Kulaklarınızı iyi açın ve okuyun!

Kitap dinlemenin zamanı yoktur (Pixabay)
Kitap dinlemenin zamanı yoktur (Pixabay)
TT

Kulaklarınızı iyi açın ve okuyun!

Kitap dinlemenin zamanı yoktur (Pixabay)
Kitap dinlemenin zamanı yoktur (Pixabay)

Hela Kerim
Hangimiz uykuya dalarken dede ve büyükannelerimiz ya da anne ve babalarımızın okuduğu ya da anlattığı hikâyelerle uyuyakalmadı ki. Bu genellikle henüz okumayı bilmediğimiz zamanlardaydı.
Uykudan önce masal ve hikâyeler, çocukların hayallerinin dehlizlerine girişti ki hala da öyle. Anlatıcının sesinin kesilmesiyle birlikte rüyaların eşiğinden içeri adım atılır.
Anlatı, çocuğun küçük kafasında hayal gücünün iplerini çözebilmesi için anlatıcının istediği gibi sunulduğu için bu, her insanın çocukluğundan itibaren kültürüyle ilk tanışması sayılabilir.

Yaşayan bir hikâye anlatıcısı
Sesli hikâyeler, hiç de yeni bir durum değil. Hikâye anlatıcısı, her zaman mahalle kahvehanelerinde eski hikâyeler anlatır. Erkekler, oturup hikâyeleri dinler ve karakterlerle ilgili taraf tutarlar.
Hikâye anlatıcısı, cebinde bazen küçük kamışlar taşır ve zaman zaman ritimli bir şekilde masaya vurur. Hikâyeyi açıklamak ya da olayları canlandırmak için bazı fiziki hareketler yapar. Dinleyicilerin, destekleyici, kızgın veya itiraz içeren yorumlarına kulak verir. Ses tonu ile tüm duyguları dinleyiciye geçirir. Karakterleri taklit ederek sesi yükseltip alçaltır. Hikâye anlatıcısı, okuma oranlarının düşük olduğu köy ve şehirlerde popüler bir kültürün temsilcisiydi.
Radyoların yaygınlaşmasıyla birlikte hikâyeler bölümler şeklinde yayınlanmaya başladı. Radyolardaki bu hikâyeler, birden fazla kişi tarafından seslendirilir. Özellikle de diyaloglarda ses değişiyordu. İnsanlar, bu bölümleri pembe dizi gibi izler ve bekler hale geldiler.
Hikâye anlatıcılığı mesleği, eğitimin yayılmasından sonra unutulup gitti. Kadim miraların anlatıldığı kitaplarda kaldı. Ancak başka bir yolla yeniden ortaya çıkmış görünüyor. Okunan kitaplar, roman ve hikâyelerden, siyasi, ekonomik, edebi, felsefi ve diğer alanlardan kitaplara ulaştı. Dinleyiciler, bir gruptan yalnızca bir kişiye düştü. Bir radyo, şarkı veya program dinler gibi istedikleri her yerde dinleyebiliyorlar.

Okunan ve dinlenen arasında   
Parasını daima kitap satın almaya yatırdığını söyleyen Gassan Haddad, kitap okumayı çok sevdiğini ifade ediyor. Haddad, her gün işe giderken yanına aldığı kitabı okuduğunu ve zamanın nasıl geçtiğini anlamadığını belirtiyor. Telefon ya da tablet ekranlarından kitap okumanın kendisini çekmediğini söyleyen Haddad, yaşının ilerlemesiyle birlikte okuma gözlüğü kullanmak zorunda kaldığını ve otobüste kitap okurken başının dönmeye başladığını ifade ediyor. Bunun üzerine kızının ona bir sesli kitap uygulaması yükleyip kendisine bir kulaklık verdiğini söylüyor. Evde Wi-fi ile sesli kitaplar indirip yolda dinlediğini anlatıyor.
Sesli kitap fikrinden hoşlanan Gassan, daha önce okuduğu romanları sık sık dinlediğini, çünkü okuyucuların performanslarının romanlara farklı bir boyut kattığını söylüyor. Ancak bazı seslendirmelerin insanın dikkatini dağıtacak derecede aşırıya gittiğini düşünüyor. “Bu şiir değil, bir okuma” diyen Gassan, “Bir fikri iletmek için okumaya duygu verilmesine karşı değilim ama bazı seslendirmelerde abartıya kaçılıyor” diyor. Haddad, sesli kitap dinlerken daha sevecen ve etkileşimli bulduğu için kadın seslerini tercih ettiğini dile getiriyor.
Ancak her şeye rağmen Gassan, ‘okumanın’ gözbebeği olduğunu söylüyor. Evde veya kafelerde kitapları yavaş okuduğunu ancak yolda zaman geçirmek için kitap dinlediğini söylüyor.

