Futbol serüveni Antalyaspor'da başladı, Fransa'da şampiyonlukla taçlandı

Burak Yılmaz, şampiyonluk vitrinine Süper Lig, Türkiye Kupası ve TFF Süper Kupa'nın ardından Ligue 1'i de ekledi / Fotoğraf: AFP
Burak Yılmaz, şampiyonluk vitrinine Süper Lig, Türkiye Kupası ve TFF Süper Kupa'nın ardından Ligue 1'i de ekledi / Fotoğraf: AFP
TT

Futbol serüveni Antalyaspor'da başladı, Fransa'da şampiyonlukla taçlandı

Burak Yılmaz, şampiyonluk vitrinine Süper Lig, Türkiye Kupası ve TFF Süper Kupa'nın ardından Ligue 1'i de ekledi / Fotoğraf: AFP
Burak Yılmaz, şampiyonluk vitrinine Süper Lig, Türkiye Kupası ve TFF Süper Kupa'nın ardından Ligue 1'i de ekledi / Fotoğraf: AFP

"İyi bir hayatım vardı ama bu yaşta bir meydan okuma gerekti. Beni buna sportif direktör Luis Campos ikna etti..."
Burak Yılmaz, Beşiktaş'tan Lille'e transferinin üçüncü ayında bu sözleri dile getirdiğinde kimse onların Olympique Lyon, Monaco, Marsilya ve son üç sezonun şampiyonu Paris Saint-Germain'i geride bırakarak zafere ulaşacaklarına ihtimal vermiyordu.
Lille'de forma giyen Burak Yılmaz, Yusuf Yazıcı ve Mehmet Zeki Çelik, Paris Saint-Germain, Monaco, Lyon ile kıyasıya mücadele ettiği şampiyonluk yarışını kazanarak isimlerinden söz ettirdiler.
Bu sezon sergiledikleri performansla takımlarının 10 yıllık şampiyonluk hasretine son veren ekibin en önemli parçaları arasında yer alan futbolcular, şampiyonluğu da doyasıya kutladı.
Üç futbolcu arasındaki en özel isim ise hiç şüphesiz Burak Yılmaz oldu.
Temmuz ayında 36. yaşını dolduracak futbolcu, kariyeri boyunca elde ettiği başarılara Ligue şampiyonluğunu da ekleyerek, önemli bir rekora imza atmanın gururunu yaşıyor.

Bu sezon Lille formasıyla 16 gol ve 5 asistlik performans sergileyen Yılmaz, 2007-08 sezonundan sonra Avrupa'nın 5 büyük liginde bu sayıya ulaşan 2'nci isim olarak tarihe geçti.
Kariyeri boyunca birçok farklı kulüpte yer alan ve Türkiye'de "Dört Büyükler" olarak adlandırılan Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor'da oynama başarısı gösteren ender isimlerden olan Yılmaz'ın futbol hikayesi ise Antalya'da başladı.
Beşiktaş'ın eski kalecilerinden Fikret Yılmaz ile basketbolcu Belgin Yılmaz'ın oğlu Burak, 15 Temmuz 1985'te Antalya'da doğdu.
Sporcu bir aileden gelmesinin etkisiyle futbolla erken yaşlarda tanışan Burak, okul takımında oynadığı dönemde Antalyaspor yetkilileri tarafından keşfedilerek kırmızı-beyazlı ekibin altyapısına katıldı.
Antalyaspor altyapısında kısa sürede farkını ortaya koyan ve PAF takıma yükselen Burak, yine kırmızı-beyazlı ekiple ilk profesyonel sözleşmesini imzaladı.

