Futbol dünyasına damga vuran sahte transferler: "PSG'de oynuyorum" diyen de "senaryo" ile oyuncu olan da var

Futbol dünyasına damga vuran sahte transferler: "PSG'de oynuyorum" diyen de "senaryo" ile oyuncu olan da var
TT

Futbol dünyasına damga vuran sahte transferler: "PSG'de oynuyorum" diyen de "senaryo" ile oyuncu olan da var

Futbol dünyasına damga vuran sahte transferler: "PSG'de oynuyorum" diyen de "senaryo" ile oyuncu olan da var

TFF 1. Lig ekiplerinden Akhisarspor'un ara transfer döneminde kadrosuna kattığı Martins Chisom Onyebueke, spor kamuoyunun gündeminde yer alıyor.
Türkiye Futbol Federasyonu kayıtlarına göre amatörden direk profesyonelliğe geçen ve geçmişine dair herhangi bir veriye ulaşılamayan Onyebueke'nin gerçekten futbolcu olup olmadığı merak konusu oldu.
Akhisarspor'a ara transfer döneminde katılan Nijeryalı oyuncunun şu ana kadar hiçbir resmi maçta görev almaması dikkat çekti.

Sosyal medyada günün en çok konuşulanları arasına giren Onyebueke, akıllara daha önce kulüplere transfer olan sahte futbolcuları getirdi.

Weah'ın sahte kuzeni Ali Dia
Futbola Fransa ve Almanya'nın alt liglerinde başlayan Ali Dia, 1996'da Birleşik Krallık'taki 7. kademe lig olan Northern Premier League Premier Division'da mücadele eden Blyth Spartans'da oynadı.
Menajeri, İskoç teknik direktör Graeme Souness'i arayarak Dia'nın George Weah'ın kuzeni olduğunu, Paris Saint-Germain'de forma giydiğini ve ülkesinin milli takımında 13 kez oynadığını söyledi. 
Bu söylenenlerin hiçbiri doğru değildi çünkü tüm bu sahtekarlık, Dia'nın Southampton'da forma giyme şansı yakalaması için okuldan bir arkadaşı tarafından yapılmıştı.
Anlatılanlar karşısında ikna olan Souness, Dia ile 1 aylık sözleşme imzaladı.

Ali Dia / Fotoğraf: Twitter
Yağmur şansı oldu
İskoç teknik adam tarafından kadroya alınacağı maçtan birkaç gün önce Arsenal'le yapılması planlanan rezerv takım maçı, sahanın yağış sonucu suyla kaplanması nedeniyle iptal edilince Dia'nın maç performansı çıplak gözle izlenemedi. 
Dia, Southampton'daki ilk ve tek maçına 23 Kasım 1996'da Leeds United karşısında çıktı.
Karşılaşmanın 32. dakikasında Matthew Le Tissier'in yerine 33 numaralı formasıyla oyuna dahil olan Dia, 53. dakikada oyundan alındı.
Dia'nın futbolcu olmadığı ve kendini Weah olarak tanıtan kişinin de Dia'nın arkadaşı olduğu ortaya çıkınca, sadece 2 hafta süren sözleşme feshedildi. 
Şubat 1997'de Birleşik Krallık'tan ayrılana kadar alt lig kulüplerinden Gateshead'de 8 maçta forma giyen Dia, 2 gol attıktan sonra futbol kariyerini sonlandırarak okuduğu işletme fakültesini bitirdi.

Mete Serdar Çoban, hem senaryoyu yazdı hem de başrol oynadı
Galatasaray, Inter, Real Madrid takımlarının ortak noktalarından biri Mete Serdar Çoban oldu!
Kendisini Galatasaray altyapısında oynamış, Inter'de 6 sezon forma giymiş, söz konusu süreçte West Ham United'a kiralık gidip gelmesinin ardından ismi Real Madrid ile anılmış Mete Serdar Çoban'dan bahsediyoruz. Ancak söz konusu takımların hiçbirinin, Mete diye bir oyuncudan haberleri yok.
Mete Serdar Çoban, futbol tarihine geçecek bir başarıya imzasını atarak adeta yazdığı bir senaryoyu filme dönüştürmekle adından söz ettirmişti.