Modern çözüm
Nadiye Kablan, sesli kitapların modern dönemde bir çözüm olarak ortaya çıktığını söylüyor. Bilgisayar karşısında sayılar ve isimlerle geçen zorlu bir iş gününün ardından okuma yapmak için zamanının olmadığını ifade ediyor.
Nadiye, çoğunlukla sesli kitap dinlerken uyuyor ve daha çok İngilizce seslendirmeler tercih ediyor. Seslendirmenin kadın ya da erkek olmasının onun için bir önemi olmadığını söylüyor. Kablan, “Ne zaman hislenmem gerektiğine ben karar veririm. Okuyucu tarafsız, düzgün ve net bir okuyuşa sahip olmalı. Duygu verip beni ses tonu ile etkilemesine gerek yok. İstiyorsa kitap seslendirmeyi bırakıp oyunculuk yapabilir. Etkiyi oluşturması gereken kullanılan kelime ya da verilen fikirdir” diyor.
Nadiye dikkati dağıldığı için araç kullanırken sesli kitap dinlemek yerine yolda şarkı, podcast veya haber dinlemeyi tercih ediyor.
Kablan’a göre sesli kitaplar, okuma yazma bilmemeler, meşguliyet, gözle ilgili sorunlar yaşayanlara kadar çeşitli nedenler kitap okuyamayan insanlar için güzel bir çözüm olduğuna dikkat çekiyor. Annesinin yemek pişirdiği süre boyunca duygusal hikâyeler dinlediğini bildiriyor. 

Okumanın alışkanlıkları
Rebi ed-Dika’nın kitap okuma konusunda belirli alışkanlıkları var. Kitap onun için herhangi bir elektronik veya ses cihazından çok daha fazla şey ifade ediyor. Sayfaları çevirmek ve ona dokunmak Rebi için çok şey ifade ediyor. Kitap ve kahvesini alıp kanepeye geçtiği zaman hissettiklerinin sesli kitap tarafından telefi edilemeyeceğini söylüyor. Dika, “Birbirleri ile kıyaslanamazlar. Okumak için elime bir cihaz alsam gerilirim ve aldığım zevki kaybederim” diyor.
Rebi, daha önce kitaplarını arkadaşlarıyla paylaşmaktan mutlu olduğunu ancak şu an defalarca okumuş olsa da tek birini bile kimseye vermek istemediğini dile getiriyor. Elini attığı zaman kitabının kitaplığında olmasını sevdiğini söylüyor.
Nayef Hasan, bazı kitapların özellikle de felsefi, ekonomik ve kitapların dinlemekle yetinilemeyeceğini söylüyor. Bu tür kitapların ikinci bir okumaya ihtiyacı olduğunu ifade eden Hasan, referans olarak başvurmak, üzerinde düşünüp fikri anlamak ve analiz etmek gerektiğine dikkat çekiyor. Kitabı genellikle yanında kalemle okuduğunu belirten Hasan dikkatini çeken ifadelerinin altını çizip daha sonra geri dönmek üzere kenar boşluklarına notlar aldığını belirtiyor.
Nayef, basılı kitaplar okuma tutkusuna rağmen bunun onu ‘devasa bir kütüphane’ içeren telefonundan da birçok kitap okumaktan alıkoymadığını ifade ediyor. Araç kullanırken kişisel gelişim kitapları ve hikâyeler dinlemenin kendisinde alışkanlık haline geldiğine dikkat çekiyor. Sesli kitap dinlerken hiç okuma zevki hissetmediğini ancak uzun süre araba kullanan biri için iyi olduğunu söylüyor.
Okumanın hayal gücü ve yaratıcılığını özgürleştirdiğine işaret eden Hasan, beklenti ve hayal açısından geniş ufuklar sunduğunu bildiriyor. Romanlarda anlatıcının aceleciliği olmaksızın okuyucunun zaman ve ritmine göre hayal kurma imkânı sunduğunu söylüyor.

