Yemen Cumhurbaşkanı Hadi, Yemen'deki İran deneyimini reddederek yargının bağımsızlığını vurguladı

Marib ve Taiz'deki savaşlar devam ederken, Husiler Hudeyde’de BM ateşkesini ihlal etti

Yemen Cumhurbaşkanı Hadi, Yardımcısı ve Yemen Başbakanı’yla dün Riyad'da görüştü. (SABA)
Yemen Cumhurbaşkanı Hadi, Yardımcısı ve Yemen Başbakanı’yla dün Riyad'da görüştü. (SABA)
TT

Yemen Cumhurbaşkanı Hadi, Yemen'deki İran deneyimini reddederek yargının bağımsızlığını vurguladı

Yemen Cumhurbaşkanı Hadi, Yardımcısı ve Yemen Başbakanı’yla dün Riyad'da görüştü. (SABA)
Yemen Cumhurbaşkanı Hadi, Yardımcısı ve Yemen Başbakanı’yla dün Riyad'da görüştü. (SABA)

Yemen ordusu ile Husiler arasında Marib'in batısı ve güneyinin yanı sıra Taiz cephelerinde çatışmalar sürüyor. Husiler, Hudeyde’de BM ateşkesini ihlal etmeye devam ediyor. Yemen
Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi dün (Pazar) yaptığı açıklamada, bedeli ne olursa olsun ülkesindeki İran deneyimini reddettiğini yineledi.
Cumhurbaşkanı Hadi'nin açıklamaları, Yardımcısı Ali Muhsin el-Ahmer ve Başbakan Muin Abdulmelik’in yanı sıra, yargı yetkilileriyle Riyad'da yaptığı iki ayrı görüşme sırasında geldi.
Resmi kaynaklar, Hadi'nin görüşmelerde ülkesinde iletişimin ve yaşanan gelişmeleri çeşitli yönleri ve biçimleriyle ele almanın önemini vurguladığını belirterek şu sözleri aktardı:
“Mevcut durum ve İran'ın gündemine hizmet eden Husi darbe grubunun dayattığı süregelen adaletsiz savaşın getirdiği ekonomik kriz ve hizmet sıkıntısı çerçevesinde halkımızın karşılaştığı acıların ve zorlukların ne kadar fazla olduğunu hissediyoruz. Halkımızın ödemek zorunda kalacağı bedel her ne olursa olsun ülkedeki İran deneyimini reddediyoruz.”
Yemen resmi haber ajansı SABA’ya göre Cumhurbaşkanı Hadi, Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon ülkelerinin desteğine ve  Yemenlilerin yaşadıkları zorlukların yükünü hafifletmek için hizmet ve kalkınma desteği dahil olmak üzere çeşitli alanlarda etkili desteklerine övgüde bulundu.
Kaynaklar, Yemen Cumhurbaşkanı Yardımcısı'nın toplantı sırasında Harad, Midi, Marib ve diğerleri de dahil olmak üzere bir dizi cephede ve bölgede temas noktalarının genel konumunu özetleyen bir rapor sunduğunu bildirdi. Ayrıca bu cephelerde kazanılan zaferler ve büyük Yemen projesine destek için yapılan fedakarlıklara dikkat çektiği kaydedildi.
Resmi kaynaklara göre Yemen Başbakanı Muin Abdulmelik ise, hükümetin geçmiş dönemdeki ve geçici başkent Aden ve çeşitli kurtarılmış bölgelerdeki çabaları ve saha çalışmaları ile verilen bir dizi hizmet hakkında kısa bir rapor sundu.
Aynı kaynaklara göre Abdulmelik, Ramazan ayının gelişiyle birlikte halkın çektiği acıyı hafifletmesi ve Hadi'nin Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile yaptığı son görüşmesi sırasında sunulan petrol hibesine ulaşmak için hükümetin Suudi Arabistan ile üzerinde çalıştığı pratik adımlara değindi. Ayrıca görüşmede, çeşitli zorlukların üstesinden gelmenin ve maaş dağıtmanın yollarını ele aldıkları belirtildi. 
İlgili bir bağlamda resmi kaynaklar, Hadi'nin Yüksek Yargı Konseyi'nin olağanüstü toplantısına başkanlık ettiğini ve toplantı sırasında tüm Yemenlilerin çeşitli düzeylerde etkilendiği ülkedeki karmaşık ve zor gerçekliğe değindiğini kaydetti.
 
Yemen Cumhurbaşkanı, İran destekli Husi milisleri suçluyor
Yemen Cumhurbaşkanı, İran destekli Husi milisleri bu gerçeğe neden olmakla suçlarken, İran deneyiminin Yemenliler tarafından asla kabul edilemeyeceğini ve buna son vermek için büyük fedakarlıklar yapılacağını vurguladı. 
Resmi kaynaklara göre Hadi, meşruiyetini anayasa ve Cumhurbaşkanının yetkilerinden alan üç makamdan biri olduğu için yargıdaki safları vatandaşa ve ülkeye hizmet etmek için birleştirmenin önemini vurguladı. Ayrıca, yargının tarafsızlığını ve bağımsızlığını korumanın önemine dikkati çekerek, yargı ve kurumlarının rolünü harekete geçirmenin, mahkemelerin ve savcılıkların her türlü engellenmesinin durdurulması gerektiğini belirtti.
Ordu medyasına göre Yemen Cumhurbaşkanının ülkesindeki İran projesini reddettiğini yinelemesi, en az 100 Husi unsurun ölümüyle sonuçlanan Arap Koalisyon güçlerinin Marib ve Hacca cephelerindeki çatışmalarının ve hava saldırılarının ardından geldi. 
Marib’in batı cepheleri Husilerin ölümüne tanık olurken, Yemen ordusunun resmi internet sitesi September Net, aynı gün Marib’in güneyinde ordu ile Husiler arasında yaşanan çatışmalar sonucunda 15 Husi unsurunun daha öldürüldüğünü bildirdi. 
İnternet sitesinin sahadaki bir komutandan aktardığı habere göre komutan, "ordu güçlerinin, Cebel Murad cephesindeki alanlara sızmaya çalışan bir grup Husi üyesini hedef aldığını ve saldırının 15 milisin öldürülmesi ve diğerlerinin de yaralanmasıyla sonuçlandığını" aktardı.
İnternet sitesi ayrıca, Yemen’de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu güçlerinin, es-Savadiye bölgesinde, Cebel Murad cephesine giden Husi takviye güçlerini hedef aldığını ve bunun sonucunda Husi saflarında can kayıplarına ek olarak iki tankın imha edildiğini bildirdi. 
 
Husiler, Marib’e yeni üyelerini yolladı
Husi milisleri, hükümetin en önemli kalesi olan petrol kenti Marib’i ele geçirmek amacıyla Marib'de Şubat ayından bu yana şiddetli saldırılarını artırarak ilerlemeye devam etti. Husiler bu amaçla Marib’e, topladığı yeni üyelerini yolladı.
Sana'daki ilgili Yemenli kaynaklar, Husi grubunun liderleri Abdulmelik el-Husi'den, daha fazla asker seferber ederek petrol eyaleti Marib’i ele geçirmek için kent üzerindeki saldırıları yoğunlaştırma yönünde emirler aldıklarını bildirmişti.
Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, Husi liderinin kayıplara bakılmaksızın Ramazan ayı gelmeden önce Marib'e karşı herhangi bir saha atılımı gerçekleştirmek için milis liderlerine emirler verdiğini bildirdi.
Husi grubu son üç ayda bir dizi yüksek rütbeli unsuru da dahil olmak üzere 5 binden fazla üyesini kaybetmiş olsa da, Husi lideri hükümetin en önemli kalesi olan Marib şehrini ele geçirmek için milislere Saada, Amran, Zimar ve İbb'den yeni savaşçı toplama emri verdi. 
Kaynaklara göre milis lideri, Marib kentinin stratejik önemi göz önüne alındığında, belirleyici bir savaş olarak gördüğü savaşı çözemedikleri için üst düzey komutanlarını azarladı.
Hudeyde ve Yemen'in batı kıyısındaki ortak güçlere ait ordu medyası, darbe grubunun BM ateşkes ihlallerine ilişkin yaptığı açıklamada, milislerin dün (Pazar) Hudeyde’nin güneyindeki Tuhayta ilçesinin dağlık köylerine yönelik operasyonlar düzenlediklerini bildirdi. 
Amarika Tugayları Medya Merkezi tarafından yapılan açıklamaya göre Husilerin hedef alınması, milislerin sivillere karşı işledikleri suçlar ve Stockholm Anlaşması'nı ihlalleri çerçevesinde Hays ilçesinin el-Hille köyündeki sığınmacı kampını ateşe vermesinden bir gün sonra geldi.