Barkley Miguel Panzo / Fotoğraf: Twitter
Sahte CV kullanan Panzo, oynamaya başlamadan fark edildi
Litvanya ekibi FK Panevezys'e transfer olan Barkley Miguel Panzo, sahte CV ile kulübü kandırdı, yetkililer sözleşme imzalandıktan sonra durumu fark etti.
Panzo'nun Litvanya hayali, daha oynamaya başlamadan boşa çıktı.
Resmi imzaların atılmasının ardından kulübün kendisi hakkında internetten ulaştığı bilgilerin sahte olduğu ve aslında amatör bir futbolcu olduğu ortaya çıktı.
Oysa Panevezys yönetimi, 2 yıl QPR'de oynamış ve 36 maçta 45 gol atmış bir futbolcu transfer ettiğini düşünüyordu.
3 Şubat 2018'de geldiği Panevezys ile hiçbir maçta boy gösteremeyen Panzo, bir sezon sonra takımdan gönderildi.

Gregorie Akcelrod / Fotoğraf: Twitter
PSG'de oynuyorum dedi, CSKA Sofya'ya transfer oldu: Gregoire Akcelrod
Fransa'da amatör futbol oynayan Gregorie Akcelrod'un, kendisini PSG'de oynuyormuş gibi göstererek CSKA Sofya'ya transfer olmanın eşiğine geldiğinin ortaya çıkması gündemde sıkça kendine yer bulmuştu.
PSG'nin 5. amatör ligdeki ekibinde oynarken CV'sine A takım futbolcusu olduğunu yazan ve kendisini kulüplere pazarlayan oyuncunun yalanını ise CSKA Sofyalı taraftarlar ortaya çıkardı.
Önce bir web sitesi kuran Akcelrod, Paris Saint-Germain'in yedek takımında olduğunu ileri sürerek Avrupa'nın birçok büyük kulübüne denenmek için başvuru yaptı.
 Akcelrod'a beklediği teklif 2009'da CSKA Sofya'dan geldi. 
Şampiyonlar Ligi elemelerine hazırlanan Bulgaristan temsilcisi, Akcelrod'a aylık 15 bin pound olmak üzere 3 yıllık sözleşme teklif etti.
"İki gün idmana çıktım ve beğendiler" diyen Akcelrod, formalı resimlerini çekerek, kulübün web sitesinden anons edildiğini anlattı: 
"Fakat CSKA taraftarları PSG'li taraftarlarla kontak kurup, 'Sizden Greg Akcelrod'u aldık. Hakkında ne düşünüyorsunuz' diye sorunca sahte futbolcu olduğum ortaya çıktı. Ardından taraftarlar Sofya'daki bütün gazetecileri arayıp olayı anlatıyorlar."
Bulgaristan macerasının ardından Yunanistan, Kuveyt ve Kanada'da da şansını deneyen Akcelrod, şu an menajerlik yapıyor.

Verhagen, imza sonrası formayla poz verdi / Fotoğraf: Twitter
Şili'den transfer edilen Verhagen'in foyası, ilk antrenmanda ortaya çıktı
Şili'nin Audax Italiano ekibinden Bernio Verhagen'i transfer eden Danimarka'nın Viborg ekibinin gerçeği anlaması çok uzun sürmedi.
Viborg, ilk idmanda oyuncunun gerçekten futbolcu olmadığını anladı.
Viborg'dan yapılan açıklamada ilk idmandaki düşük futbol seviyesinin ardından Verhagen ile yolların ayrıldığı duyuruldu. 
Danimarka polisi ise kulübün, Bernio Verhagen hakkında dolandırıcılık, belgede sahtecilik ve kimlik hırsızlığı suçlarından suç duyurusunda bulunduğunu açıklayarak olaya farklı bir boyut kazandırdı.
Bölge savcısı ise Verhagen'in kız arkadaşına saldırı, hırsızlık ve görgü tanıklarını tehdit etme suçları şüphesi nedeniyle daha önce gözaltına alındığını ifade etti.
Oyuncunun CV'sinde yazan Audax Italiano, Dianmo-Auto ve Cape Town FC kulüplerinde de forma giymediği ortaya çıktı.
 
