Uzun karantinalar nedeniyle sosyal becerileri kaybetme korkusu

Büyük gruplar halinde yaşamak insanın bilişsel gücü geliştiriyor

Londra Havalimanı (Reuters)
Londra Havalimanı (Reuters)
TT

Uzun karantinalar nedeniyle sosyal becerileri kaybetme korkusu

Londra Havalimanı (Reuters)
Londra Havalimanı (Reuters)

Birçok ülke yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele için getirilen kısıtlamalarını geçici olarak gevşetirken, insanlar kafalarındaki bazı sorular nedeniyle endişeliler. Uygulanan uzun karantina süreleri nedeniyle sosyal becerilerim köreldi mi? Arkadaşlık ilişkilerim bozuldu mu? Sahip olduğum eski arkadaş grubuma geri dönebilecek miyim? Sosyal çevrem yıprandı veya küçüldü mü?
Alman analist Andreas Kluth Bloomberg’de yayınlanan araştırmasında, bilimsel bir bakış açısı elde etmek için bu soruları İngiliz antropolog ve evrimsel psikolog Robin Dunbar'a yöneltti. Dunbar, neokortekslerinin büyüklüğü ile sosyal gruplar arasında tüm primat türleri içinde dikkate değer bir sabit oran olduğunu söylüyor. Beyin ne kadar büyükse, topluluk da (sosyal çevre) o kadar büyük.
Topluluklar halinde hayatta kalmak ve gelişmek, büyük miktarda bilişsel güç gerektirdiği için bu söylem mantıklı gözüküyor. Ancak bu çok su götürür biçimde -sosyal beyin hipotezi- veya oldukça netameli ve fesat bir teori olan -Makyavelist zeka hipotezi- olarak bilinir hale geldi. Bununla birlikte Kluth, yapılan farklı araştırmaların farkındalığımızın (bilişsel seviyemizin) topluma karşı olumlu tutumlara sahip olmamıza neden olduğunu ve bizi başkalarına karşı duyarlı hale getirdiğini söylüyor. Primatların birbirlerine yaptıkları vücud bakımının endorfin salgılamalarına neden olduğunu, biz insanlar içinse bunun genellikle birbirimize sarıldığımızda meydana geldiğini söylüyor.
Bloomberg’in haberine göre Dunbar'ın teorisindeki nüans, primat gruplarının farklı kategorilerde yer almasından kaynaklanıyor. Örneğin, insanlar genellikle yalnızca beş kişiye yakın ilişki kurma eğilimindedir. Bunun yanında, av partilerinde olduğu gibi veya gruplar veya ekipler arasında olduğu gibi yaklaşık 40 kişiden oluşan küçük topluluklar ve sayıları binleri bulan çok daha büyük kabileler oluşturabilirler. Fakat eskiden beri bir insan topluluğunun ortalama büyüklüğü yaklaşık 150’ yi geçmemiştir.
Alman analiste göre avcı-toplayıcı grupların, orta çağ köylerinin, çevrimiçi oyun topluluklarının, Noel tebrik kartı listelerinin, kilise cemaatlerinin ve daha fazlasının ortalama üst sınırını ifade eden ve Dunbar sayısı olarak bilinen bu sayının bu denli kararlı olması şaşırtıcı. İnsan grupları bu sayıyı aştığında örneğin şirketler 150'den fazla çalışana ulaştığında, doğuştan gelen bilişsel kabiliyetimiz genellikle yetersiz kalır ve kendimizi organize etmek için bürokrasiye ihtiyaç duyarız.
2009'da, çevrimiçi sosyal medya platformları çoğumuz için henüz yeniyken, teknolojinin Dunbar sayısını artırıp artıramayacağını merak eden Kluth, Dunbar’dan Facebook'taki bazı verileri toplamasını istedi. Yapılan inceleme sonucunda cevabın "Hayır" olduğu anlaşıldı. Kluth, Facebook ve benzeri sosyal medya platformlarının aslında sadece kapsamlı bir tanıdık listesini yönetmenize izin verdiğini, sürdürdüğümüz iyi ilişkilerin sayısını yükseltemediğini, çünkü bunun biyolojik olduğunu söylüyor.
Peki ya salgın dolayısı ile zorunlu hale gelen karantinalar? Kluth bu tür doğal olmayan sosyal izolasyon dönemlerinin, primat ruhunda hasara yol açması gerektiğini düşünüyor ve şöyle diyor: “Maymunların bu kadar uzun bir karantina döneminde hayatta kalabileceklerinden şüpheliyim.” Bonobo maymunlarının grup uyumunu sürdürmek için sürekli cinsel uyarıma ihtiyaçları vardır. Diğer primat grupları bundan daha daha azını yaparlar. Ancak şempanzeler, lemurlar veya babunlar gibi primatlar, sosyal temas yokluğunda sıkıntılı ve güçsüz hale gelir ve toplulukları dağılır.
Alman analist, insanların kullandığı Zoom gibi görüntülü konuşma uygulamalarına elbette maymunların sahip olmadığını söylüyor. Yine de sahip olduğumuz bu sosyal medya uygulamaları en iyi ihtimalle kişilerarası gerçek sosyal temasa ancak eksik ve kısmi alternatifler olabilirler. Zoom'da konuşurken insanların gözlerini görebilirsiniz, ancak neye baktıklarını söyleyemezsiniz. Halbuki bu, grup dinamiklerinde çok önemli bir sinyaldir. Bu tür uygulamalarda kucaklaşma ve temas olmadan aynı anda yalnızca bir kişinin konuşmasını sağlayabilirsiniz.



