Mısır İstihbarat Başkanı Kamil, Netanyahu ve Abbas ile kapsamlı barışı görüştü: Sıra Gazze’de

Mısır İstihbarat Başkanı Abbas Kamil, siyasi bir sürece giriş olarak esir takası ve uzlaşma konusunda anlaşma önerdi.

Batı Şeria'daki Beytüllahim ayırma duvarındaki ırkçı Ku Klux Klan'ın sembolü (AFP)
Batı Şeria'daki Beytüllahim ayırma duvarındaki ırkçı Ku Klux Klan'ın sembolü (AFP)
TT

Mısır İstihbarat Başkanı Kamil, Netanyahu ve Abbas ile kapsamlı barışı görüştü: Sıra Gazze’de

Batı Şeria'daki Beytüllahim ayırma duvarındaki ırkçı Ku Klux Klan'ın sembolü (AFP)
Batı Şeria'daki Beytüllahim ayırma duvarındaki ırkçı Ku Klux Klan'ın sembolü (AFP)

Mısır İstihbarat Müdürlüğü (GID) Başkanı Abbas Kamil, Kudüs dahil Batı Şeria'da sükuneti garanti edecek kapsamlı bir anlaşmayı ilerletmek amacıyla dün Tel Aviv ve Ramallah'ta yoğun görüşmelerde bulundu. Bugün aynı amaçla Gazze Şeridi'ne geçecek olan Kamil, aynı zamanda İsrail ile Hamas arasında bir takas anlaşmasının imzalanması ve Gazze’nin yeniden inşası konularını da ele alacak.
Bölge turunun ilk durağı İsrail'de Başbakan Binyamin Netanyahu ile Kudüs’teki ofisinde bir araya gelen Kamil, ardından Ramallah'ta Filistin Devlet Başkanı ile görüştü. Bugün ise Gazze'ye gelecek. Ramallah'taki Filistinli kaynaklar, Şarku'l Avsat'a yaptıkları açıklamada, Kamil'in kapsamlı bir sükunetin sağlanmasını ve İsrail'in Kudüs'teki herhangi bir provokasyonu, Gazze'de Hamas veya liderlerine karşı operasyonu ve Batı Şeria'daki yerleşimleri durdurmasını içeren kapsamlı bir anlaşmayı ilerletmek istediğini aktardı. Ayrıca buna karşılık Filistinliler tarafından da herhangi bir saldırının durdurulmasını isteyen Kamil, esir takası ve Gazze Şeridi'nde yeniden yapılanma sürecini başlatmaya yönelik anlaşmanın tamamlanmasını amaçlıyor.
Kaynaklar ayrıca, "Elbette buna Filistin Yönetimi’nin ve Hamas'ın her türlü engeli aşmak için ortak çalışmayı onaylaması da dahil" dediler. Kaynaklar, Mısır'ın tüm bunlarla yeni bir siyasi sürece girişi sağlamak istediğini vurguladı.
Netanyahu'nun ofisinden yapılan açıklamaya göre, görüşmede işbirliğini güçlendirme ve bölgesel meseleler ele alınırken, ikili ilişkiler, varılan mutabakatlar, güvenlik ve siyasi konularda iki ülkenin ortak çabalarından duyulan memnuniyet ifade edildi. Açıklamada, Netanyahu'nun toplantı sırasında Gazze Şeridi’nde gözaltına alınan asker ve sivillerin bir an önce geri gönderilmesi yönünde talebini dile getirdiği belirtildi. Ayrıca Hamas'ın askeri yeteneklerini geliştirmesini ve Gazze sakinlerini desteklemek için gelecekte yönlendirilecek kaynakların kullanılmasını engelleyecek mekanizmaların görüşüldüğü belirtildi.
Filistinlilerin kuşatmayı kaldırma ve yeniden inşa taleplerine karşılık İsrail’in söz konusu talepleri, Mısır’ın görüşmelerinde odak noktasını oluşturuyor. Ayrıca Filistin Yönetimi'nin de parçası olacağı Gazze Şeridi’nin yeniden inşası için uygun bir uluslararası mekanizmanın bulunması konusunu da içeriyor.
Mısır, kapsamlı bir sakinliğe doğru ilerlemenin bölgede Filistinlilerin ve İsraillilerin müzakere masasına dönmesini sağlamayı içeren yeni bir siyasi süreci başlatmanın bir parçası olduğunu düşündüğü için ABD ve Ürdün ile koordinasyon içinde çalışıyor.
Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, esir takası anlaşmasına varılması da dahil olmak üzere tüm engelleri çözmek amacıyla Mısır’ın adımlarını sürekli olarak yönlendirdi.
Kamil, Sisi'nin rehberliğinde Filistin ve İsrail'e gelirken, Mısır güvenlik heyetinin bölgedeki çalışmaları kesintisiz olarak devam ediyor. Bu adımlar, İsrail Dışişleri Bakanı Gabi Aşkenazi'nin Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye ile birlikte bu hafta aynı dosyaları tartışmak üzere dün Mısır'a gelmesiyle eş zamanlı geldi.
Taraflar üzerinde daha fazla baskı oluşturması beklenen Kamil turunda, İsrail İstihbarat Bakanı Eli Cohen ve Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Meir Ben-Shabbat'ın huzurunda Netanyahu ile tüm dosyaları görüştü. Bu dosyaları daha sonra Ramallah'ta Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile de görüşen Kamil, Abbas'ın bu ay yapılması gereken yasama seçimlerini iptal etmesinden etkilenen Hamas ile iç uzlaşı konusunu da ele aldı.
Filistin devlet başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Abbas'ın Kudüs, Batı Şeria ve Gazze dahil olmak üzere kapsamlı sükunete ilişkin tüm son gelişmeleri, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasını, bölgede barış, güvenlik ve istikrara giriş anlamına gelen Filistin ulusal diyaloğu ve siyasi ufuk belirleme konularında görüş alışverişinde bulunduğu belirtildi. Ayrıca Abbas’ın, Mısır'ın Filistin halkını ve haklı davasını destekleme konusundaki tutumlarına, çabalarına ve inisiyatifine övgüde bulunduğu kaydedildi. Mısır İstihbarat Başkanı Kamil ise görüşmede, Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'nin Mahmud Abbas'a selamlarını ileterek, Filistin meşruiyetinin ve unvanının önderi olduğunu belirttiğini aktardı. Ayrıca Kamil, Abbas'a Sisi'nin atılan tüm adımlarda ve gerçekleştirilen girişimlerde Mısır'ın Filistin yönetimiyle çalışmayı ve koordinasyonu sürdüreceği mesajını da iletti. Toplantıya Filistin Ulusal Kurtuluş Hareketi'nin (el-Fetih) Merkez Komite Üyesi ve Filistin Sivil İşler Genel Kurulu Başkanı Hüseyin eş-Şeyh ve Filistin İstihbarat Başkanı Macid Ferec katıldı.
Kamil'in Hamas liderleriyle görüşmek üzere bugün Gazze Şeridi'ne gelmesi bekleniyor. Mısır, uzun süredir Hamas ile İsrail arasında bir eski takası anlaşmasında arabuluculuk yapıyor. Ancak önceki girişimler anlaşmanın ddeğeri konusunda bir anlaşmazlık nedeniyle sonuçsuz kaldı. Hamas, eski mahkumlar ve müebbet hapis cezasına çarptırılan liderler de dahil olmak üzere yüzlerce mahkumun nihai bir anlaşma karşılığında serbest bırakılmasını şart koştu. Ancak İsrail bunu reddetti. Bugün İsrail, ateşkes görüşmelerinde ve Gazze'nin yeniden inşasında herhangi bir ilerleme kaydedilmesi için Gazze Şeridi'ndeki askerlerinin iadesini şart koşuyor.
Gazze Şeridi'nde 2014 yazında çıkan savaşta Hamas tarafından 2’si asker 4 İsrailli esir alınmıştı. İsrail tarafı ise Oron Şaul ve Hadar Goldin isimli askerlerinin savaşta öldüklerini ancak cesetlerinin alıkonulduğunu, biri Etiyopya asıllı diğeri Arap olmak üzere 2 vatandaşının da Gazze'de olduğunu ileri sürmüştü.
Bu dosya, uzlaşma ve yeniden yapılanmanın yanı sıra, Abbas Kamil'in Gazze Şeridi'nde ele alacağı en önemli dosyalardan biri olarak kabul ediliyor. Kamil, Gazze ekonomisini canlandırmak için sunulacak destekleri ve bir dizi projeyi açıklayacak. Dün, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'nin fotoğrafları, Kamil'in gelişinden bir gün önce Gazze sokaklarına asıldı. Sisi, abluka altına alınmış Gazze Şeridi’nin yeniden inşasına yardım etmek için 500 milyon dolar sözü verdi.

