Yemen’de en az 100 Husi milis öldürüldü

Arap Koalisyonu Yemen hava sahasındaki Husi insansız hava araçlarını imha etti.

Ma'rib cephesinde Yemen ordusundan bir asker (AFP)
Ma'rib cephesinde Yemen ordusundan bir asker (AFP)
TT

Yemen’de en az 100 Husi milis öldürüldü

Ma'rib cephesinde Yemen ordusundan bir asker (AFP)
Ma'rib cephesinde Yemen ordusundan bir asker (AFP)

Yemen ordu medya kaynakları, Cuma ve Cumartesi günleri Marib ve Hacca cephelerinde Arap Koalisyonu’nun desteği ile ordu güçleri ve Husiler arasında yaşanan şiddetli çatışmada en az 100 milisin öldürüldüğünü aktardı.
Yemen’de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu’na bağlı hava kuvvetlerinin de dün, Husilerin Suudi Arabistan'a fırlattığı bir insansız hava aracını Yemen hava sahasında engellediği kaydedildi. Koalisyon Güçleri Komutanlığı, İran destekli terörist Husi milislerin sivilleri ve sivil yerleşimleri düşmanca hedef alma girişimlerinin kasıtlı ve sistematik bir şekilde yapıldığını belirterek, Koalisyon güçlerinin uluslararası insani hukuk kurallarına uygun olarak sivilleri korumak için gerekli operasyonel önlemleri aldığını vurguladı. 
Arap Parlamentosu ise, uluslararası toplumu terörist Husi milislerini suçlarından caydırmak için acil ve kararlı adımlar atmaya ve kınama ve reddetme aşamasından sivilleri sürekli hedef alınmaktan korumak için caydırıcı pozisyonlar almaya çağırdı.
Husi milisleri, hükümetin en önemli kalesi olan petrol kenti Marib’i ele geçirmek amacıyla Marib'de Şubat ayından bu yana şiddetli saldırılarını artırarak ilerlemeye devam etti. Husiler bu amaçla Marib’e, topladığı yeni üyelerini yolladı.
Yemen Silahlı Kuvvetleri Medya Merkezi’nin askeri kaynaklardan aktardığı habere göre, Marib'in batısında yaklaşık 30 Husi milisin öldürüldüğü çatışmanın ardından Cumartesi günü yapılan çatışmalarda yaklaşık 53 Husi unsuru öldürüldü.
Ordunun resmi internet sitesine (September Net) göre, hükümet güçleri ile halk direniş güçleri, cumartesi günü İran destekli Husi milislerin Marib’in batısındaki el-Muşeccah cephesinde başlattığı saldırıyı kırmayı başardılar. İnternet sitesinin askeri kaynaktan aktardığı habere göre kaynak, "Ulusal Ordu güçleri, el-Muşeccah cephesindeki Husi saldırısını kırmayı başardılar ve milislerin yoğun bombardımanına rağmen buna cesurca karşılık verdiler” dedi.
Kaynak ayrıca, Husi milislerin çok sayıda üyesini ordu ateşinin yoğun olduğu askeri alanlardan birine yönlendirdiğini, ancak ordu güçlerinin bu üyeleri şiddetli bir şekilde püskürterek,  saatlerce süren savaşta Husilerin gücünü kırabildiğini bildirdi. Çatışmada bir dizi unsurun öldürüldüğü ve yaralandığı, diğerlerinin ise kaçtığı kaydedildi.
Kaynak çatışmaya ilişkin açıklamada, “çatışmanın ordunun çok fazla sayıda Husi terörist unsurunu ortadan kaldırmasını sağlayan açık bir alanda gerçekleştiğini, bu durumun milislerin kendi içlerinde karışıklığa ve üyeleri arasında çatışmaya neden olduğunu ve bazılarının önceki alanlara kaçmaya çalıştığını” ifade etti.
Ayrıca, "Diğer milis gruplarının ölü sayısı nedeniyle saldırıya katılmayı reddetmesi ve saldıran unsurların geri dönmemesi nedeniyle iç çatışmalar da patlak verdi. Milisler çatışmadan döndükleri takdirde milis liderleri tarafından öldürülüyorlar” ifadesini kullandı.
