El-Hol Kampı’ndaki bazı ailelerin Irak’a nakledilmesi tartışmaları beraberinde getirdi

El-Hol Kampı’nda gezen insanlar (Şarku’l Avsat)
El-Hol Kampı’nda gezen insanlar (Şarku’l Avsat)
TT

El-Hol Kampı’ndaki bazı ailelerin Irak’a nakledilmesi tartışmaları beraberinde getirdi

El-Hol Kampı’nda gezen insanlar (Şarku’l Avsat)
El-Hol Kampı’nda gezen insanlar (Şarku’l Avsat)

Irak istihbarat teşkilatı Suriye sınırından ülkeye sızmaya çalışan bir grup Suriyelinin yakalandığını duyurdu.
Bu esnada, Suriye topraklarındaki el-Hol Kampı’ndaki DEAŞ unsurlarının aileleri olduğuna inanılan kişilerin Ninova’daki Cedaa Kampı’na nakledilerek Irak’a sızdıklarına ilişkin çelişkili görüşler ortaya atıldı.
Irak Güvenlik Medya Hücresi tarafından dün yapılan açıklamada, “Ninova Valiliği’ndeki İstihbarat ve Terörle Mücadele Birimi tarafından, Suriye topraklarından Irak topraklarına sızan bir grup Suriyeli hakkında verilen istihbarat bilgilerine dayanarak bir ekip oluşturuldu. Cilbarat bölgesindeki hareketleri termal kameralarla izlendi ve Suriye uyruklu 6 kişi yakalandı” denildi.
Aynı zamanda, Irak ve Birleşmiş Milletler’in (BM) onayı ile Ninova’daki Cada Kampı’na yerleştirilmek üzere Irak’a nakledilen bazı ailelerin ülkeye sızması konusunda çelişkili görüşler ifade edildi.
Ninova’daki bir güvenlik kaynağına göre, Musul’un güneyindeki Cedaa Kampı’na 10 otobüsten oluşan bir konvoy girdi ve kampın yönetiminden sorumlu grup daha önceden hazırlanmış çadırlara aileleri yerleştirmeye başladı.
Göç Bakanlığı, el-Hol Kampı’nda kalan ailelerin toplam sayısının yaklaşık 30 bin olduğunu bildirdi.
Bir güvenlik kaynağı ise, “Ulusal güvenlik, istihbarat ve askeri istihbarat da dahil olmak üzere tüm devlet güvenlik kurumlarından oluşan ortak bir güvenlik komitesi tam bir veri tabanına sahip ve nakledilen herkesin ismini inceliyor. Böylece içlerinde DEAŞ unsurlarının aileleri olanlar belirlenebilecek” dedi.
Ninova’daki bazı milletvekilleri, bu çok sayıda ailenin Irak’a nakledilmesinin sonuçlarıyla ilgili korkularını dile getirirken, güvenlik teşkilatları örgütün bu aileleri, özellikle çocukları istismar ederek üçüncü nesil terörist ortaya çıkarmak için yeniden çalışmalarına devam etme olasılığından endişe ediyor.
Ninova Valisi Necim el-Cuburi, dün düzenlediği basın toplantısında, Suriye’deki el-Hol Kampı’ndan Irak’taki kampa nakledilen ailelerin DEAŞ unsurlarının aileleri olmadığını, savaş nedeniyle Irak’tan Suriye topraklarına göç edenler olduğunu söyledi.
Iraklı güvenlik uzmanı Fadel Ebu Raghef ise konuya ilişkin Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Suriye’deki el-Hol Kampı’ndan Irak topraklarına özellikle de Musul’daki Cedaa Kampı’na ailelerin transferi zaten gerçekleşti. Ancak en önemli konu, Irak’ın aslında el-Hol Kampını tamamen, kısmen veya yarı yarıya tek başına kontrol edemeyip ve yönetemeyeceğidir” şeklinde konuştu.
El-Hol Kampı’nın bugün sadece Irak veya Suriye’yi değil, tüm dünyayı tehdit eden en büyük saatli bomba olduğunun altını çizen Raghef şu ifadelerle devam etti;
“Çünkü burada DEAŞ ideolojisinden 65 binden fazla aile var ve bunlar radikalizme derinden inanıyor” ifadelerini kullandı. Bunun yansımalarıyla yüzleşmek için yeterli kaynak ayırma ve barınma kampları kurma konusunda gerçek bir uluslararası çabaya ihtiyaç var. Onlar serbest bırakılmamalı, daha ziyade Baghuz kampındaki bin 600 tutuklunun başına geldiği gibi, soruşturma komitelerine sevk edilmelidirler. Yargıya sevk edildiklerinde onların haklarında müebbet hapis ve idam cezası verildi.”
Şarku’l Avsat’a konuşan bir diğer isim, Irak Meclisi’nin eski Ezidi üyesi Vian Dakhil de, ‘Suriye’den Irak’a nakledilen DEAŞ ailelerinin kaçmasıyla ilgili hükümetin resmi tutumlarında çelişki var. Daha önce özelde Ezidi toplumunun ve genel olarak Iraklıların trajedisini görmezden gelen Irak hükümeti, bugün terör örgütünün 3 binden fazla üyesinin Irak’a iade edilmesi için şüpheli bir anlaşmayı kabul etti” dedi.
Şu ana kadar Irak’a kabul edilenlerin aile sayısının 100 olduğunu, nakil işleminin resmi koruma altında gerçekleştiğini ve bunların Cada Kampı’na yerleştirildiğini dile getiren Dakhil şu ifadelerle açıklamasını noktaladı;
“Bu eylem, Iraklıların, özellikle de DEAŞ’ın katliam, yerinden etme ve tecavüz ile bir tür soykırımına maruz kalan Yezidilerin yaşadığı trajedileri görmezden gelmek anlamına geliyor. Iraklı yetkili makamlar Yezidiler için tek bir adım bile atmadı. Ama insan hakları ilkelerine saygımızla ve bu ailelerin DEAŞ’ın Yezidiler ve Iraklılara karşı işledikleri suçlardan sorumlu olmaması ihtimali ile Irak’a DEAŞ ailelerini getiriyorlar. Ama bu sancılı bir süreç olmaya devam ediyor ve bunu reddetmemizi bu suç örgütünün kurbanları için kışkırtıcı bir adım olarak kaydediyoruz.”