İzleyiciler sevilen dizinin yeni sezonunu tek oturuşta bitiriyor

Güneşin Karanlığında'da avukat Mickey Haller'ı canlandıran 44 yaşındaki Meksikalı aktör Manuel Garcia-Rulfo, Muhteşem Yedili (The Magnificent Seven) ve Doğu Ekspresinde Cinayet'teki (Murder on the Orient Express) rolleriyle de tanınıyor (Netflix)
Güneşin Karanlığında'da avukat Mickey Haller'ı canlandıran 44 yaşındaki Meksikalı aktör Manuel Garcia-Rulfo, Muhteşem Yedili (The Magnificent Seven) ve Doğu Ekspresinde Cinayet'teki (Murder on the Orient Express) rolleriyle de tanınıyor (Netflix)
TT

İzleyiciler sevilen dizinin yeni sezonunu tek oturuşta bitiriyor

Güneşin Karanlığında'da avukat Mickey Haller'ı canlandıran 44 yaşındaki Meksikalı aktör Manuel Garcia-Rulfo, Muhteşem Yedili (The Magnificent Seven) ve Doğu Ekspresinde Cinayet'teki (Murder on the Orient Express) rolleriyle de tanınıyor (Netflix)
Güneşin Karanlığında'da avukat Mickey Haller'ı canlandıran 44 yaşındaki Meksikalı aktör Manuel Garcia-Rulfo, Muhteşem Yedili (The Magnificent Seven) ve Doğu Ekspresinde Cinayet'teki (Murder on the Orient Express) rolleriyle de tanınıyor (Netflix)

Netflix'in sevilen hukuk draması Güneşin Karanlığında'nın (The Lincoln Lawyer) takipçileri, 4. sezonuyla Netflix'e dönen dizinin yeni bölümlerini bu hafta sonu "tek oturuşta" bitiriyor..

Yeni bölümler, üçüncü sezon finalinin bıraktığı yerden devam ediyor. Michael Connelly romanlarından uyarlanan dizide Manuel García-Rulfo'nun canlandırdığı savunma avukatı Mickey Haller, bu sezon bir cinayet davasında sanık koltuğunda.

Hikaye, serinin 6. kitabı The Law of Innocence'tan (Masumiyet Yasası) uyarlanıyor: Mickey, eski bir müvekkilini öldürmekle suçlanınca adını temize çıkarmak için zamanla yarışıyor.

Geçen yıl hayranlar, iptal halinde "isyan edeceklerini" söylemişti. Dizinin geleceğiyle ilgili endişeler de şimdilik rafa kalktı. Yayın devi, yapımın 5. sezonuna onay verdiğini geçen ay duyurmuştu.

Önceki sezonlardan tanıdık yüzler de geri dönüyor: Lorna Crane rolünde Becki Newton, Izzy Letts'i canlandıran Jazz Raycole ve Cisco'ya hayat veren Angus Sampson bu sezonda da kadroda.

Çığlık (Scream) serisinin yıldızı Neve Campbell da Mickey'nin eski eşi ve eski savcı Maggie McPherson rolüyle diziye geri dönüyor.

Güneşin Karanlığında'nın 4. sezonundaki 10 bölümün tamamının 5 Şubat'ta yayımlanmasının ardından izleyiciler X'te diziye övgü yağdırdı. 

