İspanya mülteci akını karşısında şaşkın

Rabat ile Madrid arasında Batı Sahra Bağımsızlık Hareketi lideri İbrahim Ghali’nin İspanya’ya gelişi nedeniyle diplomatik anlaşmazlık yaşanıyor.

İspanya mülteci akını karşısında şaşkın
TT

İspanya mülteci akını karşısında şaşkın

İspanya mülteci akını karşısında şaşkın

Fas, Batı Sahra Bağımsızlık Hareketi liderinin tıbbı tedavi görmek için İspanya’ya gelişi ile ilgili soruşturma başlatılması ve Ghali’nin Rabat hükümetine iade edilmesi için İspanya’ya yaptığı teklifi yineledi.
İspanya ise Cueta şehrine Fas sınırlarından İspanya’ya akın eden, içinde çocukların da bulunduğu yüzlerce Faslı göçmenin hayatta kalma mücadelesiyle başa çıkmaya çalışıyor.
Cueta şehri yetkililerinden Maple Dieu, Cuma günü gazetecilere verdiği demeçte “Cueta’ya giren insan sayısını henüz bilmiyoruz. Sayının 8 bin ile 10 bin arasında olduğunu tahmin ediyoruz. 6 bin 600 kişi ise Fas’a geri döndü” ifadelerini kullandı.
Göçmenlerin çoğunun yüzerek, bir kısmının da şişme botlarla Cueta sahillerine geçtiğini aktaran İspanyol hükümet yetkilileri, bunlardan 1500’ünün 18 yaşının altında olduğunu aktardı. Cueta yönetimi ise henüz bu rakamları doğrulamadı.
Maple Dieu, şehre son girenlerden kaçının çocuk olduklarını bilmediklerini ancak Cuma günü yaşanan son girişlerle Cueta şehrindeki iki göçmen merkezindeki çocuk ve ergenlerin sayısının 438 ulaştığını söyledi. Şehirde üçüncü bir göçmen merkezi kurmaya hazırlandıklarını vurgulayan Dieu, hala şehrin sokaklarında dolaşan birkaç yüz göçmen olduğunu aktardı.
Göçmen merkezinde kayıtlı olanlara Kovid-19 testi yapıldıktan sonra yiyecek, giyecek ve yatacak yer sağlanıyor. Buna rağmen birçok göçmen parklarda ve bahçelerde aç bir halde geceliyorlar.
Göçmenlerin bir kısmı denizi tek başına geçerken bir kısmı da arkadaşları veya kardeşleriyle geçiyor. Geçenlerin çoğunun ergenlik çağında veya yirmili yaşlarının başında erkek bireyler oldukları aktarılıyor.
Göçmenlerin kendilerine, turistik ziyaret veya Ronaldo ile maç izlemek için geldiklerini söylediklerini aktaran Maple Dieu, Fas hükümetini insanları göç etmeye teşvik etmek için oyunlar çevirmekle itham etti.

“Kapasitemizi aşıyor”
Cueta yetkilileri bu hafta başlarında yaptıkları açıklamalarda yaşanan hadiselerin kendi kapasitelerini aştığını aktararak İspanya’nın diğer 17 bölgesinden kendilerine yardım etmelerini istediler.
Şehirdeki bir diğer yetkili Carlos Rontumi, İspanya Ulusal Radyosuna “Bununla başa çıkamıyoruz. Çok fazla çocuk var. Sınır şehriyiz, dalgakıran vazifesi görüyoruz. Ancak sınırlı bir kapasitemiz var. 19 kilometrekarelik küçük bir şehiriz. Bu yüzden tüm bu insanları burada barındırmak zor. Tek çözüm bu göçmenleri farklı bölgelere dağıtmaktır.” Açıklamalarında bulundu.
İspanya’nın diğer bölgeleri ise Cueta şehrine yeni gelenlere yer açabilmek için refakatçisi olmayan 200 çocuğu kabul etmeye karar verdi.
Sosyal Adalet Bakanı İoni Bellera, Cueta şehrinin tek başına bu sorunun altından kalkamayacağını, devletin, göçmen çocukların da iyiliğini düşünerek sorunu acilen ele alması gerektiğini aktardı.
‘Save the Children’ Vakfı ise çocuklar için daha iyi bir bakım sağlayabileceğini düşündükleri bir önerge sunmaya hazırlanıyor. Vakfın çocuk politikaları sorumlusu Carmela Del Moral, AFP’ye verdiği demeçte “Bu önergenin Cueta’daki koruma sistemi üzerindeki baskıyı hafifleteceğine ve çocuklara daha iyi bir bakım sağlayacağına inanıyoruz” açıklamalarında bulundu.

