WHO: Güney Asya’daki gelişmeler endişe verici, aşılama kampanyaları desteklenmeli

Tayland Başbakanı dün Kovid-19 hastaları için kurulan sahra hastanesini ziyaret ederken (AFP)
Tayland Başbakanı dün Kovid-19 hastaları için kurulan sahra hastanesini ziyaret ederken (AFP)
TT

WHO: Güney Asya’daki gelişmeler endişe verici, aşılama kampanyaları desteklenmeli

Tayland Başbakanı dün Kovid-19 hastaları için kurulan sahra hastanesini ziyaret ederken (AFP)
Tayland Başbakanı dün Kovid-19 hastaları için kurulan sahra hastanesini ziyaret ederken (AFP)

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) bazı Asya ülkelerinde, yeni mutasyonlar ve yavaş aşılama kampanyaları nedeniyle rekor sayıda kaydedilen günlük vaka ve ölüm oranları sebebiyle epidemiyolojik durumlarındaki gelişmeleri çok büyük bir endişe ile takip ettiğini açıkladı. WHO yaptığı açıklamada, söz konusu ülkeleri salgına karşı koruma ve virüsü kontrol altına alma tedbirlerini sıkılaştırmaya davet ederken, uluslararası toplumu da bu ülkelerin yeterli miktarda aşıya erişimlerinin sağlanması konusunda yardımcı olma çağrısında bulundu.
Bu gelişme, birçok ülkenin sınırları yeniden açarak, turizm sezonunu kurtarmak için ilk adımları atmaya başladıkları bir zamana denk gelirken, Güney Asya bölgesi salgının ana odak noktası haline geldi. Tayland ve Hindistan, toplam vaka sayılarında, Brezilya’yı geride bırakarak Amerika Birleşik Devletleri’nden ardından ikinci sıraya yerleşti.
WHO, dünya genelinde kaydedilen yeni günlük vaka sayılarının dörtte birinin şu anda 300 bine yakın yeni vaka tespit edilen Hindistan’da kaydedildiğini tahmin ediyor. WHO ayrıca Hindistan’ın yüksek nüfusu (1,4 milyar kişi) göz önüne alındığında, ülkedeki her yüz 100 bin kişi başına düşen enfeksiyon oranın hala Avrupa ülkelerinde kaydedilen oranlardan daha düşük olduğuna dikkat çekti. Ancak WHO uzmanları, bu yüksek rakamların Hindistan gibi zayıf sağlık sistemi sebebiyle zorluk çeken bir ülkede, gerçek bir tehlike oluşturduğunu, bu hızda vaka kaydedilmeye devam edilirse ülkenin salgının daha fazla kötüye gitmesiyle başa çıkamayacağını söylüyorlar. Hindistan hükümeti pazartesi günü yaptığı açıklamada, çoğu hastanenin maksimum kapasitesine ulaşmasının ardından, önümüzdeki haftanın başlarına kadar başkent Yeni Delhi’de kapanma önlemlerinin uygulanacağını duyurdu.
Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu (IFRC), Güney Asya bölgesinin İngiltere ve Güney Afrika’dan gelen yeni varyantlar sebebiyle şiddetli bir salgın dalgasına maruz kaldığını belirtti. IFRC yaptığı açıklamada, rekor sayıda vaka ve ölüm oranları kaydeden bölgelerin Hindistan ve Tayland ile sınırlı olmadığını, Bangladeş ve Pakistan gibi diğer ülkelerin de birkaç gün önce vaka ve ölüm sayılarında yeni rekorlar kırdığını belirtti. Söz konusu bölgelerde kaydedilen verilerde, geçen senenin ortalarında salgının zirve noktasında kaydedilen verilere göre yüzde 50 oranında artış olduğu görüldü.
WHO Tayland Bölge Ofisi yaptığı açıklamada, birçok gece kulübünde yeni bir salgının ortaya çıkmasının ardından, bu ayın başında 26 olan günlük vaka sayısının bu haftanın başından bu yana bin 965'e yükseldiğini belirtti. İngiliz varyantı ülkenin birçok bölgesinde yaygın bir hale geldi. Bu durum, hükümetin koruyucu tedbirlerini sıkılaştırmasının yanı sıra tatil köylerinin açılmasının ertelenmesine, okulları kapatılmasına, toplanmaların engellenmesine ve restoranlarda alkol satışını yasaklamasına yol açtı.
Komşu Kamboçya’da ise, Başbakan Hun Sen salgının ülkeyi ‘ölümün eşiğine’ getirdiğini belirterek, salgının başlangıcından bu yana ilk kez Başkent Punom Pen’de kampanya önlemlerinin uygulanacağını duyurdu.
WHO Bölge Ofisi yaptığı açıklamada, Filipinler ve Endonezya’nın geçen şubat ayından bu yana maruz kaldıkları yeni salgın dalgasını kontrol altına almakta büyük zorluklarla yüzleştiklerini ifade etti.