Türkiye A takımındaki ilk maçına 29 Ağustos'ta Karşıyaka ile oynanan TFF 1. Lig maçında çıkan Burak, 62. dakikada rakip, 87. dakikada da kendi kalesine gol attı. 
Antalyaspor formasıyla çıktığı 78 maçta 35 gol atan ve takımının Süper Lig'e yükselmesinde de etkili olan Yılmaz, 2006'da dönemin Beşiktaş Teknik Direktörü Jean Tigana'nın isteğiyle siyah-beyazlı ekibe transfer oldu.
Bir milyon euro karşılığında geldiği İstanbul temsilcisinde bir buçuk sezon boy gösteren Yılmaz, buradaki ilk sezonunda Türkiye Kupası şampiyonluğu yaşadı.
2007-08 sezonu ara transfer döneminde Filip Holosko karşılığında Koray Avcı ile birlikte Vestel Manisaspor'a transfer edilen Yılmaz, hedeflerinden vazgeçmeyerek burada da adından söz ettirmeyi başardı.
Manisaspor ile ligin ikinci yarısında 16 maça çıkan Burak Yılmaz, 9 gol ve 1 asistle yeniden İstanbul ekiplerinin radarına girdi.
 
Fenerbahçe'de beklentilerin altında kaldı
Sezon sonunda Luis Aragones yönetimindeki Fenerbahçe'ye transfer olan Burak Yılmaz, Fenerbahçe gibi büyük bir camiaya geldiği için gururlu olduğunu dile getirerek, şunları kaydetmişti:
"Çok mutluyum. Bana güvenen kimseyi mahcup etmeyeceğim. Fenerbahçe'nin kazanacağı kupalarda benim de emeğim olacağı için çok mutluyum. Forma yarışı içinde tabii ki olacağım... Fenerbahçe'nin büyüklüğü tartışılmaz. İlk önce kendimi burada kanıtlamak ve burada forma giydikten sonra burayı tabii ki Avrupa futbolu için bir basamak olarak kullanmak istiyorum... Artık başka bir Burak var..."
Burak Yılmaz'ın büyük umutlarla başlayan Fenerbahçe serüveni, çok da uzun sürmeyecekti. 
2008-09 sezonunda sarı-lacivertli kulüple ilk maçına 30 Temmuz 2008'de oynanan UEFA Şampiyonlar Ligi ikinci tur ilk maçında MTK Budapeşte karşısında çıkan Yılmaz, sezon boyu sadece 16 maçta süre alabildi.
Fenerbahçe'ye toplamda 2 asistlik katkı sunan Yılmaz'ın yolu bir kez daha İstanbul'dan ayrıldı.
Takip eden sezonda önce Eskişehirspor'a kiralanan Yılmaz, devre arasında Trabzonspor'a Gökhan Ünal+3 milyon 200 bin euro karşılığında bonservisiyle gönderildi.

Şenol Güneş ile hayatı değişti
Beşiktaş ve Fenerbahçe'de istediğini bulamayan Yılmaz, şansını bu kez Şenol Güneş yönetimindeki Trabzonspor'da deneyecekti.
Trabzon Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri'ndeki imza töreninde konuşan Burak, bu kez daha temkinli konuşmuştu:
"Trabzonspor'dan yurt dışına gideceğim diye bir şey söylemek istemem. Tek düşüncem Trabzonspor'da başarılı olmak. Trabzonsporlu Burak olmak. Dediğim gibi inşallah 2 buçuk senelik kontratımı bitirir ve uzun yıllar burada oynarım. Tek isteğim Trabzonsporlu Burak olmak..."
2009-10 sezonuna kadar farklı mevkilerde denenen Burak Yılmaz'ın kaderi tam da Trabzonspor'da değişti.
Teknik direktör Şenol Güneş tarafından forvet mevkiine çekilen Yılmaz, bordo-mavili ekipteki ilk maçına ise 15 Şubat 2010'da oynanan Bursaspor maçıyla çıkarken, ilk golünü ise 26 Şubat'taki Antalyaspor karşılaşmasında kaydetti.
Burak Yılmaz, Trabzonspor'daki ilk sezonunda 14 maça çıktı, 3 gol üretti. Bu gollerden en trajik olanı ise Bursaspor ile şampiyonluk yarışındaki Fenerbahçe'ye ligin son haftasında oynanan ve şampiyonluğun Anadolu'ya gitmesini sağlayan Kadıköy'deki maçta kaydetti.
 
