Etiyopya parlamento seçimleri ve güvenlik sorunları

Seçmen kayıt süresinin uzatılması ve anayasal düzeni bozmayı hedefleyen olaylar

Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed vatandaşları demokratik haklarını kullanmaya teşvik etti (Reuters)
Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed vatandaşları demokratik haklarını kullanmaya teşvik etti (Reuters)
TT

Etiyopya parlamento seçimleri ve güvenlik sorunları

Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed vatandaşları demokratik haklarını kullanmaya teşvik etti (Reuters)
Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed vatandaşları demokratik haklarını kullanmaya teşvik etti (Reuters)

Haşim Ali Hamid Muhammed
Etiyopya Ulusal Seçim Komisyonu (NEBE), 5 Haziran’da yapılacak olan parlamento seçimleri için seçmen kayıt süresini, Etiyopya’nın bazı bölgelerinde yaşanan güvenlik sorunları nedeniyle uzatma kararı aldı.
Bağımsız bir anayasal organ olan NEBE 24 Nisan Cumartesi günü yaptığı açıklamada “Önümüzdeki seçimler için seçmen kayıt süresinin son günü 23 Nisan Cuma günü iken alınan kararla bu süre iki hafta daha uzatılarak önümüzdeki 7 Mayıs’a ertelenmiştir. Uzatılan süre vatandaşların isimlerini kaydettirmelerini ve oy pusulalarını almalarını sağlayacak. Şu ana kadar 50 milyon seçmenin 18,4 milyondan fazlası kaydını yaptırdı ve oy pusulasını aldı” ifadelerini kullandı.

Güvenlik endişeleri
NEBE 14 Nisan’da ülkenin bazı bölgelerinde 50 bin oy kullanma merkezinden 4 bin 126’sında kayıt sürecinin güvenlik endişeleri yüzünden durduğunu açıkladı. NEBE Başkanı Birtukan Mideksa “Güvenlik endişeleri yüzünden seçim materyallerinin dağıtımı gecikti ve bazı bölgelerde seçmenlerin kayıt süreci başlatılamadı” dedi.
Başbakan Abiy Ahmed, bölge başkanları ve NEBE arasında 22 Nisan Perşembe günü yapılan toplantıda Başbakan, Etiyopya’da yaşanan güvenlik sorunlarına değindi. Başbakan vatandaşlara infiale dayalı eylemlerden uzak durma ve istikrar ve barış için omuz omuza çalışma çağrısında bulundu.

Sedal ilçesi
Etiyopya’nın bazı bölgeleri birkaç gün önce istikrarsızlık durumuna tanık oldu. Parlamentoya bağlı Etiyopya İnsan Hakları Komisyonu (EHRC) yaptığı açıklamada, silahlı bir grubun ülkenin batısında bulunan Benishangul-Gumuz eyaletinin Kamashi bölgesindeki Sedal ilçesini ele geçirdiğini söyledi. EHRC açıklamasında kimliği belirsiz bir silahlı grubun üç günden beri Sedal ilçesini kontrol altında tuttuğunu ve sivilleri öldürdüğüne ilişkin duyumlar aldığını söyledi. EHRC Etiyopya Savunma Bakanlığı’nın daha önce sokağa çıkma yasağı ve bölge halkından etnik gruplar için sıkı güvenlik kısıtlamaları getirdiği bölgede yaklaşık 25 bin vatandaşın yaşadığına işaret etti.
Etiyopya hükümeti, ülkenin kuzeyinde kalan Amhara bölgesindeki bazı bölgelerde can kaybı ve maddi zararlar ile sonuçlanan etnik şiddet olaylarının ardından olağanüstü hal (OHAL) ilan etti. Etiyopya Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada “Kuzey Shewa bölgelerinde ve Amhara’daki Oromia Özel Bölgesi’nde sivilleri hedef alan şiddet olaylarından ötürü Amhara bölgesindeki üç ilde OHAL ilan edildi” ifadeleri kullanıldı.
Kuzey Shewa Bölgesi Başkanı Taddese Gebretsadik basın mensuplarına yaptığı açıklamada, bölgede silahlı kişiler tarafından düzenlenen bir saldırı sonucunda yaklaşık 15 bin kişinin yerinden edildiğini söyleyerek geniş çaplı sığınmacı dalgasının bölge idaresinin ve bölgesel hükümetin kapasitesini aştığını belirtti.

Demokrasi kültürü
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre bu atmosferin ortasında iktidarı kazanmanın tek yolunun demokratik ve barışçıl seçimlerden geçtiğini söyleyen Etiyopya Başbakanı “Seçimler, anlaşmazlıkların mermilerle değil, sandıklarla ve oy verme süreci ile çözüldüğü bir demokrasi kültürü inşa etmenin temelidir” dedi. Başbakan seçimlerdeki gidişatı değerlendirmek ve seçmenlerin kayıt sürecini tartışmak üzere bölge başkanları ve NEBE ile yaptığı görüşmede “hükümetin bağımsız, şeffaf, demokratik ve barışçıl seçimler yapmaya bağlı olduğunu” vurguladı.

