NYT: İran, Gazze savaşını vekillerinin zaferi olarak lanse etmeye çalışıyor

Filistin ve İsrail arasındaki son çatışma sırasından Gazze Şeridi'nden İsrail'e fırlatılan roketler (EPA)
Filistin ve İsrail arasındaki son çatışma sırasından Gazze Şeridi'nden İsrail'e fırlatılan roketler (EPA)
TT

NYT: İran, Gazze savaşını vekillerinin zaferi olarak lanse etmeye çalışıyor

Filistin ve İsrail arasındaki son çatışma sırasından Gazze Şeridi'nden İsrail'e fırlatılan roketler (EPA)
Filistin ve İsrail arasındaki son çatışma sırasından Gazze Şeridi'nden İsrail'e fırlatılan roketler (EPA)

İsrail’in Filistin ile yaşanan son çatışmada Tahran’ın herhangi bir rol oynamadığını iddia etmesine rağmen İran, İsrail'e atılan roketleri, İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına misilleme eylemi olarak lanse etmek için kullandı.
The New York Times'ın (NYT) haberine göre İsrail ile kara, hava ve denizde uzun bir savaşın gölgesinde kalan İran yönetimi, İsrail ve Filistin arasındaki son çatışmadan duyduğu mutluluğu gizlemeye çalışmadı.
NYT’nin haberinde Tahran’ın, 11 gün süren çatışma boyunca İsrail'e verilen zarara övgüde bulunduğunu, resmi basın ve yorumcuların, İran'ın Gazze'deki Filistinli gruplara İsrailli sivilleri vurması için silah ve askeri eğitim sağlamadaki rolüne dikkati çektiklerini belirtti.
İran’ın Hamas’ı onlarca yıldır desteklediği ifade edilen habere göre uzmanlar, İran’ın, Hamas'a İsrail’in iç kesimlerine kadar ulaşabilen kendisine ait gelişmiş füzeler üretmesi için yıllardır mali ve siyasi desteğin yanı sıra silah, teknoloji ve eğitim alanlarında yardım sağladığını, ancak İsrail istihbaratına göre Hamas’ın, son çatışmada kararlarını İran'dan bağımsız olarak aldığını söylediler.
İsrail geçtiğimiz yıl, İran’daki bazı nükleer tesislere sabotaj saldırıları düzenlemek de dahil olmak üzere İran’a karşı bir dizi gizli saldırı gerçekleştirdi.
İranlı yetkililer, İsrail'e misillemede bulunması isteklerini gizlememiş olsalar da, topyekün bir savaşın patlak vermesi riskine girmeden veya ABD ve diğer dünya güçleriyle gözden geçirilmiş bir nükleer anlaşma yapma şansını engellemeden yanıt vermenin etkili bir yolunu bulmaya çalıştılar.
Son Filistin-İsrail çatışması sayesinde İsrail saldırılarına misilleme çağrısı yapan İran'daki muhafazakar akımlar, Hamas'ın İsrail'e attığı binlerce roketi Tahran'ın misillemesi olarak tasvir etme fırsatı buldu.
Siyasi analist ve İran Dışişleri Bakanlığı eski danışmanı Gheis Ghoreishi, Twitter hesabından paylaştığı tweette, “İsrail-Gazze savaşı, İran'ın yeteneklerini gösterdi” yazdı.
İsrailli bir analist ise Tahran'ın, Hamas'ın çatışma sırasında Gazze'de roketlerin miktarı ve menzili açısından ortaya koyduğu yeni askeri yeteneklerinin, İsrail'in bir sonraki saldırısını başlatmadan önce iki kez düşünmesine neden olacağına inandığını söyledi.
Herzliya Disiplinlerarası Merkez'de İran güvenlik araştırmaları uzmanı olan siyasi analist Meir Javidanfar, “İran, roketli saldırıları kendi topraklarındaki saldırılara misilleme olarak görüyor” dedi.
Fakat İsrail Dışişleri Bakanı Sözcüsü Lior Haiat, İran'ı son çatışmada bir rol oynadığına işaret eden hiçbir istihbarat bilgisinin olmadığını açıkladı.
NYT’nin haberine göre bazı analistler, İran yapımı silah ve füzelerin Gazze'ye taşınmasının İsrail tarafından uygulanan katı kara ve deniz ablukası nedeniyle son derece güç olduğunu söylediler. Haberde İran’ın, 2011'deki Arap Baharı'ndan sonra kısa bir süre için Gazze'yi Mısır'a bağlayan yer altı tünellerinden füze üretimi için askeri teçhizat ve malzeme taşıyabildiği de belirtildi.
İran'daki muhafazakar akımlar büyük bir arzuyla misilleme isteseler de İsrail-Filistin çatışması söz konusu olduğunda ülke içinde herkesin aynı fikirde olduğunu söylemek oldukça zor. İran kamuoyunun büyük bölümü, Filistin mücadelesini kendi meseleleri olarak görmüyor, hükümetin Lübnan, Suriye, Irak ve Yemen'de vekalet savaşı yürütmek için milislere milyonlarca dolar aktarmasına da karşı çıkıyor.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe