Washington’ın aşı patentlerinin askıya alımını onaylayacağına yönelik işaretler

Perşembe günü Seattle’da bir kilisede koronavirüs aşısı olan bir ABD’li (Reuters)
Perşembe günü Seattle’da bir kilisede koronavirüs aşısı olan bir ABD’li (Reuters)
TT

Washington’ın aşı patentlerinin askıya alımını onaylayacağına yönelik işaretler

Perşembe günü Seattle’da bir kilisede koronavirüs aşısı olan bir ABD’li (Reuters)
Perşembe günü Seattle’da bir kilisede koronavirüs aşısı olan bir ABD’li (Reuters)

Dünden (Cuma) bu yana ABD’nin yakında yeni tip koronavirüs (Kovid-19) karşıtı aşıların patentlerini askıya alma kararı alacağına yönelik bir iyimserlik havası Dünya Ticaret Örgütü’nü etkisi altına aldı. Bu durum, yoksul ülkelere ihtiyaç duydukları aşıları üretme imkanı sağlayacak ve gelişmekte olan ülkelerdeki tehdit oluşturan salgın dalgalarını kontrol altına almak için küresel olarak aşılamayı hızlandıracak.
Cenevre’deki diplomatik çevrelerin günlerdir bahsettiği bu iyimserlik, ABD Dış Ticaret İdaresi temsilcisi Katherine Tai'in yaptığı açıklamalarının ardından güçlendi. Tai açıklamalarında “Aşılara erişim konusunda gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri birbirinden ayıran devasa boşluk asla kabul edilemez” dedi ve ilaç şirketlerine krizlerde fedakarlık yapmaları çağrısı yaptıklarını sözlerine ekledi. Bununla birlikte Beyaz Saray sözcüsü, Tai’nin yönetime henüz bu konu ile ilgili bir tavsiyede bulunmadığını ve “bu hedefi gerçekleştirmek için birçok yol olduğunu ve patentlerin askıya alınmasının bunlardan biri olduğunu” söyledi.
ABD yönetimi bir süredir aşıların patenlerinin askıya alınmasına yönelik adım atması için artan baskılara maruz kalırken, yetişkin nüfusun yarısından fazlasının aşılandığı ülkede aşılama kampanyası hızlanıyor. Diğer yandan Hindistan, pandeminin başlangıcından bu yana dünyanın tanık olduğu en kötü salgın dalgasıyla yüzleşiyor. Aralarında Nobel Ödülü alan isimlerin yanı sıra eski başkan ve ülke liderlerinin de yer aldığı 170 kişi geçtiğimiz haftalarda ABD Başkanı Joe Biden’a, sağlık krizi sona erene kadar aşıların patentlerinden feragat edilmesi ve ‘bazı kişilerin tekelci ticari menfaatleri yerine herkesin sağlık ve güvenlik hakkını tercih edilmesi’ çağrısında bulundular.
Senato’daki Demokrat üyelerden oluşan, eski başkan adayları Bernie Sanders ve Elizabeth Warren liderliğindeki bir grup, Başkan Biden’a, Dünya Ticaret Örgütü üyeleri Hindistan ve Güney Afrika tarafından yapılan aşı patentlerinin geçici olarak askıya alınması talebine yanıt vermesi çağrısında bulunan bir mektup göndermişlerdi. Washington ise, yüzden fazla ülkenin desteklediği ancak ABD’nin yanı sıra Japonya, Avrupa Birliği (AB) ve İsviçre’nin de karşı çıktığı bu talebin karşında duruyor.

ABD’de 100 milyon kişi Kovid-19’a karşı tam aşı oldu
Beyaz Saray Kovid-19 Koordinatörü Jeff Zients’ın dün yaptığı açıklamaya göre, ABD’de 100 milyon kişi Kovid-19’a karşı tam aşı oldu. Zients dün yaptığı basın açıklamasında bu durumun 100 milyon ABD’linin rahatlama ve huzur hissettiği anlamına geldiğini belirtti. Zients söz konusu aşılama oranının ABD nüfusunun yüzde 40’ına denk geldiğini, Mart ayı sonuna kadar tam aşı olan kişi sayının iki katına çıktığına dikkati çekti.
Fransız haber ajansı AFP’nin aktardığına göre, bir veya iki aşamada verilen iki doz olarak uygulanan aşıları olan ve üzerinden iki hafta geçiren herkes tam olarak aşı yapılmış kabul ediliyor. Aşı olan kişi sayısı, iktidara gelir gelmez ABD’deki aşı programına büyük bir destek veren Başkan Joe Biden’ın başarısını gösteriyor. Geçtiğimiz hafta ülkede, ABD Başkanı’nın 100. görev gününden önce 200 milyon aşı dozu hedefine ulaşıldı.
Aşı programında Nisan ayında zirveye ulaşıldıktan sonra yavaşlama başladı. Koronavirüs aşısı olmak isteyen aşılarını oldu ancak programın şimdiki amacı kırsal alanlarda yaşayan ve aşı olmak istemeyen insanların aşılanması.
ABD’de Pfizer/BioNTech, Moderna, Johnson& Johnson aşıları kullanılıyor.

 


İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe