Viyana görüşmelerinde ilerleme kaydedilirken, Tahran ‘mantıksız taleplerden’ endişe ediyor

Nükleer Anlaşma Ortak Komisyonu, dün katılımcı ülkelerin heyetleriyle (ABD heyeti hariç) bir toplantı düzenledi (AFP)
Nükleer Anlaşma Ortak Komisyonu, dün katılımcı ülkelerin heyetleriyle (ABD heyeti hariç) bir toplantı düzenledi (AFP)
TT

Viyana görüşmelerinde ilerleme kaydedilirken, Tahran ‘mantıksız taleplerden’ endişe ediyor

Nükleer Anlaşma Ortak Komisyonu, dün katılımcı ülkelerin heyetleriyle (ABD heyeti hariç) bir toplantı düzenledi (AFP)
Nükleer Anlaşma Ortak Komisyonu, dün katılımcı ülkelerin heyetleriyle (ABD heyeti hariç) bir toplantı düzenledi (AFP)

Nükleer anlaşmaya yeniden tam olarak uygulanması yönünde Washington ile Tahran arasındaki dolaylı müzakerelerin ikinci turu, heyetlerin ülkelerine döndüğü bir ‘dinlenme ve fikir alışverişi’ döneminin ardından, müzakerelerin yeniden başlatılmasına yönelik bir anlaşmayla sona erdi. Nitekim önümüzdeki hafta Viyana'da üçüncü bir tura başlanacak.
Müzakerelerin koordinatörü Avrupa Birliği (AB), hem iki taraf arasındaki hem de ABD ile dolaylı görüşmelerin önümüzdeki hafta devam edeceğini bildirdi. AB tarafından yapılan açıklamada, “Katılımcılar, koordinatörün tüm taraflar ve ABD ile devamlı bireysel temasları sayesinde ortak diplomatik çabalarını sürdürme konusundaki kararlılıklarını yineledi” ifadeleri kullanıldı. Aynı zamanda adımların nasıl sıralanacağına ilişkin çalışmak üzere üçüncü bir çalışma komitesinin kurulduğu, müzakerecilerin önümüzdeki hafta diyalog masasına döneceklerini bildirdi.

Üçüncü komisyon yakında açıklanacak
AB’nin müzakerelere koordinatörlük yapan Dış İlişkiler Servisi Genel Sekreter Yardımcısı Enrique Mora, dün Ortak Komisyon’un üçüncü resmi oturumu ardından yaptığı açıklamada, kaydedilen ilerlemeyi ele aldıklarını aktardı. Üçüncü bir komisyonun yakında duyurulacağını açıklayan Mora, “Bizi yoğun çalışmalar bekliyor. Diplomasi, devam eden zorlukların üstesinden gelme yönünde nükleer anlaşmada ilerlemenin tek yoludur” ifadelerini kullandı.
Anlaşmaya dahil olan taraflar, Tahran ve Washington'un anlaşma hükümlerine yeniden uyum sağlamasına imkan veren bir çözüme ulaşmak yönünde Ortak Komisyon çerçevesinde Viyana'daki tartışmalarını yoğunlaştırmıştı. ABD heyeti Viyana’da yer almış, ancak görüşmelere doğrudan katılmamış, İran heyeti ile aynı masaya oturmamış; Avrupalılar ise iki taraf arasında kolaylaştırıcı bir rol üstlenmişti.
Üçüncü komisyonda, nükleer anlaşmaya uyum sağlama yönünde ilk adımı kimin atacağı konusundaki tartışmalara dair engellerin aşılması yolunda çalışılması bekleniyor. Nitekim Tahran, kaydettiği ihlalleri Washington yaptırımları kaldırmadan durdurmayacağını söylerken ABD ise Tahran anlaşmaya tam uyum sağlamadan herhangi bir yaptırımı kaldırmayacağını öne sürüyor.
Şarku’l Avsat’ın diplomatik kaynaklardan edindiği bilgilere göre söz konusu komisyon, müzakerelere katılan taraflarca sunulan, anlaşmazlıkların üstesinden gelinmesi yönünde paralel adımlar atılmasını gerektiren önerileri inceleyecek.

