Facebook Filistin istihbaratının vatandaşları izlemek için kullandığı hesapları kapattı

Filistin Bağımsız İnsan Hakları Komisyonu Ramallah yönetimine çağrıda bulundu.

Facebook uzun süredir devam eden bir casusluk operasyonunu engellediğini duyurdu. (Reuters)
Facebook uzun süredir devam eden bir casusluk operasyonunu engellediğini duyurdu. (Reuters)
TT

Facebook Filistin istihbaratının vatandaşları izlemek için kullandığı hesapları kapattı

Facebook uzun süredir devam eden bir casusluk operasyonunu engellediğini duyurdu. (Reuters)
Facebook uzun süredir devam eden bir casusluk operasyonunu engellediğini duyurdu. (Reuters)

Filistin Bağımsız İnsan Hakları Komisyonu, Filistin Güvenlik Servisi’nin (PSS) Facebook şirketinin açıklamasında yer alan, vatandaşların mahremiyetini ihlal ettiği konusunda, hükümete ve başsavcıya, soruşturma başlatma çağrısında bulundu. Söz konusu casusluk operasyonunun Batı Şeria’da yoğunlaştığı ve gazeteciler, insan hakları aktivistleri ile siyasi muhalifleri içerdiği bildirildi.
Yetkili, Facebook açıklamasında söylenenlerin oldukça ciddi konular olduğunu söyledi. Hükümeti, vatandaşların mahremiyet ve özel hayatın gizliliğini koruma noktasında acil önlem almaya çağırdı.
Komisyon, söz konusu saldırıları vatandaşların mahremiyet hakkına ve Filistin Anayasası ile güvence altına alınan özel hayat dokunulmazlığına ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyleyerek bir suç olarak değerlendirdi.
Komisyonun açıklamaları, Facebook’un Filistin Güvenlik Servisi’nin (PSS) uzun süredir devam eden casusluk kampanyasını engellediğini duyurmasının ardından geldi. Söz konusu kampanya dahilinde casusların gazeteci gibi görünerek hedefledikleri kişilere ulaşmaya çalıştıkları bildirildi.
Facebook, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’a yakınlığı ile bilinen PSS’nin siber kanadını, Suriye ve Orta Doğu’daki diğer bölgelerin yanı sıra, Filistinli gazetecilere, aktivistlere ve siyasi muhaliflere yönelik casusluk operasyonları yürütmekle suçladı.
Facebook’un Siber Casusluk Soruşturma Departmanı Başkanı Mike Divilyanski, Reuters’e verdiği demeçte, PSS’nin son altı ay içerisinde faaliyetlerini yoğunlaştırdığını bildirdi.
Divilyanski, Facebook’un örgütün toplamda 800 kişiyi hedef alarak  yaklaşık 300 sahte veya güvenliği ihlal edilmiş hesap kullandığını belirtti. Saldırıya uğrayan isimlere ilişkin bilgi verilmedi.
Ayrıca Facebook, ilgili kullanıcılara bireysel uyarılar verdiğini ve sahte hesapları platformundan kaldırdığını açıkladı. İnternet üzerinden kötü niyetli faaliyetlere atıfta bulunmak her ne kadar karmaşık bir konu olsa da, Divilyanski yaptığı açıklamada, dünyanın en büyük sosyal medya ağının “söz konusu örgütü PSS’ye bağlayan birçok veri tabanına sahip olduğunu, ve yapılan atıfta güvenlerinin oldukça yüksek olduğunu vurguladı.
Facebook raporunda, PSS’nin hedefledikleri insanlarla güven oluşturmak ve onları kötü amaçlı yazılımlar yüklemeleri noktasında kandırmak amacıyla, genç kadınların görüntülerinin yer aldığı sahte hesaplar kullandığı bilgisi yer aldı.
Ayrıca Facebook hackerlerin gazeteci gibi davranarak bazı durumlarda hedeflenen kişilere güvenli sohbet uygulamaları şeklindeki kötü amaçlı yazılım programlarını veya yayınlanmak üzere insan haklarıyla ilgili makaleler göndermeye davet ettikleri sahte uygulamaları indirmelerini sağlamaya çalıştıklarını bildirdi. Ayrıca hackerların, bazı Facebook sayfalarında hedeflenen kişileri çekmek için Orta Doğu’daki Rus dış politikasını eleştirmek gibi bazı sahte haberler yaydığı bildirildi.
Öte yandan Facebook Kurak-Engerek (Arid Viper) olarak adlandırılan farklı bir bilgisayar korsanlığı grubuna bağlı ve uzun süredir devam eden başka bir casusluk kampanyasına karşı da önlem aldığını bildirdi. Grubun arkasında kimin olduğu açıklanmadı. Facebook grubun Facebook ve İnstagram üzerinden sahte hesaplar yürüttüğü ile iOS işletim sistemindeki programlar dahil olmak üzere yüzden fazla kötü amaçlı web siteyi kontrol ettiğini duyurdu. Hedeflenen isimler arasında Filistin hükümet yetkilileri ile güvenlik güçlerinin yer aldığı bildirildi.
Hamas Facebook şirketinin açıklamalarını kınadı. Hamas sözcüsü Hazım Kasım dün (Perşembe) DPA’ya verdiği demeçte şunları söyledi:
“Facebook raporundaki açıklamaların ulusal siyasi eylem ilkeleriyle çeliştiğini görüyorum. Özellikle seçim sürecinin içerisinde olmamız sebebiyle, söz konusu rapor sağlanması gereken ulusal atmosferle ve siyasi eylem özgürlükleri çerçevesindeki ulusal mutabakatla tutarlı değil.”
Öte yandan Filistin Güvenlik Servisi Sözcüsü İkrime Sabit Facebook’un suçlamalarını reddederek şu açıklamaları yaptı:
“Medyaya ve bu sektörde çalışanlara saygı duyuyoruz. İşimizi kanun dahilinde yapıyoruz. Özgürlüklere, mahremiyete ve bilginin gizliliğine saygı duyuyoruz.”
Sabit sözlerini şöyle sürdürdü:
“Güvenlik Servisi kanunla yönetilen İçişlerine bağlı olarak çalışan bir güvenlik kurumudur. Gazeteciler ve Gazeteciler Sendikası olmak üzere herkesle ilişkilerimiz iyidir.”



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.