Kitap seslendirmenleri
Bir de daha önce radyo, kaset, albüm en son da uygulamalardan dinlediğimiz kitapları seslendirenler var.
Sesli kitap seslendiren Arapça öğretmeni Samar Şihab eş-Şerif, çocukların olaylara göre değişen vurgu ve tonlamalar yaptığı seslendirmelerinden hoşlandığını söylüyor. Arapça seslendirmelerin dinlenilme oranlarının azaldığına dikkat çeken Şerif, bunun üzerine okul kütüphanesindeki hikâyeleri ses efektleri katarak seslendirmeye karar verdiğini ifade ediyor.
Samar, çocuk kitapları seslendiriyor. İnsanların uzun hikayelere odaklanma kabiliyetlerinin sınırlı olduğunu söyleyen Şerif, bir keresinde 20 dakikalık bir hikaye seslendirmeyi denediğini ve onuncu dakikadan sonra çocukların dikkatlerinin dağıldığını hissettiğini belirtti. Bazılarının 15’inci dakikaya kadar dayandığını ifade eden Şerif, bu nedenle uzun romanlar kaydetmenin yetişkinler için bile sağlıklı olmadığını söylüyor. Yapılan kayıt ne kadar kısa olursa o kadar odaklanıp dinlenebileceğine dikkat çekiyor.
Samar, okumayı dinlemeye tercih ettiğini ancak işinden dolayı sesli kitap da dinlediğini söylüyor. Anlatıcının kadın ya da erkek olmasının bir önemi olmadığını önemli olanın okuma şekli olduğunu ifade ediyor. Çocuklara duygunun geçmesi için tonlama yapmayı sevdiğini çünkü görselliğin olmadığı yerde işitmenin önemli olduğunu belirtiyor. Çocuklar hayal güçlerini tetiklemek için tüm dikkatlerini işitmeye odaklanıyor. Böylece önlerindeki resmi görüyorlarmış gibi hayal güçlerini canlandırmaya çalışıyorlar.

Samar, ses tonu ve hamlığı nedeniyle sık sık iltifatlar duyuyor. Harfleri net ve mutedil bir hızda çıkmasının övgüyle karşılandığını söylüyor. Sesin net olması için tüm faktörlerin gerekli olduğunu söylüyor.

Dublajdan kitap seslendirmeye
Seslendirmen Suad İlyas Garaveys’te okuma tutkusunun henüz okul sıralarında ödev olduğu dönemlerinde başladığını söylüyor. Hanna Al-Fakhoury adında bir Arap dili öğretmeninin harflerin seslendirilmesi ve çıkışlarını öğretip ve ezberletmesinin kendisine çok ilginç ve zevkli geldiğini söylüyor.
Sad, Arapça kitaplar okumayı sevdiğini ve dilin derin bir ruhaniyete sahip olduğunu söylüyor. Bu konuyla ilgilendiğini ve okuldan sonra bunun üzerine yoğunlaştığını ifade ediyor.
Rahmetli oyuncu Michel Tabet sayesinde telaffuz ve ‘vokaliz’ sesine hayran olmasının ardından bu alana girdiğini söylüyor. Ondan Meksika pembe dizilerinin bölümlerini kaydetmesini istediğini ardından o ve aktör Patrick Mubarak’ın ona kitap seslendirmeyi teklif ettiğini ifade ediyor.
İşe, stüdyoda metinler, çoğunlukla hikâyeler, romanlar ve diyaloglar kaydetmekle başladığımı ifade eden Suad, hikâyenin duygularını hissettiğini, hatta bazen fiziksel hareketlerle ifade ettiğini söylüyor. Karakterin bazen ona stüdyo dışında da eşlik ettiğine dikkat çekiyor.
Ancak Suad, dinlemek yerine kitap okumayı tercih ettiğini söylüyor.
Okumanın bir insanı daha fazla takip edip odaklanabilmesini sağladığına inanıyor. Ancak dinlemede tam bir odaklanma sağlanamadığı takdirde kişinin öykünün dışında kaldığına işaret ediyor.
Sesli kitap dinlerken bir erkek sesini kadın sesine tercih ettiğini söylüyor. Abdulmecid Meczubi Cihad el-Atraş, Ömer ez-Zeyn ve İlyas Nasır’ın seslerini sevdiğini ifade ediyor.



