İngiltere’nin Bağdat Büyükelçisi, seçimlerle ilgili açıklamaları dolayısıyla özür diledi

Araci, Hickey ile bir araya geldi (INA)
Araci, Hickey ile bir araya geldi (INA)
TT

İngiltere’nin Bağdat Büyükelçisi, seçimlerle ilgili açıklamaları dolayısıyla özür diledi

Araci, Hickey ile bir araya geldi (INA)
Araci, Hickey ile bir araya geldi (INA)

İngiltere’nin Bağdat Büyükelçisi StephenHickey, Irak’ta gelecek 10 Ekim’de yapılması planlanan erken seçimlerle ilgili yaptığı son açıklamalar dolayısıyla özür dileyerek, açıklamalarının ‘yanlış yorumlandığını’ söyledi. Başta Hadi el-Amiri liderliğindeki Fetih Koalisyonu ve Şii din adamı Mukteda es-Sadr destekli Sairun başta olmak üzere çok sayıda Şii güç de Hickey’e tepki göstererek,  açıklamalarını da ‘Irak işlerine bir müdahale eylemi’ olarak nitelendirdi. İngiltere'nin Bağdat Büyükelçisi, geçtiğimiz günlerde Irak’ta seçimler için uygun şartlar olmadığını belirterek, Bağdat hükümetini İran destekli gruplar konusunda eleştirmişti.
Hickey, son zamanlarda Irak’taki çeşitli toplumsal ve medya çevrelerindeki hareketleri açısından Türk büyükelçisinden sonra Bağdat’ta görev yapan en önemli büyükelçilerden biri. Bu bağlamda Irak Ulusal Güvenlik Müsteşarı Kasım Araci, Hickey’inseçimlerle ilgili açıklamalarının ‘kabul edilemez’ olduğunu dile getirdi. Araci, geçen çarşamba akşamı ofisinde Hickey ile bir araya geldi. Ofisinden yapılan açıklamaya göre, Araci, görüşmede İngiliz Diplomat’ın son açıklamalarını, Irak halkı ve siyasi bloklar üzerindeki etkisini ele aldıklarını belirtti. Ofis tarafından yapılan açıklamada Araci’ninHickey’e, ‘son açıklamalarının Irak sokaklarında, siyasi bloklar ve Irak hükümetinezdinde kızgınlığa yol açtığını’ bilgisi verdi. Arap yetkili, ifade ederek, ifadelerin kabul edilemez ve Irak’ın iç işlerine müdahale olduğunu dile getirdi.
Öte yandan İngiliz Büyükelçi ise, Irak’ın egemenliğine saygı duyduklarını belirterek, açıklamalarının yanlık ş yorumlandığını ifade etti. İngiltere’nin Irak’ta güvenlik ve istikrar sağlamaya çalışan Irak güvenlik güçlerinin çabalarını takdir ettiğini söyleyen StephenHickey, gelecek Irak seçimlerinin zamanında yapılacağına dair güven duyduğunu güvenivurguladı.
Araci, İngiliz Büyükelçisine “Irak, uluslararası toplumu ve özellikle İngiltere’yi Filistin halkına yönelik saldırıları durdurmak için müdahale etmeye çağırıyor” diyerek, İsrail’in Filistinlilere yönelik saldırılarının kınandığını vurguladı.
Hickey, geçtiğimiz günlerde Irak’ta seçimler için uygun şartlar olmadığını belirterek, Bağdat hükümetini İran destekli gruplar konusunda eleştirmişti. İngiliz Büyükelçinin ifadeleri birçok siyasi çevrede, özellikle de Şii çevrelerde öfke uyandırdı. Bu bağlamda Fetih Koalisyonu lideri Hadi el-Amiri, İngiliz Büyükelçinin görevinin sınırlandırılmasını isterken, isteyerek,“İngiliz büyükelçisi faaliyetlerinin sınırlarını bilmelidir. Kendisine, Irak’ın iç işlerine müdahale izni vermeyeceğiz” dedi. Amiri ayrıca, “Irak Dışişleri Bakanlığı, büyükelçilerin çalışmalarını takip etmek ve Irak'ın işlerine herhangi bir müdahaleyi önlemek için gerekli önlemleri almalıdır” ifadelerini kullandı.
Hadi el-Amiri liderliğindeki Bedir Örgütü, Nuri el-Maliki liderliğindeki Hukuk Devleti Koalisyonu ve Kays el-Amiri liderliğindeki Asaib Ehli’l Hak’tan oluşan Fetih Koalisyonu, İngiliz büyükelçisinin açıklamalarını reddettiğini reddettiklerini açıkladı. Aynı şekilde Sairun Koalisyonu da İngiltere’nin Bağdat Büyükelçisinin açıklamalarını eleştirerek, “İç işlerine müdahaleyi temsil eden ve asla kabul edilemeyecek bu başarısız ifadeleri tamamen reddettiğimizi vurguluyoruz” dedi açıklamasını yaptı. Koalisyon, ‘seçim meselesi ve bunun yürütülmesi işinin’ Irak hükümeti ve Bağımsız Yüksek Seçim Komisyonu’nun yetkisindeolduğunu vurguladı. Açıklamada, “Irak hükümeti, gelecek Ekim ayının 10’unda erken seçim yapmaya tam olarak hazır olduğunu yaptığı birden fazla açıklamayla doğruladı” denildi.
Devlet ve Bağdat’ın kontrolü dışındaki silahlı gruplara tepki gösteren Hickey, bu grupları Irak hükümetine ve diplomatik varlığına bir meydan okuma olarak nitelendirdi. Irak’takiresmi haber ajansına konuşan İngiliz Diplomat, “Tüm ülkelerde silahlı gruplar, hükümete sadık” diyerek, “Uluslararası toplum, Irak’ın silahlı grupları kontrol etme çabalarını destekliyor” değerlendirmesinde bulundu. Hickey, devletin yetki ve kontrolü dışındaki silahlı grupların varlığında istikrarın yakalanmasının imkansız olduğunu vurgulayarak, “İngiltere, Irak hükümetinin devlet kurumlarını güçlendirmedeki etkin rolünü takdir etmektedir” dedi.



