Ekipman eksikliği Kamışlı’daki tek test laboratuvarının hizmet vermesini engelliyor

COVAX girişimi Suriye’ye 200 bin doz AstraZeneca aşısı sağladı.

Koronavirüse karşı başlatılan aşı kampanyasından bir kare. (Suriye Aşı Ekibi)
Koronavirüse karşı başlatılan aşı kampanyasından bir kare. (Suriye Aşı Ekibi)
TT

Ekipman eksikliği Kamışlı’daki tek test laboratuvarının hizmet vermesini engelliyor

Koronavirüse karşı başlatılan aşı kampanyasından bir kare. (Suriye Aşı Ekibi)
Koronavirüse karşı başlatılan aşı kampanyasından bir kare. (Suriye Aşı Ekibi)

Suriye’nin kuzeybatısında aktif çalışan Suriye Aşı Ekibi ve İdlib Sağlık Kurumu, Hindistan’da üretilen İngiliz AstraZeneca aşısının ilk partisinin gelmesinin ardından, sağlık personeli, sağlık sektörü çalışanları ve sağlık müdürlüklerinin Kovid-19’a karşı aşılanması noktasında çalışmalarına devam ediyor
Uluslararası Kurtarma Komitesi, Fırat’ın doğusundaki Özerk Yönetim tarafından kontrol edilen bölgelerde bu hafta boyunca test ekipmanlarının tükeneceği ve Kamışlı’daki tek test laboratuvarının faaliyetlerinin bu hafta içerisinde durabileceği noktasında uyarıda bulundu.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) COVAX girişimi kapsamında Suriye’ye 200 bin doz AstraZeneca aşısı gönderdi. Aşının 53 bin 800 dozunun silahlı grupların kontrolü altındaki bölgelere ulaştığı bildirildi.
Aşının ilk dozunu teslim alan Suriye Aşı Ekibi’ne bağlı İdlib’teki Aşı Kampanyası Direktörü Dr. Abdulhalık Atik, “Aşılamanın ilk aşamasında öncelikli olarak, sağlık çalışanları, insani yardım kuruluşlarında ve Suriye Sivil Savunma’da çalışanların 3 gün içerisinde aşılanması hedefleniyor. İkinci aşamada yaşlılar, kronik rahatsızlığı bulunanlar ve kamu kuruluşlarında çalışanların hedef alınması bekleniyor” ifadelerini kullandı. Atik, ikinci aşamanın yüzde 17’lik kesimi kapsayacağını belirtti. Birinci ve ikinci aşamalarının toplamının bölge nüfusunun yalnızca yüzde 20’sini oluşturduğunu söyleyen Atik, herkesi aşılama noktasında daha fazla aşı dozuna ihtiyaç olduğunu vurguladı. Atik kampanyanın, rejimin kontrolü dışındaki bölgelerdeki hastaneler ve sağlık merkezlerindeki 93 aşı merkezinde uygulanacağını söyledi. Ayrıca aşı dozlarının İdlib ile Halep’in kuzey ve batı kırsal kesimlerine de dağıtılacağını bildirdi.
Atik, aşılanan İdlib Sağlık Kurumu ve Sivil Savunma kadrolarının herhangi bir komplikasyon veya yan etki kaydetmediğini bildirdi. Aşının bazı kimselerde yalnızca hafif ateşe neden olduğunu söyledi.
İdlib’teki aşı kampanyasının teknik komite direktörü Dr. Yasir Necib, 3 gün önce başlatılan aşı kampanyasının 21 iş günü boyunca devam edeceğini doğruladı. Aşılama noktasında sağlık ve yardım kuruluşlarında çalışan kimselere öncelik verileceği bildirildi.
Kurtuluş Hükümetinin Sağlık Kurumu, 4 milyon insanın yaşadığı ve yerlerinden edilmiş mülteci kamplarının olduğu bir bölgede şuanda kadar 21 binden fazla kovid-19 vakası ve en az 641 ölüm kaydedildiğini bildirdi.
Birleşmiş Millletler (BM), Uluslararası Kurtarma Komitesi ve insani yardım kuruluşları Suriye’nin kuzeydoğusunda, son iki ay içerisinde, test ve oksijen gibi ekipmanlarda meydana gelen eksikliklerin salgının en çok etkilediği döneme denk gelmesi sebebiyle, milyonlarca insanın kovid-19’a yakalanma riski altında olduğunu söyledi. Bölgede, BM ve sivil toplum kuruluşları tarafından finanse edilen yedi tıbbi merkez finansman eksikliği sebebiyle kapatıldı. Diğer tıbbi merkezlerin çoğunun kapasitelerinin dolduğu ve oksijen kaynaklarının tükenmeye başladığı belirtildi.
Fırat’ın doğusundaki Özerk Yönetimi’ne bağlı sağlık kurumu, sadece geçen ay bölgede 5 bin 300’den fazla Kovid-19 vakası kaydetti. Söz konusu rakam, 2020 yılındaki toplam vaka sayısının yarısından fazlasını oluşturuyor. Yönetim geçtiğimiz ay bölgede tam kapanma kararı aldığını açıklarken, bu ay sabah 07.00’dan akşam 19.00’a kadar devam edecek olan kısmi kapanma kararı aldığını açıkladı.
Alınan kara göre, kamu tesisleri, pazarlar, okullar ve üniversiteler kapalı olacak. Belirlenen zaman dilimi boyunca düğünler, cenazeler ve büyük toplantılar düzenlenmesi ile cemaatle namaz kılmanın yasak olduğu bildirildi. Kapanma dönemi boyunca her türlü toplu organizasyonların iptal edildiği belirtilirken, restoranların paket servis olarak hizmet vermeye devam edebileceği açıklandı.



