Tunus’ta tam kapanmaya yönelik şikayetler artıyor

Tunus’ta bir pazarda kapalı olan dükkanlar (AFP)
Tunus’ta bir pazarda kapalı olan dükkanlar (AFP)
TT

Tunus’ta tam kapanmaya yönelik şikayetler artıyor

Tunus’ta bir pazarda kapalı olan dükkanlar (AFP)
Tunus’ta bir pazarda kapalı olan dükkanlar (AFP)

Tunuslular, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ile mücadele kapsamında, Ramazan Bayramı’na günler kala yetkililer tarafından onaylanan tam kapanmanın ilk gününde söz konusu önlemleri reddederek şikayetlerini dile getirdiler. Hükümet cuma günü, sağlık sistemindeki çökme tehdidine yönelik uyarıda bulunarak, salgının yeniden artması ile mücadele kapsamında Ramazan Bayramı haftasında ülke genelinde tam bir kapanma uygulanacağını duyurdu.
Başkent Tunus’ta Habib Burgiba Caddesi’nde tüm dükkanlar ve turistik dükkanların bulunduğu tarihi Medine bölgesinde de dükkanlar kapatıldı. Güvenlik güçleri, yiyecek ve sebze almak isteyen birkaç düzine kişinin şikayetleri arasında, dün sabah başkentteki merkez pazarı kapattı. Yerel basında, dün valiliklerde aşırı kalabalık ve yoğunluğun ortaya çıktığı bir dizi pazarın açıldığı aktarıldı. Tunus Sanayi Ticaret ve El Sanatları Birliği (UTICA) hükümetin aldığı kararlara karşı çıktı ve dün yaptığı açıklamada “Çoğu tüccarın yaşadığı ekonomik zorluğu dikkate alarak, ticari faaliyeti sürdürmeye karar verdik” ifadelerine yer verildi.
Güvenlik güçleri, başkentin ana caddelerinde arabaların hareketlerine yönelik denetlemeleri ve istisnai taşıma ruhsatlarının incelemesini sıkılaştırdı.
Hükümet, tam kapatmadan etkilenen kişilere yönelik herhangi bir tedbir ve destek açıklamasında bulunmadı. Karantina dönemi boyunca zorunlu durumlar haricinde hareket yasaklandı, ibadethaneler kapatıldı ve valilikler arasında hareket yasaklandı. Aynı zamanda pazar gününden itibaren kutlamalara, toplanmalar ve zorunluluk haricinde evden çıkılmasına izin verilmeyecek.
Fransız haber ajansı AFP’ye konuşan ve elinde sepet taşıyan Süleyman bin Recep “Bu kabul edilemez, kapanmanın duyurulurken her yerde büyük bir kalabalık vardı, bugün ise alışveriş yapacak bir yer bulamıyoruz.” dedi. Bugünü dükkanını temizlemeye ayıran oyuncakçı Samir ise yüksek bir ses tonu ile “Kim tüm bu malların parasını ödeyecek?” diye sordu.
Yaklaşık 12 milyonluk nüfusa sahip olan Tunus Nisan ayının başından bu yana vaka sayılarında yükselme kaydetti. Ülkede günlük olarak onlarca ölüm ve bini aşan vaka sayıları kaydediliyor. Tunus’ta salgına bağlı toplam 11 bin 350 can kaybı ve yaklaşık 320 bin vaka kaydedildi. Büyük eyaletlerdeki hastaneler aşırı kalabalık ile yüzleşirken, resüsitasyon ve oksijen desteği bölümlerinden bazıları maksimum kapasitelerine ulaştı. 2020’nin Mart ayında salgının ülkede yayılmaya başlamasından bu yana eşi görülmemiş bir sayıya ulaştı ve şu anda 500’den fazla kişi yoğun bakım servislerinde tedavi görüyor.
