İngiltere ilkbaharı kısıtlamaları kaldırarak karşıladı

İngiltere’de dün kapatma kısıtlamalarının hafifletilmesinin ardından kalabalık Londra sokakları (Reuters)
İngiltere’de dün kapatma kısıtlamalarının hafifletilmesinin ardından kalabalık Londra sokakları (Reuters)
TT

İngiltere ilkbaharı kısıtlamaları kaldırarak karşıladı

İngiltere’de dün kapatma kısıtlamalarının hafifletilmesinin ardından kalabalık Londra sokakları (Reuters)
İngiltere’de dün kapatma kısıtlamalarının hafifletilmesinin ardından kalabalık Londra sokakları (Reuters)

Birleşik Krallık’ta (İngiltere, İskoçya, Galler, Kuzey İrlanda) yoğun kitlesel aşılama kampanyaları ve uzun süreli kapanma uygulamalarının etkileri sonucu azalan Kovid-19 vakalarının ardından Krallık’ın İngiltere kesiminde kısıtlamaların çoğu kaldırıldı ve barlar, kuaför salonları ve alışveriş merkezleri gibi işletmeler yeniden hizmete açıldı. 
Başbakan Boris Johnson yaptığı açıklamada, “Bunun uzun süredir kapalı olan işyeri sahipleri ve diğer herkes için bir rahatlama sağlayacağına eminim. Bu, sevdiğimiz ve özlediğimiz şeyleri yapmaya geri dönmemiz için bir fırsat” dedi. Ancak, vakaların artmasını önlemek için "sorumlu davranma" çağrısında bulundu. İngilizler tecrit altında geçirdikleri uzun bir kışın ardından bahara kısıtlamalar hafifletilmiş bir şekilde girdiler.
Londra'nın batısındaki bir barda 32 yaşındaki Coby Weiss, "Bunca aydan sonra bugün nihayet geldi" dedi. Masa başına izin verilen maksimum kişi sayısı 6 olduğu için etrafındaki iki masada toplamda 12 kişi oturmuştu. Bazıları bira içmeyi tercih ederken, diğerleri ise sıcak bir içecekle yumurta ve sosis içeren İngiliz kahvaltısını seçti ve özçekimler yaparak bu anı kutladılar.
Londra'nın en önemli ticari caddelerinden biri olan Oxford Caddesi’nde müşteriler maskelerini takarak sabah 05.30'dan itibaren giyim mağazalarının önünde sıralanarak, dondurucu soğuğa rağmen zorunlu olmayan mağazaların yeniden açılış saatinden iki saat önce buralarda beklediler. İngiltere'nin farklı bölgelerinde kuaför salonları da doldu ve bazıları yoğun talebi karşılamak için gece yarısından itibaren açıldı. Bu sahneler, 127 binden fazla ölümle Avrupa'da pandemiden en çok etkilenen ülkedeki epidemiyolojik durumun sıkı kapanmalar ve yoğun aşılama kampanyalarının etkisiyle düzelmesiyle mümkün hale geldi. Ocak ayının başından Aralık ayına kadar kararlaştırılan üçüncü tecritten beri Londra gibi bazı bölgelerde vaka sayısı, hastanelerde yatan hasta sayısı ve ölümler önemli ölçüde azaldı.
Barlar ve dükkanların yanı sıra, İngilizler spor salonlarına, tatil köylerine, kütüphanelere ve yüzme havuzlarına da gidebilecek. İngiltere Bira ve Barlar Birliği, İngiltere'deki barların yalnızca yüzde 40'ının yeniden açılmaya yetecek kadar açık alana sahip olduğunu belirtmesine rağmen, bu atılım salgın nedeniyle sert bir darbe alan ekonomik çevreler tarafından sabırsızlıkla bekleniyordu. Son gelişmeler, Aralık ayının başından bu yana büyük bir kısmını 50 yaşın üstündekilerin oluşturduğu yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 60'ına ilk dozun uygulanmasını sağlayan yoğun aşılama kampanyası sayesinde mümkün hale geldi.
Yetkililer, son olarak ihtiyati açıdan 30 yaşın üstündekilere verilmesi kararlaştırılan AstraZeneca aşısı ile ilgili kan pıhtılaşması olasılığı konusunda ortaya çıkan endişelere rağmen, Temmuz ayı sonuna kadar tüm yetişkinlere ilk doz aşıyı verme hedeflerini sürdürdüler. Bu gelişmeye rağmen tedbir alma çağrıları da çoğaldı.  İngiliz hükümetine bağlı Yeni ve Gelişmekte Olan Solunum Virüsü Tehditleri Danışma Grubu (Nervtag) Başkanı Profesör Peter Horby, Thames Radyosu’na yaptığı açıklamada, "Ne kadar süreceğini tam olarak bilmesek bile vaka sayısında kesinlikle bir artış olacak” dedi.
İngiltere'de illere göre farklı bir program içeren ülkenin yeniden açılması kararı, 17 Mayıs'ta kapalı salonlardaki restoranların yanı sıra sınırlı sayıda kişi  bulunması şartıyla otel, müze ve tiyatro salonlarının yeniden açılmasını da kapsıyor. Kovid-19’un mutasyonlu türlerinin ülkeye taşıma endişesiyle yurtdışına seyahatler en erken bu tarihe kadar yasaklanacak.
Cenaze törenleri ise, kraliyet ailesini Prens Philip için küçük çaplı bir cenaze töreni düzenlemeye zorlayan 30 kişi ile sınırlandı.
Johns Hopkins Üniversitesi ve Bloomberg haber ajansı tarafından dün (Pazartesi) yayınlanan verilere göre, Birleşik Krallık’ta bugüne kadar 39,6 milyon doz Kovid-19 aşısı yapıldı. Bugün açıklanan verilere göre ülke çapındaki ortalama aşılama oranının günde 383 bin 305 doz olduğu tahmin ediliyor. Bu orana göre bu hızla ülke nüfusunun yüzde 75'inin iki doz ile aşılanmasının beş ay sürmesi bekleniyor.
İskoçya 26 Nisan’da açılacak
Birleşik Krallık’ın ikinci büyük kesimi olan İskoçya ise kısıtlamalara devam ediliyor. İskoçya Başbakanı Nicola Sturgeon kafeler, barlar ve restoranlar için kısıtlamaların 26 Nisan’da hafifletileceğini duyurdu. 26 Nisan’dan itibaren, kafeler, restoranlar ve barların saat 22.00’ye kadar açık alanda hizmet vereceği ve kapalı mekanda ise düşük kapasiteyle hizmet verebileceğini belirtti.
İskoçya’nın sokağa çıkma kısıtlamaları 2 Nisan’da kaldırıldı. Seyahat kısıtlamaları ise 26 Nisan’da tamamen kaldırılmış olacak.
Birleşik Krallık’ta koronavirüse karşı aşı kampanyası yaklaşık 16 hafta önce başladı. Verilere göre ülkede ilk koronavirüs vakasının açıklanmasının üzerinden yaklaşık 1 yıl 10 hafta geçmesinin ardından ülkedeki toplam Kovid-19 vaka sayısı 4,38 milyona, salgına bağlı toplam can kaybı ise 127 bin 331’e ulaştı. Dozlar ve aşılanacak kişilerin sayıları, devletin verdiği aşı türüne, yani bir veya iki doz olup olmamasına bağlı olarak tahmin ediliyor.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe