ABD'den Hizbullah'la bağlantılı 7 kişiye yaptırım

ABD'den Hizbullah'la bağlantılı 7 kişiye yaptırım
TT

ABD'den Hizbullah'la bağlantılı 7 kişiye yaptırım

ABD'den Hizbullah'la bağlantılı 7 kişiye yaptırım

ABD Hazine Bakanlığı, Lübnan'da Hizbullah’la bağlantılı 7 kişiyi yatırım listesine aldı.
 genel bütçesini ve harcamalarını denetleyen Hizbullah’ın Merkezi Finans Birimi Başkanı İbrahim Ali Daher'in de yer aldığı Hizbullah bağlantılı toplam 7 kişiye yaptırım uyguladığını açıkladı.
ABD, Hizbullah ve finansal firması Al-Qard al-Hassan (AQAH) ile bağlantılı olan İzzet Yusuf Akar, İbrahim Ali Zahir, Abbas Hasan Garib, Mustafa Habib Harb, Ahmed Yazbek, Hasan Şehade Osman ve Vahid Mahmud Subayti’yi yaptırım listesine aldı. Bakanlığa bağlı Yabancı Varlıkları Koruma Ofisi’nin (OFAC) bu kişileri ve Hizbullah’ın üs olarak kullandığı Qard al- AQAH şirketini da daha önece yaptırım listesine almıştı.
OFAC tarafından 2007 yılında belirlenen AQAH, Hizbullah tarafından terörist grubun finansal faaliyetlerini yönetmek ve uluslararası finans sistemine erişim sağlamak için bir kılıf olarak kullanılıyor
Bakanlığın açıklamasında, “İbrahim Ali Daher, Hizbullah'ın genel bütçesini ve grubun terörist operasyonlarını finanse etmesi ve grubun rakiplerini öldürmesi dahil olmak üzere harcamalarını denetleyen Hizbullah'ın Merkezi Finans Birimi Başkanı olarak görev yapıyor. Bugün belirlenen diğer 6 kişi, AQAH’ı hedefleyen yaptırımlardan kaçınmak ve AQAH adına yaklaşık yarım milyar doları transfer etmek için, ABD tarafından belirlenmiş Jammal Trust Bank (JTB) dahil olmak üzere bazı Lübnan bankalarında kişisel hesapların teminatını kullandı” denildi.
OFAC Direktörü Andrea Gacki, konuyla ilgili açıklamasında “Mali yapısındaki en üst kademelerden işletme personeline kadar Hizbullah, zaten sıkıntıların yaşandığı bir zamanda Lübnan finans sektörünü kötüye kullanmaya, ülkenin mali kaynaklarını tüketmeye devam ediyor. Bu tür eylemler, (Hizbullah'ın) Lübnan'daki finansal istikrar, şeffaflık ve hesap verebilirliğe yönelik kayıtsızlığını gösteriyor” ifadelerini kullandı.
Konuya dair açıklamada aynı zamanda “AQAH yasadışı bir şekilde Lübnan halkına hizmet ettiğini iddia ediyor; bu da Lübnan finans kurumlarını olası cezalara maruz bırakıyor. İçişleri Bakanlığı tarafından verilen ruhsat kapsamında bir sivil toplum kuruluşu olduğunu iddia eden kurum, Hizbullah'ı destekleme yönünde bir bankaya özel hizmetler sunuyor. Aynı zamanda uygun ruhsatlandırma ve düzenleyici gözetimden kaçınıyor” ifadeleri kaydedildi.
Açıklamada, AQAH’ın Hizbullah'ın kendi destek üssünü kurarak Lübnan devleti istikrarını baltalamasına izin verdiği, zirâ Lübnan ekonomisinin muhtaç olduğu tedavüldeki para birimini toplayıp sakladığı vurgulandı. Bu oluşumun Hizbullah’ın mali altyapısında yıllar geçtikçe daha önemli bir rol oynadığı, Hizbullah ile bağlantılı kişilerin yaptırımlardan kaçınmasını sağladığı, banka hesaplarını, şirketin üst düzey yetkilileri adına yeniden kaydederek muhafaza ettiğine işaret edildi. Ayrıca açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Şirketin (dün) sınıflandırılan tüm yetkilileri, hilekar bankacılık faaliyetlerinde bulundu. Yazbek, Garip, Harb, Akar ve Osman, ortak banka hesaplarını Lübnan bankalarında muhafaza ediyor; bu da kuruma uygulanan yaptırımlara rağmen resmi finansal sistem kapsamında son 10 yılda en az 500 milyon dolar tahvili gerçekleştirmelerine izin veriyor.”



Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

İsrail haber sitesi Ynet dün, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a İsrail'in İran nükleer projesini tamamen ortadan kaldırma kararlılığını teyit edeceğini bildirdi.

İnternet sitesi, iyi bilgilendirilmiş bir kaynağa atıfta bulunarak, "İsrail'in tutumu, İran nükleer programının tamamen ortadan kaldırılması, uranyum zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirme kapasitesinin durdurulması ve zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılması konusunda ısrar etmek olacaktır" dedi.

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre kaynak, "İsrail, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin İran'a geri dönmesini ve şüpheli bölgelere sürpriz ziyaretler yapılmasını talep ediyor" ifadelerini kullandı.

Ynet haber sitesi, kaynağın şu sözlerini aktardı: "İran ile yapılacak herhangi bir anlaşma, İsrail'i tehdit edemeyeceklerinden emin olmak için füze menziline 300 kilometrelik bir sınır getirmelidir."

Ofisi dün yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun önümüzdeki çarşamba günü Washington'da Trump ile görüşeceğini duyurdu.


Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
TT

Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)

Maskat'ta Washington ve Tahran arasında yapılan ilk dolaylı müzakerelerin ertesi günü, ikinci turun kaderi uranyum zenginleştirme meselesinin çözülmesine bağlı gibi görünüyordu. ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yeni bir müzakere turunun ‘önümüzdeki hafta’ yeniden başlayacağını duyurdu.

ABD yönetimi ‘sıfır zenginleştirme’ talep ederken, Tahran uranyum zenginleştirmeyi ‘egemenlik hakkı’ olarak nitelendirerek buna karşı çıkarak bunun yerine ‘güven verici’ bir zenginleştirme seviyesi önerdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerde ele alınan konuların genişletilmesine karşı çıktı. Füze programının ‘şimdi ve gelecekte müzakere edilemez’ olduğunu vurgulayan Arakçi, programı ‘tamamen savunma amaçlı’ olarak nitelendirdi.

İran’ın saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerine saldıracağı yönünde yeni bir uyarıda bulunan İranlı bakan, ülkesinin ‘savaşı önlemeye olduğu kadar savaşa da hazır’ olduğunu vurguladı.

Öte yandan ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Arap (Umman) Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaret etti.

Diğer taraftan İsrail'de müzakerelerin sonuçlarına şüpheyle yaklaşılıyor. İsrailli yetkililer ‘anlaşmaya varılamayacağını’ söylerken Tel Aviv dün akşam, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da Trump ile İran meselesini görüşmek üzere bir araya geleceğini duyurdu.


Hamas rehineleri teslim etti ve Trump'tan övgü aldı

Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)
Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)
TT

Hamas rehineleri teslim etti ve Trump'tan övgü aldı

Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)
Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, Gazze Şeridi ile ilgili son açıklamalarında hem hayatta olan hem de ölen İsrailli esirlerin serbest bırakılmasında Hamas'ın oynadığı rolü defalarca övdü.

Trump'ın tekrarlanan açıklamaları, en iyimser Amerikalıların ve İsraillilerin bile, özellikle Gazze Şeridi'ni harap eden iki yıllık İsrail savaşı göz önüne alındığında, tüm esirlerin, hayatta olan ve ölenlerin, bu kadar kısa sürede geri döneceğini tahmin etmediklerini ortaya koyuyor.

Bu arada, İsrail ordusu Gazze Şeridi'nde Hamas'a karşı faaliyet gösteren beş Filistinli milis grubu kurmakla övünürken, iktidardaki sağ kanattaki çevreler, bu tür örgütlenmelerin en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiği ve daha fazla para ödeyecek birilerini bulmaları halinde muhtemelen kendilerine karşı döneceği ve İsrail'e düşman kesilebileceği gerekçesiyle, bu grupların rolüne ve onlara harcanan devasa miktardaki paraya karşı uyarıda bulunuyor.