Alanyaspor-Fenerbahçe maçında kural hatası yapıldı mı?

Fotoğraf (Twitter)
Fotoğraf (Twitter)
TT

Alanyaspor-Fenerbahçe maçında kural hatası yapıldı mı?

Fotoğraf (Twitter)
Fotoğraf (Twitter)

Süper Lig'in 38. haftası geride kalırken zirveyi yakından ilgilendiren maçta Fenerbahçe, Aytemiz Alanyaspor ile 0-0 berabere kalarak kritik iki puan kaybı yaşadı.
Karşılaşmanın ilk yarısında hakem Yaşar Kemal Uğurlu'nun verdiği penaltı ve sonrasındaki iptal kararı tartışmaları beraberinde getirirken, eski hakem ve spor yorumcusu Ahmet Çakar'ın "kural hatası" iddiası geceye damga vurdu.
Çakar'ın açıklamalarından sonra Fenerbahçe Kulübü de müsabakada kural hatası yapıldığını savundu.
Sarı-lacivertli kulüpten yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Penaltı kararının iptali, dünya genelinde futbolun kurallarını belirleyen IFAB'ın ilgili maddelerinin açık bir ihlalidir. Sözkonusu hatanın hakem değil kural hatası olmasından dolayı maçın tekrarı gerektiği de tartışmasız şekilde ortadadır. Konuyla ilgili Türkiye Futbol Federasyonu’na gereken başvurular gün içerisinde yapılacaktır. Sezon başından itibaren kritik hatalarla maç sonuçlarımıza yapılan açık etkinin, bu son kararla geri dönülemez bir boyuta taşındığını vurguluyor; tüm camiamızın sabrını zorlayan bu durumun düzeltilmesini talep ediyoruz."

Pozisyon nasıl gelişti?
Müsabakanın 28. dakikasında Enner Valencia, Alanyaspor savunmasını geçerek ceza sahası içerisinde Mesut Özil'in pasına hareketlendi. 
Ekvadorlu golcünün rakibinin arkadan müdahalesiyle yerde kalması sonucu hakem Yaşar Kemal Uğurlu penaltı noktasını gösterdi. 
Video Yardımcı Hakem (VAR) incelemesinde Mesut Özil'in pas verdiği anda Valencia'nın ofsaytta olduğu ve savunma oyuncusunun müdahalesinin top ayaktan çıktıktan sonra yapıldığı tespit edilerek, penaltı kararı ofsayta çevrildi.

Çakar'ın kural hatası iddiası 
Eski hakem ve spor yorumcusu Ahmet Çakar, Uğurlu'nun pozisyonda verdiği karar sonrası maçta kural hatası yapıldığı iddiasında bulundu.
Sosyal paylaşım sitesi Twitter'daki hesabından paylaşımda bulunan Çakar, şu ifadelerle iddiasını savundu:
"FIFA kurallarına göre 'ofsayttaki bir oyuncu topa doğru hareketlenip topa vurmadan önce penaltıya maruz kalırsa ofsayt ihlali gerçekleşmez, penaltı verilir' der. Ben değil FIFA oyun kuralları söylüyor. Alanyaspor-Fenerbahçe maçında hakemler ağır bir kural hatası yapmışlardır."

Çakar'ın açıklamaları geceye damga vururken, sosyal medyanın da en çok konuştuğu konular arasına girmeyi başardı.
Eski hakemler Selçuk Dereli ile Seçim Demirel, kural hatası iddialarını Independent Türkçe için yanıtladı.

Dereli: Penaltı verilseydi bence o zaman kural hatası olurdu
Eski hakem ve spor yorumcusu Selçuk Dereli, dün akşamki müsabakada hakem Yaşar Kemal Uğurlu'yu genel itibariyle iyi bulduğunu ancak yardımcı hakemi yeterli bulmadığını belirterek, şu yorumu yaptı:
"Gökhan Gönül'ün kırmızı kartından önce ofsayt çıktı. Öyle ofsayt olur mu? 1 buçuk 2 metre geriden geliyor oyuncu. Orada büyük bir hata yaptı. Bir de Yaşar Kemal Uğurlu sanki bu penaltıyı vermiş olsaydı, Valencia'ya müdahale eden oyuncuyu atmayacaktı gibi durum gösterdi. Direkt kart göstermedi orada. Kırmızı kartını direkt gösterip ofsaytsa tekrar geri alabilirdi. Çünkü Valencia'ya yapılan hareket net kırmızı kartı gerektiriyordu."
Maçın 28. dakikada Valencia'nın Alanyaspor ceza sahasında düşürülmesi sonrası kazanılan penaltı kararının ofsayta çevrilmesini de değerlendiren Dereli, şunları kaydetti: 
"Ofsayt kararı tabii ki doğru. Bazıları burada kural hatası olduğunu ve penaltı verilmesi gerektiğini söylüyor buna katılmıyorum. Oyun kuralları çok açıktır. Eğer bir hücum oyuncusu rakibiyle mücadele içine girip veya topa müdahale eder/teşebbüs ederse bu ofsayttır. Burada arış ofsaytla başlar. Bazıları kuralı farklı ya da işine geldiği gibi yorumluyor ama durum öyle değil. Kurallar çok açık ve net."
Kurala ters, kural kitabında olmayan bir uygulama olması halinde pozisyonlarla ilgili kural hatasından söz edilebileceğinden bahseden Dereli, "Kural öyle açık ve net ki orada penaltı verilseydi bence o zaman kural hatası olurdu" dedi. 
Dereli ayrıca sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla IFAB oyun kurallarının ilgili maddesini paylaştı: 

Demirel: Kesinlikle kural hatası yok, VAR protokolüne aykırı bir durum var
Alanyaspor-Fenerbahçe maçının zorlu derecesi yüksek ve her iki taraf için de önemli bir maç olduğunu dile getiren eski hakem Seçim Demirel, Yaşar Kemal Uğurlu'nun kötü bir maç yönetmediğini belirterek, şu yorumda bulundu:
"Hakemin beden dilini ve sahadaki otoritesini çok beğendim. Ancak penaltı pozisyonundaki uygulama tamamen VAR ile kendi arasında yaşanan bir sıkıntı. VAR hakemi keşke Uğurlu'yu monitöre çağırsaydı, o da ofsayt ya da penaltı kararını izleyip verebilseydi. Bu karar hakeme bırakılsaydı daha doğru olurdu. Gökhan Gönül'ün ihraç kararı doğruydu. Bariz gol şansı vardı. Maç içerisinde verdiği-vermediği sarı kartlar tartışılabilir ama onun dışında eleştirebileceğimiz bir pozisyon olmadı."
Valencia'nın pozisyonunun inanılmaz şekilde tartışıldığını hatırlatan Demirel, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Öncelikle kesinlikle bir kural hatası olmadığını söyleyebilirim. Bence burada bir hata yok ancak varsa bile VAR protokolüne aykırı bir problem var diyebiliriz. Pozisyona baktığımızda Topa dokunulduğu anda ofsayt pozisyonunda olan Valencia, savunma oyuncusunun koşu yolunda. Arkadaki oyuncu öndeki oyuncunun ofsaytta olup olmadığını bilmez. Topu kazanmak ya da rakibinin topa müdahale etmemesi için bir mücadeleye giriyor. Kural ise şöyle diyor: Eğer ofsayt pozisyonundaki oyuncu rakibiyle top için mücadeleye girerse orada bir ofsayt ihlali gerçekleşir... Burada ikili mücadele gerçekleştiği için önce ofsayt, ardından penaltı ihlalleri oldu. Tüm bunlar göz önüne alındığında dün akşam verilen ofsayt kararının doğru olduğunu söyleyebiliriz."
Pozisyonun penaltı olduğu yönündeki yorumları da değerlendiren Demirel, Valencia'nın yerde kalması sonrası ofsayt yerine penaltı çalınması için şu durumun yaşanması gerektiğini dile getirdi:
"Eğer iki oyuncu da yan yana veya Valencia bir adım önde ve rakibinin de koşu yolunda olmasaydı sadece şeklen ofsayt olurdu. Topa vurduğu anda savunma oyuncusu Valencia'yı itseydi veya çelmeleseydi o zaman ofsaytta olsa bile penaltı verilebilirdi." 
Demirel, pozisyonda kural hatası yapıldığıyla ilgili iddialara şöyle cevap verdi:
"Mesela ikinci sarı kartı gören oyuncuyu saha dışına göndermezseniz ve oyun devam ederse buna kural hatası denir. Dün akşamki pozisyonda kesinlikle bir kural hatasından söz edemeyiz. Yorum hatası var burada sadece. Bu pozisyonda hata olsaydı kural hatası değil, hakem hatası diyebilirdik."

Independent Türkçe
 



Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Floyd Mayweather'ın Mike Tyson'la yapması planlanan maç, farklı bir "Demir Mike"ın Mayweather'ın bir sonraki rakibi olacağını iddia etmesiyle belirsizliğe girdi.

Eylülde Mayweather'ın 2026 baharında Tyson'la ringe çıkacağı ve iki Amerikalı boks efsanesinin gösteri maçında karşı karşıya geleceği duyurulmuştu.

O zamanlar tarih veya yer teyit edilmemiş olsa da 59 yaşındaki Tyson daha sonra maçın martta Afrika'da yapılacağını iddia etmişti.

Şimdiyse eski kickboks şampiyonu Mike Zambidis'in sosyal medyada Mayweather'la bir maçın tanıtımını yapmasıyla durum karıştı.

Zambidis, Instagram'da maçın tarihini 27 Haziran ve mekanını memleketi Yunanistan'ın başkenti Atina'daki Oaka Arena olarak belirten bir poster paylaştı.

Poster ayrıca etkinliğin "dünya çapında canlı yayımlanacağını" da ima ediyordu ancak yayıncı açıklanmadı. Organizatörler Mayweather Promotions, Zambidis Club ve Front Row Fight Series olarak listelendi.

Zambidis gönderide "Tarih yazılmak üzere" ifadesini kullanırken, Mayweather henüz posteri veya böyle bir dövüşle ilgili herhangi bir detayı paylaşmadı.

dvfgt
Mike Zambidis (sağda), sosyal medyada Floyd Mayweather'la dövüşünün tanıtımını yaptı (@ironmikezambidisofficial/Instagram)

48 yaşındaki boksör, en son Ağustos 2024'te John Gotti III'le bir gösteri maçında karşı karşıya gelmişti. Bu maç, 5 sıkletteki eski dünya şampiyonunun 2017'de profesyonel boks kariyerini sonlandırdıktan sonra çıktığı çok sayıda gösteri maçından biriydi.

Öte yandan 45 yaşındaki Zambidis kickboksta birden fazla şampiyonluğa sahip. Son kickboks maçı, Mayweather'la olası karşılaşmasından tam 11 yıl önce, 27 Haziran 2015'teydi.

Zambidis'in bu paylaşımının Mayweather-Tyson karşılaşması için ne anlama geldiği belirsiz. Bu maçın Tyson'ın YouTuber Jake Paul tarafından profesyonel müsabakada puanla yenilmesinden yaklaşık 18 ay sonra gerçekleşmesi planlanıyordu.

Mayweather'ın adı ayrıca 2015'te tüm zamanların en kazançlı boks maçında puanla yendiği rakibi Manny Pacquiao'yla rövanş maçı için de geçiyor.

Independent Türkçe


Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
TT

Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu hafta buz üstünde milimetrik hesaplarla yapılan bir mücadele olan Curling'i inceliyoruz.

Curling, buz üzerinde oynanan takım sporları arasında en farklılarından biri. Bu sporda karşı karşıya gelen iki takım, yaklaşık 20 kilogram ağırlığındaki taşları, buz yüzeyinde belli bir hedefe en yakın olacak biçimde yerleştirmeye çalışıyor.

Her takımda 4 oyuncu var ve her oyuncu belirli bir sırayla taşı kaydırıyor. Amaç, bu taşları "ev" adı verilen çemberin merkezine ulaştırmak.

Oyun boyunca en yakın taşların sayısı kadar puan alınıyor ve toplamda en çok puanı toplayan takım maçı kazanıyor.

Curling, özel olarak hazırlanmış bir buz pistinde oynanıyor. Pistler genellikle 45 metre uzunluğunda ve 5 metre genişliğinde.

Ev, içi boyalı dairelerden oluşuyor ve puanlar, taşların merkeze olan uzaklığına göre hesaplanıyor. Buz, üzerine su püskürtülerek pürüzlü hale getiriliyor. Bu taşın pist üzerinde daha kontrollü kaymasını sağlıyor.

Oyun, her iki takımın da taşlarını sırayla gönderdiği "end"ler üzerinden ilerliyor. Bir end, her takımın belirlenmiş sayıda taşı hedefe göndermesiyle tamamlanıyor.

Karşılaşmalar genellikle 10 end sürüyor. Ancak bazı kulüp ve turnuva formatlarında 8 endlik maçlar da var. Her end sonunda en yakın taşı olan takım puan alıyor.

Kökeni 16. yüzyıla uzanan Curling, İskoçya'nın donmuş göletlerinde oynanan bir oyun olarak doğdu.

İskoç göçmenlerin Kuzey Amerika'ya taşıdığı bu oyun, zaman içinde standartlaşarak uluslararası bir spor haline geldi.

Günümüzde kış olimpiyatlarında ve dünya şampiyonlarında düzenli olarak müsabakalar gerçekleştiriliyor. 

Curling eşsiz bir strateji oyunu çünkü taşları hedefe yaklaştırırken rakibin taşlarını da engellemek veya dışarı atmak gerek. Bu nedenle spor bazen "buz üzerinde satranç" diye anılıyor.

Her oyuncunun nişan alması, taşın hızını ve yönünü doğru hesaplaması gerek çünkü pist üzerinde minik eğimler ve buz yüzeyinin pürüzlü yapısı taşın rotasını etkiliyor.

Taşlar hafifçe döndürülerek, yani "curl" yapılarak atılıyor, sporun adı da buradan geliyor.

Takımların her oyuncusu genellikle iki taş atıyor ve takım sırasıyla lead, second, third ve skip pozisyonlarına göre atış yapıyor. Takımın kaptanı olan skip, hem stratejiyi belirliyor hem de genellikle son taşları atıyor. Bir takımın her taşla yaptığı hamle, o endin sonucunu doğrudan etkiliyor.

Curling stratejisinin önemli bir parçası da "süpürme" tekniği. Taş buz üzerinde kayarken diğer oyuncular pistin yüzeyini süpürüyor. Bu süpürme, buz yüzeyinin pürüzlü tabakasını geçici olarak ısıtarak taşın daha uzun mesafe gitmesini sağlıyor. Ayrıca süpürme işlemi, taşın rotasını daha düz tutmak veya istenen eğriliği azaltmak için de kullanılıyor.

Bu kontrollü buz ısıtma ve temizleme, takımların taşın hedefe daha doğru ve hızlı ulaşmasını sağlıyor.

Süpürme ekipmanları da dikkatle düzenleniyor. Modern süpürge başlıkları sentetik malzemelerden yapılırken, sadece onaylı modeller yarışlarda kullanılabiliyor. 2010'ların ortalarında bu konuda bir tartışma yaşanmış ve yeni başlık teknolojilerinin oyunu fazla etkilemesi sonucu kurallarda standardizasyon getirilmişti.

Bu da süpürmenin sadece taktiksel değil aynı zamanda kurallar çerçevesinde yapılması gerektiğini gösteriyor.

Curling maçlarında kullanılan taşlar, özel granit türünden üretilir ve her biri yaklaşık 20 kilogram ağırlığında. Bu taşlara sap takılır; takımlar genellikle kırmızı ya da sarı sap renkleriyle kendi taşlarını ayırt eder. Buz üzerinde taşın bırakılma anı, kullanılan teknik ve rakip süpürme performansı taşın son konumunu belirler.

Oyunun içinde pek çok özel terim de var. Mesela "hog line" adı verilen çizgiyi geçmeden taş pistte kabul edilmiyor.

Bunun gibi kurallar oyunun stratejik yönünü güçlendiriyor. Aynı zamanda "blank end" denen, end sonunda hiç puan kazanmayan durum da var; bu durumda avantaj bir sonraki enddeki son taşı atma hakkıyla devam ediyor.

Bugün curling Kanada, İskoçya, İsveç gibi ülkelerde güçlü oyuncularıyla dikkat çekiyor ve bunun yanısıra dünya genelinde yaygınlaşma çabaları da sürüyor.

Curling'in farklı versiyonları da var. 4 kişilik takımların yanı sıra, iki oyunculu karışık çiftler gibi formatlar da yarış programlarında yer alıyor. Ayrıca tekerlekli sandalye curling gibi engelli sporcular için uyarlanmış formatlar da bulunuyor; burada süpürme yapılmıyor ve taşlar farklı yöntemlerle atılıyor.

Bu spor izleyenlere hem fiziksel beceri hem de stratejik derinlik sunuyor. Taşları hedefe yaklaştırmak için yapılan hesaplamalar, süpürme taktikleri ve takım koordinasyonu, curling'i buzun üzerinde farklı bir savaş haline getiriyor. Curling izlenebilirliği yüksek, düşünce ve beceri birleşimini sunan özgün bir kış sporu olarak her sezon heyecan yaratıyor.

Kaynaklar: World Curling, NBC, Olympics


Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
TT

Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu haftaki konumuz sürat pateni. 

Sürat pateninde amaç, buz üzerindeki en hızlı sporcu veya takım olmak. Patenleriyle oval pistte kayan sporcular, rakiplerinden çok kronometreyle yarışıyor.

Dışarıdan bakıldığında basit görünen bu spor, işin içine girildiğinde ciddi bir teknik bilgi, güçlü bacaklar ve yüksek konsantrasyon gerektiriyor. Küçük bir denge kaybı ya da geç bir hamle, saniyenin onda biriyle ölçülen kritik farklara yol açıyor.

Yarışlar genellikle 400 metrelik standart bir buz pistinde yapılıyor. Oval pistte iki düzlük ve iki dönüş var. Sporcular pistte ikili gruplar halinde start alıyor. Aynı anda piste çıkan iki patenci birbirine rakip gibi görünse de asıl mücadele zamana karşı veriliyor. Günün sonunda en iyi süreyi yapan sporcu kazanıyor.

Sürat pateninin kökleri epey eskiye dayanıyor. Donmuş göller ve kanallar üzerinde kayarak yol alan Kuzey Avrupa halkları, bu hareketi zamanla yarışa dönüştürüyor.

Özellikle Hollanda, sürat pateninin gelişiminde önemli rol oynuyor. 19. yüzyılın sonlarında kurallar netleşiyor, uluslararası yarışlar düzenlenmeye başlıyor. 

Bu sporda kullanılanlar, günlük buz patenlerinden son derece farklı. Bıçaklar daha uzun ve neredeyse tamamen düz bir yapıya sahip.

Bu sayede patenci buzla daha uzun süre temas ediyor ve her itişte daha fazla hız üretiyor. Modern sürat patenlerinde kullanılan "clap skate" sistemiyse bıçağın topuktan ayrılmasına izin veriyor. Bu mekanizma, itiş sırasında gücün daha verimli aktarılmasını sağlıyor.

Sporcular yarış boyunca alçak bir pozisyonda kayıyor. Dizler kırık, gövde öne eğik, kollar çoğu zaman sırtın arkasında kilitli. Bu duruş, hava direncini azaltıyor ve hızın korunmasını sağlıyor.

Ancak bu pozisyonu dakikalar boyunca koruyabilmek için ciddi bir bacak gücü ve kondisyon gerek.