Yemenli güvenlik güçleri, WFP çalışanını öldürmekle suçlananları yakaladı

Taiz’deki güvenlik hizmetleri, WFP çalışanını öldürmekle suçlananları yakalamayı başardı (Twitter)
Taiz’deki güvenlik hizmetleri, WFP çalışanını öldürmekle suçlananları yakalamayı başardı (Twitter)
TT

Yemenli güvenlik güçleri, WFP çalışanını öldürmekle suçlananları yakaladı

Taiz’deki güvenlik hizmetleri, WFP çalışanını öldürmekle suçlananları yakalamayı başardı (Twitter)
Taiz’deki güvenlik hizmetleri, WFP çalışanını öldürmekle suçlananları yakalamayı başardı (Twitter)

Yemen’de Taiz şehrindeki güvenlik güçleri, Dünya Gıda Programı (WFP) çalışanı Moayad Hamidi’ye yönelik suikastla doğrudan suçlananların yanı sıra saldırıdan sorumlu bir çetenin üyesi olan 10 kişinin gözaltına alındığını bildirdi.

Motosikletli ve silahlı kimliği belirsiz iki kişi, dün öğle saatlerinde Turba bölgesindeki bir lokantada Hamidi’ye ateş açtı.

Hastaneye kaldırılan Hamidi tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Saldırıda, Yemenli bir başka vatandaş da yaralandı.

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad Muhammed el-Alimi, hükümet yetkilileriyle birlikte, saldırıyla ilgili uluslararası kuruluşlarla kapsamlı temaslar yürüttü.

Resmi kaynaklara göre, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Alimi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bu olayın BM’nin çeşitli alanlardaki müdahalelerini ve Yemen halkına sağladığı yardım programlarını etkilemeyeceğini bildirdi.

Guterres ayrıca, BM’nin Yemen’de barış, güvenlik ve istikrarın tesisi için iyi niyetlerini sürdürme taahhüdünü teyit etti.

Radikal gruplar ve suç unsurlarının fidye için insani yardım çalışanlarını hedef aldığı veya bölgede faaliyet gösteren kuruluşlara baskı uyguladığı Yemen’de, yardım çalışanlarının kaçırılması büyük bir endişe kaynağı oldu.

Ülkedeki çatışma, ayrıca altyapıda ciddi hasara ve birçok alana erişimin kısıtlanmasına neden olarak, yardım çalışanlarının savunmasız nüfuslara ulaşmasını, temel malzeme ve hizmetleri sağlamasını zorlaştırdı.


Sana'da eğitim maliyeti dört katına çıktı

Yemenli öğretmenler Suudi Arabistan desteğiyle eğitim kursu veriyor. (UNICEF)
Yemenli öğretmenler Suudi Arabistan desteğiyle eğitim kursu veriyor. (UNICEF)
TT

Sana'da eğitim maliyeti dört katına çıktı

Yemenli öğretmenler Suudi Arabistan desteğiyle eğitim kursu veriyor. (UNICEF)
Yemenli öğretmenler Suudi Arabistan desteğiyle eğitim kursu veriyor. (UNICEF)

Yemenliler, Sana ve Husiler tarafından kontrol edilen diğer bölgelerde yeni eğitim yılını, okul ücretlerinin dört katına çıkması sonucu şokla karşıladı. Bu, aynı zamanda okullara vergi ve harçlar konulmasıyla aynı zamana denk geldi. Geçtiğimiz yıl dört milyondan fazla çocuk okula gidemezken bu sayının artmasından endişe ediliyor.

Husilerin kontrolündeki bölgelerde, dokuz yıldır maaşlarını alamayan 170 binden fazla öğretmen var. Eğitim sektörü çalışanları ve veliler, darbe hükümetinin Husilerin lideri Abdulmelik el-Husi'nin kardeşi Yahya el-Husi tarafından yönetilen Eğitim Bakanlığı’nın, geçtiğimiz yıl öğrenci başına 4 dolar olan okul ücretlerini, ‘toplumsal katkı’ adı altında öğrenci başına 16 dolara çıkardığını söyledi.