Çin yurt dışından gelen 11 yeni vaka tespit etti
Çin, son 24 saatte yurt dışından geldiklerini söylediği 11 yeni vaka tespit ederek hala çok düşük oranlarda vaka kaydetmeye devam ederken, Japonya, vaka sayılarında sürekli bir artış ile mücadele ediyor. Japonya diğer yandan, temmuz ayı ortasında başlaması planlanan Yaz Olimpiyatlarına yönelik son hazırlıkları tamamlıyor. Japonya’daki epidemiyolojik sahnenin giderek kötüleşmesi ve hükümetin planlandığı gibi düzenlenmesi konusunda ısrar ettiği Olimpiyatların iptalini isteyen yerel seslerin yükselişi ile, Başkent Tokyo Valisi hükümete, geçen ay sonlandırılan OHAL’in uzatılması çağrısında bulundu.
WHO uzmanları, birçok ülkenin ilk salgın dalgasına karşı son derece uygun bir şekilde mücadele ettiği Asya kıtasında yürütülen aşılama kampanyalarındaki yavaşlığın, epidemiyolojik durumun ulaştığı mevcut şartların ana sebebini oluşturduğunu belirtiyorlar. WHO’nun belirttiğine göre, aşıların teminindeki aksaklık, aşılama kampanyalarının başlamasındaki gecikme, bölgenin bazı ülkelerinde nüfusun büyük bir kısmının aşı yaptırma konusundaki isteksizliği, salgının yeni bir dalgasının oluşmasına ve mutasyonların hızla yayılmasına yardım etti.
Güney Kore daha önce yaptığı bir açıklamada, günde bir milyon kişiyi aşılama planını duyurmuştu ancak son üç ayda günde yalnızca 27 bin aşı uygulayabildi. Japonya’da ise nüfusun sadece yüzde 1’i aşı oldu. Diğer yandan ABD’de ise aşılanan kişi oranı, toplam nüfusun yüzde 25’ini aştı.
Uzmanlar, yoksul ülkelerde aşılama kampanyalarındaki aksamaların, aşı yetersizliğinden ve lojistik imkanların zayıflığından kaynaklandığını, zengin ülkelerde ise çoğunlukla insanların aşı olmaktan kaçınmalarından kaynakladığını fark ettiler. Belki de bu durumun en net örneği, nüfusun çoğunluğunun Çin şirketi Sinovac tarafından üretilen koronavirüs aşısını olmayı reddettiği Hong Kong olabilir. Bu durum, Çin’in Hong Kong’un iç işlerine müdahalesini giderek artırması sebebiyle Hong Kong sakinlerinin Çinli yetkililer tarafından verilen bilgilere karşı güven duymamalarından kaynaklanıyor.
Uzmanlar ayrıca aralık ayında aşı kampanyasını başlatan Singapur’un, vatandaşları aşı olmaya ikna etme konusunda hala güçlük yaşadığını belirttiler.
WHO, Güney Asya’daki zengin ülkelerin bu yılın sonuna kadar sürü bağışıklığına kavuşmasını beklerken, bölgedeki yoksul ülkelerin durumunun hala risk altında olduğunu söylüyor ve sonuçlarının tahmin edilmesi zor olan bir salgın felaketinin yaşanmasını önlemek için uluslararası topluma Günay Asya’daki yoksul ülkelere hızlı bir şekilde yardım eli uzatma çağrısında bulunuyor.



Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
TT

Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)

ABD ordusu dün yaptığı açıklamada, Doğu Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı yaptığından şüphelenilen bir tekneye düzenlenen saldırıda iki kişinin öldüğünü duyurdu.

Trump yönetimi, eylül ayından bu yana Venezuela'dan Karayipler ve Pasifik bölgelerinde faaliyet gösteren ve "uyuşturucu teröristleri" olarak adlandırdığı gruplara karşı askeri operasyon yürütüyor.

ABD Ordusu Güney Komutanlığı, X platformunda yaptığı açıklamada, "İki uyuşturucu teröristi öldürüldü, biri saldırıdan sağ kurtuldu" ifadesini kullandı.

ABD Sahil Güvenlik Teşkilatı'na, "hayatta kalan için arama ve kurtarma sistemini harekete geçirme" talimatı verildiğini belirtti.

Trump yönetimi yetkilileri, teknelerin uyuşturucu kaçakçılığıyla ilgili olduğuna dair kesin bir kanıt sunmadı; bu da operasyonların yasallığı konusunda tartışmalara yol açarak, yargısız infaz teşkil edebilecekleri endişelerini artırıyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD'nin bugüne kadar düzenlediği 38 hava saldırısında toplam ölü sayısı en az 130'a ulaştı.

Bu, ABD özel kuvvetlerinin ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu yakalamasından beri ABD ordusu tarafından açıklanan, uyuşturucu taşıyan bir tekneye yönelik üçüncü hava saldırısı.