Çin’den açıklama
Söz konusu müzakerelerin ardından gazetecilere konuşan Çin heyeti, “Artık tüm tarafların Tahran ve Washington'un nükleer anlaşmaya dönmesine ilişkin daha net bir vizyonu var. Komite, iki uzman komisyonun çalışmalarında ilerleme kaydetti” açıklamalarında bulundu.
Gelecek turlarda tüm ABD yaptırımlarının kaldırılması üzerine odaklanılacağını bildiren Viyana’daki Çin Daimi Temsilcisi Büyükelçi Wang Qun, Washington'un üçüncü şahıslara uygulananlar da dahil olmak üzere İran'a yönelik tüm yaptırımları kaldırması gerektiğini vurguladı. Nitekim ABD, İran ile ilişkilerinden dolayı Çin'e de yaptırım uyguluyor.
Diğer yandan Rusya'nın Viyana'daki uluslararası kuruluşlar nezdindeki daimi temsilcisi Mihail Ulyanov ise Twitter hesabından yaptığı açıklamalarda “Heyetlerin başkentlerine danışmaları yönünde bir ara verilmesine karar verildi. Komisyon önümüzdeki hafta başlarında yeniden bir araya gelecek. Ortak komisyon, Viyana görüşmelerinde bugüne kadar kaydedilen ilerleme ışığında, nükleer anlaşmaya tam anlamıyla geri dönülmesine yol açan olası pratik adımlar dizisini ele almak için üçüncü bir çalışma grubu kurmaya karar verdi” ifadelerini kullandı.
Konuyla ilgili haberlere göre, İran’ın nükleer alandaki Başmüzakerecisi Abbas Arakçi, toplantılarda ‘talepler sınırı aştığı, oturumlar birer zaman kaybına dönüştüğü, mantıksız talepler duyulduğu taktirde’ müzakerelerden geri çekilme tehdidinde bulundu.
İran resmi medyası, “Arakçi’nin görüşmelerin gidişatına ilişkin değerlendirmesi, mevcut zorluklara rağmen ilerleme kaydedildiği yönünde” ifadelerini okuyucularına servis etti.

Ruhani görüşmeleri değerlendirdi
İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ise görüşmeleri Tahran’dan değerlendirdi. Görüşmelerde yüzde 60 ila 70 oranında bir ilerleme kaydedildiğine değinen Ruhani, “ABD’liler harekete geçmeye devam ettikleri taktirde, içtenlikle hızlı bir şekilde anlaşmaya varabiliriz. Bugün Viyana'da her zamankinden daha güçlü görüşmelerde bulunuyoruz. Bu, ABD'nin azami baskı politikasının hezimete uğradığı anlamına geliyor” açıklamalarında bulundu.
Ülke içindeki eleştirilere üstü kapalı atıfta bulunan Ruhani, “Müzakerelerde Rehber’in (Ali Hamaney) belirlediği çerçeveye bağlı kaldık. İnsanları hayal kırıklığına uğratan herhangi bir söz veya hareket, büyük bir ihanettir” dedi.
Ancak müzakerelere dahil olanlar aynı derecede iyimserlik göstermedi. Nitekim iki taraf arasında, özellikle de nükleer anlaşmayla ilgili ABD yaptırımları başta olmak üzere, çözülmeyi bekleyen onlarca madde var.
Reuters’ın haberine göre İranlı bir yetkili, “Mayıs ayı son tarihi yaklaşıyor; kısa vadede Viyana'da tartışılan husus, tüm taraflara karmaşık teknik sorunları çözmeleri için daha fazla zaman tanıyan bir ara anlaşmanın ana hatlarıdır” dedi.
Bir başka İranlı yetkili ise tüm yaptırımların kaldırılması yönündeki teknik adımlar konusunda siyasi bir anlaşmaya varıldığı taktirde, Tahran'ın diğer ülkelerdeki İran fonlarının serbest bırakılması karşılığında yüzde 20 oranında uranyum zenginleştirilmesini erteleyebileceğini söyledi.
‘Geçici bir anlaşma’ ya da ‘adım adım’ giden bir projenin varlığını reddeden Arakçi ise bunun masada olmadığını vurguladı. İran merkezli haber ajanslarının kendisinden aktardığına göre bu konudaki haberleri yanlış olarak niteleyen Arakçi, “Yaptırımların kaldırılması yönünde sadece son bir adım için pazarlık yapıyoruz. Müzakerelerin tüketilmesini ya da acele edilmesini kabul etmiyoruz. Rehber’in de vurguladığı gibi, müzakerelerin yıpratılmasına hiçbir şekilde izin vermeyecek, bir sonuca varmak için acele etmeyeceğiz. Nitekim müzakereler, ülkenin çıkarlarına ve köklü tutumlarına hizmet edecek şekilde dikkatlice yürütülmelidir” dedi.