Suriye'den Lübnan’a müdahale çağrısına çekimser yaklaşım

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera'yı ağırladı (Arşiv - Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera'yı ağırladı (Arşiv - Reuters)
TT

Suriye'den Lübnan’a müdahale çağrısına çekimser yaklaşım

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera'yı ağırladı (Arşiv - Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera'yı ağırladı (Arşiv - Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye'ye yaptığı Lübnan'daki Hizbullah'a müdahale çağrısı Şam'da karşılık bulmadı. Tel Aviv, bu çağrıyı ciddiye almaz görünürken Beyrut, Hizbullah'ın silahsızlandırılmasının yalnızca Lübnan devletinin yetkisinde olduğu şeklindeki tutumunu sürdürdü.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın medya danışmanı Ahmed Zeydan, Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada “Müdahaleyi, Lübnan devletinin otoritesini pekiştirmesine destek bakımından değerlendiriyoruz” dedi. Zeydan, Hizbullah'ın Beşşar Esed rejiminin kalıntılarını barındırmaktan vazgeçmesi gerektiğini de vurguladı.

İsrail ise Trump'ın çağrısını ciddiye alınmaya değer bulmadığı izlenimi veriyor. Suriye’nin kısa vadede müdahalesinden kaygı duymayan İsrail, böyle bir müdahalenin gerçekleşmesi halinde Türkiye'nin nüfuzunun da genişleyeceğini düşünüyor.

Beyrut ise Hizbullah meselesine Suriye ya da başka bir dış müdahaleyi kesinlikle reddederek konunun çözümünün münhasıran devletin sorumluluğunda olduğunu bir kez daha teyit etti.

Şarku’l Avsat, Trump'ın çağrısının yansımalarını Şam, Beyrut ve Tel Aviv'den hazırlanan üç ayrı haberle ele aldı.


Beşşar Esed rejiminin Rakka Bölge İstihbarat Şefi, Avusturya'daki yargılaması sırasında herhangi bir ihlalde bulunmadığını söyledi

Avusturya'nın Viyana kentinde bir polis aracı (Arşiv - Reuters)
Avusturya'nın Viyana kentinde bir polis aracı (Arşiv - Reuters)
TT

Beşşar Esed rejiminin Rakka Bölge İstihbarat Şefi, Avusturya'daki yargılaması sırasında herhangi bir ihlalde bulunmadığını söyledi

Avusturya'nın Viyana kentinde bir polis aracı (Arşiv - Reuters)
Avusturya'nın Viyana kentinde bir polis aracı (Arşiv - Reuters)

Beşşar Esed rejiminin Rakka Bölge İstihbarat Şefi, rejimin muhaliflerine karşı on yılı aşkın süre önce uygulanan kötü muamele gerekçesiyle ‘işkence ve cinsel saldırı suçlamalarıyla’ Avusturya'da bir mahkemenin karşısına çıkarıldı.

Bir Avrupa ülkesinin Esed rejimi mensuplarınca işlendiği iddia edilen suçlar üzerinde yargı yetkisi iddia etmesi görece ender rastlanan bir durum. Bir ay sürmesi öngörülen davada mağdurların ifadeleri de alınacak.

Avusturya gizlilik yasaları uyarınca yalnızca ‘Halid H.’ olarak tanımlanan baş sanık, 2011 yılında Esed rejimine karşı ayaklanmanın patlak vermesinden Özgür Suriye Ordusu'nun 2013 yılında şehrin kontrolünü ele geçirmesine kadar geçen sürede Rakka Bölge İstihbarat Şubesi başında bulunuyordu. İddialara göre sanık, şehrin elden çıkmasını kolaylaştırmış ve ertesi gün kaçmıştı.

İddianameye göre ikinci sanık, Rakka'da üst düzey bir polis subayıydı. Her iki sanık da ağırlaştırıcı koşullar altında ağır bedensel zarar verme, zorlama ve cinsel saldırı suçlamalarıyla yargılanıyor. İşkence suçlaması ise yalnızca Halid H.’ye yöneltildi.