Bir izleyici, "Güneşin Karanlığında, Netflix'in çıkardığı en iyi dizilerden biri" diye yazarken, bir diğeri ekledi: 

Güneşin Karanlığında son dönemde izlediğim en iyi hukuk dizilerinden biri; Suits ve Boston Legal'la aynı seviyede.

Başka bir hayran da "Güneşin Karanlığında'nın 5. sezonuna bugün ihtiyacım var. Yeni sezonun tamamını dün gece bitirdim" ifadelerini kullandı. 

5. sezon Connelly'nin Resurrection Walk (Diriliş Yürüyüşü) adlı romanını temel alacak ve 10 bölümden oluşacak.

Güneşin Karanlığında, Netflix için istikrarlı biçimde güçlü performans sergileyen yapımlardan biri. Nielsen verilerine göre dizi, 2024'te 12 milyar dakikayı aşan izlenme süresiyle ABD'de en çok seyredilen 4. orijinal dizi olmuştu.

Diziyi televizyona uyarlayan David E. Kelley aynı zamanda yürütücü yapımcı olarak görev yapıyor. Yapımı geliştiren Ted Humphrey de yürütücü yapımcı ve Rodriguez'le birlikte ortak yapım sorumlusu görevlerini üstleniyor.

Independent Türkçe, Metro, HELLO!


Yasaklı gişe hattını aşan film izlenme listelerinde zirvede

Dava Adamı, 2000'lerin başlarında gizli bir ajanın Karaçi'nin yeraltı dünyasına sızmasını ve vahşi bir örgütü içeriden çökertmek için harekete geçmesini konu alıyor (Netflix)
Dava Adamı, 2000'lerin başlarında gizli bir ajanın Karaçi'nin yeraltı dünyasına sızmasını ve vahşi bir örgütü içeriden çökertmek için harekete geçmesini konu alıyor (Netflix)
TT

Yasaklı gişe hattını aşan film izlenme listelerinde zirvede

Dava Adamı, 2000'lerin başlarında gizli bir ajanın Karaçi'nin yeraltı dünyasına sızmasını ve vahşi bir örgütü içeriden çökertmek için harekete geçmesini konu alıyor (Netflix)
Dava Adamı, 2000'lerin başlarında gizli bir ajanın Karaçi'nin yeraltı dünyasına sızmasını ve vahşi bir örgütü içeriden çökertmek için harekete geçmesini konu alıyor (Netflix)

Ranveer Singh'in başrolünü üstlendiği, Hindistanlı bir gizli ajanın Karaçi'nin suç dünyasına sızmasını konu alan casus filmi Dava Adamı (Dhurandhar), Netflix'in küresel İngilizce dışı filmler listesinde zirveye yerleşti. Film ayrıca hem Hindistan'da hem de Pakistan'da bir numara oldu.

Netflix'in haftalık Tudum listesine göre Dava Adamı, İngilizce olmayan filmler arasında dünya genelinde 7,6 milyon izlenmeyle zirveye çıktı. Yapımın Güney Asya genelindeki performansı da dikkat çekici: Film, Bangladeş ve Sri Lanka gibi pazarlarda da üst sıralara tırmanarak bölgeye yayılan bir çekim gücüne sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Pakistan'daki başarı ise ayrı bir ağırlık taşıyor çünkü Hint filmleri yıllardır Pakistan sinemalarında yer bulamıyor. Bu durum, iki ülkenin artan ikili gerilimler nedeniyle son yıllarda karşılıklı olarak filmleri sinema salonlarında engellemesiyle daha da sertleşti. Başka bir deyişle, Hindistan'ın Pakistan içindeki istihbarat varlığını merkeze alan bu hikaye, normal koşullarda sınırın öte yanında izleyiciyle buluşmayabilirdi. Netflix sayesinde film, Pakistan'da geniş bir izleyici kitlesine ulaşmış görünüyor.

Yönetmen koltuğunda Aditya Dhar'ın oturduğu filmin Ranveer Singh'in başı çektiği oyuncu kadrosunda kötü karakteri canlandıran Akshaye Khanna da yer alıyor. 

Dhurandhar iki bölüm halinde anlatılıyor: İlk film, bir gizli ajanın Karaçi'nin yeraltı dünyasına sızdığı, 10 yıla yayılan bir Hint istihbarat operasyonunu izliyor. Dhurandhar: The Revenge adlı ikinci bölümünse 19 Mart'ta ülke sinemalarında gösterime girmesi bekleniyor. Devam filminin hem hikayeyi sürdürmesi hem de Singh'in canlandırdığı karakterin geçmişine ışık tutması öngörülüyor.