Barışın bozulması
Sosyal medya hesaplarından yayınladığı mesajında vatandaşları demokratik haklarını kullanmaya teşvik eden Başbakan Ahmed şu ifadeleri kullandı:
“Vatandaşlardan oy vererek demokratik haklarını kullanması bekleniyor. 6’ıncı ulusal seçimlere sadece birkaç hafta kaldı. Anayasanın 38’inci maddesi tüm Etiyopyalıların oy kullanma ve aday olma hakkı olduğunu ifade ediyor. Ülkemizin geleceğini belirlemek için bugün kayıt olalım ve oy pusulalarını alalım.”
Etiyopya Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada Amhara bölgesinde son zamanlarda yaşanan olayların “kasıtlı” olduğu vurgulanarak “Amaç Etiyopya ordusunun hareketlerini engellemek ve anayasal düzeni bozmak. Bu olaylar, ülkedeki barış ve istikrar sürecini bozmak üzere planlanmıştır” ifadeleri kullanıldı.
NEBE geçtiğimiz mart ayında Halk Temsilcileri Meclisi (parlamento) ve sekiz bölgesel meclisteki koltuklar için yaklaşık 8 bin 209 adayın yarışacağını duyurmuştu.

Tigray Bölgesi
NEBE Tigray Halk Kurtuluş Cephesi’nin (TPLF) isyan etmesi ve Etiyopya Federal Konseyi’nin (yüksek anayasal otorite) 29 Ağustos’ta yapılması planlanan seçimleri yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını yüzünden erteleme kararına uymayı reddetmesinin ardından hukuki yaptırım koşulları ışığında Tigray bölgesini muaf tuttu.
Hükümetin bu seçimlerin yapılmasında ısrarcı olması başta Nahda (Rönesans-Hedasi) Barajı sorunu olmak üzere, ülkenin karşı karşıya olduğu sorunlar ışığında ulusal bir görev olarak geliyor.
Etiyopya Cumhuriyeti, parlamenter ve federal bir sisteme sahip. Etiyopya’da başbakan hükümetin başını ve yürütme otoritesini temsil ediyor. Önümüzdeki seçimler, ülkenin 1994 yılında ulusal anayasa metnini onaylamasından bu yana altıncı ve mevcut Başbakan Abiy Ahmed döneminin ilk seçimleri olacak.



İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe


New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
TT

New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)

Rusya ve ABD arasında her iki ülkedeki nükleer silahları sınırlandırmak için imzalanan New START anlaşmasının bu hafta sona ermesinden bu yana, dünyanın önde gelen nükleer güçleri arasındaki gerilim tırmanıyor. Washington, gelecekteki herhangi bir anlaşmaya Pekin'i de dahil etmek isterken, Moskova ise Paris ve Londra'nın nükleer silahlanma konusunda yapılacak çok taraflı müzakerelere katılmasını talep ediyor. İki nükleer güç New START anlaşmasının kısıtlamalarından kurtulduğundan, uzmanlar her iki tarafın da taviz vermeden kazanç elde etmeye çalışacağı yeni bir silahlanma yarışından endişe duyuyor.

Çin'in belirsiz tutumu

Çin, nükleer silahların yayılmasını sınırlamak için yeni bir antlaşma müzakerelerine katılma fikrini reddetti. Batılı bir diplomat, Pekin'in iki büyük nükleer güce yetişmenin ne kadar zor olacağı konusunda ‘kasıtlı olarak belirsiz’ kalmayı tercih ettiğini söyledi. Çin'in toplamda yaklaşık 600 nükleer savaş başlığı var. Bu sayı, ABD ve Rusya'nın şu anda sahip olduğu toplam bin 700 savaş başlığından çok daha az ve iki büyük nükleer gücün cephaneliklerindeki toplam nükleer savaş başlığı sayısından da çok daha az. Ancak çoğu gözlemci, Çin'in nükleer savaş başlığı üretimini artırdığı konusunda hemfikir. ABD'nin tahminlerine göre bu sayı 2030 yılına kadar bine, 2035 yılına kadar ise bin 500'e ulaşabilir.

Eski ABD Stratejik Komutanlığı (STRATCOM) Komutanı emekli Amiral Charles A. Richard, ABD Senatosu Silahlı Kuvvetler Komitesi'nde verdiği ifadesinde, Çin'in yeteneklerinin ‘istihbarat topluluğunun raporlarından’ daha yüksek tahmin edilmesini istedi. Emekli Amiral, bu rakamın gerçeklere daha yakın olması için ‘iki veya üç katına çıkarılması gerektiğini’ de sözlerine ekledi.