Koalisyonu güçleri, Sırvah bölgesinde birden fazla cephede Husi takviye kuvvetlerine ve araçlarına bir dizi yoğun hava saldırısı düzenleyerek çok sayıda aracı imha etti ve içinde bulunanları öldürdü. 
Yemen ordu medyasına göre, İran destekli Husi darbeci milisler ağır insani ve maddi kayıplarına rağmen Cuma günü Marib’in batısındaki Kesara cephesinde ordu güçleri ile şiddetli çatışmalara girdi. Husi milislerin kaybettikleri alanları geri kazanmak için yoğun saldırılar başlattığı kaydedildi. 
Ordu sitesinde yer alan habere göre çatışmalarda 30 Husi milis öldürülürken, diğerlerinin yaralandı ve geri kalanlar ise kaçtı. Yemen ordu kaynakları son 3 ayda sadece Marib'de 5 bin Husi üyesinin öldürüldüğünü tahmin ediyor.
Sana'daki ilgili Yemenli kaynaklar, Husi grubunun liderleri Abdulmelik el-Husi'den, daha fazla asker seferber ederek petrol eyaleti Marib’i ele geçirrmek için kent üzerindeki saldırıları yoğunlaştırma yönünde emirler aldıklarını bildirdi.
Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, Husi liderinin kayıplara bakılmaksızın Ramazan ayı gelmeden önce Marib'e karşı herhangi bir saha atılımı gerçekleştirmek için milis liderlerine emirler verdiğini bildirdi.
Husi grubu son üç ayda bir dizi yüksek rütbeli unsuru da dahil olmak üzere 5 binden fazla üyesini kaybetmiş olsa da, Husi lideri hükümetin en önemli kalesi olan Marib şehrini ele geçirmek için milislere Saada, Amran, Zimar ve İbb'den yeni savaşçı toplama emri verdi. 
Kaynaklara göre milis lideri, Marib kentinin stratejik önemi göz önüne alındığında, belirleyici bir savaş olarak gördüğü savaşı çözemedikleri için üst düzey komutanlarını azarladı.
Birleşmiş Milletler (BM) ve Yemen’deki Özel Temsilcisi, gruba Marib kamplarında yerlerinden edilenleri hedef almaması ve tırmanışı azaltması çağrısında bulunurken, kaynaklar milislerin liderinin emirlerini yerine getirerek Marib’in batısı, güneyi ve kuzeybatısına yaklaşık iki bin savaşçı gönderdiğini bildirdi.
Yemen ordu medyası ayrıca dün (Cumartesi) Hacca sınır kentinde (ülkenin kuzeybatısında) ordu ve koalisyon güçlerinin saldırıları sonucu İran destekli bir dizi Husi üyesinin öldürüldüğünü aktardı.
Kaynaklara göre Husi isyancı milisleri Abs, Harad ve Musteba’nın batı bölgelerinde Ulusal Ordu mevzilerine saldırılar başlattıktan sonra çatışmalar şiddetlendi ve 5. Askeri Bölge’deki ordu güçleri milislerin saldırılarını engellemeyi başardı. Çatışmada milislerin savaş araçlarının imha edildiği ve bir dizi unsurunun öldüğü ve yaralandığı kaydedildi.
Askeri bir kaynağın Şarku’l Avsat’a bildirdiğine göre en az 20 Husi milisin öldürüldüğü tahmin edilirken, Yemen ordusunun resmi internet sitesinde Arap Koalisyonu hava kuvvetlerinin Beni Hasan ve Harad cephesindeki Husi mezvilerini hedef aldığı ve hava saldırısının milisler arasında insani ve maddi kayıplara neden olduğu belirtildi.



Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
TT

Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin derinliklerindeki metal atölyelerine (tornalama tezgahlarına) yönelik baskınlarını yoğunlaştırdı; bu gelişmeyi, Hamas ve diğer Filistinli grupların Gazze Şeridi'nde silahlanmasını durdurma çabalarıyla ilişkilendiriyor. Bir haftadan kısa bir süre içinde, İsrail uçakları üç metal atölyesini hedef aldı. Atölyelerden ikisi Gazze Şehrinde, biri ise Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunuyordu.