İzlenmeler yarı yarıya düşünce fişi çekildi: Marvel'dan final kararı

43 yaşındaki Charlie Cox, Daredevil: Born Again'de gündüzleri görme engelli avukat Matt Murdock, geceleriyse New York sokaklarında suçla savaşan süper kahraman Daredevil rolünde (Disney+)
43 yaşındaki Charlie Cox, Daredevil: Born Again'de gündüzleri görme engelli avukat Matt Murdock, geceleriyse New York sokaklarında suçla savaşan süper kahraman Daredevil rolünde (Disney+)
TT

İzlenmeler yarı yarıya düşünce fişi çekildi: Marvel'dan final kararı

43 yaşındaki Charlie Cox, Daredevil: Born Again'de gündüzleri görme engelli avukat Matt Murdock, geceleriyse New York sokaklarında suçla savaşan süper kahraman Daredevil rolünde (Disney+)
43 yaşındaki Charlie Cox, Daredevil: Born Again'de gündüzleri görme engelli avukat Matt Murdock, geceleriyse New York sokaklarında suçla savaşan süper kahraman Daredevil rolünde (Disney+)

Charlie Cox'un başrolünü üstlendiği Daredevil: Born Again için yolun sonu göründü. 

Hollywood Reporter'ın sektör kaynaklarına dayandırdığı haberine göre Marvel Stüdyoları imzalı yapım, yaklaşan üçüncü sezonuyla final yapacak.

Kararın, üçüncü sezon çekimlerinin tamamlanmasından yaklaşık iki ay sonra alınması dikkat çekti.

Deadline'a göre oyuncu kadrosuna dün sabah dizinin üçüncü sezonla sona ereceği bildirildi.

Marvel'ın final kararının yanı sıra dizinin başyazarı Dario Scardapane'yle de sessizce yollarını ayırdığı ortaya çıktı. Scardapane'in sözleşmesinin, kurgu dahil post-prodüksiyon çalışmaları sürerken yenilenmemesi sektörde şaşkınlık yarattı. 

Dizinin kalan post-prodüksiyon çalışmalarını kimin yöneteceği henüz belli değil. Bununla birlikte yapımın tamamlanmaya yakın olduğu belirtiliyor.

Marvel Stüdyoları ise konuya ilişkin bir açıklama yapmadı.

Netflix'ten Disney+'a uzanan çalkantılı süreç

İlk olarak 2015-2018'de Netflix'te üç sezon yayımlanan ve geniş bir hayran kitlesi edinen Daredevil, Temmuz 2022'de Disney+ için verilen 18 bölümlük siparişle yeniden hayata döndürülmüştü. Ancak proje, ekran yolculuğu boyunca çalkantılı süreçlerden geçti.

2023'teki senarist ve oyuncu grevleri nedeniyle çekimlere ara veren Marvel, dizinin yaratıcı yönünü kökten değiştirme kararı aldı. 

Netflix'teki diziden daha hafif bir ton benimseyen ve her bölümde farklı bir hikayeye odaklanan ilk başyazarlar Matt Corman ve Chris Ord'la yollar ayrıldı.

Corman ve Ord'un yerine, Netflix'in Punisher dizisinde çalışan Dario Scardapane başyazarlığa getirildi. Loki ve Moon Knight'la tanınan Justin Benson ve Aaron Moorhead ise yönetmen olarak görevlendirildi.

Başlangıçtaki 18 bölümlük sipariş daha sonra iki sezona bölündü ve toplam bölüm sayısı 17'ye indirildi.

İzlenme oranlarında sert düşüş

Dizi, suç dünyasının güçlü isimlerinden Wilson Fisk'in (Vincent D'Onofrio) New York Belediye Başkanı olmasını ve Daredevil başta olmak üzere bütün maskeli kahramanları hedef almasını konu ediniyor.

2025'te yayımlanan ilk sezon güçlü bir başlangıç yapmıştı. İlk 5 günde dünya genelinde 7,5 milyon izlenmeye ulaşan yapım, Disney+'ın 2025'teki en güçlü dizi açılışını gerçekleştirmişti.

Ancak Matt Murdock'ın cezaevine gönderilmesiyle final yapan ikinci sezonun ABD'deki izlenme rakamları yaklaşık yüzde 50 düştü.

Charlie Cox ve Vincent D'Onofrio'nun yanı sıra Deborah Ann Woll, Elden Henson ve Wilson Bethel'in de rol aldığı Daredevil: Born Again, üçüncü ve final sezonuyla 2027'de Disney+'ta izleyiciye veda edecek.