“İran ve ABD tarafları arasında herhangi bir müzakere gerçekleşmedi”
Arakçi’nin Ulusal Güvenlik Komisyonu’na yaptığı açıklamada “Müzakerelerin yapıldığı otelde ABD heyeti bulunmuyor; İran ve ABD tarafları arasında herhangi bir müzakere gerçekleşmedi” dediğini aktaran İran Parlamento Başkanı Yardımcısı Ali Nikzad, “ABD’liler, Arakçi’nin söyledikleri aksine müzakere otelindeydi” ifadelerini kullandı.
Nikzad, İranlı müzakere heyetinin geçtiğimiz Aralık ayında “Yaptırımları Kaldırmak Yönünde Stratejik Hareket” adı altında yayınlanan parlamento yasasının çizdiği çizgilere uyması gerektiğini vurguladı. Nükleer anlaşmaya yönelik ihlallerini artırmaya başlayan İran hükümeti, uranyum zenginleştirme oranını yüzde 20’lere çıkarmaya, Natanz tesisindeki gelişmiş santrifüjleri artırmaya, uranyum zenginleştirme çarkını yeniden Fordo tesislerine aktarmaya başlamıştı. Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması (NPT) protokolünü askıya alan İran, ilk kez uranyum metali üretmiş, ancak Ruhani’nin emriyle bundan geri adım atmıştı.
Parlamentonun ‘hala yasalara bağlı olduğunu’ kaydeden Nikzad, Viyana'daki müzakere ekibine tavsiyelerde bulunarak “Hiçbir şey yapamayacak dahi olsanız, müzakereleri yıpratmaktan kaçının. Zira parlamento, kanunla çelişen şeylerle karşı çıkar” ifadelerini kullandı.
İran Meclisi 90. Madde Komisyonu Başkanı Nasrallah Pejmanfar, “Bu görüşmelerin bir sonu yok. Parlamento yasasına aykırı hareket edildiği taktirde buna karşı gelinmeli” ifadelerini kullandı.
Nitekim İran parlamento tarafından kabul edilen yasada, hükümler aşıldığı taktirde İran Atom Enerjisi Kurumu veya Dışişleri Bakanlığındakiler dahil olmak üzere İranlı yetkililerin yargılanabileceği öngörülüyor. Parlamento tarafından yapılan bu uyarılar, Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Said Hatipzade’nin Viyana müzakerelerinden çıkan hiçbir anlaşmanın parlamentoda onaylanmasına gerek olmadığını açıklamasının ardından geldi. Hatipzade, böyle bir durumda bunun Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi tarafından görüşüleceğini ve Ali Hamaney’den imza alınacağını söylemişti.



Ukrayna: Rusya'dan elektrik şebekesine büyük saldırı

Rus İHA’ları ve füze saldırıları Kiev'deki hayati öneme sahip sivil altyapıya ciddi hasar verdikten sonra, bir enerji şirketinin çalışanı bir elektrik trafosunu inceliyor, (Reuters)
Rus İHA’ları ve füze saldırıları Kiev'deki hayati öneme sahip sivil altyapıya ciddi hasar verdikten sonra, bir enerji şirketinin çalışanı bir elektrik trafosunu inceliyor, (Reuters)
TT

Ukrayna: Rusya'dan elektrik şebekesine büyük saldırı

Rus İHA’ları ve füze saldırıları Kiev'deki hayati öneme sahip sivil altyapıya ciddi hasar verdikten sonra, bir enerji şirketinin çalışanı bir elektrik trafosunu inceliyor, (Reuters)
Rus İHA’ları ve füze saldırıları Kiev'deki hayati öneme sahip sivil altyapıya ciddi hasar verdikten sonra, bir enerji şirketinin çalışanı bir elektrik trafosunu inceliyor, (Reuters)

Ukrayna elektrik şebekesi işletmecisi bugün yaptığı açıklamada, Rus güçlerinin Ukrayna'nın enerji altyapısına "geniş çaplı bir saldırı" başlattığını, bunun da ülke genelinde yaygın elektrik kesintilerine yol açtığını duyurdu.