Maduro, hapse girmeden önce Karayipler ve Pasifik'teki ABD askeri harekatının rejim değişikliğini hedeflediğini defalarca iddia etmişti.

Geçtiğimiz ay, saldırılardan birinde öldürülen iki Trinidadlının akrabaları, 14 Ekim'de gerçekleştirilen saldırıda haksız ölüm iddiasıyla ABD hükümetine karşı dava açtı.


Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
TT

Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanlarıyla ayrı ayrı telefon görüşmeleri yaparak, Maskat'ta yürütülen İran ve ABD arasındaki dolaylı müzakerelerdeki son gelişmeler hakkında bilgi verdi.

İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Arakçi'nin Maskat görüşmelerini "iyi bir başlangıç" olarak nitelendirdiği, ancak Amerikan tarafının niyet ve hedeflerine ilişkin güven eksikliğinin giderilmesi gerektiğinin altını çizdiği belirtildi.

Açıklamaya göre, üç ülkenin dışişleri bakanları müzakerelerin başlamasını memnuniyetle karşıladı, siyasi ve diplomatik bir çözüme ulaşmak ve herhangi bir gerilimi önlemek için görüşmelerin devamının önemini vurguladı. Bu görüşmelerin başarısının bölgenin istikrarı ve güvenliği için hayati bir faktör olduğunu kaydettiler.

İlgili bir bağlamda, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan dün bir televizyona verdiği röportajda, ABD ile İran arasında yakın bir savaş tehdidi görünmediğini belirterek, anlaşmaya varılması olasılığına "biraz ara verildiğini" ifade etti.

Anadolu Ajansı, bakanın, iki taraftan birinin zaman kazanmaya çalıştığına inanıp inanmadığı sorusuna verdiği cevabı aktardı: "İkisi de; bu stratejinin bir parçası." Fidan, "Bu tür görüşmelere girerken, diğer senaryoya da hazırlık yapılır" diyerek, İran'ın tecrübe sahibi olduğunu, daha önce müzakereler yürütürken saldırıya uğradığını belirterek, geçen haziran ayında İran'ın nükleer tesislerini hedef alan ABD saldırısına atıfta bulundu. Ancak Fidan, birkaç gün önce ABD ve İran arasında yapılan görüşmelerin olumlu yönünün, tarafların müzakerelere devam etme isteğini göstermeleri olduğunu ifade etti.

Fidan,"Nükleer meseleyle ilgili müzakerelere başlama kararı çok önemliydi; nükleer mesele en önemli meseledir," diye devam etti. Bölgenin başka bir savaşı kaldıramayacağı konusunda uyararak, "Olası herhangi bir savaşı önlemek için mevcut tüm araçları kullanmak istiyoruz," ifadesini kullandı.

Umman'ın başkenti Maskat, cuma günü İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında bir dizi müzakereye ev sahipliği yaptı. İki taraf, görüşmelere devam etme konusunda anlaştı; tarih ve yer ise daha sonra belirlenecek.


Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
TT

Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)

Bir anarşist grup dün yaptığı açıklamada, cumartesi günü Kuzey İtalya'daki demiryolu altyapısına zarar vererek Kış Olimpiyatları'nın ilk gününde tren seferlerini aksattığını iddia etti.

Polis, cumartesi sabahı erken saatlerde farklı noktalarda üç ayrı olay yaşandığını ve özellikle Bologna çevresinde yüksek hızlı ve diğer tren seferlerinde iki buçuk saate varan gecikmelere neden olduğunu bildirdi. Olaylarda kimse yaralanmadı ve trenlerde hasar meydana gelmedi.

Anarşist grup, internette dolaşan açıklamada, Başbakan Georgia Meloni hükümetinin gösterilere yönelik baskısının sokak çatışmalarını "boşa" çıkardığını, bu nedenle başka protesto biçimleri bulmak zorunda kaldıklarını belirtti.

İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)

Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Bu nedenle, sonraki aşamalarda hayatta kalabilmek için gizli ve merkezi olmayan çatışma yöntemleri benimsemek, cepheleri genişletmek ve öz savunma ile sabotaja başvurmak gerekli görünmektedir."

Polis henüz açıklamayla ilgili bir yorum yapmadı. Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini, anarşist grubun peşine düşeceğine söz verdi. Aynı zamanda ulaştırma bakanı olan Salvini, X platformunda şunları yazdı: "Bu suçluları yakalamak ve nerede olurlarsa olsunlar ortadan kaldırmak, hapse atmak ve onları savunanlarla yüzleşmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız."

Anarşist grup, Olimpiyatları "milliyetçiliğin yüceltilmesi" olarak kınadı ve etkinliğin kalabalık kontrolü ve gözetim yöntemleri için bir "test alanı" sağladığını belirtti. Meloni, pazar günü protestocuları ve vandalları kınayarak, onları "İtalya'nın düşmanları" olarak nitelendirdi.