Öte yandan Singapur Ulusal Üniversitesi'nden Siyaset Bilimci Ja Ian Chong, Çin'in bu konudaki şeffaflık eksikliğinin birçok soruna yol açtığını savundu.

Fransız Haber Ajansı AFP’ye konuşan Ja Ian Chong, “Bu şeffaflık eksikliği ve gizlilik, yanlış hesaplama riskini artırıyor” dedi.

Siyaset Bilimci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bazı analistler, Pekin'in gerçek kapasitesini gizlemeye çalıştığına inanıyor. Bu, nükleer silahlarını koruyabilir ve potansiyel düşmanlarının karşı önlemler geliştirmesini engellemede belirli bir avantaj sağlayabilir.”

Çin'in nükleer kapasitesini ulusal güvenlik için gerekli minimum düzeyde tuttuğunu ısrarla savunduğunu belirten Chong, “Ancak bu iddiayı bağımsız olarak doğrulamanın bir yolu yok” ifadelerini kullandı.

Sıcak hat... Ancak Çin'in durumu farklı

Rusya ile ABD arasında 1962 yılında neredeyse bir savaşın patlak vermesine yol açan Küba Füze Krizi'nden bir yıl sonra, iki ülkenin liderleri, olası benzer bir acil durumda hızlı bir şekilde iletişim kurabilmeleri için bir sıcak hat (kırmızı telefon) kurdular, ancak Çin'in durumu farklı.

ABD Senatosu komitesine “Rusya ve ABD'nin Soğuk Savaş sırasında öğrendiği şey, bu kadar büyük yıkıcı güce sahip sistemleri sorumlu bir şekilde yönetmekti” diyen emekli Amiral Richard, “Çin'in ise aynı dersleri alıp almadığını bilmiyoruz” diye ekledi.

Diğer taraftan Londra merkezli Chatham House'da araştırmacı olan Georgia Cole, “Çin'in nükleer silahları sınırlamayı amaçlayan görüşmelere katılmakta isteksiz olmasının nedenlerinden biri, diğer iki büyük gücün çok gerisinde kalmasıdır” yorumunda bulundu.

Trump'ın Pekin'in müzakere masasında olmasını istediğini söyleyen Georgia Cole, ancak ‘Çin, Washington ve Moskova ile eşit düzeye gelmedikçe resmi nükleer silah azaltma görüşmelerine katılmayacağını ısrarla vurguladığı için bunun şu anda olası olmadığını’ belirtti.

Rusya'nın manevrası

Rusya ise, ABD'nin Çin'in katılımında ısrarcı tutumuna karşılık olarak, BM Güvenlik Konseyi (BMGK) üyesi olan Avrupa’daki iki nükleer güç olan İngiltere ve Fransa'dan da aynı şeyi talep etti. Rusya'nın Cenevre'deki BM Ofisi Daimi Temsilcisi Gennady Gatilov geçtiğimiz cuma günü yaptığı açıklamada, ülkesinin katılım isteğinin ‘ABD'nin NATO'daki askeri müttefikleri’ olan İngiltere ve Fransa'nın katılımına bağlı olduğunu söyledi.

Bu arada Fransa Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nün güvenlik uzmanı Elouaz Fayeh'e göre iki Avrupa ülkesinin toplam nükleer savaş başlığı sayısı 500'den az, ancak Rusya, hepsini Batılı güçler olarak görerek, bunların ABD ile aynı ‘kefeye’ konulmasını istiyor.

Fayeh, bunun iki ülkeyi ‘iki süper gücün pazarlık kozu’ haline getireceğini ve Fransa'nın bunu sık sık reddettiğini belirtti. Nükleer tehditler

Washington'da, New START anlaşmasının eski ABD baş müzakerecisi Rose Gottemoeller, ABD Senato Komitesi’ne verdiği ifadede Pekin'in gelecekteki nükleer müzakerelere katılmasının gerekliliğini vurguladı. Gottemoeller, Pekin'in nükleer tehditler konusunda ABD ile diyalog başlatmanın yollarını bulmaya büyük ilgi gösterdiğini” düşündüğünü söyledi.

Dolayısıyla Pekin silah kontrolü ile ilgili görüşmelere katılmayı reddetse bile, bu tehlikeler ele alınmalı. Silah cephanelerinin ABD’ninkinden çok daha küçük olduğunu belirten Gottemoeller, buna karşın füzelerin ateşlenmeden önceden bildirilmesinin ve acil hat düzenlemeleri gibi hususların, nükleer silahları müzakere masasına getirme ve modernizasyon programlarında yapılanlara dair bu düzeyde bir belirsizliğin sürdürülmemesi konusunda bir diyalog başlatmak için önemli araçlar olduğunu açıkladı.

Gottemoeller, bunun ‘niyetlerini öğrenmek için onlarla konuşmak’ şeklindeki başlıca ve en önemli hedef olması gerektiğinin de altını çizdi.