Ukrinergo Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, "Düşmanın verdiği hasar nedeniyle çoğu bölgede acil elektrik kesintileri uygulanmıştır" ifadesini kullandı.

Bu arada, ABD Başkanı Donald Trump, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşıyla ilgili "çok iyi görüşmelerin" devam ettiğini söyledi ve ayrıntılara girmeden, bu görüşmelerin sonucunda "bir şeyler olabileceğini" ifade etti.


ABD ve Rusya nükleer müzakerelere başlıyor... Çin, Fransa ve Birleşik Krallık’ın da dahil edilmesi yönünde baskı var

(foto altı) ABD Başkanı Donald Trump ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping (AFP)
(foto altı) ABD Başkanı Donald Trump ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping (AFP)
TT

ABD ve Rusya nükleer müzakerelere başlıyor... Çin, Fransa ve Birleşik Krallık’ın da dahil edilmesi yönünde baskı var

(foto altı) ABD Başkanı Donald Trump ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping (AFP)
(foto altı) ABD Başkanı Donald Trump ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping (AFP)

ABD ile Rusya, Yeni Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşması’nın (New START) süresinin dolmasının ardından görüşmeler yapmaya hazır olduklarını açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump, nükleer silahlanma yarışında tehlikeli bir aşamaya girilmesini önleyecek yeni kısıtlamalar getirilmesi için Çin’in de sürece dahil edilmesi konusunda ısrarcı olurken, Rusya’nın Fransa ve Birleşik Krallık’ın da kapsama alınmasına yönelik çağrıları karşılık bulmadı.

Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, “ABD açısından kötü müzakere edilmiş ve açıkça ihlal edilen New START Anlaşması’nı uzatmak yerine, nükleer uzmanlarımız gelecekte uzun süre geçerli olacak, yeni, daha iyi ve modern bir anlaşma üzerinde çalışmalı” ifadesini kullandı. Trump, herhangi bir görüşmeden söz etmezken, yeni bir anlaşmanın Çin’i de içermesi gerektiğini vurguladı.

Trump ayrıca, “ABD dünyanın en güçlü ülkesidir” değerlendirmesinde bulunarak, ilk başkanlık döneminde nükleer silahlar da dahil olmak üzere orduyu tamamen yeniden inşa ettiğini belirtti. Donanmanın yeni savaş gemileriyle güçlendirildiğini ve Uzay Kuvvetleri’nin kurulduğunu hatırlatan Trump, “Pakistan ile Hindistan, İran ile İsrail, Rusya ile Ukrayna arasında nükleer savaşların önüne geçtim” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump (EPA)ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

ABD ile Rusya arasında nükleer silahların sınırlandırılmasına yönelik son anlaşma olan New START’ın süresi, her iki ülkenin de yeni silah nesilleri geliştirdiği bir dönemde sona erdi. Bu süreçte Çin’in de nükleer başlıkların taşınmasına yönelik yeni yöntemler denediği biliniyor. Ukrayna’daki savaş nedeniyle yeni bir anlaşmaya ilişkin ABD-Rusya görüşmeleri askıya alınırken, 2010 tarihli New START Anlaşması, ABD ve Rusya’nın sahip olabileceği stratejik nükleer başlık sayısını taraf başına bin 550 ile, fırlatma platformu sayısını ise 700 ile sınırlamıştı.

Kusurları giderme

ABD Dışişleri Bakanlığı Silahların Kontrolü ve Uluslararası Güvenlik Müsteşarı Thomas G. DiNanno, Cenevre’de düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) Silahsızlanma Konferansı’nda yaptığı konuşmada, Başkan Donald Trump’ın yeni bir anlaşmaya yönelik tutumunu destekleyerek New START Anlaşması’nın ‘temel kusurlar’ barındırdığını söyledi. DiNanno, Rusya’nın tekrarlanan ihlalleri, küresel nükleer stokların artması ve New START Anlaşması’nın tasarım ve uygulanmasındaki eksikliklerin, ABD’ye ‘geçmiş bir dönemin değil, günümüz tehditlerinin ele alındığı yeni bir yapının oluşturulması için acil bir gereklilik’ yüklediğini ifade etti. Çin’in nükleer kapasitesine de dikkat çeken DiNanno, “Bugün geldiğimiz noktada Çin’in nükleer cephaneliği tamamen sınırsız, şeffaflıktan yoksun, bildirimsiz ve denetimsiz durumda” dedi. DiNanno, silahların kontrolünde yeni dönemin net bir odakla devam edebileceğini ancak bunun ‘müzakere masasında yalnızca Rusya’nın değil, daha fazla ülkenin yer almasını gerektirdiğini’ vurguladı.