Independent Türkçe



Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Floyd Mayweather'ın Mike Tyson'la yapması planlanan maç, farklı bir "Demir Mike"ın Mayweather'ın bir sonraki rakibi olacağını iddia etmesiyle belirsizliğe girdi.

Eylülde Mayweather'ın 2026 baharında Tyson'la ringe çıkacağı ve iki Amerikalı boks efsanesinin gösteri maçında karşı karşıya geleceği duyurulmuştu.

O zamanlar tarih veya yer teyit edilmemiş olsa da 59 yaşındaki Tyson daha sonra maçın martta Afrika'da yapılacağını iddia etmişti.

Şimdiyse eski kickboks şampiyonu Mike Zambidis'in sosyal medyada Mayweather'la bir maçın tanıtımını yapmasıyla durum karıştı.

Zambidis, Instagram'da maçın tarihini 27 Haziran ve mekanını memleketi Yunanistan'ın başkenti Atina'daki Oaka Arena olarak belirten bir poster paylaştı.

Poster ayrıca etkinliğin "dünya çapında canlı yayımlanacağını" da ima ediyordu ancak yayıncı açıklanmadı. Organizatörler Mayweather Promotions, Zambidis Club ve Front Row Fight Series olarak listelendi.

Zambidis gönderide "Tarih yazılmak üzere" ifadesini kullanırken, Mayweather henüz posteri veya böyle bir dövüşle ilgili herhangi bir detayı paylaşmadı.

dvfgt
Mike Zambidis (sağda), sosyal medyada Floyd Mayweather'la dövüşünün tanıtımını yaptı (@ironmikezambidisofficial/Instagram)

48 yaşındaki boksör, en son Ağustos 2024'te John Gotti III'le bir gösteri maçında karşı karşıya gelmişti. Bu maç, 5 sıkletteki eski dünya şampiyonunun 2017'de profesyonel boks kariyerini sonlandırdıktan sonra çıktığı çok sayıda gösteri maçından biriydi.

Öte yandan 45 yaşındaki Zambidis kickboksta birden fazla şampiyonluğa sahip. Son kickboks maçı, Mayweather'la olası karşılaşmasından tam 11 yıl önce, 27 Haziran 2015'teydi.

Zambidis'in bu paylaşımının Mayweather-Tyson karşılaşması için ne anlama geldiği belirsiz. Bu maçın Tyson'ın YouTuber Jake Paul tarafından profesyonel müsabakada puanla yenilmesinden yaklaşık 18 ay sonra gerçekleşmesi planlanıyordu.

Mayweather'ın adı ayrıca 2015'te tüm zamanların en kazançlı boks maçında puanla yendiği rakibi Manny Pacquiao'yla rövanş maçı için de geçiyor.

Independent Türkçe


Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
TT

Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu hafta buz üstünde milimetrik hesaplarla yapılan bir mücadele olan Curling'i inceliyoruz.

Curling, buz üzerinde oynanan takım sporları arasında en farklılarından biri. Bu sporda karşı karşıya gelen iki takım, yaklaşık 20 kilogram ağırlığındaki taşları, buz yüzeyinde belli bir hedefe en yakın olacak biçimde yerleştirmeye çalışıyor.

Her takımda 4 oyuncu var ve her oyuncu belirli bir sırayla taşı kaydırıyor. Amaç, bu taşları "ev" adı verilen çemberin merkezine ulaştırmak.

Oyun boyunca en yakın taşların sayısı kadar puan alınıyor ve toplamda en çok puanı toplayan takım maçı kazanıyor.