“Annem endişeli”
Sivil toplum kuruluşları Cueta’daki ihtiyaçların ölçeğinin şehrin kapasitesini aştığını ifade etti. Sivil toplum kuruluşu Ellas Protissas Başkanı Abdusselam Muhammed Hüseyin “Göç, bu hızla devam ederse ne İspanyol Devleti ne de herhangi bir Avrupa ülkesi bu kadar insanla başa çıkabilir. Biz, yiyecek ve giyecek veriyoruz ancak sayı çok fazla olduğu için herkesin ihtiyacına yetişemiyoruz” ifadelerini kullandı. Bazı gençlerin göçmen merkezine başvurduklarını ancak dolu olduğu için kabul edilmediklerini, bazı gençlerin ise nerede olduklarını bilmediklerini de sözlerine ekledi.
Göçmen kamplarındaki çocukların çoğu, ailelerin nerede olduklarını bilmediklerine dikkat çekti. 16 yaşında bir göçmen olan Omar Luryeagri, Annem çok endişeli olmalı çünkü evde yiyecek almak için tek çalışan kişi bendim. Telefonum olmadığı için onu arayamıyorum. Şimdi hayalim burada temizlikçi olarak çalışmak” açıklamasında bulundu.

“Sıcak sınır”
Cueta şehri yetkilileri göçmen çocukların ebeveynlerini bulmaya odaklanmış durumda. Perşembe günü, evlatlarına kavuşmak isteyen endişeli aileler için açılan telefon hattına 24 saat içinde 4400’den fazla çağrı geldi.
Maple Dieu, ekiplerinin aileleri bulmak ve çocukları ailelerine kavuşturmak için sabah, öğlen ve akşam çalıştıklarını, çocukların çoğunun ilk günden bu yana ağlamaya devam ettiklerini ve ailelerine kavuşmak istediklerini aktardı.
Sokaklarda kalan göçmenler de umutsuzluğa kapılmaya başladılar. İspanyol polisi, Cuma günü Corniche’de kendini metal bir kabloyla asarak hayatına son vermek isteyen göçmen bir gence engel oldu.
67 sivil toplum kuruluşunun yer aldığı ‘Çocuk Platformu’ başkanı Ricardı Ibarra, iade sürecinde çocuklarının haklarının ihlal edileceği ve yasal olmayan yollarla iade edilecekleri endişesiyle “Çocukların iadesi yasadışıdır ve asla müsamaha gösterilmemelidir” açıklamasında bulundu.
Bunun üzerine İçişleri Bakanlığı Sözcüsü, tüm iadelerin yasal olarak tanınan yollarla yapılacağını, iade edecek kimselerin yaşlarına göre sınıflandırılmayacaklarını ifade etti.
Sosyal Haklar Avukatı Albert Barrez Casanova, onları ailelerine teslim etmenin mi yoksa İspanya’da kalmalarının mı daha faydalı olduğunun araştırılması adına iade edilecek her bir çocuğun davasının ayrı ayrı ele alınması gerektiğini, iade edip edilmemesi ile ilgili nihai kararı ise İspanyol hükümetinin vereceğini aktardı.

“Diplomatik anlaşmazlık”
Fas hükümetinin, Pazartesi günü İspanya hükümeti ile görüşerek, binlerce kişinin sınırı yasadışı olarak geçmesine neden olan Kuzey Afrika ile Cueta arasındaki sınır kısıtlamalarını hafifletmesi bekleniyor. Rabat hükümeti, göçmenlerin yasadığı geçişinde olumlu hava şartlarının ve sınır muhafızlarının yorgunluğunun etkili olduğunu söyledi. Reuters Haber Ajansı ise yasadışı geçişleri, Rabat ile Madrid hükümetleri arasındaki diplomatik anlaşmazlıkların sebebi olduğunu ifade etti.
Fas Dışişleri Bakanlığı Siyasi İşler Genel Müdür Fuad Yazog, Batı Sahra Bağımsızlık Hareketi liderinin İspanya tarafından düzenlenen sahte belgeler ve sahte bir kimlikle İspanya topraklarına girmesine müsaade ettiğini ifade etti.
İspanya’nın Batı Sahra Bağımsızlık Hareketi Polisario Cephesi lideri İbrahim Gali’yi Rabat’a iade etmemesi ise Fas’ı kızdırmış durumda. Cezayir tarafından desteklenen Batı Sahra Bağımsızlık Hareketi, 1991 yılında Birleşmiş Milletler tarafından başlatılan barış sürecine rağmen silahlı mücadeleye devam edeceğini ifade etti.
Aralık ayında ABD, Fas ile İsrail arasındaki ilişkileri güçlendirmeyi hedefleyen bir anlaşma çerçevesinde Fas’ın Batı Sahra üzerindeki egemenliğini resmi olarak tanıdı.
Batı Sahra Bağımsızlık Hareketi Polisario Cephesi lideri İbrahim Gali, savaş suçları kapsamında aleyhine açılan bir dava kapsamında İspanya’daki mahkemelere çıkması için bir celp kararı almış durumda. Ancak İspanya Yüksek Mahkemesi, savcıların tutuklu yargılanma ile ilgili talebini reddetti.
Fas, geçen hafta İspanya’daki büyükelçisini çağırarak İspanyol hükümete, İbrahim Gali’nin yargılanmadan ülkeyi terk etmesi halinde ikili ilişkilerin daha da kötüleşeceğini iletmesini istedi.