Pentagon... ABD Savunma Bakanlığı (Reuters)Pentagon... ABD Savunma Bakanlığı (Reuters)

DiNanno, Pekin’i gizli nükleer denemeler yapmakla da suçladı. “ABD hükümetinin, Çin’in yüzlerce tonluk patlayıcı güce sahip denemelere yönelik hazırlıklar da dahil olmak üzere nükleer patlama testleri gerçekleştirdiğinden haberdar olduğunu açıklayabilirim” dedi. Çin ordusunun bu denemeleri, nükleer patlamaların üzerini örterek gizlemeye çalıştığını öne süren DiNanno, bunun söz konusu testlerin nükleer denemelerin yasaklanmasına ilişkin yükümlülükleri ihlal ettiğinin bilincinde olunduğunu gösterdiğini ifade etti.

Rusya'nın istekleri

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (AP)Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (AP)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geçen yıldan bu yana Washington’un da aynı yönde adım atması halinde anlaşmada öngörülen sınırlara bir yıl daha uymaya hazır olduğunu açıklamıştı. Ancak Trump bu Rus talebine yanıt vermedi. Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuri Uşakov, perşembe günü yaptığı açıklamada, Putin’in anlaşmanın süresinin dolmasını çarşamba günü Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile gerçekleştirdiği görüşmelerde ele aldığını belirterek, Moskova’nın ‘güvenlik durumunun dikkatli bir analizine dayanarak dengeli ve sorumlu bir şekilde hareket edeceğini’ söyledi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı da yaptığı yazılı açıklamada, ‘mevcut koşullar altında New START Anlaşması taraflarının, anlaşma kapsamındaki temel hükümler de dahil olmak üzere, herhangi bir karşılıklı yükümlülük veya bildirimle bağlı olmadıklarının varsayıldığını ve atacakları bir sonraki adımları tamamen serbestçe belirleyebileceklerini’ bildirdi.

Yeni bir gelişme olarak Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rus ve ABD’li müzakerecilerin son Rusya-Ukrayna görüşmeleri kapsamında silahlanma konusunu da ele aldığını açıkladı. Peskov, “Tarafların sorumlu tutumlar benimsemesi ve bu meseleye ilişkin görüşmelere en kısa sürede başlanmasının gerekliliği konusunda bir anlayış var. Bu konu Abu Dabi’de de gündeme geldi” şeklinde konuştu.

Peskov, anlaşma sınırlarına en az altı ay süreyle uyulmasına yönelik gayriresmi bir mutabakat ihtimaline ilişkin raporun sorulması üzerine, “Bu tür hükümler yalnızca resmi olarak uzatılabilir. Bu alanda gayriresmi bir uzatmayı hayal etmek zor” yanıtını verdi. Peskov, Moskova’nın anlaşmanın perşembe günü sona ermesinden üzüntü duyduğunu ve bunu ‘olumsuz’ değerlendirdiğini de yineledi.

Çin’in reddi

Bu arada Çinli diplomat Chen Jian, ülkesinin silahsızlanma müzakerelerine katılması yönündeki ABD taleplerini açıkça reddetti. Çin’in nükleer cephaneliğinin hızlı büyümesine rağmen, ABD ve Rusya’ya kıyasla çok daha küçük olduğunu savunan Jian, konferansta yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: “Çin’in nükleer kapasitesi hiçbir şekilde ABD ya da Rusya’nın seviyesine yaklaşmamakta. Çin bu aşamada nükleer silahsızlanma müzakerelerine katılmayacak.”

Rusya'nın BM Cenevre Ofisi Daimî Temsilcisi Gennady Gatilov ise yeni nükleer görüşmelerin Fransa ve Birleşik Krallık gibi nükleer silaha sahip diğer ülkeleri de kapsaması gerektiğinde ısrar etti. Gatilov, “Bir nükleer ittifak olduğunu ilan eden NATO’da ABD’nin askeri müttefikleri olan Birleşik Krallık ve Fransa’nın da sürece katılması halinde Rusya bu süreçte yer alacaktır” dedi.

