Dünya Sağlık Örgütü: Korona kaynaklı ölümler açıklanan sayının 3 katını aşıyor

Aşı olanlar için kısıtlamaların hafifletilmesinin ardından İtalya’nın Fiumicino Havalimanı’ndaki yolcular (Reuters)
Aşı olanlar için kısıtlamaların hafifletilmesinin ardından İtalya’nın Fiumicino Havalimanı’ndaki yolcular (Reuters)
TT

Dünya Sağlık Örgütü: Korona kaynaklı ölümler açıklanan sayının 3 katını aşıyor

Aşı olanlar için kısıtlamaların hafifletilmesinin ardından İtalya’nın Fiumicino Havalimanı’ndaki yolcular (Reuters)
Aşı olanlar için kısıtlamaların hafifletilmesinin ardından İtalya’nın Fiumicino Havalimanı’ndaki yolcular (Reuters)

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) dün (Cuma) yaptığı açıklamada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) kaynaklı ölüm sayılarının, duyurulan sayıların iki veya üç katı katı olduğunu açıkladı. WHO, küresel sağlık istatistiklerine ilişkin yıllık raporunun yayınlanması vesilesiyle yaptığı açıklamada, Kovid-19 2020’de doğrudan veya dolaylı olarak 3 milyon kişinin ölümüne neden olurken, resmi rakamların 1,8 milyon ölüm açıkladığını belirtti. WHO veri ve analiz bölümü sorumlusu Genel Direktör Yardımcısı Samira Asma basın konferansında bu bilançonun “toplam ölüm sayısının resmi olarak bildirilenden en az iki ila üç kat daha fazla olduğunu belirten benzer tahminlerle eşleşiyor” dedi. Fransız haber ajansı AFP’nin aktardığına göre, Asma salgının WHO verilerine göre şimdiye kadar doğrudan ve dolaylı olarak 6 ila 8 milyon kişinin ölüme neden olduğunu belirtti. Salgınının dünyadaki tüm insanların sağlığı ve refahı için büyük bir tehdit oluşturduğunu vurgulayan Asma, WHO’nun salgının neden olduğu ölüm sayısının gerçek sonuçlarını ortaya çıkarmak için ülkelerle birlikte çalıştığını, böylece bir sonraki acil duruma daha iyi hazırlanılmasının mümkün olacağını açıkladı.

Yeni bir felaketten kaçınmanın yolları
WHO üye devletleri, Kovid-19 salgınına benzer bir sağlık felaketinden kaçınmanın yollarını görüşmek üzere önümüzdeki hafta bir toplantı düzenleyecek.
WHO Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, 24 Mayıs-1 Haziran tarihleri arasında geçen yıl olduğu gibi sanal olarak düzenlenecek olan 74. Dünya Sağlık Asamblesi’ni, “Şüphesiz bu asamble, WHO tarihindekilerin en önemlilerinden biri” diyerek değerlendirdi. Dünyanın salgına verdiği uygunsuz tepkinin ele alınması ve gelecekte oılabilecek salgınlarla mücadele için bir plan geliştirilmesi amacıyla asamble sırasında birçok liderin konuşma yapması bekleniyor. En büyük zorluk, salgın sebebiyle maksimum sınırına ulaşmış olan WHO’da reforme edilmesi meselesi olmaya devam ediyor. Başta Avrupa ülkeleri olmak üzere bazı ülkeler, mali olarak bağımsız soruşturmalar yapmaya hazır olan daha güçlü bir organizasyon kurulması çağrısında bulunuyor. Şu anda WHO’nun bütçesinin yalnızca yüzde 16’sı devletlerin zorunlu katkılarından gelirken, geri kalanı ise kendilerine bağlı koşulları belirleyen kamu ve özel sektörden bağışçıların gönüllü katkılarından oluşuyor.

