Korona ile mücadelede dünyada yaşanan gelişmeler

Kapanma önlemlerinin hafifletilmesi konusunda Avrupa ülkeleri arasındaki farklılıklar

 Hindistan’da kororonavirüs kurbanlarının cesetlerini yakmak için hazırlanan çalışanlar (AFP)
Hindistan’da kororonavirüs kurbanlarının cesetlerini yakmak için hazırlanan çalışanlar (AFP)
TT

Korona ile mücadelede dünyada yaşanan gelişmeler

 Hindistan’da kororonavirüs kurbanlarının cesetlerini yakmak için hazırlanan çalışanlar (AFP)
Hindistan’da kororonavirüs kurbanlarının cesetlerini yakmak için hazırlanan çalışanlar (AFP)

Hindistan’daki sağlık durumu, dün (Salı) yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının başlangıcından bu yana kaydedilen vaka sayının 20 milyon eşiğini aşmasının yanı sıra hastanelerdeki hasta sayısının artması ile giderek daha kötü bir hale gelirken, Avrupa ülkeleri ve ABD epidemiyolojik durumun iyiye gitmesi sonucunda Kovid-19 kısıtlamalarını hafifletti.
Fransız haber ajansı AFP’ye göre, Hindistan’da dün 350 binden fazla vaka kaydedildi ve geçen hafta kaydedilen 402 bin vakaya kıyasla hafif bir düşüş yaşandı. Sağlık Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkili Lav Aggarwal, “Pozitif yöne doğru ilerlendiğini gösteren çok erken bir işaret var” dedi.
Hindistan’da, düzenlenmelerine izin verilen dini festivallerin ve mitinglerin yanı sıra Narendra Modi hükümetinin salgına karşı rehavet göstermesi sebebiyle 226 binden fazla can kaybı yaşandı. Uzmanlar, dünya genelinde 3 milyon 241 binden fazla insanın ölümüne neden olan salgındaki gerçek can kaybının daha fazla olduğunu düşünüyor.
Hindisatan’da kaynaklara ihtiyacı olan ve sağlık krizi ile yüzleşmeye hazır olmayan sağlık sistemi, son günlerdeki uluslararası yardım akınına rağmen yatak, ilaç ve oksijen sıkıntısı ile yüzleşiyor. Diğer yandan, dünyanın en iyi Kriket Turnuvalarından biri olan Hindistan Kriket Ligi’nin organizatörleri dün yaptıkları açıklamada , Mayıs ayında ülkede düzenlenmesi planlanan turnuvanın, Kovid-19’un yayılması sebebiyle ertelendiğini duyurdu.
Ülkede salgının kontrol altına alınmasına yönelik mücadele kapsamında, sosyal mesafe önlemleri uygulanmasına rağmen, dün binlerce Şii Müslüman, komşu doğu Pakistan’ın Lahor kentinde dini bir yürüyüşe katıldı.
Avusturalya’da, Canberra, salgının şiddeti nedeniyle, kendi vatandaşları da dahil olmak üzere Hindistan’dan gelen yolculara sınırlarını kapatmasının ardından, Hindistan’da mahsur kalan binlerce Avustralyalının hükümete yönelik öfkesi giderek artıyor.
Maldivler'de mahsur kalan Avustralyalı kriket oyuncusu Michael Slater Twitter hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda “Hükümetimiz Avustralyalıların güvenliğini önemseseydi eve dönmemize izin verirdi. Bu bir utanç!!! Sayın Başbakan ellerinize kan bulaşmış durumda.” ifadelerini kullandı. Avustralya cumartesi günü yaptığı açıklamada, aktarmalı uçuşlarla Hindistan’dan dönen vatandaşlarını 5 yıl hapis cezası riskiyle karşı karşıya oldukları konusunda uyarmıştı. Başbakan Scott Morrison salı günü hapis cezası konusunda geri adım atsa da Hindistan’dan dönüş konusunda yasak devam ediyor.

Brezilya’da aşı uygulamaları ertelendi
Hindistan’dan sonra salgından en çok etkilenen ikinci ülke olan Brezilya’da aşı uygulamaları ertelendi.
Porto Alegre şehri de dahil olmak üzere Brezilya’nın 7 büyük şehrinde, Çin tarafından geliştirilen Kovid-19 aşısının ikinci dozlarının uygulanması aşı eksikliği nedeniyle askıya alınırken, ABD medyasında pazartesi günü yer alan haberlere göre, gelecek haftalarda ABD’nin 12 yaş ve üstü çocuklara Pfizer-BioNTech aşısının uygulanması için izin vermesi bekleniyor.
Kanada’da, hükümete aşı konusunda danışmanlık yapan bilimsel komite pazartesi günü, Johnson&Johnson aşısının kullanımının 30 yaşın üzerindeki kişilerle sınırlandırılmasını tavsiye etti.