Independent Türkçe, Deadline, Hollywood Reporter


4 yıl önce duyurulan devam filminden endişelendiren haber

Francis Lawrence'ın yönettiği 2007 yapımı zombi filmi Ben Efsaneyim, New York'ta hayatta kalan son insan Robert Neville'in, insan soyunu tüketen virüse tedavi bulma çabasını anlatıyordu (Warner Bros.)
Francis Lawrence'ın yönettiği 2007 yapımı zombi filmi Ben Efsaneyim, New York'ta hayatta kalan son insan Robert Neville'in, insan soyunu tüketen virüse tedavi bulma çabasını anlatıyordu (Warner Bros.)
TT

4 yıl önce duyurulan devam filminden endişelendiren haber

Francis Lawrence'ın yönettiği 2007 yapımı zombi filmi Ben Efsaneyim, New York'ta hayatta kalan son insan Robert Neville'in, insan soyunu tüketen virüse tedavi bulma çabasını anlatıyordu (Warner Bros.)
Francis Lawrence'ın yönettiği 2007 yapımı zombi filmi Ben Efsaneyim, New York'ta hayatta kalan son insan Robert Neville'in, insan soyunu tüketen virüse tedavi bulma çabasını anlatıyordu (Warner Bros.)

Kült bilimkurgu Ben Efsaneyim'in (I Am Legend) devam halkasının duyurulmasının üzerinden 4 yıl geçmesine rağmen, merakla beklenen projenin önünde hâlâ bazı engeller bulunduğu ortaya çıktı.

Will Smith, 2007 yapımı ilk filmde insanlığın büyük bölümünü yok eden bir salgının ardından New York'ta tek başına hayatta kalan askeri virolog Robert Neville'i canlandırmıştı. Film, 585 milyon dolardan fazla hasılat elde ederek gişede büyük başarı kazanmıştı.

Senarist Akiva Goldsman, Radio Times'a verdiği röportajda uzun süredir beklenen devam filminin önünde bazı engeller bulunduğunu kabul etti.

Goldsman, "Beni pes etmeye zorlayan bir dizi engelle karşılaştım ama buna direniyorum" diyerek ekledi: 

Durum bundan ibaret. Pes etmiyoruz ve denemeyi sürdürüyoruz. Bu filmi hayata geçirebilmek için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz.

Öte yandan senarist, ilk filmde Alman çoban köpeği Sam'in izleyicileri derinden sarsan ve tartışmalara yol açan ölümünün ardından, hayranları rahatlatacak bir söz verdi. Goldsman, devam halkasında hiçbir köpeğin ölmeyeceğini söyledi.

Goldsman bu sözünü esprili bir dille şöyle açıkladı:

Bir köpek daha öldürürsek gelecek tepkilerden sağ çıkamayacağımdan korkuyorum. Şunu da belirtmeliyim: İlk filmin açılış sekansıyla hemen ardından gelen sahne arasında gezegendeki neredeyse herkesi öldürdük ve kimse bunu sorun etmedi. Ama tek bir köpeği öldürünce... Test gösterimlerinde bu kadar çok kişinin salonu terk ettiğine daha önce hiç tanık olmamıştım.

Devam filmi alternatif finali temel alacak

Yılın başlarında, Creed 2: Efsane Yükseliyor (Creed II) ve Transformers: Canavarların Yükselişi'yle (Transformers: Rise of the Beasts) tanınan Steven Caple Jr.'ın filmi yöneteceği açıklanmıştı.

Will Smith ve Michael B. Jordan'ın filmde birlikte rol alması bekleniyor. Smith aynı zamanda yapımcılığı da üstlenecek.

Devam halkasının, Dr. Robert Neville'in kendini feda ettiği sinema versiyonundaki finali yok sayacağı belirtiliyor.

Yapım bunun yerine, DVD sürümünde yer alan alternatif finali temel alacak. Bu versiyonda Neville, enfekte kişilerin son saldırısından kurtularak hayatta kalıyor.