Avrupa Sağlık Pasaportu
Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, AB üyesi 27 ülkede ikamet eden herkesin aşı olduğunu, Kovid-19 negatif test sonucunu aldığını veya yakın bir zamanda enfeksiyonu atlattığını kanıtlayan bir dijital sağlık pasaportu alması konusunda anlaşmaya vardılar. AB Sağlık Komiseri Stella Kyriakides, “Bu, vatandaşlarımız için durumu daha açık bir hale getirip onlara güvence verirken, AB’de seyahatlerin güvenli bir şekilde yeniden başlaması için önemli bir adımdır” ifadelerini kullandı.
Bu bağlamda, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez dün, salgın öncesinde dünyanın ikinci turizm destinasyonu olarak görülen ülkesinin, 7 Haziran’dan itibaren hangi ülkeden olursa olsun aşı alan ‘herkesin’ topraklarına girmesine izin verileceğini duyurdu. Sanchez, Uluslararası Ticaret Fuarı'nda yaptığı konuşmada, genellikle İspanya’nın en büyük turist grubunu oluşturan İngilizlere, ülkesini pazartesi gününden itibaren serbestçe seyahat etmelerine izin vereceğini, ancak diğerleriyle ilgili sadece “zorunlu” seyahatlere izin verildiğini söyledi. Sağlık pasaportunun gelecek hafta pazartesi ve salı günü Brüksel’de düzenlenmesi planlanan liderler zirvesinin gündeminde yer alması ve  7-10 Haziran tarihleri ​​arasında Strazburg’da yapılması planlanan Avrupa Parlamentosu genel oturumunda remi olarak onaylaması bekleniyor.
Sağlık pasaportu, Avrupa’nın yaz tatili sezonunu kurtaracak bir araç olarak görülürken, WHO Avrupa Bölge Ofisi perşembe günü yaptığı açıklamada, pandemi ile mücadeledeki ilerlemenin hala ‘hassas’ olduğu ve hala uluslararası seyahatten kaçınılması gerektiği konusunda uyarıda bulundu.

 


ABD Hazine Bakanı: İranlı liderler paralarını "çılgınca" yurt dışına aktarıyorlar

 ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (AP)
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (AP)
TT

ABD Hazine Bakanı: İranlı liderler paralarını "çılgınca" yurt dışına aktarıyorlar

 ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (AP)
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (AP)

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, dün İranlı liderleri "çılgınca" yurt dışına para transfer etmekle suçladı.

Bessent, geçen perşembe günü İran liderliğinin eylemlerinin sonun yaklaştığına dair iyi bir işaret olduğunu belirterek, İran'daki liderliğin hızla ülke dışına para çıkardığını kaydetmişti.

ABD Dışişleri Bakanı, İran'da "farelerin gemiyi terk etmeye başladığı" anlaşılıyor dedi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik bir saldırıyı değerlendirdiğini açıklamasının ardından, ABD'nin Ortadoğu'daki askeri yığınağının hızı son haftalarda arttı; ancak başkan henüz somut bir karar verdiğini açıklamadı.


Kolombiya'da şiddetli yağmurlar nedeniyle 13 kişi hayatını kaybetti

Güneybatı Nariño bölgesinde meydana gelen toprak kaymasının ardından, ağır iş makineleri ceset bulmak için çamurda arama yapıyor (AFP)
Güneybatı Nariño bölgesinde meydana gelen toprak kaymasının ardından, ağır iş makineleri ceset bulmak için çamurda arama yapıyor (AFP)
TT

Kolombiya'da şiddetli yağmurlar nedeniyle 13 kişi hayatını kaybetti

Güneybatı Nariño bölgesinde meydana gelen toprak kaymasının ardından, ağır iş makineleri ceset bulmak için çamurda arama yapıyor (AFP)
Güneybatı Nariño bölgesinde meydana gelen toprak kaymasının ardından, ağır iş makineleri ceset bulmak için çamurda arama yapıyor (AFP)

Yetkililerin yaptığı açıklamaya göre Kolombiya'da bu hafta, yılın bu zamanı için alışılmadık derecede yoğun yağışlar olması nedeniyle 13 kişi hayatını kaybetti.

Ulusal Meteoroloji Ajansı EDIAM, Kuzey Amerika'dan Kolombiya'nın Karayip kıyılarına kadar uzanan soğuk cephenin, geçen ay yağış miktarını tarihi ortalamaya göre yüzde 64 oranında artırdığını bildirdi.

Bu hafta hayatını kaybedenler arasında, cuma gecesi geç saatlerde güneybatı Nariño bölgesinde meydana gelen toprak kaymasında ölen yedi kişi de bulunuyor. İl yetkililerine göre, şiddetli yağmurlar nedeniyle bir derenin taşması sonucu evler çamur altında kaldı. Yerel yetkililer, kurtarma ekipleri ve eğitimli köpekler ceset ararken, ağır iş makinelerinin çamurda ceset bulmak için kazı yaptığı görüntüler yayınladı.

Ulusal Afet Yönetim Birimi (UNGRD) perşembe günü yaptığı açıklamada, şiddetli hava koşullarının ülke genelinde altı kişinin ölümüne yol açtığını duyurdu. Tropikal iklime sahip Kolombiya'da, iklim değişikliği kuraklık ve yüksek nem dönemlerinde önemli aksamalara neden oluyor.


İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.