 


Sudan, Hartum Havalimanı’na yapılan İHA saldırısında Etiyopya’nın rolü olduğunu öne sürerek büyükelçisini geri çağırdı

Hızlı Destek Kuvvetleri ile Sudan ordusu arasında daha önce yaşanan çatışmalar sırasında Hartum havaalanının içinden duman yükseliyor (Reuters)
Hızlı Destek Kuvvetleri ile Sudan ordusu arasında daha önce yaşanan çatışmalar sırasında Hartum havaalanının içinden duman yükseliyor (Reuters)
TT

Sudan, Hartum Havalimanı’na yapılan İHA saldırısında Etiyopya’nın rolü olduğunu öne sürerek büyükelçisini geri çağırdı

Hızlı Destek Kuvvetleri ile Sudan ordusu arasında daha önce yaşanan çatışmalar sırasında Hartum havaalanının içinden duman yükseliyor (Reuters)
Hızlı Destek Kuvvetleri ile Sudan ordusu arasında daha önce yaşanan çatışmalar sırasında Hartum havaalanının içinden duman yükseliyor (Reuters)

Sudan, Hartum Havalimanı’na yönelik insansız hava aracı (İHA) saldırısında Etiyopya’nın rolü olduğunu öne sürerek Addis Ababa’daki büyükelçisini istişare için geri çağırdı.

Sudan yönetimi, pazartesi günü Hartum Havalimanı’nı hedef alan İHA saldırısından Etiyopya’yı sorumlu tuttu. Buna karşılık Etiyopya suçlamaları reddederek Sudan ordusunu, ülkenin kuzeyindeki Tigray Halk Kurtuluş Cephesi militanlarına silah ve finansman sağlamakla suçladı.

Şarku’l Avsat’ın Fransız Haber Ajansı AFP’den aktardığı habere göre Sudanlı askeri bir yetkili pazartesi günü Hartum Havalimanı ile Omdurman’daki Vadi Seyidna askeri üssü İHA’larla hedef alındığını açıkladı. Havalimanı yakınındaki bir yerleşim alanına da bir mühimmatın düştüğü bildirildi.

Salı sabahı Sudan ordusu sözcüsü Asım Avad Abdülvahhab, saldırılarda kullanılan İHA’ların Etiyopya’daki Bahir Dar Havalimanı’ndan kalktığına dair “kesin kanıtlar” bulunduğunu söyledi. Bu açıklama, mart ayında Kuzey ve Güney Kordofan ile Mavi Nil eyaletlerini hedef alan benzer saldırıların ardından geldi.

svfbgtr
Sudanlı bir kadın, Omdurman'da savaşta öldürülen Sudanlıların mezarları arasında yürüyor (AFP)

Sudan Dışişleri Bakanı Muhyiddin Salim, düzenlediği basın toplantısında büyükelçinin geri çağrıldığını doğrulayarak, “Hükümet olarak bu saldırıya uygun gördüğümüz şekilde karşılık verme hakkımız vardır” dedi.

Etiyopya Dışişleri Bakanlığı ise sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada suçlamaları “asılsız” olarak nitelendirdi. Açıklamada, Sudan Silahlı Kuvvetleri’nin Tigraylı unsurlara silah ve mali destek sağlayarak Etiyopya’nın batı sınırı boyunca saldırıları kolaylaştırdığı ileri sürüldü.

Tigray bölgesinde Kasım 2020 ile Kasım 2022 arasında federal hükümet ile Tigray güçleri arasında, Eritre ordusu ve yerel milislerin de dahil olduğu savaşta Afrika Birliği tahminlerine göre en az 600 bin kişi hayatını kaybetti.

Önceki iddialar ve gelişmeler

Hartum’daki son saldırılar, birkaç gün önce başkentin güneyinde düzenlenen ve beş kişinin ölümüne yol açan, Sudan yönetiminin Hızlı Destek Kuvvetleri’ni sorumlu tuttuğu İHA saldırılarının ardından geldi.