Curling, özel olarak hazırlanmış bir buz pistinde oynanıyor. Pistler genellikle 45 metre uzunluğunda ve 5 metre genişliğinde.

Ev, içi boyalı dairelerden oluşuyor ve puanlar, taşların merkeze olan uzaklığına göre hesaplanıyor. Buz, üzerine su püskürtülerek pürüzlü hale getiriliyor. Bu taşın pist üzerinde daha kontrollü kaymasını sağlıyor.

Oyun, her iki takımın da taşlarını sırayla gönderdiği "end"ler üzerinden ilerliyor. Bir end, her takımın belirlenmiş sayıda taşı hedefe göndermesiyle tamamlanıyor.

Karşılaşmalar genellikle 10 end sürüyor. Ancak bazı kulüp ve turnuva formatlarında 8 endlik maçlar da var. Her end sonunda en yakın taşı olan takım puan alıyor.

Kökeni 16. yüzyıla uzanan Curling, İskoçya'nın donmuş göletlerinde oynanan bir oyun olarak doğdu.

İskoç göçmenlerin Kuzey Amerika'ya taşıdığı bu oyun, zaman içinde standartlaşarak uluslararası bir spor haline geldi.

Günümüzde kış olimpiyatlarında ve dünya şampiyonlarında düzenli olarak müsabakalar gerçekleştiriliyor. 

Curling eşsiz bir strateji oyunu çünkü taşları hedefe yaklaştırırken rakibin taşlarını da engellemek veya dışarı atmak gerek. Bu nedenle spor bazen "buz üzerinde satranç" diye anılıyor.

Her oyuncunun nişan alması, taşın hızını ve yönünü doğru hesaplaması gerek çünkü pist üzerinde minik eğimler ve buz yüzeyinin pürüzlü yapısı taşın rotasını etkiliyor.

Taşlar hafifçe döndürülerek, yani "curl" yapılarak atılıyor, sporun adı da buradan geliyor.

Takımların her oyuncusu genellikle iki taş atıyor ve takım sırasıyla lead, second, third ve skip pozisyonlarına göre atış yapıyor. Takımın kaptanı olan skip, hem stratejiyi belirliyor hem de genellikle son taşları atıyor. Bir takımın her taşla yaptığı hamle, o endin sonucunu doğrudan etkiliyor.

Curling stratejisinin önemli bir parçası da "süpürme" tekniği. Taş buz üzerinde kayarken diğer oyuncular pistin yüzeyini süpürüyor. Bu süpürme, buz yüzeyinin pürüzlü tabakasını geçici olarak ısıtarak taşın daha uzun mesafe gitmesini sağlıyor. Ayrıca süpürme işlemi, taşın rotasını daha düz tutmak veya istenen eğriliği azaltmak için de kullanılıyor.

Bu kontrollü buz ısıtma ve temizleme, takımların taşın hedefe daha doğru ve hızlı ulaşmasını sağlıyor.

Süpürme ekipmanları da dikkatle düzenleniyor. Modern süpürge başlıkları sentetik malzemelerden yapılırken, sadece onaylı modeller yarışlarda kullanılabiliyor. 2010'ların ortalarında bu konuda bir tartışma yaşanmış ve yeni başlık teknolojilerinin oyunu fazla etkilemesi sonucu kurallarda standardizasyon getirilmişti.

Bu da süpürmenin sadece taktiksel değil aynı zamanda kurallar çerçevesinde yapılması gerektiğini gösteriyor.

Curling maçlarında kullanılan taşlar, özel granit türünden üretilir ve her biri yaklaşık 20 kilogram ağırlığında. Bu taşlara sap takılır; takımlar genellikle kırmızı ya da sarı sap renkleriyle kendi taşlarını ayırt eder. Buz üzerinde taşın bırakılma anı, kullanılan teknik ve rakip süpürme performansı taşın son konumunu belirler.