2010-11'de küllerinden doğdu, 2011-12'de gol kralı oldu
Burak Yılmaz için en önemli sezonlardan biri ise hiç şüphesiz 2010-11 dönemi oldu.
Fenerbahçe ile girişilen şampiyonluk yarışını averajla kaybeden Trabzonspor'da çıktığı 30 Süper Lig maçında 19 gol ve 2 asistlik performans sergileyen Yılmaz, kalitesini ortaya koyarak takımın en önemli isimleri arasında yer aldı.
Şampiyonluğun kaybedilmesinin ardından sonraki sezona daha hırsla hazırlanan Burak Yılmaz, şike iddialarıyla geçen yaz döneminin ardından yeni başlayan 2011-12 sezonuna da golle "merhaba" dedi.
Ligin ilk karşılaşmasında Manisaspor ile karşılaşan Trabzonspor'un tek golünü atan Burak Yılmaz, forma giydiği 30 maçta 32 gol atarak sezonun "gol kralı" unvanını kazandı.

Kariyerinin en başarılı dönemini Galatasaray'da yaşadı
Trabzonspor ile geçen başarılı yıllarından ardından Avrupa kulüplerinin radarına giren Burak Yılmaz, Lokomotiv Moskova'nın sezon başı kampına katılmış ancak bordo-mavili kulüple olan sözleşmesi kullanılarak 5 milyon euro karşılığında Galatasaray'a transfer edilmişti.
Rotasını yeniden İstanbul'a çevrilen ve Beşiktaş, Fenerbahçe, Trabzonspor'un ardından Galatasaray'da da forma giyme şansı yakalayan Burak Yılmaz, Sergen Yalçın'ın kırdığı "Dört Büyükler"de forma giyen tek oyuncu rekoruna ortak olmuştu.
Galatasaray formasıyla ilk maçına Süper Lig'in 2. haftasındaki Beşiktaş maçında giyerken, ilk golünü ise 3. haftada oynanan Bursaspor karşılaşmasında kaydetti.
Burak Yılmaz, futbol kariyerinin en önemli başarılarını da yine en çok formasını giydiği Galatasaray'da yaşadı.
3 buçuk sezon Galatasaray'da oynayan Burak Yılmaz, 141 kez giydiği sarı-kırmızılı formayla 82 gol ve 23 asist üreterek kariyerinin en verimli dönemlerinden birini geçirdi.
Burak Yılmaz, 2012-13 ve 2014-15 sezonlarında Süper Lig; 2012-13, 2013-14 ve 2015-16 sezonlarında TFF Süper Kupa; 2013-14, 2014-15 ve 2015-16 sezonlarında ise Türkiye Kupası şampiyonlukları elde etti.
Burak Yılmaz, ayrıca 2012-13 sezonunda Süper Lig'de attığı 24 golle ikinci kez gol kralı unvanını kazandı.

Astronomik bedelle Çin'e gitti
Kariyerinin en parlak dönemlerinden geçen Burak Yılmaz, Galatasaray'da geçirdiği üç buçuk sezonun ardından Çin'in Beijing Guoan ekibinden gelen teklifi geri çevirmeyerek, ilk yurt dışı transferine imza attı.
Süper Lig’de 2015-16 sezonu ikinci yarısının ilk mücadelesi olan Sivasspor karşısında kaçırdığı pozisyonlar nedeniyle taraftarların tepkisini gören Burak Yılmaz, Beijing Guoan'ın bonuslarla birlikte yıllık 8 milyon euroluk teklifini geri çevirmedi.
Galatasaray, Çin ekibinden kazanacağı 8 milyon euro bonservis bedelinin ise yüzde 25'ini sözleşme gereği Trabzonspor ile paylaşacaktı.
Süper Lig'de 2 kez gol krallığı tacını giyen Yılmaz'ın Çin macerası ise yaklaşık 1 buçuk sezon sürdü.
Pekin temsilcisiyle çıktığı 32 maçta 19 gole imza atan Yılmaz, 6 asist yaparak takımına katkı sundu.