Ayrıca Beyaz Nil eyaletinde yer alan Kenana kentindeki bir etanol fabrikasının da İHA saldırısıyla ciddi hasar gördüğü bildirildi.

Sudan hükümeti mart ayında ilk kez, bazı İHA saldırılarının Etiyopya’dan başlatıldığını öne sürmüştü. Nisan ayında Yale Üniversitesi bünyesindeki bir araştırma biriminin yayımladığı raporda ise Etiyopya sınırına yakın bir askeri üssün Hızlı Destek Kuvvetleri’ne destek sağladığı, uydu görüntüleri analizine dayanarak iddia edildi. Etiyopya bu suçlamaları da reddetti.

Sudan’daki savaşın seyri

Nisan 2023’ten bu yana Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında süren savaşta İHA’lar ve hava saldırıları belirleyici rol oynuyor. Birleşmiş Milletler yetkililerine göre, yıl başından bu yana bu tür saldırılarda 700’den fazla kişi hayatını kaybetti.

Çatışmalar son dönemde özellikle Kordofan ve Mavi Nil bölgelerinde yoğunlaşırken, Hızlı Destek Kuvvetleri ülkenin doğusu ile batısını bağlayan stratejik yolu kontrol altına almaya çalışıyor. Örgüt, geçen yılın sonunda Darfur bölgesinin tamamında kontrol sağlamıştı.

Sudan fiilen ikiye bölünmüş durumda: Ordu Hartum ile ülkenin doğusu ve merkezini kontrol ederken, Hızlı Destek Kuvvetleri batıdaki Darfur ve güneyin bazı bölgelerinde hâkimiyet kurmuş durumda.

Mart 2025’te ordunun Hartum’u yeniden kontrol altına almasının ardından başkentte görece bir sakinlik sağlanmış, ancak zaman zaman İHA saldırıları devam etmişti. Son aylarda yaklaşık 1,8 milyon yerinden edilmiş kişi kente geri dönerken, iç hat uçuşları da yeniden başlamıştı. Buna rağmen elektrik ve temel hizmetlerde ciddi eksiklikler sürüyor.

Sudan Kültür, Enformasyon ve Turizm Bakanlığı, teknik kontrollerin tamamlanmasının ardından Hartum Havalimanı’nın yeniden faaliyete geçeceğini açıkladı.

Dördüncü yılına giren savaşta on binlerce kişi hayatını kaybetti; bazı tahminlere göre ölü sayısı 200 bini aştı. Milyonlarca insanın yerinden edilmesine yol açan kriz, Birleşmiş Milletler tarafından dünyanın en ağır insani felaketlerinden biri olarak tanımlanıyor.


Sudan, Hartum havaalanına yapılan saldırıya karışmakla suçladığı Etiyopya'daki büyükelçisini geri çağırdı

HDK ile Sudan ordusu arasında yaşanan çatışmalarda Hartum havaalanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
HDK ile Sudan ordusu arasında yaşanan çatışmalarda Hartum havaalanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
TT

Sudan, Hartum havaalanına yapılan saldırıya karışmakla suçladığı Etiyopya'daki büyükelçisini geri çağırdı

HDK ile Sudan ordusu arasında yaşanan çatışmalarda Hartum havaalanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
HDK ile Sudan ordusu arasında yaşanan çatışmalarda Hartum havaalanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)

Sudan, dün Hartum Havalimanı’nı hedef alan insansız hava aracı (İHA) saldırısında Etiyopya’nın rolü olduğunu öne sürerek, Addis Ababa’daki büyükelçisini istişareler için geri çağırdı.

Etiyopya ise suçlamaları reddederek karşı hamlede bulundu ve Sudan ordusunu, ülkenin kuzeyindeki Tigray bölgesinde faaliyet gösteren silahlı gruplara silah ve finansman sağlamakla suçladı. Söz konusu gruplar, 2020-2022 yılları arasında Etiyopya federal güçleriyle şiddetli çatışmalara girmişti.

Sudan’ın suçlamaları, dün Hartum Havalimanı ile Omdurman’daki Vadi Seyidna askeri üssünün İHA’larla hedef alınmasının ardından geldi. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre askeri bir kaynak saldırıları doğrularken, bir mühimmatın havalimanı yakınındaki yerleşim alanına düştüğü bildirildi.

