle Gazze Şeridi'ni harap eden iki yıllık İsrail savaşı göz önüne alındığında, tüm esirlerin, hayatta olan ve ölenlerin, bu kadar kısa sürede geri döneceğini tahmin etmediklerini ortaya koyuyor.

Bu arada, İsrail ordusu Gazze Şeridi'nde Hamas'a karşı faaliyet gösteren beş Filistinli milis grubu kurmakla övünürken, iktidardaki sağ kanattaki çevreler, bu tür örgütlenmelerin en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiği ve daha fazla para ödeyecek birilerini bulmaları halinde muhtemelen kendilerine karşı döneceği ve İsrail'e düşman kesilebileceği gerekçesiyle, bu grupların rolüne ve onlara harcanan devasa miktardaki paraya karşı uyarıda bulunuyor.