Libya Ulusal Birlik Hükümeti Bingazi’deki toplantısını iptal etti

Kaynaklar, Başbakan Dibeybe’nin heyetinde ‘silahlı gruplardan unsurların’ yer aldığını belirttiler.

Başbakan Abdulhamid Dibeybe, Bingazi ziyaretinin iptal edildiğini açıkladı (AFP)
Başbakan Abdulhamid Dibeybe, Bingazi ziyaretinin iptal edildiğini açıkladı (AFP)
TT

Libya Ulusal Birlik Hükümeti Bingazi’deki toplantısını iptal etti

Başbakan Abdulhamid Dibeybe, Bingazi ziyaretinin iptal edildiğini açıkladı (AFP)
Başbakan Abdulhamid Dibeybe, Bingazi ziyaretinin iptal edildiğini açıkladı (AFP)

Libya’da ulusal uzlaşı sürecindeki güçlükleri yansıtan sürpriz bir gelişme yaşandı. Abdulhamid Dibeybe başkanlığındaki Ulusal Birlik Hükümeti (UBH), ülkenin doğusunda yer alan Bingazi şehrinde göreve başlamasından bu yana ilk kez dün yapılması planlanan kabine toplantısının iptal edildiğini duyurmak zorunda kaldı. UBH yetkililerinden yapılan açıklamada, toplantının daha sonraki bir tarihte yapılmasına karar verildiği belirtildi.
UBH Sözcüsü Muhamed Hammude tarafından dün sabah yapılan kısa açıklamada, Bingazi’de yapılması planlanan toplantının ertelendiği bildirildi. Hammude açıklamasında ertelenmeye ve nedenlerine ilişkin daha fazla detay vermekten kaçındı. Ancak Bingazi şehrini ve Benina Uluslararası Havalimanı’nı kontrol eden Mareşal Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu (LUO) kaynakları, Başbakan Dibeybe’nin Bingazi’ye aralarında başkent Trablus'u kontrol eden silahlı gruplardan unsurların da olduğu korumalar ve yetkililerden oluşan bir öncü heyet gönderdiğini söylediler. Kaynaklar, bu kişilerin Benina Uluslararası Havalimanı’ndaki  VIP salonunun güvenliğini devralma talebinde bulunduklarını ve ziyareti havaalanındaki güvenlik yetkilileriyle veya LUO komutanlığı ile koordine etmeyi reddettiklerini belirttiler.
Bingazi’deki Benina Uluslararası Havalimanı yetkilileri, hükümete bağlı güvenlik görevlilerinin, Trablus'tan ziyaret için gelecek olan Başbakan ve beraberindekiler için güvenliği devralmalarını engellediler. Havalimanı güvenliği, Bingazi'deki yetkililerde olduğu için Trablus’tan gelen öncü güvenlik heyeti, Benina Uluslararası Havalimanı’na varır varmaz Trablus'a geri döndü. Öte yandan ziyareti protesto etmek için havalimanı dışında toplanan göstericiler, Türkiye tepki gösterdiler. Bazıları Dibeybe’nin Bingazi’ye gelmemesini isteyen sloganlar attılar.
Dibeybe, ülkenin doğusundaki Tobruk’ta düzenlenen toplantıda görev yemini etmesine rağmen Libya'nın en büyük ikinci şehri olan Bingazi ziyaretini görmezden gelerek Bingazilileri kızdırmıştı. Ayrıca, LUO’ya karşı savaşan silahlı milisler de dahil olmak üzere yerinden edilmiş bazı kişilerin, ‘vatanın kucaklaşması’ olarak nitelendirdiği girişimle geri dönmelerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Bu da bazı göstericiler tarafından şehrin güvensiz olduğuna dair bir ipucu olarak değerlendirildi. Dibeybe’nin şimdiye kadar Mareşal Hafter'le görüşememesi de Dibeybe’ye duyulan öfkeyi artırdı.
Şarku’l Avsat’a konuşan Hafter’e yakın bir askeri yetkili, “Hafter, Türk müdahalesini meşrulaştırdığını düşündüğü bir önceki Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) ile Türkiye arasında imzalanan anlaşmaları destekleyen Dibeybe’nin tutumlarına ilişkin bir takım çekincelere sahip” dedi.