Tom Cruise'un 6 dakikalık konuşması alkış tufanı kopardı

64 yaşındaki Tom Cruise, yeni filminde kendi tetiklediği küresel bir felaketi "insanlığın kurtarıcısı" rolüne bürünerek önlemeye çalışan dünyanın en güçlü insanı Digger Rockwell'i canlandırıyor (Reuters)
64 yaşındaki Tom Cruise, yeni filminde kendi tetiklediği küresel bir felaketi "insanlığın kurtarıcısı" rolüne bürünerek önlemeye çalışan dünyanın en güçlü insanı Digger Rockwell'i canlandırıyor (Reuters)
TT

Tom Cruise'un 6 dakikalık konuşması alkış tufanı kopardı

64 yaşındaki Tom Cruise, yeni filminde kendi tetiklediği küresel bir felaketi "insanlığın kurtarıcısı" rolüne bürünerek önlemeye çalışan dünyanın en güçlü insanı Digger Rockwell'i canlandırıyor (Reuters)
64 yaşındaki Tom Cruise, yeni filminde kendi tetiklediği küresel bir felaketi "insanlığın kurtarıcısı" rolüne bürünerek önlemeye çalışan dünyanın en güçlü insanı Digger Rockwell'i canlandırıyor (Reuters)

Aksiyon sinemasının önde gelen isimlerinden Tom Cruise, Hollywood'da giderek büyüyen yapay zeka tartışmasına katıldı.

Sinema salonu kültürünün en güçlü savunucularından biri olarak görülen aktör, BAFTA'nın dün (21 Eylül Pazartesi) Londra'da düzenlediği "Life in Pictures" etkinliğinde, yapay zekanın sektörü hızla dönüştürdüğü bir dönemde insan emeğinin ve sanatsal üretimin önemine dikkat çekti.

Sunucu Edith Bowman'ın yapay zekanın sinema üzerindeki etkisine ilişkin sorusunu yanıtlayan Cruise, yaklaşık 6 dakika süren konuşmasıyla salondan büyük alkış aldı.

Yapay zekanın sinemada kullanımının yaygınlaşacağını kabul eden Cruise, buna karşın insan emeğine dayalı sanatın ve sinema salonu deneyiminin önemini vurgulayarak şöyle konuştu:

İnsanın yerini hiçbir şey tutamaz. İnsanlar bu deneyimi yaşamak istiyor ve bunun için sinema salonlarına gidiyor. Ben insanlığa her zaman inanıyorum.

Cruise da kariyerini izleyiciye mümkün olduğunca gerçek ve inandırıcı bir sinema deneyimi sunmak üzerine kurdu.

Pandemi sonrasında sinema sektörünün toparlanmasına öncülük eden yapımlardan Top Gun: Maverick, ağırlıklı olarak fiziksel efektlerden ve gerçek uçuş görüntülerinden yararlanmasıyla övgü toplamıştı.

Cruise, Görevimiz Tehlike (Mission: Impossible) serisinin her yeni filminde daha tehlikeli aksiyon sahnelerine imza atmıştı. Serinin son iki halkasında ise kontrolden çıkan bir yapay zeka ana düşman olarak izleyici karşısına çıkmıştı.

Gişede başarı kazanan filmlerin ve gençlerin salonlara gösterdiği ilginin, insanların ortak sinema deneyiminden vazgeçmediğini kanıtladığını söyleyen Cruise, ömrünü bu mesleğe adayan emekçilerin bilgi ve becerilerinin kaybolmaması gerektiğini söyledi.

Daha önce 2023'teki Oyuncular Birliği (SAG) ve Amerikan Televizyon ve Radyo Sanatçıları Federasyonu'nun (AFTRA) grev görüşmelerinde de oyuncuların yapay zekaya karşı korunması gerektiğini savunmuştu. 

Cruise, sözlerini "İnsanlar gerçek şeyler görmek istiyor" diyerek sürdürdü.

Etkinlikte kariyerinden ve yakında gösterime girecek yeni filmi Digger'dan da söz eden Cruise, Alejandro González Iñárritu'nun yönettiği filmi "üzerinde çalıştığı en özgün ve etkileyici projelerden biri" diye tanımladı.

Oyuncu ayrıca rolü kabul etmeden önce Iñárritu'dan senaryoyu iki gece boyunca kendisine okumasını istediğini anlattı.

Film, Cruise'un canlandırdığı petrol tüccarı Digger Rockwell'in, kendi eylemleriyle başlattığı çevre felaketini önlemeye çalışmasını konu alıyor.

Digger, 2 Ekim'de sinemalarda vizyona girecek. 29 Eylül'deyse İstanbul Modern Sanat Müzesi'nde Sinefil Galası başlıklı programında üyelere yönelik özel gösterimde sinemaseverlerle buluşacak. 

Independent Türkçe, Deadline, TheWrap