Oyunun içinde pek çok özel terim de var. Mesela "hog line" adı verilen çizgiyi geçmeden taş pistte kabul edilmiyor.

Bunun gibi kurallar oyunun stratejik yönünü güçlendiriyor. Aynı zamanda "blank end" denen, end sonunda hiç puan kazanmayan durum da var; bu durumda avantaj bir sonraki enddeki son taşı atma hakkıyla devam ediyor.

Bugün curling Kanada, İskoçya, İsveç gibi ülkelerde güçlü oyuncularıyla dikkat çekiyor ve bunun yanısıra dünya genelinde yaygınlaşma çabaları da sürüyor.

Curling'in farklı versiyonları da var. 4 kişilik takımların yanı sıra, iki oyunculu karışık çiftler gibi formatlar da yarış programlarında yer alıyor. Ayrıca tekerlekli sandalye curling gibi engelli sporcular için uyarlanmış formatlar da bulunuyor; burada süpürme yapılmıyor ve taşlar farklı yöntemlerle atılıyor.

Bu spor izleyenlere hem fiziksel beceri hem de stratejik derinlik sunuyor. Taşları hedefe yaklaştırmak için yapılan hesaplamalar, süpürme taktikleri ve takım koordinasyonu, curling'i buzun üzerinde farklı bir savaş haline getiriyor. Curling izlenebilirliği yüksek, düşünce ve beceri birleşimini sunan özgün bir kış sporu olarak her sezon heyecan yaratıyor.

Kaynaklar: World Curling, NBC, Olympics


Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
TT

Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu haftaki konumuz sürat pateni. 

Sürat pateninde amaç, buz üzerindeki en hızlı sporcu veya takım olmak. Patenleriyle oval pistte kayan sporcular, rakiplerinden çok kronometreyle yarışıyor.

Dışarıdan bakıldığında basit görünen bu spor, işin içine girildiğinde ciddi bir teknik bilgi, güçlü bacaklar ve yüksek konsantrasyon gerektiriyor. Küçük bir denge kaybı ya da geç bir hamle, saniyenin onda biriyle ölçülen kritik farklara yol açıyor.

Yarışlar genellikle 400 metrelik standart bir buz pistinde yapılıyor. Oval pistte iki düzlük ve iki dönüş var. Sporcular pistte ikili gruplar halinde start alıyor. Aynı anda piste çıkan iki patenci birbirine rakip gibi görünse de asıl mücadele zamana karşı veriliyor. Günün sonunda en iyi süreyi yapan sporcu kazanıyor.

Sürat pateninin kökleri epey eskiye dayanıyor. Donmuş göller ve kanallar üzerinde kayarak yol alan Kuzey Avrupa halkları, bu hareketi zamanla yarışa dönüştürüyor.

Özellikle Hollanda, sürat pateninin gelişiminde önemli rol oynuyor. 19. yüzyılın sonlarında kurallar netleşiyor, uluslararası yarışlar düzenlenmeye başlıyor. 

Bu sporda kullanılanlar, günlük buz patenlerinden son derece farklı. Bıçaklar daha uzun ve neredeyse tamamen düz bir yapıya sahip.

Bu sayede patenci buzla daha uzun süre temas ediyor ve her itişte daha fazla hız üretiyor. Modern sürat patenlerinde kullanılan "clap skate" sistemiyse bıçağın topuktan ayrılmasına izin veriyor. Bu mekanizma, itiş sırasında gücün daha verimli aktarılmasını sağlıyor.

Sporcular yarış boyunca alçak bir pozisyonda kayıyor. Dizler kırık, gövde öne eğik, kollar çoğu zaman sırtın arkasında kilitli. Bu duruş, hava direncini azaltıyor ve hızın korunmasını sağlıyor.

Ancak bu pozisyonu dakikalar boyunca koruyabilmek için ciddi bir bacak gücü ve kondisyon gerek.

Sürat pateninde farklı mesafeler var ve her mesafe ayrı bir yaklaşım gerektiriyor.

