Ürdün'deki su krizi büyüyor

Ürdün’de yıllık ihtiyaç duyulan miktarların 1,3 milyar metreküp olduğu tahmin edilirken mevcut rakamlar 850 ila 900 milyon metreküp arasında

Ürdün'deki su krizi büyüyor
TT

Ürdün'deki su krizi büyüyor

Ürdün'deki su krizi büyüyor

Dünyanın su bakımından en fakir ülkelerinden biri olan Ürdün'deki modern vadideki çiftçiler su kıtlığı sorunundan muzdarip. Kuraklık nedeniyle toprakta boşluklar ve çukurlar oluşan bölgede susuz kalan topraktaki zayıflık nedeniyle topraklarını elle sürmek zorunda kalan çiftçilerin ayaklarının altında çöküyor.
43 yaşındaki İbrahim Daghimat’ın, biber, domates, patlıcan, kabak, çiçek ve lahana ekili 90 dönümlük tarım alanı var. Ancak yaklaşık 60 dönümlük alanın, su ve yağmur yokluğu yüzünden tamamının tahrip olduğunu söylüyor.
İbrahim, zararının 30 bin dinardan (43 bin dolar) fazla olduğu tahmininde bulunarak, işçilerin yevmiyelerini dahi ödeyemediğini devletten herhangi bir destek almadığını ifade ediyor.
Kuraklık sorununa ek olarak, Ürdün'ün geçen yıl sınırların kapanması sonucu otel veya restoran gibi işletmelerde müşteri yokluğu ve Kovid-19 salgınının getirdiği kısıtlamalar nedeniyle sebze satış fiyatı önemli ölçüde düşerken, Ürdün'ün meyve ve sebze ihracatı yüzde 20 oranında azaldı.

Bu yıl işler daha da kötüye gidiyor
Ahmed Davud, domates verimini incelemek için geldiği ve meyvelerin olgunlaşamadan susuzluktan dolayı öldüğü tarım arazisini göstererek,
"Susuzluktan nasıl öldüklerine bakın, bu sezon neredeyse her şeyi kaybettik" diyor.
Ahmet, toprağında beyaz lekeler bulunan çatlak bir arazide duruyor. Ürdün doğumlu ve akıcı şekilde Arapça konuşabilen 25 yaşındaki Pakistanlı çiftçi açık avucunu göstererek "Su olsaydı bu domatesler bu büyüklükte olurdu" diye ekledi.
Üzerinde kot pantolon ve mavi bir gömlek olan ve güneşten korunmak için başını bir bezle saran genç adam, ailesinin 196’lardan beri Ürdün’ gelmeye başlayan 3 bin 200 kişilik bir grubun parçası olarak 1976'da Mekke’deki Hac ibadetinden dönüş yolunda iken Ürdün'e nasıl geldiklerini anlatıyor.
Ahmet Davud 50 dönüm (5 hektar) arazisini Lut Gölü'nün güneyindeki modern vadide, Amman'ın yaklaşık 80 km güneybatısında, sebze ve meyve çiftlikleri açısından zengin bölgedeki Ürdünlü sahiplerinden kiraladı. Ancak bu yılki kuraklık gerçek bir felaket.
Ahmet, "Her yıl su kıtlığı sorunu yaşıyoruz, ancak bu yıl işler daha da kötü. Su haftada iki veya üç kez geliyor ve o kadar zayıf ki ürünlerimizi sulayamıyor veya depolarımızı dolduramayız" diyor. Ahmet kederle doğruluyor ve eliyle olgunlaşmamış yeşil domateslerle dolu bir kökü kaldırarak "Bu, 5 aylık yorgunluğun, çabanın ve bitkinliğin mahsülünü 2 hafta sonra, gelecek sezona zemin hazırlamak için kaldırıp yakmamız gerekecek" diyor pişmanlıkla.
Ahmet, çiftliğin yakınındaki tahminen içlerinde 30 kişinin yaşadığı "Larache" adı verilen, ahşap veya demir yapılardan yapılmış ve kalın plastikle kaplanmış sefil derme çatma evlerde kalıyor ve dört erkek kardeşi ve çocukları ile birlikte çiftlikte çalışıyor.
"Bu problesm sadece benim başımda değil. Aynı durum, her biri 50 dönüm domates, soğan ve kavun eken çoğu yüksek sıcaklık ve susuzluk nedeniyle toprakları zarar görmüş dört amcamın için de geçerli.”