Kaynaklara göre bu karar, eğitime erişemeyen ve okula gidemeyen çocukların sayısını artıracak. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre aileler bu koşullar altında söz konusu ücretleri, ders kitaplarını ve günlük masrafları karşılayamaz durumda.

Anayasa ihlali

Yemen anayasası, tüm eğitim aşamalarında ücretsiz eğitimi öngörüyor. Ancak, darbeci Husiler, 8 yıldır 170 binden fazla öğretmenin maaşını gasp etmesine rağmen, her öğrenci için öğrenim ücreti talep etmeye başladı. Ücretler öğretmenleri desteklemek bahanesiyle iki dolardan dört dolara ve ardından 16 dolara çıkarıldı.

XSCdwfvg
Yemen’de öğrenciler büyk zorluklarla mücadele ediyor. (UNICEF)

Eğitim sektöründe çalışan kaynaklara göre bu paranın okullardaki Husi temsilcileri ve maaşlarına el konulmasını protesto etmek için çalışmaktan kaçınan öğretmenlerin yerine atanan kişilere harcanıyor.

Kaynaklar, Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, Husilerin öğrencilerin okul kitaplarını piyasalardan satın almasını zorunlu kıldığını aktardı. Husiler, okul kitaplarını basmak için kullanılan matbaaları, mezhepsel posterlerini, liderlerinin ve şehitlerinin resimlerini ve Eğitim Bakanlığı'nın liderliği için kâr amaçlı faaliyetler için tahsis etti. Ayrıca yaz aylarında düzenlenen mezhepsel kampları finanse ediyor.

Kaynaklara göre bu adım, her çocuğun ihtiyaç duyduğu miktarı ikiye katlayarak yaklaşık 32 dolara çıkarıyor. Bu da on binlerce çocuğun okula gitmeyen dört milyona katılacağı anlamına geliyor.

Vergiler ikiye katlandı

Husi liderliğinin tüm özel okullara mezhep müfettişleri atama ve onlara bu okulların gelirlerinden aylık maaş verme emriyle aynı zamana denk geldi. Sana'daki bu okullardan bazılarındaki personel, Şarku'l-Avsat'a milislerin bu okullardan topladıkları harçları her yıl iki katına çıkardıklarını söylediler. Bu, okul yönetimlerini milislerin ve delegelerinin artan taleplerini karşılamak için okul ücretlerini geçen yıla göre yüzde 36'ya kadar artırmaya sevk etti.

csdfveg
Husiler okullar aracılığıyla mezhep değişikliği için yoğun çaba harcıyor. (Twitter)

Eğitim kaynaklarına göre bu artış, mezhep seferberliğinden kurtulmak için çocuklarını özel okullara nakletmek zorunda kalan ailelerin sırtına ağır bir yük bindirecek.

Diğer yandan darbe hükümetinin Eğitim Bakanı, yardımcılarıyla bir araya geldi ve yeni eğitim yılının başlaması için hazırlıkları görüştü. Ancak tüm toplantı boyunca öğretmenlere ödenmeyen maaşları hakkında herhangi bir açıklama yapmadı. Ayrıca, Husiler tarafından üç yıl önce kurulan ve öğretmenlere her ay 50 dolarlık destek sağlamak için kurulan Eğitim Destek Fonunun finansmanının açıklanmasını da reddetti.

Eğitim sektöründe çalışan kaynaklar, Husilerin, tüm yerel ve ithal mallardan toplanan büyük miktarda parayı, darbe hükümetinin bakanlığın liderleri ve Husilerin mezhepsel eğitim ofisi olarak bilinen örgütün faaliyetlerini ve savaş cephelerine katılmak için gençleri ve çocukları askere alma sürecini finanse etmek için fon olarak ayırdığını doğruluyor.

xhyej6u
Eğitim Destek Fonu'nun fonları Husi grubunun üyelerine harcanıyor. (Husi Medyası)

Yemen'de eğitim ve öğretim sektöründe çalışan iki kaynak, Şarku'l Avsat’a verdiği röportajda, bu fona toplanan paranın, Husilerin mezhepsel eğitim ofisini yöneten Ahmed Hamad tarafından kontrol edildiğini aktardı. Hamad, parayı öğrencilerin ve öğretmenlerin performansını izlemek ve okullarda mezhepsel faaliyetler yürütmek için kullanıyor. Husiler, genç yaştaki çocuklara mezhepsel fikirleri aşılayarak, kontrol ettikleri bölgelerde mezhepsel bir değişim yaratmaya çalışıyor.

