Rusya, Kamışlı'da ABD'nin müttefiklerinin yanı başında askeri tatbikat düzenledi

Kamışlı’nın güneyindeki Tay mahallesinde dolaşan bir Rus askeri devriyesi (Şarku’l Avsat)
Kamışlı’nın güneyindeki Tay mahallesinde dolaşan bir Rus askeri devriyesi (Şarku’l Avsat)
TT

Rusya, Kamışlı'da ABD'nin müttefiklerinin yanı başında askeri tatbikat düzenledi

Kamışlı’nın güneyindeki Tay mahallesinde dolaşan bir Rus askeri devriyesi (Şarku’l Avsat)
Kamışlı’nın güneyindeki Tay mahallesinde dolaşan bir Rus askeri devriyesi (Şarku’l Avsat)

Görgü tanıkları ve bölge sakinleri, geçtiğimiz Cumartesi akşamı Kamışlı Havaalanı yakınlarında, Rus ordusuna ait bir üstte patlama ve silah sesleri duyulduğunu bildirdi. Aynı sıralarda Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Rus kuvvetlerinin Türkiye sınırına komşu olan bu kentte konuşlandırılmalarından bu yana ilk defa savaş helikopterinin de katılımıyla askeri tatbikatlar gerçekleştirmesinin bölge halkı arasında paniğe yol açtığını aktardı.
Türkiye’nin 2019 yılı sonunda Haseke’nin Kamışlı kentinde gerçekleştirdiği Barış Pınarı Harekatı sonrasında bölgeye Rus güçleri konuşlandırıldı. Rus güçler, Kamışlı Havaalanı yakınlarındaki askeri hava üssünde, gerçek mühimmat kullanarak yoğun askeri tatbikatlar gerçekleştirirken şehrin kuzey kırsalında bulunan Cemaya, Halidkilu ve Kara Hasan dahil olmak üzere komşu köylerin hava sahasında Rus askeri helikopterleri uçuşlar gerçekleştirdi.
Rus güçleri genellikle Hmeymim Hava Üssü’nde tatbikat ve eğitimler gerçekleştiriyorlar. Ancak bu kez Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’ne bağlı asayiş (iç güvenlik) güçlerinin konuşlandığı Kamışlı şehrini seçtiler. Asayiş güçleri, doğu kırsalında ve Rumeylan Petrol Sahası’ndaki petrol bölgelerinde konuşlandırılan ABD ordusu tarafından destekleniyor.
SOHR, rejim güçlerinin, rejime hizmet eden Difa El-Weteni (Ulusal Savunma Güçleri) milislerini, Kamışlı şehrinin güneyindeki Tay mahallesine bitişik Zunud köyünden kovduğunu, köyün kontrolünün asayiş güçleri tarafından ele geçirildiğini aktardı. SOHR’un aktardığı bilgilere göre asayiş güçleri aynı zamanda şehrin havalimanına yakınlarındaki Halko mahallesinin de kontrolünü ele geçirdi.
SOHR, Zunud köyünde otomatik silah ve bombaların kullanıldığı Difa El-Weteni milisleri arasında çıkan çatışmada iki milisin öldüğünü, bazılarının ise yaralandığını aktardı. Bu da rejim güçlerinin onları köyden çıkarmasına, askeri mevzilerini ve noktalarını boşaltmasına neden oldu. Ancak bu milisler, Kamışlı merkezindeki yerlerden kovulduktan sonra da halen Kamışlı kırsalındaki 74 köyü kontrol etmeye devam ediyor.

Milislerin, yardım kolilerini çaldığı belirtildi
SOHR’un resmi sosyal medya hesabından yayınlanan bir haberde, milislerin Cemiyet-i Usra’ya (Aile Derneği) ait yardım ve yiyecek kolilerini çaldığı belirtildi. Oysa bu yardımların özellikle ekonomik durumun kötüleşmesinin ardından bölge halkına dağıtılması bekleniyordu. Bunun yanı sıra milislerin, havaya rast gele ateş etmeleri, bölge sakinleri arasında hoşnutsuzluğa ve kızgınlığa yol açtı. Milisler, toprak höyükler oluşturarak bulundukları noktaları sağlamlaştırdıkları Zunud köyü çevresindeki hareketliliklerini artırdılar. Zunud köyü, Tay mahallesi ile Haseke’nin güneyinde konuşlu rejim güçlerine bağlı Tartab Alayı bölgelerini birbirine bağlıyor.
Suriye Demokratik Meclisi (MSD) Eş Başkanı İlham Ahmed, tüm rejim yanlısı güçlerin Kamışlı kentinden çekilmesini talep etmişti. Ahmed, geçtiğimiz günlerde düzenlediği bir basın toplantısında, ​​“Sürekli sorun çıkarıyorlar. Rastgele insanları kaçırıyorlar, fidye talep ediyorlar ve sivilleri tutukluyorlar” dedi.
Kürt yönetimi, Rus ordusunun müdahalesi ve söz konusu rejim yanlısı güçlerin geri çekilmesine yol açan arabuluculuk girişimiyle ateşkes ilan edilmesinin ardından Tay mahallesindeki çatışmaların durduğunu doğruladı. Kürt yönetiminden yapılan açıklamada, “Difa El-Weteni milislerinin çoğu, çatışmanın yaşandığı Tay mahallesinden ayrıldı, ancak halen rejime ait bir noktada az sayıda milis bulunuyor” denildi. Rejim güçlerinin bir güvenlik noktasına, şehrin havaalanına ve askeri bölgeye konuşlandırılmasıyla ilgili olarak ise açıklamada, Kamışlı'da mücadelenin yeniden başlamasına yönelik bir uyarı yapılarak, Kürt yönetiminin rejime defalarca kez müzakere talebinde bulunduğu, ancak rejimin sorunları diyalog yoluyla çözmeyi kabul etmediği belirtildi.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.