Sudan ordusu sözcüsü Asım Avad Abdülvehhab bu sabah, saldırılarda kullanılan İHA’ların Etiyopya’daki Bahir Dar Havalimanı’ndan havalandığına dair “kesin kanıtlar” bulunduğunu söyledi. Sudan Dışişleri Bakanı Muhyiddin Salim ise düzenlediği basın toplantısında, “Bu saldırıya karşı uygun gördüğümüz şekilde karşılık verme hakkına sahibiz” ifadelerini kullandı.

Buna karşılık Etiyopya, Sudan’ın suçlamalarını “asılsız” olarak nitelendirerek, Sudan ordusunun Tigray Halk Kurtuluş Cephesi’ne silah ve mali destek sağladığını iddia etti. Etiyopya Dışişleri Bakanlığı, X platformunda yayımladığı açıklamada, Sudan ordusunun bu grupların Etiyopya’nın batı sınırındaki faaliyetlerini kolaylaştırdığı öne sürüldü.

Kasım 2020 ile Kasım 2022 arasında Tigray’da yaşanan savaşta, Etiyopya federal güçlerine yerel milisler ve Eritre ordusu destek vermiş, Afrika Birliği’ne göre en az 600 bin kişi hayatını kaybetmişti.

Dün gerçekleşen saldırılar, başkentin güneyinde HDK’ne atfedilen ve 5 kişinin ölümüne yol açan İHA saldırılarından günler sonra gerçekleşti.

Ülkenin güneyindeki Beyaz Nil eyaletinde ise bir hükümet kaynağı, Kanan kentindeki etanol fabrikasının İHA saldırısında ciddi hasar gördüğünü açıkladı.

Sudan hükümeti mart ayında ilk kez, Etiyopya’dan kalktığını iddia ettiği İHA saldırılarını kınadı. Nisan ayında Yale Üniversitesi’ne bağlı bir araştırma biriminin yayımladığı raporda ise Etiyopya sınırına yakın bir askeri üssün Aralık 2025 ile Mart 2026 arasında uydu görüntülerine dayanarak HDK’ne destek sağladığı öne sürülmüştü. Etiyopya ise bu iddiaları reddetmişti.

Sudanlı bir kadın, Omdurman'da savaşta öldürülen Sudanlıların mezarları arasında yürüyor (AFP).Sudanlı bir kadın, Omdurman'da savaşta öldürülen Sudanlıların mezarları arasında yürüyor (AFP).

Nisan 2023’ten bu yana Sudan ordusu ile HDK arasında süren savaşta, son aylarda İHA saldırılarının yoğunlaştığı ve tarafların bu yöntemi giderek daha fazla kullandığı belirtiliyor. Birleşmiş Milletler yetkililerine göre, yılbaşından beri bu saldırılarda 700’den fazla kişi hayatını kaybetti.

Çatışmalar son dönemde özellikle güneydeki Kurdufan ve Mavi Nil bölgelerinde yoğunlaşırken, HDK’nin ülkenin doğusunu batısına bağlayan stratejik yolu kontrol altına almaya çalıştığı ifade ediliyor. Söz konusu güçler, geçen yılın sonunda batıdaki Darfur bölgesinin tamamında kontrol sağlamıştı.

Ülke fiilen ikiye bölünmüş durumda: Ordu, Hartum ile ülkenin orta ve doğu kesimlerini kontrol ederken, HDK batıdaki Darfur ve güneyin bazı bölgelerinde hakimiyet kurmuş durumda.

Mart 2025’te ordunun Hartum’u yeniden ele geçirmesinin ardından şehirde görece bir sakinlik yaşanmış, ancak yıl sonuna doğru askeri hedefler ile enerji ve su altyapısına yönelik İHA saldırıları görülmüştü.

Son aylarda başkentte hayat kademeli olarak normale dönmeye başlamış, 1,8 milyondan fazla yerinden edilmiş kişi geri dönmüş ve iç hat uçuşları yeniden başlatılmıştı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre buna rağmen kentin geniş kesimlerinde elektrik ve temel hizmetlerde aksaklıklar sürüyor.

Kültür, Enformasyon, Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı, dünkü saldırıların ardından gerekli teknik işlemlerin tamamlanması sonrasında Hartum Havalimanı’nda faaliyetlerin yeniden başlayacağını duyurdu.