Sürat pateninde farklı mesafeler var ve her mesafe ayrı bir yaklaşım gerektiriyor.

500 ve 1000 metre gibi kısa yarışlarda patlayıcı çıkış ve ilk saniyeler büyük önem taşıyor. 5 bin ve 10 bin metre gibi uzun mesafelerdeyse tempo kontrolü, nefes düzeni ve doğru çizgi seçimi öne çıkıyor. Sporcular yarış boyunca hızlarını bilinçli şekilde ayarlıyor ve son turlara enerjilerini saklıyor.

Kısa pist patencileri genellikle saatte yaklaşık 48 km hıza ulaşırlarken, uzun pist sporcuları ortalama 56 km'de seyrediyor.

Takım takip yarışları, sürat pateninin en dikkat çekici formatlarından biri. Bu yarışlarda üç patenciden oluşan takımlar piste birlikte çıkıyor. Amaç, takımın üçüncü sporcusunun bitiş çizgisini geçtiği anda elde edilen süreyi en iyi seviyeye taşımak. Sporcular dönüşümlü olarak öne geçiyor, rüzgar direncini paylaşıyor ve birlikte bir ritim yakalamaya çalışıyor.

Bir diğer ilgi çekici formatsa toplu start. Bu yarışta sporcular aynı anda start alıyor ve doğrudan birbirleriyle mücadele ediyor. Sprint puanları, pozisyon savaşları ve son turdaki ataklar, bu disiplini izleyici açısından epey heyecanlı hale getiriyor. Klasik sürat pateninden farklı olarak burada taktik ve anlık kararlar çok daha belirleyici oluyor.

Yarışlar sıkı kurallarla yönetiliyor. Sporcuların pist değişim noktalarında çizgilere uyması gerekiyor. İç hattaki patenci her zaman öncelikli sayılıyor ve dış hattan gelen sporcu geçiş sırasında dikkatli davranmak zorunda kalıyor. Kurallara aykırı bir hamle, zaman cezası ya da diskalifiyeyle sonuçlanabiliyor. Bu da sporcuları hem hızlı hem kontrollü olmaya zorluyor.

Uluslararası sürat pateni organizasyonlarını Uluslararası Buz Pateni Federasyonu düzenliyor. Dünya Kupası etapları sezon boyunca farklı ülkelerde yapılıyor ve sporcular genel klasman puanları için mücadele ediyor. Sezonun zirvesiyse 5 ayaktan oluşan Dünya Şampiyonası ve Olimpiyat Oyunları oluyor. Milano–Cortina 2026 Kış Olimpiyatları’nda sürat pateni, yine en fazla madalya dağıtan branşlardan biri olarak öne çıkıyor.

Sürat pateni iki ana başlık altında ele alınıyor. Uzun pist sürat pateni, 400 metrelik pistte yapılan klasik disiplinleri kapsıyor. Kısa pist sürat pateniyse daha küçük bir pistte, çok sayıda sporcunun aynı anda yarıştığı, temasın ve taktik savaşlarının daha yoğun olduğu bir format sunuyor. İki disiplin aynı temele dayansa da izleme deneyimi epey farklı oluyor.

Tarih boyunca bu spor unutulmaz anlara sahne oldu. Olimpiyatlarda üst üste kazanılan altın madalyalar, kırılan dünya rekorları ve teknolojik gelişmeler sürat pateninin sürekli evrilmesini sağlıyor. Bugün sporcular, geçmişe kıyasla çok daha hızlı kayıyor ancak hata payı da aynı ölçüde azalıyor.

Sürat pateni, izleyiciye sessiz ama yoğun bir gerilim sunuyor. Tribünlerde alkışlar kısa sürüyor, asıl heyecan bitiş çizgisinde kronometre durduğunda yaşanıyor. Çünkü bu sporda fark çoğu zaman gözle değil, ekranda beliren rakamlarla anlaşılıyor. Buzun üzerinde geçen her saniye, emeğin ve tekniğin net bir karşılığına dönüşüyor.

Kaynaklar: Red Bull, Olympics, ISU, USOPM