İsrail’de 'Değişim Hükümeti' için zemin hazırlanıyor

İsrail’de 'Değişim Hükümeti' için zemin hazırlanıyor
TT

İsrail’de 'Değişim Hükümeti' için zemin hazırlanıyor

İsrail’de 'Değişim Hükümeti' için zemin hazırlanıyor

Yeni Sağ (Yamina) Partisi lideri Naftali Bennett ve hükümet kurmakla görevli Yair Lapid’in ‘bir değişim hükümeti kurmayı ve Binyamin Netanyahu dönemini sona erdirmeyi’ amaçlayan uzlaşılarının son ipliklerini dokuduklarını açıklamalarına rağmen tüm yetkililer temkinli davranıyor.
Netanyahu’nun bu gelişmeye boyun eğmediğini ve etmeyeceğini söyleyen liderler, Netanyahu’nun ilerleyen günlerde bu hükümetin liderlerine yönelik saldırısını artırmaya ve hükümet kurulmadan önce onu gömmeye çalışacağını vurguladı. Likud’a yakın kaynaklar, Netanyahu’nun şu an hayatının savaşını verdiğini ve bu savaşta başarısız olmasına izin vermeyeceğini belirtti. Kaynaklar, Netanyahu’nun, Lapid ile koalisyondan ayrılana kadar sağ kutupları olan Bennett ve parti arkadaşları Ayelet Şaked ve ‘Yeni Umut’ partisi başkanı Gideon Saar’a baskı uygulamak için tam bir haftası olacağını ifade etti. Netanyahu, başbakanlık koltuğunu üç kişi arasında paylaşmayı teklif ederek Bennett ve Saar’ı kışkırtmaya çalışmıştı. Teklifine göre önce Saar, sonra kendisi ve son olarak da Bennett göreve başlayacaktı. İki yetkili, öneriyi reddettiğinde öfkeyle Lapid’e katılmalarının, ‘tasavvur edilemez bir dolandırıcılık’, hatta İsrail siyasi tarihinde büyük bir sahtekarlık olduğunu belirtti. Binyamin Netanyahu, “Bu, Naftali Bennett’in haftalar önce Hamas’a karşı savaş sırasında kendisine tüm sözlerin açık bir ihlalidir. Sol hükümetin servetini kaybettiğini ve bu yüzden ondan çekildiğini açıkladı, peki ne değişti?” ifadelerini kullandı.
Netanyahu, “İsrail Devleti’nin güvenliği, doğası ve geleceği için çok önemli bir saatteyiz. Bu saatte tüm kişisel düşüncelerimizi bir kenara bırakıp geniş kapsamlı, eşi görülmemiş adımlar atıyoruz. Sağcı blokların liderlerinin ve şimdi de benim yaptığımız buydu” dedi. Saar ve Bennett’i, kendisine karşı kişisel düşmanlık nedeniyle sağcı hükümeti devirmek için bilinçli ve önceden bir karar almakla suçlayan Netanyahu, partisinin (Likud) onlara, solcu bir hükümetin kurulmasını engellemek amacıyla benzeri görülmemiş büyük tavizler içeren yeni bir anlaşma girişimi teklif ettiğini söyledi. Binyamin Netanyahu ayrıca, “Size, Naftali Bennett'in imzalamak istemediğini ve sol hükümete doğru koşmaya devam ettiğini söylemek istiyorum” dedi.
Saar ve Bennett, Netanyahu’ya yanıt verirken, Netanyahu’yu ‘aldatıcı olmakla’ eleştirdi. Saar’a yakın bir kaynak, “Netanyahu, alternatif hükümet başarısız olana ve yeni seçimlere giden bir sonraki adımı atana kadar kurnazca adım atıyor” dedi. Bennett’e yakın bir kaynak ise, “Netanyahu dürüst değil. İki hafta önce söz vermiştik, sözlerini tutmadı ve rotasyondan çekildi. Bu cömert teklifi sunması için olan ne? Basitçe bu adam, başbakanlıktan ciddi şekilde çekilmek istemiyor” dedi.
Lapid ve Bennett, bir değişim hükümetinin temel hatları üzerinde anlaşma sağladı. Bennett, 30 Mayıs akşamı parlamento bloğunda bir toplantı düzenleyerek, bir değişim hükümeti pozisyonu için kapsamlı destek elde etti. Partisinin, toplantı sonunda yayınladığı bildiride, “Bennett, Knesset üyelerine son günlerde yaşananları ve İsrail’de istikrarlı ve işleyen bir hükümet kurma çabalarını sundu. Blok, bir hükümet kurma ve beşinci seçimi önleme çabalarını oybirliğiyle desteklemektedir” ifadelerine yer verildi. Bildiride, Bennett’in toplantı sırasında ‘Netanyahu’nun sağcı bir hükümet kurmak için yeterli temsilcisi yok’ ifadelerini kullandığı da aktarıldı.
Lapid’in hükümet kurma görevi, çarşambayı perşembeye bağlayan gece yarısı sona eriyor. Bir ‘değişim hükümeti’ kurulması durumunda, aynı gün İsrail Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin’e bir hükümet kurulduğu bilgisi verileceği ve hükümetini Knesset’e sunmadan önce Lapid’e 7 gün süre verileceği tahmin ediliyor. Ancak Netanyahu ve sağ tarafın Bennett ve Saar üzerindeki baskıyı sürdürmek için bu haftayı sömüreceği beklentisiyle Lapid, bu süre dolmadan hükümeti Knesset’e sunmaya ve hükümeti atamaya çalışacak. Milletvekili Mansur Abbas başkanlığındaki Ortak Liste’nin desteğiyle bir ‘değişim hükümeti’ kurulması durumunda Bennett, görev süresinin ilk yarısında başbakanlığı devralacak, Lapid ise ‘alternatif başbakan’ ve dışişleri bakanlığı pozisyonunu üstlenecek. Görev süresinin ikinci yarısında ise pozisyon değişikliği olacak. Benny Gantz Savunma Bakanı olarak kalacak, Avigdor Liberman Maliye Bakanı, Gideon Saar Adalet Bakanı, İşçi Partisi başkanı Merav Michaeli Ulaştırma Bakanı, İşçi Partisi’nden Omer Bar-Lev İç Güvenlik Bakanı, Meretz Partisi başkanı Nitzan Horowitz Sağlık Bakanı ve meslektaşı Arap İssavi Frec Bölgesel İşbirliği Bakanı olacak. Yesh Atid’den Knesset üyesi Meir Cohen’in de Knesset Başkanı olarak atanması bekleniyor.



Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim anlaşma sürecini sekteye uğratıyor

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio dün Ermenistan'ın başkenti Erivan'daki Zvartnots Uluslararası Havalimanı'na geldi (EPA)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio dün Ermenistan'ın başkenti Erivan'daki Zvartnots Uluslararası Havalimanı'na geldi (EPA)
TT

Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim anlaşma sürecini sekteye uğratıyor

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio dün Ermenistan'ın başkenti Erivan'daki Zvartnots Uluslararası Havalimanı'na geldi (EPA)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio dün Ermenistan'ın başkenti Erivan'daki Zvartnots Uluslararası Havalimanı'na geldi (EPA)

Hürmüz Boğazı yakınlarında yaşanan yeni askerî gerilim, ABD ile İran arasındaki uzlaşı sürecini yeniden zora soktu. Tahran, Washington’u ateşkesi ihlal etmekle suçlarken, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) saldırıların, mayın döşemeye çalışan botlar ile füze fırlatma noktalarını “meşru müdafaa kapsamında” hedef aldığını açıkladı.

İran Dışişleri Bakanlığı, ABD saldırılarını ateşkesin “açık bir ihlali” olarak nitelendirerek, bunun savaşı sona erdirmeye yönelik diplomatik sürece zarar verdiğini bildirdi. İran Devrim Muhafızları ise misilleme haklarını saklı tuttuklarını duyurdu. Olaylarda dört Devrim Muhafızı mensubunun öldüğü yönünde haberler yayımlandı.

Gerilime rağmen ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, birkaç gün içinde anlaşmaya varılmasının hâlâ mümkün olduğunu söyledi. Ancak Rubio, ilk taslak metindeki bazı maddeler üzerinde görüşmelerin sürdüğünü kabul ederek, “Boğazların bir şekilde açık kalması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Öte yandan, Katar’ın başkenti Doha’da İran Meclis Başkanı ve baş müzakereci Muhammed Bakır Kalibaf liderliğinde yürütülen görüşmelerin ardından “dondurulmuş varlıklar” meselesi daha da karmaşık hale geldi. Tahran yönetimi, olası anlaşma kapsamında toplam yaklaşık 24 milyar dolarlık fonun ilk aşamada 12 milyar dolarlık kısmının serbest bırakılmasında ısrar ediyor ve sürecin gecikmesinden bu dosyayı sorumlu tutuyor. Kalibaf’ın Doha temaslarının sonuçları ise henüz netleşmedi.

ABD Başkanı Donald Trump ise “nükleer toz” olarak tanımladığı zenginleştirilmiş uranyumun teslim edilmesi veya imha edilmesi gerektiğini belirtti. İran lideri Mücteba Hamaney ise ABD güçlerini tehdit ederek, “Saatin ibreleri artık geriye döndürülemez” ifadesini kullandı.