Dördüncü yılına giren savaşta on binlerce kişi hayatını kaybederken, bazı tahminler ölü sayısının 200 bini aştığını gösteriyor. Milyonlarca insanın yerinden edilmesine yol açan çatışmalar, Birleşmiş Milletler’e göre dünyanın en ağır insani krizine neden olmuş durumda.


İsrail, Gazze’ye giden filodaki aktivistlere gözaltı süresini uzattı

Brezilyalı aktivist Tiago de Avila, 5 Mayıs 2026’da İsrail’in kıyı kenti Aşkelon’da mahkemeye götürülürken (AFP)
Brezilyalı aktivist Tiago de Avila, 5 Mayıs 2026’da İsrail’in kıyı kenti Aşkelon’da mahkemeye götürülürken (AFP)
TT

İsrail, Gazze’ye giden filodaki aktivistlere gözaltı süresini uzattı

Brezilyalı aktivist Tiago de Avila, 5 Mayıs 2026’da İsrail’in kıyı kenti Aşkelon’da mahkemeye götürülürken (AFP)
Brezilyalı aktivist Tiago de Avila, 5 Mayıs 2026’da İsrail’in kıyı kenti Aşkelon’da mahkemeye götürülürken (AFP)

Gazze’ye doğru ilerleyen “Sumud (Direniş) Filosu”nda yer alan yabancı aktivistler Tiago de Avila ve Saif AbuKeshek’in tutukluluk süresini pazar gününe kadar uzatıldı.

Meryem Azzam, Adalah bünyesinde uluslararası savunuculuk koordinatörü olarak yaptığı açıklamada, “Mahkeme, savcılığın gözaltı süresini pazar sabahına kadar uzatılması talebini kabul etti” dedi.

De Avila ve Abukeshek, salı günü Aşkelon Sulh Mahkemesi’nde, Gazze’ye insani yardım ulaştırmayı amaçlayan filonun gemilerinden birinden alınmalarından altı gün sonra hâkim karşısına çıktı.

Adalah, pazartesi günü yaptığı açıklamada, gözaltındaki aktivistlerin “psikolojik istismar ve kötü muameleye” maruz kaldığını belirtti. Kuruluş, aktivistlerle yaptığı görüşmelerde, tek seferde 8 saate kadar süren sorgular, ölüm tehditleri veya “100 yıl hapis cezası” tehdidi, hücrelerde yoğun ışık kullanımı ve hücre dışına çıkarıldıklarında — tıbbi ziyaretler sırasında dahi — sürekli gözlerinin bağlanması gibi uygulamaların aktarıldığını bildirdi.

rfgfrtbfr
İspanyol aktivist Saif Abukeshek, 3 Mayıs 2026’da İsrail’in Aşkelon kentindeki bir mahkemeye ulaşırken (AFP)

Kuruluş ayrıca, “tıbbi muayene sırasında hastanın gözlerinin bağlanmasının, tıbbi etik standartların açık bir ihlali” olduğunu vurguladı.

İsrail, Abukeshek ve De Avila’yı perşembe günü, Yunanistan açıklarında yaklaşık 20 tekneden oluşan Küresel Sumud Filosu’nda bulunan yaklaşık 175 diğer aktivistle birlikte gözaltına aldı. Filonun amacı, Gazze Şeridi’ne uygulanan İsrail ablukasını kırmak ve bölgeye insani yardım ulaştırmaktı. Ancak Gazze’ye yardım erişimi hâlen büyük ölçüde kısıtlı durumda.

Sivil toplum kuruluşu ayrıca, sorgulamaların büyük bölümünün filoya odaklandığını ve bunun “barışçıl bir insani misyon” olduğunu belirterek, gözaltının “insani yardımı ve dayanışmayı kriminalize etme girişimi” olduğunu savundu.

xsdc
Brezilyalı aktivist Tiago de Avila, 3 Mayıs 2026’da İsrail’in Aşkelon kentindeki bir mahkemeye gelişinde el işareti yaparken (AFP)

Diğer aktivistlerin ise Yunanistan ile İsrail arasında varılan bir anlaşma kapsamında Girit Adası’na götürüldüğü bildirildi.

İsrail, Saif Abukeshek ve Tiago de Avila’yı Filistinli “Hamas” hareketiyle bağlantılı olmakla suçluyor.