UBH’ye bağlı yerel basın, UBH’den bir kaynağın, ‘Hafter milisleri’ olarak nitelendirdikleri kişilerin Dibeybe ve beraberindekilerin Bingazi'ye girmesini engellemeleri nedeniyle ziyaretin iptal edildiğini söylediğini aktardı.
Korumaların ve yetkililerin yer aldığı bir heyetin dün akşam Benina Uluslararası Havalimanı'na geldiğini söyleyen kaynak, “Ancak Hafter milisleri, havalimanını kordon altına aldıktan sonra heyetin Bingazi'ye girmesini engellediler. Bu nedenle heyet başkent Trablus’taki Mitiga Uluslararası Havaalanı’na geri döndü” ifadelerini kullandı. UBH bakanları, Mitiga Uluslararası Havalimanı’nda bir süre Benina Uluslararası Havalimanı’na iniş izni beklediler, ancak daha sonra uçuşun tamamen iptal edildiği kendilerine bildirildi.
Öte yandan Libya Devlet Yüksek Konseyi Sözcüsü Muhammed Abdunnasır, ‘darbeci milisler’ olarak nitelendirdiği kişileri, ‘siyasi uzlaşıya giden süreci bozmak için UBH’nin çalışmalarını engellemekle’ suçladı. Abdunnasır, uluslararası topluma ve Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu’na (UNSMIL) ‘bu süreci engelleyenlere karşı sorumluluklarını yerine getirmeleri’ çağrısında bulundu.
Dibeybe hükümetinin çatışan taraflar arasında yıllardır süregelen bölünmüşlüğü sona erdirme sürecini göstermeyi amaçlayan ziyaretin ertelenmesi, iki rakip taraf arasındaki bölünmenin halen devam ettiğini ortaya koydu. Başbakan Dibeybe daha önce devlet kurumlarını denetlemek ve şehrin yeniden yapılanma programları çerçevesindeki ihtiyaçlarını belirlemek amacıyla Bingazi'yi ziyaret etmek ve ilk Bakanlar Kurulu toplantısını burada yapmak istediğini duyurmuştu.
Diğer yandan 5 + 5 Ortak Askeri Komite'nin dördüncü toplantısı, Pazartesi akşamı toplantının yapılacağı yere gelmiş olan UNSMIL heyetinin katılımıyla dün başladı. Toplantıda sahil kenti Sirte'deki LUO ve UBH güçlerinin temsilcileri yer aldı.
Ortak Askeri Komite, iki gün sürecek toplantıda, 23 Ekim'de Cenevre'de imzalanan kalıcı ateşkesi uygulama mekanizmasına ilişkin önceki toplantılarda kalınan kararları tartışacak. Ayrıca güvenlik birimleri ve polis alt komitelerinin çalışma raporlarını inceleyecek olan Komite, Sirte ile Misrata arasındaki sahil yolunun açılması hazırlık olarak mayınların ve savaş kalıntılarının kaldırılması ve paralı askerlerin Libya topraklarından çıkarılması konularını da ele alacak.
Bir başka gelişmede, üst düzey makamlara aday isimlerin dosyalarını alan ve inceleyen bir Temsilciler Meclisi (TM) komisyonu çalışmalarını tamamladı. Komisyon, tamamlanan dosyaları Libya Parlamentosu Başkanı Akile Salih’e teslim etti. TM’den yapılan açıklamada, komisyon üyelerinden birinin açıklamasına göre bu makamlarda yer alacak adayların dosyalarının, başkent Trablus'taki Devlet Yüksek Konseyi’ne gönderileceği belirtildi.
Son olarak Libya'nın başkenti Trablus'ta Ulusal Petrol Kurumu (NOC) Başkanı Mustafa Sanallah, Bingazi’deki el-Halic, Sirte ve Ras Lanuf şirketlerinin başkanlarıyla NOC arasında gerçekleştirilen bir acil durum toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Tobruk'taki Harika Limanı'ndaki mücbir sebep durumunun kaldırması ve üretim çalışmalarının derhal başlatılması için gerekli tüm tedbirlerin alındığını duyurdu.



Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
TT

Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin derinliklerindeki metal atölyelerine (tornalama tezgahlarına) yönelik baskınlarını yoğunlaştırdı; bu gelişmeyi, Hamas ve diğer Filistinli grupların Gazze Şeridi'nde silahlanmasını durdurma çabalarıyla ilişkilendiriyor. Bir haftadan kısa bir süre içinde, İsrail uçakları üç metal atölyesini hedef aldı. Atölyelerden ikisi Gazze Şehrinde, biri ise Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunuyordu.

İsrail ordusu, saldırılarının silah üretim tesislerini ve Hamas altyapısını hedef aldığını belirtti.

İsrail ordusunun sadece demirci atölyesini bombalamakla kalmayıp, bulunduğu binanın tamamını yıktığı ve sakinlerine tahliye emri verdiği, bu durumun Lübnan'da verilen tahliye emirlerini hatırlattığı kaydedildi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail'in bu yeni hamleleri, Gazze Şeridi'nde yeni bir operasyonel planı işaret ediyor ve gelecekteki saldırıların sadece suikastları değil, Filistinli grupları silahsızlandırma bahanesiyle yapılacak operasyonları da içerebileceğini gösteriyor.

Altı gün önce onlarca Filistinlinin ölümüne yol açan İsrail'in tırmanışında, roket üretimi gibi askeri sanayilerde çalışan aktivistler hedef alınmıştı.


Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)
TT

Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)

Hizbullah'ın "Koordinasyon ve İrtibat Birimi" başkanı Vefik Safa istifasını sundu. Bu, partinin iki genel sekreterinin ve üst düzey askeri liderlerinin öldürüldüğü İsrail'in sert saldırılarının ardından yapısını yeniden kurmaya çalışan parti liderliği için bir ilk oldu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre konuyla ilgili bilgili kaynaklar, Hizbullah liderliğinin bugün üst düzey güvenlik yetkilisi Vefik Safa'nın istifasını kabul ettiğini bildirdi.

Lübnan güvenlik kurumlarıyla irtibattan sorumlu olan Safa, Ekim 2014'te İsrail'in düzenlediği bir suikast girişiminden sağ kurtulmuştu.

Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)

İstifa, partinin Safa'nın yetkilerini azaltmasının ardından geldi. Bu durum, geçen yılın sonlarında başlayan ve bazı isimlerin görevden alınması ve yerlerine yeni isimlerin atanmasıyla sonuçlanan yapısal değişiklikle eş zamanlı olarak gerçekleşti.

Safa'nın halefinin kimliği konusunda çelişkili haberler ortaya çıktı, ancak kaynaklar partinin bazı gruplar için daha az kışkırtıcı ve devlet ve yabancı güçlerle ilişkilerinde farklı bir üslup benimseyecek bir isim aradığı konusunda hemfikirdi. Potansiyel halefler olarak adı geçen en öne çıkan isimler arasında Hüseyin Barada, Hüseyin Abdullah ve Muhammed Muhanna yer alıyordu.

Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)

Safa'nın son görünümü, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın suikastının yıldönümü olan 25 Eylül'de Raouche Kayası'nda, Başbakan Nevvaf Selam'a hakaretler yağdıran parti destekçilerinden bazılarıyla birlikte gerçekleşti.


Gazze anlaşması: Arabulucuların Hamas’ın silah sorununu çözmek için sınırlı seçenekleri

Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
TT

Gazze anlaşması: Arabulucuların Hamas’ın silah sorununu çözmek için sınırlı seçenekleri

Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)

Gazze anlaşmasının ikinci aşamasının 10 gün önce başlamasının ardından İsrail’in taleplerinin başında ‘Hamas’ın silahsızlandırılması’ yer alıyor. Ancak bu talebin nasıl hayata geçirileceğine dair belirsizlik sürerken, Hamas’ın Filistin devleti kurulmadan silahlarını teslim etmeye sıcak bakmaması süreci çıkmaza sokuyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, bu düğümün arabulucuları son derece sınırlı seçeneklerle karşı karşıya bıraktığını belirtiyor. Buna göre, ya silahların tamamen tasfiyesi ya da dondurulması yönünde bir formül bulunması ve Hamas’ın buna ikna edilmesi ya da harekete baskı uygulanması gerekiyor. Uzmanlar, bu başlığın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu başta olmak üzere İsrail iç siyasetinde seçim amaçlı bir baskı aracı olarak giderek daha fazla kullanılacağına dikkat çekiyor.