500 ve 1000 metre gibi kısa yarışlarda patlayıcı çıkış ve ilk saniyeler büyük önem taşıyor. 5 bin ve 10 bin metre gibi uzun mesafelerdeyse tempo kontrolü, nefes düzeni ve doğru çizgi seçimi öne çıkıyor. Sporcular yarış boyunca hızlarını bilinçli şekilde ayarlıyor ve son turlara enerjilerini saklıyor.

Kısa pist patencileri genellikle saatte yaklaşık 48 km hıza ulaşırlarken, uzun pist sporcuları ortalama 56 km'de seyrediyor.

Takım takip yarışları, sürat pateninin en dikkat çekici formatlarından biri. Bu yarışlarda üç patenciden oluşan takımlar piste birlikte çıkıyor. Amaç, takımın üçüncü sporcusunun bitiş çizgisini geçtiği anda elde edilen süreyi en iyi seviyeye taşımak. Sporcular dönüşümlü olarak öne geçiyor, rüzgar direncini paylaşıyor ve birlikte bir ritim yakalamaya çalışıyor.

Bir diğer ilgi çekici formatsa toplu start. Bu yarışta sporcular aynı anda start alıyor ve doğrudan birbirleriyle mücadele ediyor. Sprint puanları, pozisyon savaşları ve son turdaki ataklar, bu disiplini izleyici açısından epey heyecanlı hale getiriyor. Klasik sürat pateninden farklı olarak burada taktik ve anlık kararlar çok daha belirleyici oluyor.

Yarışlar sıkı kurallarla yönetiliyor. Sporcuların pist değişim noktalarında çizgilere uyması gerekiyor. İç hattaki patenci her zaman öncelikli sayılıyor ve dış hattan gelen sporcu geçiş sırasında dikkatli davranmak zorunda kalıyor. Kurallara aykırı bir hamle, zaman cezası ya da diskalifiyeyle sonuçlanabiliyor. Bu da sporcuları hem hızlı hem kontrollü olmaya zorluyor.

Uluslararası sürat pateni organizasyonlarını Uluslararası Buz Pateni Federasyonu düzenliyor. Dünya Kupası etapları sezon boyunca farklı ülkelerde yapılıyor ve sporcular genel klasman puanları için mücadele ediyor. Sezonun zirvesiyse 5 ayaktan oluşan Dünya Şampiyonası ve Olimpiyat Oyunları oluyor. Milano–Cortina 2026 Kış Olimpiyatları’nda sürat pateni, yine en fazla madalya dağıtan branşlardan biri olarak öne çıkıyor.

Sürat pateni iki ana başlık altında ele alınıyor. Uzun pist sürat pateni, 400 metrelik pistte yapılan klasik disiplinleri kapsıyor. Kısa pist sürat pateniyse daha küçük bir pistte, çok sayıda sporcunun aynı anda yarıştığı, temasın ve taktik savaşlarının daha yoğun olduğu bir format sunuyor. İki disiplin aynı temele dayansa da izleme deneyimi epey farklı oluyor.

Tarih boyunca bu spor unutulmaz anlara sahne oldu. Olimpiyatlarda üst üste kazanılan altın madalyalar, kırılan dünya rekorları ve teknolojik gelişmeler sürat pateninin sürekli evrilmesini sağlıyor. Bugün sporcular, geçmişe kıyasla çok daha hızlı kayıyor ancak hata payı da aynı ölçüde azalıyor.

Sürat pateni, izleyiciye sessiz ama yoğun bir gerilim sunuyor. Tribünlerde alkışlar kısa sürüyor, asıl heyecan bitiş çizgisinde kronometre durduğunda yaşanıyor. Çünkü bu sporda fark çoğu zaman gözle değil, ekranda beliren rakamlarla anlaşılıyor. Buzun üzerinde geçen her saniye, emeğin ve tekniğin net bir karşılığına dönüşüyor.

Kaynaklar: Red Bull, Olympics, ISU, USOPM