İsrail ordusu, saldırılarının silah üretim tesislerini ve Hamas altyapısını hedef aldığını belirtti.

İsrail ordusunun sadece demirci atölyesini bombalamakla kalmayıp, bulunduğu binanın tamamını yıktığı ve sakinlerine tahliye emri verdiği, bu durumun Lübnan'da verilen tahliye emirlerini hatırlattığı kaydedildi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail'in bu yeni hamleleri, Gazze Şeridi'nde yeni bir operasyonel planı işaret ediyor ve gelecekteki saldırıların sadece suikastları değil, Filistinli grupları silahsızlandırma bahanesiyle yapılacak operasyonları da içerebileceğini gösteriyor.

Altı gün önce onlarca Filistinlinin ölümüne yol açan İsrail'in tırmanışında, roket üretimi gibi askeri sanayilerde çalışan aktivistler hedef alınmıştı.


Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)
TT

Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)

Hizbullah'ın "Koordinasyon ve İrtibat Birimi" başkanı Vefik Safa istifasını sundu. Bu, partinin iki genel sekreterinin ve üst düzey askeri liderlerinin öldürüldüğü İsrail'in sert saldırılarının ardından yapısını yeniden kurmaya çalışan parti liderliği için bir ilk oldu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre konuyla ilgili bilgili kaynaklar, Hizbullah liderliğinin bugün üst düzey güvenlik yetkilisi Vefik Safa'nın istifasını kabul ettiğini bildirdi.

Lübnan güvenlik kurumlarıyla irtibattan sorumlu olan Safa, Ekim 2014'te İsrail'in düzenlediği bir suikast girişiminden sağ kurtulmuştu.

Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)

İstifa, partinin Safa'nın yetkilerini azaltmasının ardından geldi. Bu durum, geçen yılın sonlarında başlayan ve bazı isimlerin görevden alınması ve yerlerine yeni isimlerin atanmasıyla sonuçlanan yapısal değişiklikle eş zamanlı olarak gerçekleşti.

Safa'nın halefinin kimliği konusunda çelişkili haberler ortaya çıktı, ancak kaynaklar partinin bazı gruplar için daha az kışkırtıcı ve devlet ve yabancı güçlerle ilişkilerinde farklı bir üslup benimseyecek bir isim aradığı konusunda hemfikirdi. Potansiyel halefler olarak adı geçen en öne çıkan isimler arasında Hüseyin Barada, Hüseyin Abdullah ve Muhammed Muhanna yer alıyordu.

Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)

Safa'nın son görünümü, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın suikastının yıldönümü olan 25 Eylül'de Raouche Kayası'nda, Başbakan Nevvaf Selam'a hakaretler yağdıran parti destekçilerinden bazılarıyla birlikte gerçekleşti.


Gazze anlaşması: Arabulucuların Hamas’ın silah sorununu çözmek için sınırlı seçenekleri

Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
TT

Gazze anlaşması: Arabulucuların Hamas’ın silah sorununu çözmek için sınırlı seçenekleri

Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)

Gazze anlaşmasının ikinci aşamasının 10 gün önce başlamasının ardından İsrail’in taleplerinin başında ‘Hamas’ın silahsızlandırılması’ yer alıyor. Ancak bu talebin nasıl hayata geçirileceğine dair belirsizlik sürerken, Hamas’ın Filistin devleti kurulmadan silahlarını teslim etmeye sıcak bakmaması süreci çıkmaza sokuyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, bu düğümün arabulucuları son derece sınırlı seçeneklerle karşı karşıya bıraktığını belirtiyor. Buna göre, ya silahların tamamen tasfiyesi ya da dondurulması yönünde bir formül bulunması ve Hamas’ın buna ikna edilmesi ya da harekete baskı uygulanması gerekiyor. Uzmanlar, bu başlığın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu başta olmak üzere İsrail iç siyasetinde seçim amaçlı bir baskı aracı olarak giderek daha fazla kullanılacağına dikkat çekiyor.

