Lübnan Genelkurmay Başkanı’nın Fransa ziyaretinin cumhurbaşkanlığı seçimleri ile bağlantısı var mı?

Fransa Genelkurmay Başkanı General François Lecointre (sol) ve Lübnan Ordu Komutanı General Joseph Aoun (Ulusal Haber Ajansı)
Fransa Genelkurmay Başkanı General François Lecointre (sol) ve Lübnan Ordu Komutanı General Joseph Aoun (Ulusal Haber Ajansı)
TT

Lübnan Genelkurmay Başkanı’nın Fransa ziyaretinin cumhurbaşkanlığı seçimleri ile bağlantısı var mı?

Fransa Genelkurmay Başkanı General François Lecointre (sol) ve Lübnan Ordu Komutanı General Joseph Aoun (Ulusal Haber Ajansı)
Fransa Genelkurmay Başkanı General François Lecointre (sol) ve Lübnan Ordu Komutanı General Joseph Aoun (Ulusal Haber Ajansı)

Lübnan Genelkurmay Başkanı Joseph Avn’ın Paris ziyareti ve Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron başkanlığında yetkililerle Fransa’nın Lübnan ordusuna sağladığı destek ile ülkede istikrarın sağlanması noktasında yapılan görüşmeler, özellikle gelecek yıl cumhurbaşkanlığı seçimleri konusuna kapı aralayarak, Lübnan ve ilgili analiz ve yorumlarda hala yoğun ilgi görüyor.
Birçok siyasi parti, özellikle de Hristiyan partiler, Macron’un Genelkurmay Başkanıyla görüşmesi ile cumhurbaşkanlığı seçimleri arasındaki bağlantının Lübnan’da tarihsel olarak hüküm süren geleneklerden kaynaklandığını bilerek, bu analizler hakkında yorum yapmayı reddetti. Partiler söz konusu ziyareti orduyu destekleme çerçevesinde sınırlandırarak, durumu “Her ordu komutanı cumhurbaşkanlığı seçimlerinin doğal adayıdır” sözleriyle ifade ettiler. Bu durum Fuad Şahab tarafından daha önce ordunun liderliğini üstlenen mevcut Cumhurbaşkanı Mişel Avn’ın yanı sıra, Emil Lahud ve Mişel Süleyman’a bir kaç kez açıklandı.
Askeri kaynaklar Genelkurmay Başkanının Paris ziyaretinin herhangi bir siyasi arka planda gerçekleştiğini yalanlayarak Şarku’l Avsat’a şu açıklamalarda bulundu: “Yapılan ziyaret bazılarının söylediği cumhurbaşkanlığı seçimleri, askeri darbe veya askeri hükümetin kurulması konularından bağımsız. Ziyaretin amacı her şeyden önce ordunun durumunu, ordunun ve arkasındakilerin korkusunu ele almak. Askeri düzeni etkileyen herhangi bir titreşim ülkeyi de olumsuz etkileyecek. Buradan orduya ve Lübnan’a mutlak destek geldi. Çünkü tehlikeyi Lübnan’dan uzak tutma noktasında endişeler hakim” dedi.
Özgür Yurtsever Hareket kaynakları konuyla ilgili herhangi bir yorum yapmadı. Cumhurbaşkanlığına yakın kaynaklar Şarku’l Avsat’a verdikleri demeçte, Genelkurmay Başkanı Joseph Avn’ın Fransa’dan resmi bir davet alarak Paris’i ziyaret ettiğini doğruladı. Söz konusu ziyaret orduyu ve silahlı kuvvetlerini lojistik olarak desteklemek amacıyla Cumhurbaşkanı Mişel Avn’ın bilgisi dahilinde gerçekleşti. Kaynaklar, Macron ile gerçekleşen görüşme ile cumhurbaşkanlığı adaylığı arasındaki bağlantı hakkında yorum yapmadı.
Lübnan Kuvvetleri Partisi ve Müstakbel Hareketi, bu konudaki temel kararın Paris’te olmamasının yanı sıra, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin hala uzak bir ihtimal olarak görüyor.
Lübnan Kuvvetleri Partisinin kaynakları, söz konusu ziyareti cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilişkilendirmeyi reddederken, Lübnan’ın istikrarının bu kuruma bağlı olmasından dolayı, Genelkurmay Başkanının önceliğinin, ordunun zorlu ekonomik, mali ve sosyal koşullarıyla tutarlı kalması olduğunu vurguladı. Kaynaklar Şarku’l Avsat’a şu açıklamalarda bulundu:
“Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin bir buçuk yıl sonra gerçekleşeceğine dair herhangi bir durumla karşılaşmadık. Bu konudan bahsetmek için henüz çok erken. Özellikle de sonraki aşmanın temeli olan parlamento seçimlerinden önce yapılacağından bahsetmek için çok erken.”
Kaynaklar, “Bugün mesele anayasal haklar değil, bundan daha ziyade Fransız Dışişleri Bakanı tarafından önerilen denklem olan Lübnan’ın hayatta kalması veya yok olması” ifadelerini vurgulayarak, “Öncelik, zamanın ve mekanın ötesinde cumhurbaşkanlığı seçimleri yoluyla değil,  yeni bir parlamentodan oluşan otoritenin üretilmesi yoluyla yeni bir hükümet ve yeni bir cumhurbaşkanlığı seçimleri ile söz konusu durumu kurtarmaktır” ifadelerini kullandı.
Müstakbel Hareketi Şarku’l Avsat’a, söz konusu ziyaretin ordunun desteklenmesi ve kötü gidişatının önlenmesi noktasında yapıldığı söyleyerek, Lübnan’ın güvenliği ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin gerçekleştirilmesi için temel güvenlik kurumlarının desteklenmesinin şart olduğunu belirtti. Kaynaklar cumhurbaşkanlığı meselesinin hala gündemde olmadığına inanıyor.
Ayrıca kaynaklar Fransa’nın, Genelkurmay Başkanı Joseph Avn gibi bir isimle ilgilenebileceğini, ancak tek figürün Avn olmaması sebebiyle bu konudaki koşulların net olmadığını ifade ettiler.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.