Kaynaklar, bu fonun bir kısmının çocukların askere alınması, kamplarını ve mezhepsel içerikli kursları finanse etmek için kullanıldığını bildirdi. Söz konusu kurslar, Husilerin kontrolündeki bölgelerdeki tüm çalışanlar, öğretmenler ve üniversite profesörleri için zorunlu. Çalışanların işlerini sürdürmeleri için bu kurslara katılmaları gerekiyor ve bu kurslar, Husilere olan sadakatlerini değerlendirmek için bir standart olarak kullanılıyor.


Yemen: Husiler arasında yolsuzluk iddiaları gündemde

BM, Husilerin Hudeyde limanına müdahalesini engelleyemedi (Şarku’l Avsat)
BM, Husilerin Hudeyde limanına müdahalesini engelleyemedi (Şarku’l Avsat)
TT

Yemen: Husiler arasında yolsuzluk iddiaları gündemde

BM, Husilerin Hudeyde limanına müdahalesini engelleyemedi (Şarku’l Avsat)
BM, Husilerin Hudeyde limanına müdahalesini engelleyemedi (Şarku’l Avsat)

Yemen’de Husi liderler arasındaki mülk çekişmesi, bir grup yetkilinin 2019’da bir yakıt sevkiyatı yapılması planı çerçevesinde yaklaşık 58 milyon dolarlık bir yolsuzluk olayına karıştığını ortaya çıkardı. Ancak anlaşmadan doğrudan sorumlu olan Sana’daki petrol şirketinin müdürü başta olmak üzere, şu ana kadar olaya karışanlardan hesap sorulmadı.

Mesele, sükunetten önceki yıllara, petrol türevleri krizinin uydurulduğu ve Husi liderlerin petrol şirketi ve şubelerine atanan yetkililer, Hudeyde Limanı yönetimi ve Maliye Bakanlığı ile iş birliği içinde olduğu yıllara dayanıyor.

O dönemde akaryakıt sevkiyatı yapılarak sevkiyat, Hudeyde limanına getirildi ve bedeli ödendi. Ancak sevkiyat ortadan kayboldu ve akıbeti bilinmiyor. Bu suçlamanın sorumluları, karşılıklı suçlamalarda bulunuyor. Öyle ki içlerinden biri, petrol şirketinin Hudeyde’deki şubesini ve liman yönetimini, yükü boşaltmadan geminin hareket etmesine izin vermekle suçluyor. Diğerleri ise şirket yönetimini, sevkiyatın şirketin limandaki şubesinin tanklarına boşaltıldığından emin olmadan önce ödemeyi peşin yapmakla suçluyor.

Petrol sektöründe faaliyet gösteren kaynaklara göre o dönemde Husiler tarafından Sana’daki Yemen Petrol Şirketi’nin yönetici müdürü olarak atanan Ali et-Taifi, özel bir şirkete petrol sevkiyatı ithal etmesi için onay verdi. Şirket, sevkiyatı ithal etti ve gemi, boşaltılmak üzere Hudeyde limanına girdi.

Kaynaklar, ‘Ebu Mahfuz’ olarak bilinen, darbe yönetim kurulu ofisi müdürü Ahmed Hamed’in yardımcısı olarak kabul edilen bir kişinin, petrol şirketinin limandaki şubesinin tanklarına boşaltıldığından emin olmadan miktarı şirketin hesabına iade ettiğine dikkat çekti.

Anlatılan bu hikâyeye göre gemi yükünü boşaltmak yerine malları başka bir ülkeye satmak üzere limandan ayrıldı. Şirket ise ödemeyi gerçekleştirdi. Ancak kaynaklar, geminin yükünü boşaltmadan liman rıhtımından ayrılmasına nasıl izin verildiğine, petrol şirketinin şube müdürünün oynadığı role, akaryakıt depolarının sorumlularının ve sanık şirketin ödemeyi nasıl yaptığını açıklamadı.

Husiler olayın üstünü örtmeye çalışıyor

Kaynaklar, skandaldan bir yıl sonra milis liderliğinin, söz konusu mezhepçi kişiyi ‘kendisi veya Hudeyde şubesindeki yetkililer hakkında herhangi bir işlem yapmadan’ petrol şirketinin yönetiminden uzaklaştırdığını bildirdi.