Danimarka Johnson & Johnson aşısını yasakladı
Nisan ayında AstraZeneca aşısının kullanımı tamamen durduran ilk Avrupa ülkesi olan Danimarka ise, pazartesi günü yaptığı açıklamada, Avrupa İlaç Ajansı (EMA) ve Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) Johnson & Johnson aşısına onay vermiş olmasına rağmen, aşının potansiyel ciddi yan etkili sebebiyle kullanımının tamamen durdurulduğunu açıkladı. Danimarka salı günü yaptığı açıklamada, epidemiyolojik durumun kontrol altına alınması ve sağlık pasaportlarının çıkarılması sayesinde ülkenin yeniden açılma aşamalarını duyurdu.
Sinema ve tiyatroların yanı sıra, spor kulüpleri, ziyaretçilerinin 72 saati geçemeyen bir süre önce yapılmış ve negatif sonuç alınmış bir test sonucu, aşı olunduğunu kanıtlayan belge veya kısa süre önce enfeksiyonun atlatıldığını gösteren bir belge içeren sağlık pasaportunu gösterenlere perşembe gününden itibaren kapılarını yeniden açılabilecek.

Fransa açılma için 19 Mayıs’ bekliyor
Hastaneye yatırılmaya ihtiyaç duyan vaka sayılarındaki yavaş bir düşüş yaşanırken Kovid-19 kısıtlamalarının kaldırıldığı Fransa’da, mağazaların, sinemaların, müzelerin, tiyatroların, barların ve restoranların açık alanlarının yeniden açılmasını içeren aşama 19 Mayıs’a kadar beklenmesi gerekecek.
AB aşı olanlara seyahat kısıtlamasını kaldırmayı görüşecek
Avrupa Birliği’nin (AB) 27 üye ülkesinden temsilcilerin bugün (Çarşamba), gerekli aşı dozlarını almış üçüncü ülkelerden gelen gezginlerin AB ülkelerinde girmelerine izin verilmesine yönelik AB Komisyonu’nun tavsiyesini görüşmesi bekleniyor. AB’de durumun iyiye gitmesine rağmen, Münih’te genellikle 18 Eylül-3 Ekim tarihleri ​​arasında gerçekleşen ve milyonlarca insanı bir araya getiren bira festivali, salgın nedeniyle üçüncü kez iptal edildi.
Bavyera Eyalet Başbakanı Markus Söder, sonbaharda etkinliğin düzenlenmesi için sağlık durumunun hala ‘belirsiz’ olduğunu söyledi.

Florida kısıtlamaları kaldırdı
Can kayıpları açısından salgından en çok zarar gören ABD’de, Florida pazartesi günü, aşıların etkinliği ve eyalette bulunması sebebiyle, yürürlükte olan Kovid-19 kısıtlamalarının tamamının kaldırıldığını duyurdu.
23 milyonluk bir nüfusa sahip olan Florida’da yaklaşık 9 milyon kişi en az bir doz aşı oldu.
Daha önce ABD’deki salgının odak noktası haline gelmiş olan New York’ta pazartesi günü Vali Andrew Cuomo koronavirüs salgınının yayılmasının önlenmesi için uygulanan kısıtlamaların çoğunun kaldırıldığını duyurdu. Bu karar ile, şehirdeki metroların 24 saat çalışmasına yeniden izin verildi.
Cuomo, 19 Mayıs’tan itibaren, mağazalar, restoranlar, sinemalar ve müzeler dahil olmak üzere, şehirdeki birçok ticari ve kültürel tesis için belirlenen ziyaretçi kısıtlamalarının kaldırılacağını belirtti.



Rusya adına casusluk yapan Ukraynalıların sayısı neden artıyor?

Ukrayna'nın Pokrovsk kentinde Rus bayrağı taşıyan askerler (Reuters)
Ukrayna'nın Pokrovsk kentinde Rus bayrağı taşıyan askerler (Reuters)
TT

Rusya adına casusluk yapan Ukraynalıların sayısı neden artıyor?