2017'de küllerinden doğduğu Trabzonspor'a geri döndü
Tarihler 2 Ağustos 2017'yi gösterdiğinde Burak Yılmaz'ın yeniden Türkiye'ye dönüş yapacağı ve eski kulübü Trabzonspor ile anlaştığı haberleri ajanslarda yer aldı.
Golcü futbolcu, Beijing Guoan ile yollarını ayırmasının ardından bordo-mavililer ile 3 yıllık resmi sözleşme imzaladı.
2017-18 sezonunda Trabzonspor formasıyla 25 maça çıkan Yılmaz, 23 gol ve 4 asistlik performansıyla sezona damga vurdu. 
2018-19 sezonunda yaşadığı sakatlıklar ve sorunlar nedeniyle sahalardan uzak kalan yıldız futbolcu, 7 maçta 5 gol bulabildi. 
Trabzonspor'daki ikinci sezonunda bekleneni veremeyen Burak Yılmaz, ara transfer döneminde bu kez yeniden Beşiktaş'ın yolunu tuttu.
Sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşım ile Beşiktaş'a transfer olduğunu açıklayan Yılmaz, siyah beyazlı forma için terinin son damlasına kadar mücadele edeceğini söyledi:
"Hayat geriye doğru anlaşılır ama ileri doğru yaşanır. Ben de hayatı ileri doğru yaşamaya çalışırken hayat beni tekrar gönül verdiğim takımımla buluşturdu. İnanıyorum ki bu yeniden buluşmanın ileride bir gün geriye bakıp anlayacağımız güzel ve anlamlı bir sebebi var. Ben şimdiden bu yeniden buluşmanın heyecanını ve gururunu yaşıyorum. Benim yeniden Beşiktaş forması giymemi sağlayan başta Şenol hocama ve bana inanan herkese çok teşekkür ederim. Bana olan güvene layık olmak için elimden gelen her şeyi yapacağım. Büyük Beşiktaş taraftarının her bir ferdinin övgüsünü de eleştirisini de saygıyla karşılıyorum. Sadece bilmenizi isterim ki; Beşiktaş formasını giydiğim an itibariyle Beşiktaşlılığın tanımı olan tüm değerlerin ve Beşiktaşlı duruşunun sorumluluğunda olacak ve terimin son damlasına kadar Beşiktaş'ımız için mücadele edeceğim."

Söz konusu dönemde Beşiktaşlı taraftarlar Burak Yılmaz transferini eleştirse de tepkiler yerini zamanla övgüye bıraktı.
Beşiktaş'taki ikinci döneminde gösterdiği performansla takımın galibiyetlerinde başrol oynayan ve siyah-beyazlı camiayı şampiyonluk potasında tutan Yılmaz, forma giydiği 15 maçta 11 gol, 1 asist üreterek taraftarların da gönlünü kazanmayı başardı.
2019-20 sezonuna mutlak şampiyonluk parolasıyla çıkan Beşiktaş'ın en önemli kozları arasında yer alan Burak Yılmaz, siyah-beyazlı ekipteki son sezonunu da etkili performansıyla noktaladı.
Oynadığı 26 maçta attığı 14 gol ve yaptığı 7 asist şampiyonluğu getirmese de Beşiktaşlı taraftarların övgüsünü kazanmaya yetti.

İlk Avrupa deneyimini şampiyonlukla taçlandırdı
Beşiktaş'ta yaşanan ekonomik sorunları gerekçe gösteren ve sözleşme şartları nedeniyle takımına yardımcı olmak isteyen Burak Yılmaz, sezon sonunda alacaklarına karşılık bonservisini alarak Fransa'nın Lille ekibinden gelen transfer teklifini kabul etti.
Türkiye milli futbolcularından Zeki Çelik ve Yusuf Yazıcı'nın ardından Fransız temsilcisindeki üçüncü Türk olan Burak Yılmaz, kalitesini burada da konuşturarak ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu bir kez daha ispat etti.
Sezon boyunca Avrupa basınında manşetlere taşınan ve Lille Belediye Başkanı'nın "Böyle giderse heykelini dikeceğiz" dediği Burak Yılmaz, oynadığı 33 maçta 18 gol ve 5 asist üretti.
Burak Yılmaz, Lille'in Paris Saint-Germain, Olympique Lyon, Monaco ve Marsilya gibi dev kulüpleri geride bırakarak 10 yıllık şampiyonluk hasretine son vermesinde en büyük rolü üstlendi.

EURO 2020 finallerinde Türkiye'nin en büyük silahı
Burak Yılmaz, 3 Temmuz 2001'de U17 seviyesinden başladığı Türk milli takım kariyerinde 54 kez alt yaş, 66 kez de Türkiye A Milli olmak üzere toplam 120 kez ay-yıldızlı formayı giydi.
2006’da Fatih Terim tarafından Azerbaycan ile oynanacak hazırlık maçı öncesi aday kadroya davet edilen Burak Yılmaz, Bakü Tevfik Behramov Stadı’ndaki mücadelenin 70. dakikasında oyuna girerek ilk kez A Milli Futbol Takımı formasını terletti.
Yılmaz, ay-yıldızlı formayla ilk golünü ise 3 Haziran 2011'de Belçika karşısında attı.
Türkiye A Milli Futbol Takımı ile bugüne kadar çıktığı 66 maçta 28 kez fileleri havalandıran deneyimli golcü ayrıca 5 asistlik katkı sundu.
Yılmaz, önümüzdeki ay düzenlenecek EURO 2020 finalleri öncesi Türkiye'nin en önemli oyuncuları arasında yer alıyor.

Independent Türkçe



Infantino, yarın FIFA Konseyi’nde muhalifleriyle karşı karşıya gelecek

Infantino (AFP)
Infantino (AFP)
TT

Infantino, yarın FIFA Konseyi’nde muhalifleriyle karşı karşıya gelecek

Infantino (AFP)
Infantino (AFP)

Gianni Infantino, FIFA’nın Dünya Kupası da dahil olmak üzere organizasyonlarındaki ticari hakların bir bölümünü satma planının rafa kaldırılmasının ardından, yarın (perşembe) ilk kez FIFA Konseyi üyeleriyle bir araya gelecek. Toplantıda, kendisinin görevden ayrılmasını isteyen futbol yöneticileriyle karşı karşıya gelmesi bekleniyor.

Infantino, Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA), Asya Futbol Konfederasyonu (AFC) ve Kuzey, Orta Amerika ve Karayipler Futbol Konfederasyonu (CONCACAF) başkanlarının istifa çağrılarıyla karşı karşıya kaldı. Söz konusu konfederasyonların temsilcileri, FIFA Konseyi toplantısına katılmak üzere Zürih’te bulunacak.

Toplantıya Afrika, Güney Amerika ve Okyanusya konfederasyonlarının temsilcileri de katılacak. Gündem maddeleri arasında, Infantino’nun temmuz ayında duyurulmasından yalnızca birkaç gün sonra vazgeçmek zorunda kaldığı “FIFA Forward Enterprise” girişiminin ele alınması da yer alıyor.

Infantino’nun planı kapsamında, FIFA’ya bağlı ticari bir şirketin azınlık hisselerinin özel sektör yatırımcılarına satılması önerilmişti. ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’in kardeşi Joshua Kushner tarafından kurulan bir şirket de önde gelen potansiyel yatırımcı olarak gösterilmişti.