Rusya'nın Ukrayna'ya saldırıları, Zelenskiy-Trump görüşmesiyle eş zamanlı gerçekleşti

Ukrayna'nın başkenti Kiev yakınlarında imha edilen Rus kamikaze İHA'sının enkazı (Reuters)
Ukrayna'nın başkenti Kiev yakınlarında imha edilen Rus kamikaze İHA'sının enkazı (Reuters)
TT

Rusya'nın Ukrayna'ya saldırıları, Zelenskiy-Trump görüşmesiyle eş zamanlı gerçekleşti

Ukrayna'nın başkenti Kiev yakınlarında imha edilen Rus kamikaze İHA'sının enkazı (Reuters)
Ukrayna'nın başkenti Kiev yakınlarında imha edilen Rus kamikaze İHA'sının enkazı (Reuters)

Ukraynalı yetkililer, yaptıkları açıklamada, Rusya'nın Ukrayna'nın sanayi merkezini ve cephe hattındaki bazı bölgeleri hedef alan saldırılarında 8 kişinin öldüğünü bildirdi. Saldırılar, Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin Birleşmiş Milletler'de ABD Başkanı Donald Trump ile görüştüğü gün gerçekleşti.

Moskova, yaz boyunca hava saldırılarını yoğunlaştırırken, karadaki ilerleyişinin dört yılı aşkın süredir devam eden savaşın ardından büyük ölçüde durduğu bir dönemde saldırılarını şirketler, limanlar ve lojistik merkezleri de dahil olmak üzere ekonomik hedeflere genişletti.

Ukrayna Başbakanı Sergey Koretskiy Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, “Rusya kasıtlı olarak şirketleri, çiftlikleri, depoları, demiryollarını, enerji tesislerini ve konutları hedef alıyor” dedi.

Ukrayna ordusu dün, Ukrayna sınırına bin 300 kilometreden daha uzak olan Ufa kentindeki bir Rus petrol rafinerisini hedef aldığını açıkladı. Ordu ayrıca Volga Nehri kıyısındaki Samara bölgesinde bulunan Kuybişev petrol rafinerisine de saldırı düzenlediğini bildirdi.

Samara Bölgesi Valisi, Ukrayna'ya ait insansız hava araçlarının (İHA) bölgedeki sivil hedefleri vurduğunu, saldırıda bir kişinin öldüğünü ve 4 kişinin yaralandığını söyledi. Rusya ve Ukrayna, sivilleri hedef aldıkları yönündeki suçlamaları reddediyor.

Ukrayna'nın en büyük boru üreticisi Interpipe, Rusya'nın Dnipro kentindeki tesislerinden birini füze saldırısıyla hedef aldığını ve saldırıda 4 kişinin öldüğünü, 7 kişinin yaralandığını açıkladı.

Savcılar, ülkenin güneyindeki Herson bölgesine yönelik Rus saldırılarında 2 kişinin öldüğünü bildirirken, bölge valisi Karadeniz kıyısındaki Odesa Limanı yakınlarında bir kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

Çatışmaların yoğunlaştığı doğudaki Donetsk bölgesinde ise polis, Rusya'nın hava saldırılarında, Moskova'nın kontrol altına almaya çalıştığı kentlerden biri olan Kramatorsk'ta bir kişinin öldüğünü bildirdi.