İsrailli muhalif lider Benny Gantz dün X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, ‘Hamas’ın silahsızlandırılması’ çağrısında bulundu.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz ise çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Hamas silah bırakmayı kabul etmezse İsrail bu yapıyı tasfiye edecek” dedi. Netanyahu da salı günü ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile yaptığı görüşmenin ardından, ‘Gazze Şeridi’nin yeniden imarına yönelik herhangi bir adımdan önce Hamas’ın silahsızlandırılmasının vazgeçilmez bir şart olduğu’ konusunda ısrarcı olduğunu vurguladı.

Strateji uzmanı Tuğgeneral Semir Ragıb, arabulucuların seçeneklerinin sınırlı olduğunu ve önlerinde ya uzlaşı sağlamak ya da baskı uygulamak dışında bir yol kalmadığını ifade etti. Ragıb, silahsızlandırma talebinin İsrail, Washington, Avrupa Birliği (AB) ve bağışçı ülkeler tarafından defalarca dile getirildiğini ve artık savaşın durdurulması ile yeniden imarın önüne konulan temel engellerden biri haline geldiğini söyledi.

Ragıb’a göre Netanyahu ve benzer siyasi aktörler silahsızlandırma dosyasını seçimlerde kullanacak ve anlaşmayı her an sabote edebilecekler. Özellikle ikinci aşama çok sayıda mayın barındırıyor ve Netanyahu, özellikle çekilmeyle ilgili başlıklara yaklaşmak istemiyor.

 Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde yıkılmış binaların enkazı arasında ilerleyen Filistinliler (AFP)Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde yıkılmış binaların enkazı arasında ilerleyen Filistinliler (AFP)

Askeri strateji uzmanı Tümgeneral Semir Ferec, mevcut seçeneklerin giderek daraldığını belirterek, silahların tamamen tasfiye edilmesinden ziyade dondurulması yönündeki bir seçeneğin daha olası olduğunu ifade etti. Ferec, Hamas’ın elindeki silahların füze ya da insansız hava aracı (İHA) niteliğinde olmadığını ve bu nedenle teslim edilebileceğini söyledi. ABD ve İsrail’in silah maddesinin uygulanmasında ısrarcı olduğunu kaydeden Ferec, bunun İsrail’in geri çekilmesiyle eş zamanlı gerçekleşmesi ve yeni bir savaşın önüne geçecek garantilerin sunulması gerektiğini vurguladı.

Öte yandan Reuters’a konuşan Hamas kaynakları, çarşamba günü yaptıkları açıklamada, hareketin silahsızlanma konusunu diğer Filistinli gruplarla görüşmeyi kabul ettiğini, ancak Washington ya da bölgesel arabulucuların kendilerine silahsızlandırmaya dair ayrıntılı ve somut bir teklif sunmadığını belirtti.

İsrail’in Kanal 13 televizyonu, geçtiğimiz ocak ayının sonunda, ABD’nin Hamas’a silahlarını çok uluslu bir güce teslim etmesi için birkaç haftalık süre tanıyan bir belge hazırladığını bildirmişti. Habere göre, bu sürede uyum sağlanmaması halinde İsrail’e ‘dilediği gibi hareket etme’ konusunda yeşil ışık yakılacak.

Ferec, Hamas’ın manevra alanının son derece sınırlı olduğuna dikkat çekerek, özellikle Mısır, Katar ve Türkiye başta olmak üzere arabulucularla hızlı bir uzlaşıya varması gerektiğini, zira İsrail’in şu aşamada en büyük engeli bu dosya üzerinden yarattığını ifade etti.

Ragıb ise Hamas’ın önünde, Trump planı ve silahsızlanma maddesini uygulamaktan başka bir seçenek bulunmadığını savundu. Ragıb, bu sürecin uzatılmaması ya da dolaylı yollardan aşılmaya çalışılmaması gerektiğini, ‘çünkü kaybedilen her günün ateşkes anlaşması için bir tehdit anlamına geldiğini’ dile getirdi.

Ragıb, Gazze’de polis güçlerinin önümüzdeki günler ya da haftalar içinde konuşlandırılacağını, istikrar gücünün de devreye girebileceğini belirterek, bu aşamadan sonra manevra alanının daha da daralacağına dikkat çekti.