37 üyeden oluşan FIFA Konseyi, Infantino’nun yetkilerinin sınırlandırılması konusunu da görüşecek. Futbol dünyasının en etkili isimlerinden bazıları, Infantino’yu görevden ayrılmaya ikna edemedikleri takdirde yetkilerini kısıtlamayı hedefliyor.

56 yaşındaki Infantino, Mart 2027’de yeniden başkan seçilmek için yarışmaya hazırlanıyor. Adaylık başvuruları için son tarih olan 18 Kasım yaklaşırken seçim süreci de hız kazanıyor.

İsviçre Millî Takımı ve Tottenham Hotspur’un eski savunma oyuncusu Ramon Vega, geçen hafta başkanlığa aday olacağını açıkladı. Ancak Vega, adaylığının geçerli olabilmesi için gereken beş ulusal futbol federasyonunun desteğine sahip olup olmadığını henüz doğrulamadı.

“FIFA Forward Enterprise” girişimi, dünya futbolundaki görüş ayrılıklarını gün yüzüne çıkardı. UEFA Başkanı Aleksander Ceferin, Asya Futbol Konfederasyonu Başkanı Şeyh Salman bin İbrahim el-Halife ve CONCACAF Başkanı Victor Montagliani, FIFA yönetiminin başında değişim zamanının geldiğini açıkladı.

Buna karşılık Infantino, görevini sürdürmek için destek toplama girişimlerini yoğunlaştırdı. Geçen hafta Yeşil Burun Adaları’nda Afrikalı futbol yöneticileriyle bir araya geldiğinde ayakta alkışlandı.

Infantino’nun gelecek yıl Fas’ın başkenti Rabat’ta yapılacak seçimlerde Güney Amerika’nın desteğini de alması bekleniyor. Asya Futbol Konfederasyonu yönetiminin kendisine yönelik eleştirilerine rağmen, aralarında bazı Arap ülkelerinin de bulunduğu çok sayıda Asya ülkesi Infantino’ya destek verdi.

Reuters’a konuşan konuya yakın kaynaklar, Infantino’nun yerine geçebilecek bir aday bulunması ihtimalinin hâlâ düşük olduğunu belirtti. Bununla birlikte muhalifleri, Infantino’yu daha fazla yalnızlaştırmak ve yetkilerini sınırlandırmak konusunda kararlı.

FIFA Konseyi üyelerinin, “FIFA Forward Enterprise” girişimini değerlendirmenin yanı sıra federasyonun mali rezervlerini ve üye federasyonlara aktarılabilecek kaynakların miktarını da görüşmesi bekleniyor. Disiplin süreçleri, yönetişim çerçevesi ve geçen yıl tartışmalı bir kararla ABD Başkanı Donald Trump’a verilen Barış Ödülü de gündemdeki diğer başlıklar arasında yer alıyor.

Geçen ay UEFA ve CONCACAF, FIFA’dan 211 üye federasyonun her birine 10 milyon dolar ödenmesini talep etti. Bu çağrı, Infantino’nun “FIFA Forward Enterprise” kapsamında sunduğu öneriye karşı bir hamle olarak değerlendirildi. Söz konusu girişim çerçevesinde federasyonlara 20 milyon dolarlık kalkınma finansmanı sağlanması ve ilave 20 milyon dolara kadar kaynak kullanabilmelerine imkân tanınması öngörülüyordu.

Spor alanında daha iyi yönetişim sağlanması için çalışan bir lobi kuruluşu olan Dünya Spor Dürüstlüğü İttifakı’nın kurucusu ve küresel üst yöneticisi Emmanuel Medeiros, FIFA’nın Zürih’te “açık sözlü bir tartışma” yürütmesi gerektiğini söyledi.