Serinin ilk bölümü, Hindistan'da en yüksek hasılata ulaşan Hintçe film konumuna yükselmişti. Yapım, ülkede 116 milyon dolar, uluslararası pazarlarda ise 32 milyon dolar gişe hasılatı elde etmişti.

Independent Türkçe, Variety, Mashable


Oscarlı yıldızdan "sınırları zorlayan" İskeletor yorumu

Sınırsızlar Kulübü'yle (Dallas Buyers Club) 2014'te En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar'ını alan 54 yaşındaki Jared Leto, Masters of the Universe'te He-Man'in baş düşmanı rolünde (Amazon MGM Studios / Sony Pictures)
Sınırsızlar Kulübü'yle (Dallas Buyers Club) 2014'te En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar'ını alan 54 yaşındaki Jared Leto, Masters of the Universe'te He-Man'in baş düşmanı rolünde (Amazon MGM Studios / Sony Pictures)
TT

Oscarlı yıldızdan "sınırları zorlayan" İskeletor yorumu

Sınırsızlar Kulübü'yle (Dallas Buyers Club) 2014'te En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar'ını alan 54 yaşındaki Jared Leto, Masters of the Universe'te He-Man'in baş düşmanı rolünde (Amazon MGM Studios / Sony Pictures)
Sınırsızlar Kulübü'yle (Dallas Buyers Club) 2014'te En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar'ını alan 54 yaşındaki Jared Leto, Masters of the Universe'te He-Man'in baş düşmanı rolünde (Amazon MGM Studios / Sony Pictures)

He-Man ve Kainatın Hâkimleri'nin (Masters of the Universe) canlı çekim uyarlamayla beyazperdeye taşınırken, popüler çizgi filmin ikonik kötü karakteri de sinemada yeni bir yorumla izleyici karşısına çıkmaya hazırlanıyor.

Yönetmen Travis Knight, Amazon MGM Stüdyoları ve Mattel imzalı filmde Jared Leto'nun seslendirdiği İskeletor hakkında konuştu. Knight, Empire'a verdiği röportajda, oyuncunun karaktere sınırları zorlayan bir yorum getirmesine alan açtığını söyledi.

"İskeletor gerçekten ilginç bir kötüydü" diyen Knight, "Havalı görünüyordu. Korkutucuydu. Komikti. Güvensizdi. Ve tabii o kendine özgü sesi vardı" ifadelerini kullandı. 

Knight sözlerini şöyle sürdürdü: 

Birinin karakteri kendi yorumuyla yeniden kurmasını istedim. Jared bize geldi çünkü İskeletor'u seviyor ve karakterle ilgili kendi geçmişi de var. Sınırları sonuna kadar zorlamak istedi. Sonunda da beni çok mutlu eden bir noktaya vardık. İskeletor, bir bakıma toksik erkekliğin vücut bulmuş hali.

Geçen ay yayımlanan ilk fragmanla birlikte hayranlar, İskeletor'un Nicholas Galatzine'in canlandırdığı He-Man'le karşı karşıya geldiği sahnelere de kısa bir bakış atmıştı.

Senaryosunu Chris Butler'ın kaleme aldığı filmde ayrıca Camila Mendes, Alison Brie, Idris Elba, Sam C. Wilson, Jóhannes Haukur Jóhannesson ve Morena Baccarin gibi yıldızlar rol alıyor.

Masters of the Universe, 10 yaşındaki Prens Adam'ın bir uzay gemisiyle Dünya'ya gelmesi ve Eternia'ya açılan tek bağ olan büyülü Güç Kılıcı'ndan ayrı düşmesiyle başlıyor. Prens Adam neredeyse 20 yıl sonra izini sürdüğü kılıcını bulduğunda, uzayın ötesine geri götürülüyor ve gezegenini İskeletor'a karşı savunmak zorunda kalıyor. Ancak böylesine güçlü bir düşmanı yenebilmek için geçmişinin sırlarını çözmesi ve evrenin en güçlü adamı He-Man'e dönüşmesi gerekiyor.

Masters of the Universe, 5 Haziran'da sinemalarda gösterime girecek.

Independent Türkçe, Deadline, Empire