Çin, İran savaşının taraflarının bir uzlaşmaya varmasını umuyor

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Birleşmiş Milletler genel merkezinde gazetecilere açıklama yaparken (Arşiv-AP)
Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Birleşmiş Milletler genel merkezinde gazetecilere açıklama yaparken (Arşiv-AP)
TT

Çin, İran savaşının taraflarının bir uzlaşmaya varmasını umuyor

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Birleşmiş Milletler genel merkezinde gazetecilere açıklama yaparken (Arşiv-AP)
Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Birleşmiş Milletler genel merkezinde gazetecilere açıklama yaparken (Arşiv-AP)

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi dün yaptığı açıklamada, İran meselesine ilişkin tarafların ateşkes arayışına bağlı kalmasını, yakınlaşmayı sürdürmesini ve uzlaşı yolları bulmasını umduğunu söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığına göre Wang, açıklamalarını New York’taki Birleşmiş Milletler merkezinde gazetecilere yaptı. Çinli bakan, ülkesinin mayıs ayındaki dönem başkanlığı kapsamında, 15 üyeli Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi toplantısına başkanlık etti.

Öte yandan İran Dışişleri Bakanlığı, ABD’yi son 48 saat içinde güneydeki kıyı eyaleti Hürmüzgan’da kırılgan ateşkesi ihlal etmekle suçladı.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Tahran yönetiminin “hiçbir saldırıyı cevapsız bırakmayacağı ve İran halkını savunmaktan geri durmayacağı” vurgulandı.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise pazartesi günü yaptığı açıklamada, Körfez’de mayın döşemeye çalıştığını öne sürdüğü füze mevzileri ve botlara yönelik operasyon düzenlediğini duyurdu. İran Devrim Muhafızları ise ülke hava sahasına girmeye çalışan Amerikan uçaklarına ateş açıldığını bildirdi.

ABD’nin saldırıları, üç aydır süren savaşın kontrol altına alınmasına yönelik diplomatik girişimlerin sürdüğü bir dönemde gerçekleşti. ABD-İran müzakerelerinin yeni durağı Doha olurken, üst düzey bir İran heyeti; Hürmüz Boğazı, nükleer program ve dondurulmuş İran varlıklarını kapsayan olası anlaşmayı görüşmek üzere Katar’da bulunuyor.


Kanada, Ebola virüsü nedeniyle seyahat yasağı getirdi

Uganda Kızılhaç Derneği çalışanları, Kampala'da Ebola şüphesi bulunan bir kişinin cesedini taşıyor (AFP)
Uganda Kızılhaç Derneği çalışanları, Kampala'da Ebola şüphesi bulunan bir kişinin cesedini taşıyor (AFP)
TT

Kanada, Ebola virüsü nedeniyle seyahat yasağı getirdi

Uganda Kızılhaç Derneği çalışanları, Kampala'da Ebola şüphesi bulunan bir kişinin cesedini taşıyor (AFP)
Uganda Kızılhaç Derneği çalışanları, Kampala'da Ebola şüphesi bulunan bir kişinin cesedini taşıyor (AFP)

Kanada, Ebola virüsündeki artış nedeniyle üç Afrika ülkesinden gelen oturum sahiplerine geçici giriş yasağı uygulanacağını açıkladı.

Kanada hükümeti, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Uganda ve Güney Sudan’da ikamet eden kişilerin bugünden itibaren 90 gün süreyle ülkeye girişinin yasaklanacağını duyurdu.

Hükümet, söz konusu geçici tedbirin Ebola virüsünün Kanada’ya giriş ve ülke içinde yayılma riskini azaltmayı amaçladığını belirtti.

Uganda'da bir tıp merkezinde Ebola virüsü hakkında bilgilendirici bir poster (Reuters)Uganda'da bir tıp merkezinde Ebola virüsü hakkında bilgilendirici bir poster (Reuters)

Öte yandan ABD de son haftalarda Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Uganda veya Güney Sudan’da bulunan yabancıların ülkeye girişini yasaklamıştı.

Kanada Halk Sağlığı Ajansı tarafından yapılan açıklamada, son haftalarda salgından etkilenen bölgeleri ziyaret eden ve semptom göstermeyen Kanada vatandaşları, daimî oturum sahipleri ve yabancı uyrukluların 30 Mayıs itibarıyla 21 günlük karantinaya alınacağı bildirildi.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığına göre bilgili bir kaynak, Bahamalar’ın da son üç hafta içinde Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Uganda ve Güney Sudan’a seyahat eden kişilere yönelik giriş yasağı açıklamasının beklendiğini söyledi.

Ancak Karayip ülkesi hükümeti dün yaptığı açıklamada, söz konusu üç ülkede son 30 gün içinde bulunan yabancılar için sağlık taramalarının sıkılaştırılacağını ve gerektiğinde karantina uygulanacağını duyurmakla yetindi.