Medeiros, “Dünyanın gözü onların üzerinde. Futbol dünyası, Konsey’in bu eşsiz fırsatı değerlendirerek gerçekten bağımsız, kapsamlı ve şeffaf bir yönetişim incelemesi başlatmasını bekliyor. Kesinlikle yeni bir ivme ve dinamik bir yaklaşım görmek istiyoruz” dedi.

Ancak 2016 yılında FIFA Yönetişim Komitesi’ne başkanlık eden ve daha sonra Infantino tarafından görevden alınan avukat ve siyasetçi Miguel Maduro, perşembe günkü toplantıdan kayda değer sonuçlar çıkması halinde şaşıracağını söyledi.

Maduro, “Bir çalışma grubu kurduklarını veya FIFA’nın yönetişim yapısına ilişkin bağımsız bir inceleme başlatacaklarını açıklayabilirler. Ancak FIFA’nın geçmiş performansı göz önüne alındığında, bu girişimlerin inandırıcılığı son derece sınırlı olacaktır” diye konuştu.

Maduro, sözlerini şöyle sürdürd:

“Böyle bir süreç gerçekten bağımsız ve uygulanabilir olmadığı takdirde geçmişte yaşananların tekrarı olabilir. Bu da yalnızca kamuoyu baskısını hafifletmeyi ve mevcut sorunların ele alındığı izlenimini vermeyi amaçlayan göstermelik bir girişimden ibaret kalabilir.”


Pep Guardiola'dan Manchester City'ye destek: Maça geliyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Pep Guardiola'dan Manchester City'ye destek: Maça geliyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Pep Guardiola, gelecek hafta oynanacak Paris Saint-Germain maçını izlemek üzere Manchester City'ye dönecek. Bu, Premier Lig'in yönelttiği 114 suçlamada suçlu bulunan eski kulübünün yanında durmaya devam ettiğinin bir başka göstergesi.

Kulüp sahiplerine ve yöneticilerine destek veren bir Instagram mesajı paylaşan Katalan teknik adam, kulübün Premier Lig'in finansal kurallarını çiğneme suçlamaları konusunda masum olduğunda uzun süredir ısrar ediyor.

Guardiola, bağımsız bir komisyonun City'nin 9 yıllık bir süre zarfında gelirlerini 900 milyon sterlinden (yaklaşık 59 milyar TL) fazla şişirmek için "göstermelik" sözleşmeler kullandığı sonucuna varmasından önce, yaz aylarında görevinden ayrılmıştı.

Suçsuzluklarına dair "çürütülemez" kanıtlara sahip olduklarını savunmaya devam eden City karara itiraz ediyor. Ancak olası cezalar arasında Premier Lig'den ihraç edilme veya küme düşmeyi kaçınılmaz ya da muhtemel kılabilecek bir puan silme cezası yer alıyor.

Artık City Football Group'un küresel elçiliğini yapan Guardiola, kişisel olarak herhangi bir suçlamayla karşı karşıya kalmadı ancak geçen hafta Instagram'da şunları yazdı:

Dünyanın dört bir yanındaki her bir Manchester City taraftarının burada, her zamankinden daha fazla yanınızda olduğumu bilmesini istiyorum. Kulübümün, kulüp sahibimin, başkanımın, [CEO] Ferran'ın [Soriano], oyuncuların, personelin, [teknik direktör] Enzo'nun [Maresca] ve siz eşsiz taraftarlarımızın her zaman arkasında oldum, şimdi de öyleyim ve gelecekte de öyle olacağım. Açıkça ifade edeyim: Bunu hep birlikte aşacağız. Hepinizi seviyorum.

Soriano, Guardiola'nın Barcelona günlerinden bu yana yol arkadaşı. Maresca ise City'nin Şampiyonlar Ligi'ni kazandığı 2022-23 sezonunda onun yardımcılığını yapmıştı.