Kişi başına düşen pay azaldı
Bu çiftliklerin yakınında kuraklık tehdidi altındaki Lut Gölü, 1960 yılından bu yana yüzölçümünün üçte birini kaybetmiş durumda ve su seviyesi yılda bir metre düşmeye devam ediyor.
Arazisinin yüzde 80'ni çöl olan Ürdün, uzun süredir su sıkıntısı çekiyor.
Su ve Sulama Bakanlığı Sözcüsü Ömer Selame, "Bu yıl, su seviyesi kritik ve durumumuz zor olacak" dedi.
Selame'ye göre, 1946'da 3 bin 400 metreküp olan kişi başına düşen yıllık sumiktarı, azalan yağışlar, iklim değişiklikleri, nüfus artışı ve birbirini izleyen mülteci krizleri nedeniyle şu anda 100 metreküpün altına düştü.
"Bu yıl düşen yağmur miktarı, geçen yıl yağan yağmurun yüzde 50'si oranında ve yıllık yağmur oranının yüzde 60'ını dahi geçmeyerek yaklaşık 4,5 milyar metreküp oldu" diye açıklıyor. Sonuç olarak, içme suyu amaçlı belirlenen üç barajdan su miktarı geçen yıla göre 80 milyon metreküp azaldı ”diye devam ediyor.
Ürdün'ün tüm kullanım türleri için yıllık olarak ihtiyaç duyduğu su miktarının yaklaşık 1,3 milyar metreküp olarak tahmin edildiğini, ancak mevcut miktarın 850 ila 900 milyon metreküp arasında değiştiğini söylüyor.

Sıkıntı çekilmesi ve davet
Ürdün’ün, bu yaz toplamda 40 milyon metreküp su sıkıntısı çekmesi bekleniyor. Halkı su tüketimini rasyonelleştirmeye ve israf etmemeye çağırıyor.
Uzmanlara göre Ürdün tarihinin en şiddetli kuraklıklarından birini yaşarken, en kötüsüyle henüz yüzleşmedi. Zira yağışların 2100 yılına kadar neredeyse üçte biroranında azalması, ortalama sıcaklığınsa yaklaşık 4,5 derece artması bekleniyor.
Ürdün, su kıtlığıyla baş edebilmek için geçen Nisan ayında İsrail'den kendisine sekiz milyon metreküp su temin etmesini istedi. Ürdün normalde İsrail'den yılda 55 milyon metreküp su alıyor.
İsrail’den bir kaynak, ülkesinin bu yıl Ürdün’e ek bir 3 milyon metreküp daha sağlayacağını belirtti.
Ürdün'de Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Çevre Projeleri Koordinatörü Sami Tarabay, éözellikle Ürdün sera gazı emisyon oranları açısından iklim değişikliği sorunundan daha fazla etkilenen bir ülke olduğu için, bölgesel ve uluslararası düzeyde çözüm aramak gerekiyor” dedi.
Ayrıca iklim değişikliğinin sonuçlarıyla yüzleşmek için Ürdün'ün bu konuyla ilgili finansmandaki payını artırmasının, komşu ülkelerle ortak su havzaları kurmanın ve iklim riskleri için bir erken uyarı sistemini harekete geçirmek için bir iklim veri tabanı oluşturulmasında bölgesel işbirliğinin önemini vurguladı.



Libya’nın başkenti Tarablus'ta kendi vatandaşlarını kaçırıp işkence eden Somalili çete çökertildi

Güvenlik güçleri, cumartesi günü kendi vatandaşlarını kaçırmak ve işkence etmekle suçlanan bir Somaliliyi gözaltına alırken (Batı Libya İdari Birimlerini Destekleme Birimi)
Güvenlik güçleri, cumartesi günü kendi vatandaşlarını kaçırmak ve işkence etmekle suçlanan bir Somaliliyi gözaltına alırken (Batı Libya İdari Birimlerini Destekleme Birimi)
TT

Libya’nın başkenti Tarablus'ta kendi vatandaşlarını kaçırıp işkence eden Somalili çete çökertildi

Güvenlik güçleri, cumartesi günü kendi vatandaşlarını kaçırmak ve işkence etmekle suçlanan bir Somaliliyi gözaltına alırken (Batı Libya İdari Birimlerini Destekleme Birimi)
Güvenlik güçleri, cumartesi günü kendi vatandaşlarını kaçırmak ve işkence etmekle suçlanan bir Somaliliyi gözaltına alırken (Batı Libya İdari Birimlerini Destekleme Birimi)

Libya'nın başkenti Tarablus'taki güvenlik birimleri, Somalili göçmenlere yönelik kaçırma, şantaj ve vahşi işkence yapan Somalililerin üyesi olduğu örgütlü bir çete oluşumunun faaliyetlerine son verilmesiyle sonuçlanan nitelikli bir güvenlik operasyonunun ayrıntılarını açıkladı. Bu vaka, sınır ötesi kaçakçılık ve örgütlü suç ağlarının oluşturduğu zorluklara işaret etti.