Tunuslu yetkililer Kovid-19 krizinin başlangıcından bu yana, mobil hastaneler ve ek resüsitasyon yatakları sağlamaya, sağlık ekipleri görevlendirmeye odaklandı ancak bugün ülke, üçüncü dalganın şiddetinin artması ile giderek talebin arttığı oksijen konusunda zamana karşı bir yarışla karşı karşıya kaldı.
Diğer yandan Başbakan Hişam Meşişi, Ramazan Bayramı haftası boyunca ülke genelinde kapanma uygulanacağının duyurulması için düzenlenen basın konferansında, ülkesinde araların aynı aileden ferlerin bulunduğu yüzlerce kişinin ölümüne neden olduğunu ayrıca “Oksijen krizinin yaşandığını ve zaman zaman hastalar için yoğun bakım yatağı bulunamadığını” belirtti. Meşişi aynı zamanda sağlık sisteminin çökme tehlikesi ve doktorlarının psikolojik çöküşü konusunda uyarıda bulundu. 
Koronavirüsle Mücadele Bilim Kurulu üyesi ve tıbbi resüsitasyon bölümü başkanı Emanullah el-Mesadi, hastanelerdeki oksijen kullanımının denetim altına alındığını, bu konuda hazırlık yapılacağını ve önümüzdeki günlerin zor olabileceğini söylüyor. Ben Arus’ta Travmatoloji ve Büyük Yanıklar Merkezi tıbbi resüsitasyon bölümü başkanı Mesadi, durumun ciddi olduğunu belirtti ve hastanelerdeki vaka sayılarının sadece bir ay içinde iki katına çıktığını açıkladı. Mesadi’nin belirttiğine göre, oksijen kullanımı yerel üretim kapasitesini aşarak 4 ila 6 kat arttı.
Tunus R Liquide ve Linde Gas aracılığı ile yerel düzeyde yaklaşık 100 bin litre oksijen üretiyor ancak salgın hastaları tedavi eden hastaneler ve sanatoryumlar günlük olarak 170 bin litre oksijene ihtiyaç duyuyor. Eksik olan 70 bin litre oksijen hükümet için günlük bir mücadele konusu haline geldi. Kötüleşen sağlık durumu ve oksijene yönelik artan talep karşısında Tunus, oksijen yetersizliğini çözmek için bir aydır Cezayir’den oksijen ithal etti. Sağlık Bakanı Fevzi Mehdi, yaptığı açıklamada Libya’dan yardım istemek için görüşmeler yapıldığını belirtti.
Linde Gas şirketi bugün, giderek artan talepleri karşılamak için zamanlar yarışıyor. Şirketinin pazarlama müdür Vecdi bin el-Rayes, AFP’ye yaptığı açıklamada “Ekim ayının sonundan itibaren talep artmaya başladı ve Şubat ayı ortalarında zirveye ulaşarak 4 katına çıktı” dedi. Şirket, yurt içinde 15 eyalette (24 eyaletten) kesintisiz olarak oksijen sağlamaya çalışıyor. Şirketin başkent yakınlarındaki Muğiyra bölgesindeki genel merkezinden, hastanelerdeki oksijen tanklarında bulunan oksijen seviyesini gösteren ekranlar aracılığıyla takip ediliyor. Rayes taleplerin yerli üretim kapasitesini aşması sebebiyle kısa zamanda oksijen temin edilmesi için İtalya’dan ve Cezayir’den ithalat yapıldığını belirtti. Rayes “Durum şu anda kontrol altında ancak oldukça hassas çünkü oksijen konusunda sağlık durumunun kötüleşmesi durumunda her an kapanabilecek komşu ülkelere güveniyoruz” dedi. Tunus hastanelerinin oksijen talebinin, yerel olarak bir günde üretilen 100 bin litrenin iki katına çıkması mümkün görünüyor.