ABD yetkilileri Bingazi saldırısının kilit isimlerinden birini gözaltına aldı

ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, FBI Direktörü Kash Patel ve Columbia Bölgesi ABD Başsavcısı Jeanine Pirro ile birlikte (AP)
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, FBI Direktörü Kash Patel ve Columbia Bölgesi ABD Başsavcısı Jeanine Pirro ile birlikte (AP)
TT

ABD yetkilileri Bingazi saldırısının kilit isimlerinden birini gözaltına aldı

ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, FBI Direktörü Kash Patel ve Columbia Bölgesi ABD Başsavcısı Jeanine Pirro ile birlikte (AP)
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, FBI Direktörü Kash Patel ve Columbia Bölgesi ABD Başsavcısı Jeanine Pirro ile birlikte (AP)

ABD Başsavcısı Pam Bondi, FBI'ın 2012'deki Bingazi'deki ABD konsolosluğuna yapılan saldırının kilit isimlerinden birinin gözaltında alındığını duyurdu.

Bondi, Zubeyr al-Bakouş'un ABD'ye iade edildiğini ve cinayet, kundaklama ve terörle ilgili suçlamalarla karşı karşıya kalacağını açıkladı. Bondi, " Bingazi' saldırısına karışan kilit isimlerden biri yakalandı. Zubeyr el-Bakouş bugün sabah saat 3:00'te Andrews Hava Kuvvetleri Üssü'ne getirildi ve şu anda gözaltında" dedi.

FBI Direktörü Kash Patel, şüphelinin "on yıldan fazla süren bir takibin ardından Virginia'ya getirildiğini, şu anda gözaltında olduğunu ve bugün mahkemeye çıkarılacağını" söyledi.

Columbiya Bölgesi Başsavcısı Jeanine Pirro, el-Bakouş'un birinci derece cinayet, cinayete teşebbüs, kundaklama ve teröristleri destekleme de dahil olmak üzere sekiz suçlamayla karşı karşıya olduğunu belirtti.

11 Eylül 2012 saldırısında Amerikan misyonunun dört üyesi öldürüldü; saldırının daha sonra Libyalı aşırılıkçılar tarafından gerçekleştirilen kasıtlı bir eylem olduğu belirlendi ve bu aşırılıkçılardan bazılarının el Kaide ile bağlantılı gruplarla ilişkisi olduğu ortaya çıktı.