Ukrayna'nın Pokrovsk kentinde Rus bayrağı taşıyan askerler (Reuters)
Ukrayna'nın Pokrovsk kentinde Rus bayrağı taşıyan askerler (Reuters)

Ukrayna’da bir papazın kızı Rus istihbaratına casusluk yapmaktan 15 yıl hapse mahkûm edildi

19 Temmuz 2024 günü öğleden kısa bir süre sonra, bir papazın kızı 19 yaşındaki Hristina Garkavenko, Ukrayna’nın doğusundaki Pokrovsk kentinde bulunan bir kiliseye geldi. Dindar olmasına rağmen bu kez kiliseye ibadet için gitmemişti.

Babasının burada görev yapması nedeniyle binayı iyi tanıyan genç kadın, ikinci kata çıkarak odalardan birine girdi. Perdelerle kapatılmış pencerede cep telefonunu canlı yayın kamerası olarak yerleştirdi ve cihazı, doğudaki cephe hatlarına gidip gelen Ukrayna askeri birlikleri ve araçlarının kullandığı yola doğru çevirdi. CNN’in aktardığına göre, görüntüler doğrudan Rus istihbaratına iletildi.

Ukraynalı savcılara göre Garkavenko’nun Rus istihbaratı adına yürüttüğü tek faaliyet bu değildi. Genç kadın yıl boyunca bir Rus ajanıyla temas halinde kalarak, stratejik öneme sahip Pokrovsk’taki Ukrayna askerleri ve askeri teçhizatın konumlarına ilişkin bilgiler aktardı.

Binlerce kişiden biri

Vatana ihanet suçundan 15 yıl hapis cezasına çarptırılan Garkavenko’nun, Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) ve diğer Rus istihbarat birimleri tarafından ülkesi aleyhine casusluk yapmak üzere devşirildiği düşünülen binlerce Ukraynalıdan biri olduğu ifade edilidyor.

Ukrayna Güvenlik Servisi’ne (SBU) göre Rusya’nın Şubat 2022’de başlattığı kapsamlı işgalden bu yana 3 bin 800’den fazla vatana ihanet soruşturması açıldı. Bu davalarda bin 200’den fazla kişi suçlu bulunarak hüküm giydi.

Hüküm giyenler ortalama 12 ila 13 yıl arasında ceza alırken, bazı sanıklar müebbet hapisle cezalandırılıyor.

CNN’in ulaştığı FSB ise konuyla ilgili yorum yapmayı reddetti.

Şarku'l Avsat'ın CNN’den aktardığına göre Ukraynalı avukat ve uluslararası insancıl hukuk uzmanı Andriy Yakovliv yaptığı açıklamada, Kiev yönetiminin “adil yargılama için gerekli koşulları sağladığını” ve ülke mahkemelerinin genel olarak usul kurallarına uyduğunu belirtti. Yakovliv, savcılığın yeterli delil olmadan dava açmadığını ve mahkûm etmek üzere herhangi bir bahaneye başvurmadığını belirtti.

En yaygın ihanet türü

SBU’ya göre savaş döneminde en yaygın vatana ihanet türü, bilgilerin Rus istihbaratına sızdırılması.

SBU’nun açıklamasına göre “Cephe hattına yakın bölgelerde en sık, Ukrayna ordusunun hareketleri ve konuşlandığı yerler hakkında bilgi toplayıp bunları sızdıran ajanları yakalanıyor. Ukrayna’nın batı ve orta kesimlerinde ise askeri tesisler ve kritik altyapı hakkında bilgi toplanıyor, bunları sızdırıyor ve enerji santralleri, polis binaları ile demiryolu hatları yakınında sabotaj girişimlerinde bulunuluyor.”

Ukraynalılar neden casusluğu kabul ediyor?

CNN’nin haberine göre Rusya’nın devşirdiği Ukraynalılar farklı kesimlerden geliyor. Ukraynalı istihbarat yetkililerine göre ideolojik nedenlerle hareket edenlerin sayısı azalıyor. Casusluğu kabul edenlerin çoğu için temel motivasyon para.

SBU, Rus istihbaratının öncelikli olarak işsizler ya da uyuşturucu, alkol veya kumar bağımlılarını veya paraya acil ihtiyacı olan kişileri hedef aldığını belirtiyor.

SBU’da görevli bir karşı istihbarat yetkilisi CNN’e yaptığı açıklamada, Telegram kanallarının devşirmede kullanılan en yaygın araçlarından biri olduğunu söyledi. Yetkiliye göre Ruslar, “hızlı ve kolay kazanç” vaat eden ilanlar yayımlıyor ve görevleri kademeli olarak veriyor.

Yetkili, ilk aşamada oldukça basit olan görevler verildiğini belirtiyor, “Örneğin kahve satın almak ve kafedeki fişi fotoğraflamak gibi. Bunun karşılığında para banka kartına yatırılıyor ve devşirme süreci adım adım ilerliyor. Daha sonra demiryolu hatları boyunca kamera yerleştirmek, askeri tesisleri görüntülemek gibi daha hassas görevler veriliyor” dedi.  