Husi liderliğinde Muhammed el-Husi tarafından yönetilen diğer kanadının, Yolsuzlukla Mücadele Otoritesi’ne olayı soruşturma talimatı verdiği ve otoritenin de davayı olaydan bir yıldan fazla bir süre sonra savcılığa havale ettiği ortaya çıktı. Savcılık ise dosyayı Ticaret Mahkemesi’ne havale etti. Ancak kaynaklara göre olaya karışanlar, darbeci hükümetteki Hukuk İşleri Bakanlığı yetkilileri de dahil olmak üzere üst düzey yetkililer olduğu için dava takip edilmedi.

Sendikacı Muhammed el-Hamzi, yaptığı açıklamada Abdullah ed-Dayaa, Abdulkerim eş-Şarabi ve Arif el-Masabi ile birlikte Yemen Petrol Şirketi Sendikası ve Birlikler Koordinasyon Konseyi adına bu davanın takipçilerinden biri olduğunu dile getirdi. Hamzi, özellikle bu dava olmak üzere yolsuzluk davalarını ve petrol türevleri ve ihale yolsuzluğu konusunu ifşa ettiği için hapse atıldı.

Hamzi, davada henüz ilerleme kaydedilmediğini, tüm faillerin parmaklıkların dışında olduğunu, davayı hareket ettirecek, miktarı devlet hazinesine iade edecek ve kasıtlı olarak takip etmeyi ihmal edenler de dahil olmak üzere suç ortaklarını cezalandıracak kimsenin olmadığını vurguladı.

Tanınmayan darbeci hükümette Hukuk İşleri Bakanı’nın gönderdiği bir belge, bu konunun en son iki yıl üç ay önce tartışıldığını gösteriyor. Öyle ki 21 Mart 2021’de milisler tarafından petrol şirketinin müdürü olarak atanan Ammar ed-Adrai’ye bir mektup göndererek, şirketin bu davayı Ticaret Mahkemesi’nde takip etmemesini eleştirdi.

Belgeye göre petrol şirketiyle ilgili önemli bir sorunun varlığına ilişkin olarak daha önce 31 Mayıs 2021’de de petrol şirketine hitap edilmişti. Sorun, sözde Genel Fonlar Mahkemesi tarafından Ticaret Mahkemesi’ne sevk edilen 57.8735 milyon doların yağmalandığı en büyük yolsuzluk davalarından biri olarak kabul ediliyor. Ancak o tarihten bu yana petrol şirketi, davayı takip etmedi ve kararı temyize götürmedi. Bu durum ise halkın parasının yağmalanmasını kolaylaştırmak anlamına geliyor. Ama konu hala gündeme gelmedi.

Şüpheli gelişmeler

Husilerin petrol sektöründeki yolsuzluğuyla bağlantılı olarak, şirketin Hudeyde vilayetindeki şubesinde çalışan kaynaklar, yolsuzluk nedeniyle görevden alınan müdür Yaser el-Vahidi’nin Ras İsa Petrol Limanı’ndaki yeni gelişmelerin uygulanmasını denetlemekle görevlendirildiğini ve milyonlar harcandığını ortaya koydu. Limandaki işçi ve çalışanların ise alacaklarını alamadıklarını belirten kaynaklar, Ebu Mahfuz ile olan ilişkisinden ve nüfuzundan yararlanarak yaptığı yolsuzluklara itiraz ettikten sonra yardımcısının tüm yetkilerinin elinden alındığını ifade etti.

Kaynaklar, milislerin birkaç hafta önce Ras Isa limanında demirlemiş olan harap Safer petrol tankeri kurtarma operasyonunun başlamasıyla bağlantılı olarak limanda geliştirmeler yaşanmaya başladığını belirtti. Ancak gelişmeler hakkında ayrıntıya yer vermedi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, “Vahidi, oradaki işçilere Ras Isa limanının yanında ek bir petrol limanı inşa etme sürecinde olduğunu bildirdi. Amacın, örneğin hükümetin darbeden önce harap durumdaki Safer tankerine alternatif olarak üzerinde çalışmaya başladığı kara tanklarının yerine özel tankların yapılması gibi, limanda petrol türevleri ticaretini tekelleştiren bazı milis tüccarlara ayrıcalıklar vermek olacağından korkuluyor” ifadelerini kullandı.