Öte yandan Avrupalı liderler, uzun süredir müttefik ülkelere ABD tarafından sağlanan nükleer şemsiye yerine, Washington’dan bağımsız nükleer güçler oluşturulmasını tartışıyor. Japonya, Güney Kore ve Türkiye de nükleer silaha sahip olmayan ancak bu yönde politika değişikliğini gündemine alan diğer ülkeler arasında yer alıyor.

Ayrıca Hindistan, Pakistan ve Kuzey Kore resmi olarak nükleer silaha sahip ülkeler olarak bilinirken, İsrail’in de geniş bir nükleer cephaneliğe sahip olduğuna yaygın biçimde inanılıyor.


Trump, Hindistan’ın Rus petrolü alımını durdurma sözü vermesinin ardından Hindistan’a uyguladığı ‘cezai’ gümrük vergilerini iptal etti

Beyaz Saray’da düzenlenen ortak basın toplantısında ABD Başkanı Donald Trump ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi (Arşiv – Reuters)
Beyaz Saray’da düzenlenen ortak basın toplantısında ABD Başkanı Donald Trump ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi (Arşiv – Reuters)
TT

Trump, Hindistan’ın Rus petrolü alımını durdurma sözü vermesinin ardından Hindistan’a uyguladığı ‘cezai’ gümrük vergilerini iptal etti

Beyaz Saray’da düzenlenen ortak basın toplantısında ABD Başkanı Donald Trump ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi (Arşiv – Reuters)
Beyaz Saray’da düzenlenen ortak basın toplantısında ABD Başkanı Donald Trump ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi (Arşiv – Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump dün, Yeni Delhi’nin Rusya’dan petrol almaya devam etmesi nedeniyle daha önce Hindistan menşeli ürünlere uygulanan yüzde 25’lik ek gümrük vergilerini kaldırma kararı aldı. Karar, iki ülke arasında bu hafta varılan ticaret anlaşmasının yürürlüğe girmesiyle birlikte alındı.

Trump’ın imzaladığı başkanlık kararnamesine göre Hindistan, Rus petrolünü doğrudan ya da dolaylı yollarla ithal etmeyi durdurmayı taahhüt etti.

Kararnamede ayrıca, Yeni Delhi’nin ABD’den enerji ürünleri satın almayı ve ‘önümüzdeki on yıl boyunca savunma iş birliğinin genişletilmesine yönelik ABD ile bir çerçeveye bağlı kalmayı’ kabul ettiği belirtildi.

Yüzde 25 oranındaki ek ABD gümrük vergilerinin, bugün ABD doğu saatiyle sabah 12.01 itibarıyla kaldırılacağı bildirildi.

Karar, Trump’ın birkaç gün önce Hindistan ile bir ticaret anlaşmasına varıldığını açıklamasının ardından geldi. Anlaşma, Hindistan ürünlerine uygulanan gümrük vergilerinin düşürülmesini, buna karşılık Başbakan Narendra Modi’nin Ukrayna savaşı nedeniyle Rusya’dan petrol alımını durdurma taahhüdünü içeriyor.

Anlaşma kapsamında Washington, Hindistan ürünlerine uygulanan gümrük vergilerini yüzde 25’ten yüzde 18’e indirmeyi kabul etti.

Beyaz Saray tarafından yayımlanan ortak açıklamada, Hindistan’ın önümüzdeki beş yıl içinde ABD’den enerji ürünleri, uçaklar, değerli metaller, teknoloji ürünleri ve kömür olmak üzere toplam 500 milyar dolar tutarında alım yapmayı planladığı ifade edildi.

Söz konusu anlaşma, Trump’ın Rus petrolü alımlarının sona erdirilmesini Ukrayna’daki savaşı finanse eden bir unsur olarak görmesi nedeniyle, Washington ile Yeni Delhi arasında aylardır süren gerilimi de azaltıyor.

Anlaşmayla birlikte Trump ile Modi arasındaki yakın ilişkilerin yeniden canlandığına dikkat çekilirken, ABD Başkanı daha önce Modi’yi ‘en yakın dostlarından biri’ olarak nitelendirmişti.