Yetkili ayrıca, kişinin bir aşamada iş birliğini reddetmesi durumunda Rus ajanların şantaja başvurduğunu ve önceki yazışmaları SBU’ya iletmekle tehdit ettiğini belirterek, “O noktadan sonra geri dönüş imkanı kalmıyor” değerlendirmesinde bulundu.


Nobel Komitesi, Nergis Muhammedi'nin İran'da tutuklanmasını ve "kötü muameleye" maruz kalmasını kınadı

Nergis Muhammedi (AFP)
Nergis Muhammedi (AFP)
TT

Nobel Komitesi, Nergis Muhammedi'nin İran'da tutuklanmasını ve "kötü muameleye" maruz kalmasını kınadı

Nergis Muhammedi (AFP)
Nergis Muhammedi (AFP)

Nobel Komitesi dün, 2023 Nobel Barış Ödülü sahibi Nergis Muhammedi'nin aralık ayında İran'da tutuklanmasından derin endişe duyduğunu ve sağlık durumunun kötüye gittiğini belirtti.

53 yaşındaki İranlı insan hakları aktivisti, 12 Aralık'ta kuzeydoğudaki Meşhed kentinde, ölü bulunan bir avukatın anma töreninde konuşma yaptıktan sonra diğer aktivistlerle birlikte gözaltına alınmıştı.

Komite yaptığı açıklamada, “Norveç Nobel Komitesi, Nergis Muhammedi'nin hayatını tehdit eden şiddetli tutuklama ve devam eden fiziksel istismara ilişkin güvenilir haberlerden derin endişe duymaktadır” denildi. Açıklamada, tıbbi bakım alabilmesi için derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılması çağrısı yinelendi.

Tutuklanmasından üç gün sonra yaptığı ilk telefon görüşmesinde Muhammedi, İran güvenlik güçlerinin kendisini “İsrail hükümetiyle iş birliği yapmakla” suçladığını söyledi.

Muhammedi’nin eşi Taki Rahmani, Meşhed'deki savcının Nergis'in kardeşine, Nergis'in şehir istihbarat servisi tarafından gözaltında tutulduğunu ve tutuklanmadan önce katıldığı “töreni yönetmek” suçlamasıyla da yargılandığını bildirdiğini söyledi.

İran'ın en önde gelen insan hakları savunucularından biri olan Nergis Muhammedi, son yirmi yılın çoğunu aktivistleri ve siyasi muhalifleri barındırmasıyla tanınan Tahran'daki Evin Hapishanesi'nde geçirdi. Aralık 2024'te geçici olarak serbest bırakıldıktan sonra yeniden tutuklandı.

Son tutuklanması, kısmen Kasım 2021'de “rejime karşı propaganda” ve “devlet güvenliğine karşı komplo” suçlamalarıyla 13 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılmasından kaynaklanıyor.


Somali Cumhurbaşkanı: İsrail'in Somaliland'ı tanımasını geçersiz kılmak istiyoruz

Somali Cumhurbaşkanı: İsrail'in Somaliland'ı tanımasını geçersiz kılmak istiyoruz
TT

Somali Cumhurbaşkanı: İsrail'in Somaliland'ı tanımasını geçersiz kılmak istiyoruz

Somali Cumhurbaşkanı: İsrail'in Somaliland'ı tanımasını geçersiz kılmak istiyoruz

Somali Cumhurbaşkanı Hassan Şeyh Mahmud, ülkesinin Suudi Arabistan önderliğindeki ortaklarıyla koordinasyon içinde olduğunu, İsrail'in “Somaliland” bölgesini tanımasını geçersiz kılmak ve Afrika Boynuzu'nu öngörülemeyen sonuçlara yol açabilecek herhangi bir gerginlikten uzak tutmak için çalıştıklarını vurguladı.

Şarku’l Avsat'a verdiği röportajda Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, ülkesinin İsrail'in bu tanıma kararını geçersiz kılmak için şu anda attığı üç siyasi ve hukuki adımı açıkladı.

Bölgede bu İsrail tanıma sürecine ilgi duyan ülkeler olduğunu belirten Bakan, “Belirli bir ülke veya ülkelerin adını vermek istemiyorum, ancak bazılarının bu tanıma sürecini Somali'nin birliği ve bölgenin istikrarı pahasına dar ve kısa vadeli çıkarlar elde etmek için bir fırsat olarak görebileceği açıktır” ifadelerini kullandı.