Rusya'nın Ukrayna'nın güneyindeki Odesa bölgesinde bir limanda Antigua ve Barbuda bayrağı taşıyan bir yük gemisine düzenlediği saldırıda Ukraynalı kaptanın öldüğü, bölge valisi Oleh Kiper tarafından bugün açıklandı.

Kiper, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, saldırıda sivil altyapının da hedef alındığını ve ilaç ile gıda ürünlerinin depolandığı antrepolarda yangın çıktığını belirtti.


Ben-Gvir, kurulacak İsrail hükümetinde Savunma Bakanlığı görevini üstlenmek istiyor

İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, 22 Eylül 2026'da Kudüs'te düzenlediği basın toplantısında (Reuters)
İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, 22 Eylül 2026'da Kudüs'te düzenlediği basın toplantısında (Reuters)
TT

Ben-Gvir, kurulacak İsrail hükümetinde Savunma Bakanlığı görevini üstlenmek istiyor

İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, 22 Eylül 2026'da Kudüs'te düzenlediği basın toplantısında (Reuters)
İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, 22 Eylül 2026'da Kudüs'te düzenlediği basın toplantısında (Reuters)

İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, yaptığı açıklamada, yasama seçimlerine yaklaşık bir ay kala kurulacak bir sonraki hükümette Savunma Bakanlığı görevini üstlenmek için aday olacağını duyurdu. Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre Ben-Gvir, Kudüs'te dün düzenlediği basın toplantısında konuştu.

Aşırı sağcı bakan, aday olmasının gerekçesini “İsrail ordusundaki mevcut zihniyetin değiştirilmesinin zamanının gelmesi” olarak açıkladı.

Binyamin Netanyahu'nun koalisyonunun önde gelen isimlerinden Ben-Gvir, “İsrail devletinin güvenlik doktrinini değiştirme ve bütün cephelerde kesin bir zafer elde etme zamanı geldi” dedi.

Ben-Gvir, Filistinlilerin Gazze Şeridi ve işgal altındaki Batı Şeria'dan “gönüllü göçünün teşvik edilmesi”, “terörist” olarak nitelendirdiği Filistin Yönetimi'nin silahsızlandırılması ve İsrail askerlerine verilen desteğin artırılmasını içeren bir “güvenlik planı” sundu.

Provokatif açıklamaları ve eylemleriyle tanınan Ben-Gvir, eylül ayının başında da Gazze Şeridi'nin Filistinli nüfustan arındırılarak bölge sakinlerinin yurt dışına gönderilmesini öngören bir teklif sunmuştu.

Ben-Gvir'in savunma bakanlığına adaylığını açıklaması, İsrail muhalefeti saflarında tepkiye yol açtı.

Başbakanlık için aday olan Gadi Eisenkot, X platformunda yaptığı paylaşımda, başlıca rakibi Netanyahu'yu, “suçlu Ben-Gvir'i” koalisyonuna kabul ettiği için “aklını kaybetmekle” suçladı.

Ben-Gvir hakkında gençlik yıllarında nefret veya şiddeti kışkırtma suçlamasıyla 50'den fazla kez dava veya soruşturma süreci yürütüldüğü bildirildi.


Azerbaycan, ABD yaptırımları nedeniyle İran uçuşlarını askıya aldı

Azerbaycan, ABD yaptırımları nedeniyle İran uçuşlarını askıya aldı
TT

Azerbaycan, ABD yaptırımları nedeniyle İran uçuşlarını askıya aldı

Azerbaycan, ABD yaptırımları nedeniyle İran uçuşlarını askıya aldı

Azerbaycan Havayolları yaptığı açıklamada, Bakü’nün ABD yaptırımları nedeniyle İran hava yolu şirketlerinin Azerbaycan’a uçuşlarını yasakladığını duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın Sputnik’ten aktardığına göre şirketten dün yapılan açıklamada, “ABD’nin İran’a yönelik uygulamaya koyduğu yeni yaptırım paketi, özellikle havacılık sektörüne getirilen yaptırımlar nedeniyle, İran hava yolu şirketlerinin Azerbaycan’a gerçekleştirdiği uçuşların 22 Eylül 2026’dan itibaren askıya alınmasına karar verilmiştir” ifadelerine yer verildi.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ise pazartesi günü yaptığı açıklamada, yaptırımlar kapsamında 23 Eylül’den itibaren İran hava yolu şirketlerinin uçuş gerçekleştiremeyeceğini ve yer hizmetlerinden de yararlanamayacağını belirtti.