Irak'ta hükümet kurma çalışmaları durma noktasına geldi

El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
TT

Irak'ta hükümet kurma çalışmaları durma noktasına geldi

El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)

Irak hükümetinin kurulması çabaları durma noktasına geldi; cumhurbaşkanı seçimi ve hükümetin başına geçecek kişi konusunda siyasi güçler arasındaki anlaşmazlığın karmaşıklığı nedeniyle siyasi çıkmazın aylarca süreceği tahmin ediliyor.

“Koordinasyon Çerçevesi” güçlerinden önde gelen bir kaynak, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, hükümetin kurulmasındaki gecikmenin muhtemelen bölgesel gerilimlerin sona erme biçimi ve Washington ile Tahran arasında bir çatışma olasılığıyla ilgili olduğunu belirterek, siyasi güçlerin, özellikle Şii güçlerin, hükümet kurma sürecinde Amerikan ve İran'ın rolünün etki boyutunun farkında olduklarını kaydetti.

Siyasi değerlendirmelere göre, hükümet kurma süreci beklenenden daha uzun sürebilir.


Birleşmiş Milletler: İsrail'in Batı Şeria ile ilgili kararı "yasa dışı" ve iki devletli çözüm şansını baltalıyor

Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
TT

Birleşmiş Milletler: İsrail'in Batı Şeria ile ilgili kararı "yasa dışı" ve iki devletli çözüm şansını baltalıyor

Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, dün İsrail Güvenlik Kabinesi'nin işgal altındaki Batı Şeria'nın A ve B bölgelerinde bir dizi idari ve yürütme tedbirini onaylama kararına ilişkin ciddi endişelerini dile getirerek, bu kararın iki devletli çözüm olasılığını baltaladığı uyarısında bulundu.

Genel Sekreter yaptığı açıklamada, İsrail'in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki varlığını sürdürmesi de dahil olmak üzere bu tür eylemlerin, Uluslararası Adalet Divanı'na göre yalnızca istikrarsızlaştırıcı değil, aynı zamanda yasadışı olduğunu belirtti.

Açıklamada ayrıca, "Doğu Kudüs de dahil olmak üzere işgal altındaki Batı Şeria'daki tüm İsrail yerleşimlerinin ve bunlarla ilişkili yerleşim sistemi ve altyapısının hiçbir yasal meşruiyeti olmadığı ve ilgili Birleşmiş Milletler kararları da dahil olmak üzere uluslararası hukukun açık bir ihlalini oluşturduğu" yinelendi.

Guterres, İsrail'i bu önlemleri geri almaya çağırdı ve tüm taraflara, Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukuka uygun olarak iki devletli çözüm olan kalıcı barışın tek yolunu savunmaları çağrısında bulundu.

Guterres, İsrail'i bu önlemleri geri almaya çağırdı ve tüm taraflara, Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukuka uygun olarak iki devletli çözüm olan kalıcı barışın tek yolunu savunmaları çağrısında bulundu.

Şarku’l Avsat’ın İsrail haber sitesi Ynet’ten aktardığına göre İsrail hükümeti, Batı Şeria'daki arazi kayıt ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladı ve Filistinlilere ait evlerin yıkılmasına izin verdi.

İnternet sitesi, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'nın A Bölgesi'ndeki Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini, ayrıca Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını vurguladı.

Ramallah'ta Filistin başkanlığı, İsrail hükümetinin Batı Şeria ile ilgili kararlarını "tehlikeli ve Filistin varlığını hedef alan" kararlar olarak nitelendirdi.

Filistin haber ajansı, cumhurbaşkanlığının bu kararları "Filistin halkına karşı yürütülen kapsamlı savaş ve ilhak ile yerinden etme planlarının uygulanması" çerçevesinde atılan adım olarak nitelendirdiği ifade edildi.


Arap ve İslam dünyası "Batı Şeria'yı ilhak etme" girişimlerini reddetti

Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası "Batı Şeria'yı ilhak etme" girişimlerini reddetti

Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)

Arap ve İslam ülkelerinin dışişleri bakanları, Batı Şeria'da yeni bir yasal ve idari gerçeklik dayatmayı ve böylece ilhakı hızlandırmayı amaçlayan son İsrail kararları ve önlemlerini kınadı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada, Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde egemenliğinin olmadığını teyit ederek, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da yayılmacı politikalarının ve yasadışı önlemlerinin devam etmemesi konusunda uyardı.

Ürdün Kralı II. Abdullah ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Amman'da yaptıkları açıklamada, "Batı Şeria'da yerleşim yerlerini güçlendirmeyi ve İsrail egemenliğini dayatmayı amaçlayan" yasadışı önlemleri reddettiklerini ve kınadıklarını yinelediler.