El-Bakouş, saldırıyla ilgili suçlamalarla karşı karşıya kalan üçüncü kişi. Diğer ikisi, Ahmed Abu Hattala ve Mustafa el-Imam, uzun hapis cezalarını çekiyor; bir diğer şüpheli Ali el-Avni el-Harzi ise 2015 yılında Irak'ta bir hava saldırısında öldürüldü.

ABD konsolosluğuna yapılan saldırıda Büyükelçi Chris Stevens de dahil olmak üzere dört Amerikalı hayatını kaybetti ve bu olay, Ekim 2011'de Muammer Kaddafi'nin devrilmesi ve öldürülmesinin ardından Libya'yı saran kaosun ortasında gerçekleşti.

Saldırı, Bingazi'deki ve genel olarak Libya'daki kaosun sembolü haline geldi. Bu olay, Amerika Birleşik Devletleri'nde bir dizi soruşturmaya yol açtı ve bu soruşturmalar sırasında Kongre'deki Cumhuriyetçiler, 2016 başkanlık kampanyası öncesinde Demokrat aday Hillary Clinton ile çatıştı.


Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
TT

Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin derinliklerindeki metal atölyelerine (tornalama tezgahlarına) yönelik baskınlarını yoğunlaştırdı; bu gelişmeyi, Hamas ve diğer Filistinli grupların Gazze Şeridi'nde silahlanmasını durdurma çabalarıyla ilişkilendiriyor. Bir haftadan kısa bir süre içinde, İsrail uçakları üç metal atölyesini hedef aldı. Atölyelerden ikisi Gazze Şehrinde, biri ise Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunuyordu.

İsrail ordusu, saldırılarının silah üretim tesislerini ve Hamas altyapısını hedef aldığını belirtti.

İsrail ordusunun sadece demirci atölyesini bombalamakla kalmayıp, bulunduğu binanın tamamını yıktığı ve sakinlerine tahliye emri verdiği, bu durumun Lübnan'da verilen tahliye emirlerini hatırlattığı kaydedildi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail'in bu yeni hamleleri, Gazze Şeridi'nde yeni bir operasyonel planı işaret ediyor ve gelecekteki saldırıların sadece suikastları değil, Filistinli grupları silahsızlandırma bahanesiyle yapılacak operasyonları da içerebileceğini gösteriyor.

Altı gün önce onlarca Filistinlinin ölümüne yol açan İsrail'in tırmanışında, roket üretimi gibi askeri sanayilerde çalışan aktivistler hedef alınmıştı.


Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)
TT

Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)

Hizbullah'ın "Koordinasyon ve İrtibat Birimi" başkanı Vefik Safa istifasını sundu. Bu, partinin iki genel sekreterinin ve üst düzey askeri liderlerinin öldürüldüğü İsrail'in sert saldırılarının ardından yapısını yeniden kurmaya çalışan parti liderliği için bir ilk oldu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre konuyla ilgili bilgili kaynaklar, Hizbullah liderliğinin bugün üst düzey güvenlik yetkilisi Vefik Safa'nın istifasını kabul ettiğini bildirdi.

Lübnan güvenlik kurumlarıyla irtibattan sorumlu olan Safa, Ekim 2014'te İsrail'in düzenlediği bir suikast girişiminden sağ kurtulmuştu.

Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)

İstifa, partinin Safa'nın yetkilerini azaltmasının ardından geldi. Bu durum, geçen yılın sonlarında başlayan ve bazı isimlerin görevden alınması ve yerlerine yeni isimlerin atanmasıyla sonuçlanan yapısal değişiklikle eş zamanlı olarak gerçekleşti.

Safa'nın halefinin kimliği konusunda çelişkili haberler ortaya çıktı, ancak kaynaklar partinin bazı gruplar için daha az kışkırtıcı ve devlet ve yabancı güçlerle ilişkilerinde farklı bir üslup benimseyecek bir isim aradığı konusunda hemfikirdi. Potansiyel halefler olarak adı geçen en öne çıkan isimler arasında Hüseyin Barada, Hüseyin Abdullah ve Muhammed Muhanna yer alıyordu.

Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)

Safa'nın son görünümü, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın suikastının yıldönümü olan 25 Eylül'de Raouche Kayası'nda, Başbakan Nevvaf Selam'a hakaretler yağdıran parti destekçilerinden bazılarıyla birlikte gerçekleşti.