İsrailli muhalif lider Benny Gantz dün X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, ‘Hamas’ın silahsızlandırılması’ çağrısında bulundu.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz ise çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Hamas silah bırakmayı kabul etmezse İsrail bu yapıyı tasfiye edecek” dedi. Netanyahu da salı günü ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile yaptığı görüşmenin ardından, ‘Gazze Şeridi’nin yeniden imarına yönelik herhangi bir adımdan önce Hamas’ın silahsızlandırılmasının vazgeçilmez bir şart olduğu’ konusunda ısrarcı olduğunu vurguladı.

Strateji uzmanı Tuğgeneral Semir Ragıb, arabulucuların seçeneklerinin sınırlı olduğunu ve önlerinde ya uzlaşı sağlamak ya da baskı uygulamak dışında bir yol kalmadığını ifade etti. Ragıb, silahsızlandırma talebinin İsrail, Washington, Avrupa Birliği (AB) ve bağışçı ülkeler tarafından defalarca dile getirildiğini ve artık savaşın durdurulması ile yeniden imarın önüne konulan temel engellerden biri haline geldiğini söyledi.

Ragıb’a göre Netanyahu ve benzer siyasi aktörler silahsızlandırma dosyasını seçimlerde kullanacak ve anlaşmayı her an sabote edebilecekler. Özellikle ikinci aşama çok sayıda mayın barındırıyor ve Netanyahu, özellikle çekilmeyle ilgili başlıklara yaklaşmak istemiyor.

 Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde yıkılmış binaların enkazı arasında ilerleyen Filistinliler (AFP)Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde yıkılmış binaların enkazı arasında ilerleyen Filistinliler (AFP)

Askeri strateji uzmanı Tümgeneral Semir Ferec, mevcut seçeneklerin giderek daraldığını belirterek, silahların tamamen tasfiye edilmesinden ziyade dondurulması yönündeki bir seçeneğin daha olası olduğunu ifade etti. Ferec, Hamas’ın elindeki silahların füze ya da insansız hava aracı (İHA) niteliğinde olmadığını ve bu nedenle teslim edilebileceğini söyledi. ABD ve İsrail’in silah maddesinin uygulanmasında ısrarcı olduğunu kaydeden Ferec, bunun İsrail’in geri çekilmesiyle eş zamanlı gerçekleşmesi ve yeni bir savaşın önüne geçecek garantilerin sunulması gerektiğini vurguladı.

Öte yandan Reuters’a konuşan Hamas kaynakları, çarşamba günü yaptıkları açıklamada, hareketin silahsızlanma konusunu diğer Filistinli gruplarla görüşmeyi kabul ettiğini, ancak Washington ya da bölgesel arabulucuların kendilerine silahsızlandırmaya dair ayrıntılı ve somut bir teklif sunmadığını belirtti.

İsrail’in Kanal 13 televizyonu, geçtiğimiz ocak ayının sonunda, ABD’nin Hamas’a silahlarını çok uluslu bir güce teslim etmesi için birkaç haftalık süre tanıyan bir belge hazırladığını bildirmişti. Habere göre, bu sürede uyum sağlanmaması halinde İsrail’e ‘dilediği gibi hareket etme’ konusunda yeşil ışık yakılacak.

Ferec, Hamas’ın manevra alanının son derece sınırlı olduğuna dikkat çekerek, özellikle Mısır, Katar ve Türkiye başta olmak üzere arabulucularla hızlı bir uzlaşıya varması gerektiğini, zira İsrail’in şu aşamada en büyük engeli bu dosya üzerinden yarattığını ifade etti.

Ragıb ise Hamas’ın önünde, Trump planı ve silahsızlanma maddesini uygulamaktan başka bir seçenek bulunmadığını savundu. Ragıb, bu sürecin uzatılmaması ya da dolaylı yollardan aşılmaya çalışılmaması gerektiğini, ‘çünkü kaybedilen her günün ateşkes anlaşması için bir tehdit anlamına geldiğini’ dile getirdi.

Ragıb, Gazze’de polis güçlerinin önümüzdeki günler ya da haftalar içinde konuşlandırılacağını, istikrar gücünün de devreye girebileceğini belirterek, bu aşamadan sonra manevra alanının daha da daralacağına dikkat çekti.