CDFGTHYJ
Libya’daki Yasadışı Göçle Mücadele Birimi’ne teslim edilmeden önce, daha önceki bir operasyonda ‘özgürlüklerine kavuşturulan’ göçmenler (Adli Soruşturma Dairesi)

Başkent Tarablus'un 21 kilometre doğusundaki Tacura kentindeki Bölgesel Güvenlik Müdürlükleri Destek Birimi'ne göre dava, Somali vatandaşı yabancı göçmenlerden oluşan ve kendi vatandaşlarını kaçırıp insanlık dışı koşullarda alıkoymakla suçlanan örgütlü bir çete oluşumunun varlığına dair ‘kesin istihbarat bilgilerinin’ gelmesiyle başladı.

Birim, cumartesi akşamı yaptığı açıklamada, bu oluşumun suçunun yalnızca kaçırma ile sınırlı kalmadığını, ‘üyelerinin kurbanlara yönelik vahşi işkence görüntülerini kayda alarak, ailelerini baskı altına almak ve serbest bırakılmaları karşılığında büyük miktarda fidye transfer etmeye zorlamak amacıyla bu görüntüleri ailelere gönderdiğini’ açıkladı.

Birim, bu bilgiler doğrultusunda, Tacura'daki Müdürlükler Destek Birimi'ne bağlı ‘Beşinci Tugay’ olarak bilinen bir güvenlik gücünün harekete geçtiğini, gözetleme ve izleme çalışmalarının ardından sığınağa baskın düzenlendiğini ve bu baskının çete üyesi (Somali uyruklu) bir kişinin yakalanmasıyla sonuçlandığını, bunun yanı sıra ağır fiziksel işkenceye maruz kalan iki kurbanın kurtarıldığını ve acil sağlık müdahalesi yapılarak gerekli tıbbi bakımı almak üzere hastaneye nakledildiğini açıkladı.

Bu tür suçlar, düzensiz göç sorunuyla boğuşan Libya'da bilinen bir olgu. Geçtiğimiz mayıs ayında, Libya'nın doğusundaki Aczabiye kenti yakınlarındaki bir bölgede deniz kıyısına vurmuş 3 ceset bulunmuş, bu olay göçmenlerin sığınaklarda alıkonularak işkence ve açlığa maruz bırakılması trajedisini gün yüzüne çıkarmıştı.

Batı Libya İdari Birimlerini Destekleme Birimi, diğer sanıkların, Libya topraklarını terk etmek için yasa dışı göç ağlarından yararlanarak sahil kentlerine doğru kaçmaya çalıştığını, ancak güvenlik birimlerinin kendilerini beklemekte olduğunu belirtti.

GTHYUJI
Kendi ülkelerine sınır dışı edilmeden önce fotoğrafı çekilmiş bir grup kaçak göçmen (Doğu Libya Göç İdaresi)

Birim, ilk sanıkla yürütülen kapsamlı sorguların tamamlanması ve dosyasının Başsavcılığa sevk edilmesinin ardından, güvenlik birimlerinin firarilerin peşini bırakmadığını, bu sürecin çete oluşumunda aranan ikinci önemli bir kişinin de yakalanmasıyla sonuçlandığını belirtti. Birim, bu kişinin belgelenen kaçırma ve işkence vakalarına doğrudan karışan kişi olduğunu vurguladı.

Birim, çetenin tüm üyelerini yakalayıp adalete teslim etme kararlılığını teyit ederek, vatandaşları, resmi platformlarında yayımlanan görüntülü materyallerde fotoğrafları ve eşkalleri paylaşılan aranan firarilerden herhangi birini görmeleri veya tanımaları halinde en yakın güvenlik birimine derhal bildirimde bulunmaya çağırdı.

BM’nin 17 Şubat 2026 tarihinde yayımladığı bir raporda, Libya'daki göçmenler, mülteciler ve sığınma talep edenlerin ‘öldürme, işkence, cinsel şiddet ve insan ticareti de dahil olmak üzere sistematik ve ağır insan hakları ihlal ve suistimallerine’ maruz kaldığı tespit edildi.