Premier Lig'in yönelttiği suçlamalar, Guardiola'nın 10 yıllık görev süresinin ilk iki sezonu da dahil 2009'dan 2018'e kadar olan dönemi kapsıyor. City, 2017-18 sezonunda rekor kırarak 100 puanla Premier Lig şampiyonu olmuştu.

Guardiola 6 Premier Lig şampiyonluğu ve kulübün ilk Şampiyonlar Ligi zaferi de dahil toplam 20 kupa kazandıktan sonra mayısta takımdan ayrılmıştı. Etihad Stadyumu'ndaki bir tribüne onun adını verdiler ve bu, o zamandan beri yapacağı ilk ziyaret olacak.

Independent Türkçe


Erling Haaland'dan takım arkadaşlarına karakter övgüsü

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Erling Haaland'dan takım arkadaşlarına karakter övgüsü

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Manchester City'nin golcüsü Erling Haaland, Anfield'da Liverpool'a karşı elde ettikleri muhteşem 3-0'lık galibiyetin ardından takım arkadaşlarının sergilediği "karakteri" övdü. Bu, Premier Lig'in finansal kurallarını çiğnedikleri gerekçesiyle suçlu bulunduklarının açıklanmasının ardından çıktıkları ilk maçtı.

Lig lideri bu maça, kulübün suçluluk kararına itiraz etmesiyle sonuçlanan, fırtınalı geçen üç haftanın ardından çıktı. Anfield'daki bu ilk karşılaşma zorlu bir sınav gibi görünse de Ryan Gravenberch'in kırmızı kart görmesinin de yardımıyla City bu engeli başarıyla aştı.

Çekişmeli geçen ilk yarının ardından Hollandalı oyuncu 60. dakikanın hemen ardından ikinci sarı kartını görerek oyundan atıldı ve birkaç dakika sonra Haaland'ın Alisson'ı mağlup eden net vuruşuyla City öne geçti.

Sadece 3 dakika sonra Jeremy Doku'nun nefis kavisli şutu farkı ikiye çıkarırken, Rayan Cherki'nin şık vücut çalımı ve ardından gelen golü, Merseyside'daki tuhaf ve durgun atmosferde üç puanı perçinledi.

Maçın ardından konuşan Haaland, maçın adamı seçilen takım arkadaşı Elliot Anderson'a özel övgülerde bulunurken, oyuncuların sergilediği "karakterin" altını çizdi.

Son düdüğün ardından, "Man City'nin parçası olan herkes ve tüm taraftarlar için bu, uzun süre unutulmayacak çok güzel bir an" dedi.

Zorlu bir maçtı ama savunmadan hücuma kadar harika bir karakter ortaya koyduk. Herkesle gurur duyuyorum. Zihinsel olarak güçlü kalmak, birlik olmak ve kontrol edebileceğimiz şeylere odaklanmak önemli. Bizim kontrol edebileceğimiz tek şey iyi futbol oynamak ve birlikte mücadele etmek. Yapabileceğimiz tek şey bu.

Haaland, "Old Trafford'da 10 kişi oynarken sergilenen karakterden bahsettiğimde aklıma gelen ilk isim Elliot oluyor" diye açıkladı.

Maçları kazanmak istiyoruz, olay bu kadar basit. İyi performans göstermek, iyi futbol oynamak ve maçları kazanmak. Bu zihinsel bir savaştı, milli takım arasından dönmek hiçbir zaman kolay değil.

Haaland, "Birlik olmayı başardığımız ve zihinsel bakımdan güçlü kaldığımız için gururluyum" diye ekledi.

City bu galibiyetle ligdeki kayıpsız serisini sürdürdü. 18 puanın hepsini toplayan takım, en yakın takipçisi Arsenal'ın üç puan önünde. Bir sonraki maçına hafta içinde Şampiyonlar Ligi'nde PSG karşısında çıkacak ekip, 17 Ekim Cumartesi günü ise Ipswich'i konuk ederek Premier Lig'deki mücadelesine dönecek.

Independent Türkçe