Sanıklar, hüküm giymeleri halinde 10 yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşabilir. Her iki sanık da suçsuz olduklarını belirterek işkence veya benzeri eylemlere dair herhangi bir ihlallerinin olmadığını öne sürdü.

Suriye'nin Dürzi azınlığına mensup Halid H., mahkeme başkanının gözaltındaki herhangi birine şiddet uygulayıp uygulamadığını sorması üzerine, “İmkânsız. Bu benim çıkarıma değildi. Üstelik bu şekilde yetiştirilmedim” yanıtını verdi.

İki taraf, Rakka Bölge İstihbarat Müdürlüğü binasının içindeki koşullara dair birbirinden tamamen farklı tablolar çizdi. Halid H., gözaltına alınanların binada gecelemediğini savunurken savcılık temsilcileri yaklaşık 30-40 kişinin sığdırıldığı koğuşlardan ve sistematik ihlallerden söz etti. İddialara göre gardiyanlar darp izlerini azaltmak amacıyla gözaltındakileri bahçe hortumlarıyla dövüyor, soğuk suyla ıslatarak hem işkence izlerini gizliyor hem de ertesi günkü dövmeyi daha acı verici hale getiriyordu.

Mahkeme başkanı tutukluların ayak tabanlarına vurulması gibi çeşitli işkence türlerine ilişkin çizimler gösterdiğinde ise Halid H., bu eylemlere tanıklık etmediğini ya da bunların bilgisi dahilinde gerçekleşmediğini söyledi.

Halid H. ‘rüzgâr halısı’ adıyla bilinen işkence aletini de görmediğini öne sürdü. Söz konusu alet, ortasından menteşeyle katlanabilen ve tutuklunun beli hizasına bükülmesine olanak tanıyan haç biçiminde tahta plakalardan oluşuyor.

Halid H., 2015 yılında Avusturya'ya gelmiş ve Fransa'daki bir iltica başvurusu hâlâ incelenirken orada da sığınma talebinde bulunmuştu. ‘Ak Süt Operasyonu’ olarak adlandırılan süreçte İsrail dış istihbaratı Mossad’ın talebi üzerine yerel bir istihbarat biriminin onu Avusturya'ya getirdiğine dair basında çıkan haberlere karşın Halid H., herhangi bir istihbarat örgütünün kendisine Avusturya'ya gelişinde yardımcı olup olmadığı sorusuna temkinli bir yanıt vererek, “Bilmiyorum. Yardım eden akrabalarım var. Bunu nasıl yaptıklarını bilmiyorum” ifadelerini kullandı.


Fransız Dışişleri Bakanı: Suriye hükümeti ile SDG arasındaki anlaşma Kürtlerin haklarını garanti altına alıyor

Suriye Dışişleri Bakanı Esad aş Şeybani bugün Fransız mevkidaşı Jean-Noël Barrot ile Şam'da (EPA)
Suriye Dışişleri Bakanı Esad aş Şeybani bugün Fransız mevkidaşı Jean-Noël Barrot ile Şam'da (EPA)
TT

Fransız Dışişleri Bakanı: Suriye hükümeti ile SDG arasındaki anlaşma Kürtlerin haklarını garanti altına alıyor

Suriye Dışişleri Bakanı Esad aş Şeybani bugün Fransız mevkidaşı Jean-Noël Barrot ile Şam'da (EPA)
Suriye Dışişleri Bakanı Esad aş Şeybani bugün Fransız mevkidaşı Jean-Noël Barrot ile Şam'da (EPA)

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barou bugün yaptığı açıklamada, Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında imzalanan yeni anlaşmanın Kürtlerin temel haklarını güvence altına aldığını ve DEAŞ ile mücadele çabalarını desteklediğini söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Suriye Arap Haber Ajansı'ndan (SANA) aktardığına göre Barou, Şam'da Suriyeli mevkidaşı Esad aş Şeybani ile yaptığı görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, Paris'in Suriye'yi “daha iyi bir gelecek inşa etme” konusunda desteklemeye devam edeceğini ifade etti.

sdefrgty
Suriye Dışişleri Bakanı Esad aş Şeybani bugün Şam'da Fransız mevkidaşı Jean-Noël Barrot ile bir araya geldi (EPA)

Suriye Dışişleri Bakanı Esad aş Şeybani bugün Şam'da Fransız mevkidaşı Jean-Noël Barrot ile ikili iş birliğinin güçlendirilmesi konusunu görüştü.

SANA, bugün Şam'daki Tishreen Sarayı'nda yapılan toplantıda iki bakanın karşılıklı çıkarları, bölgesel gelişmeleri ve iki ülke arasındaki ikili iş birliğinin güçlendirilmesini görüştüklerini bildirdi.

Suriye'nin birliğinin, egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün teyit edildiğini belirtti.