Fransız Dışişleri Bakanı: Suriye hükümeti ile SDG arasındaki anlaşma Kürtlerin haklarını garanti altına alıyor

Suriye Dışişleri Bakanı Esad aş Şeybani bugün Fransız mevkidaşı Jean-Noël Barrot ile Şam'da (EPA)
Suriye Dışişleri Bakanı Esad aş Şeybani bugün Fransız mevkidaşı Jean-Noël Barrot ile Şam'da (EPA)
TT

Fransız Dışişleri Bakanı: Suriye hükümeti ile SDG arasındaki anlaşma Kürtlerin haklarını garanti altına alıyor

Suriye Dışişleri Bakanı Esad aş Şeybani bugün Fransız mevkidaşı Jean-Noël Barrot ile Şam'da (EPA)
Suriye Dışişleri Bakanı Esad aş Şeybani bugün Fransız mevkidaşı Jean-Noël Barrot ile Şam'da (EPA)

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barou bugün yaptığı açıklamada, Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında imzalanan yeni anlaşmanın Kürtlerin temel haklarını güvence altına aldığını ve DEAŞ ile mücadele çabalarını desteklediğini söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Suriye Arap Haber Ajansı'ndan (SANA) aktardığına göre Barou, Şam'da Suriyeli mevkidaşı Esad aş Şeybani ile yaptığı görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, Paris'in Suriye'yi “daha iyi bir gelecek inşa etme” konusunda desteklemeye devam edeceğini ifade etti.

sdefrgty
Suriye Dışişleri Bakanı Esad aş Şeybani bugün Şam'da Fransız mevkidaşı Jean-Noël Barrot ile bir araya geldi (EPA)

Suriye Dışişleri Bakanı Esad aş Şeybani bugün Şam'da Fransız mevkidaşı Jean-Noël Barrot ile ikili iş birliğinin güçlendirilmesi konusunu görüştü.

SANA, bugün Şam'daki Tishreen Sarayı'nda yapılan toplantıda iki bakanın karşılıklı çıkarları, bölgesel gelişmeleri ve iki ülke arasındaki ikili iş birliğinin güçlendirilmesini görüştüklerini bildirdi.

Suriye'nin birliğinin, egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün teyit edildiğini belirtti.


Washington, Suriye hükümeti ile SDG arasındaki anlaşmayı memnuniyetle karşıladı

Rakka’da SDG mensupları statülerinin düzenlenmesini bekliyor. (Reuters)
Rakka’da SDG mensupları statülerinin düzenlenmesini bekliyor. (Reuters)
TT

Washington, Suriye hükümeti ile SDG arasındaki anlaşmayı memnuniyetle karşıladı

Rakka’da SDG mensupları statülerinin düzenlenmesini bekliyor. (Reuters)
Rakka’da SDG mensupları statülerinin düzenlenmesini bekliyor. (Reuters)

ABD Dışişleri Bakanlığı, bugün (Cuma9 Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında ateşkes ve güçlerin entegrasyonunu öngören anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını açıkladı. Bakanlık, söz konusu anlaşmanın Suriye’nin birliğini, egemenliğini ve istikrarını güçlendirdiğini vurguladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, bugün erken saatlerde varıldığı duyurulan Suriye hükümeti ile SDG arasındaki “tarihi anlaşmanın” başarılı biçimde uygulanmasını destekleme taahhüdünü yineledi. Açıklamada, entegrasyon sürecinin kolaylaştırılması amacıyla tüm taraflarla yakın iş birliğinin sürdürüleceği belirtildi.

SDG, günün ilerleyen saatlerinde Suriye hükümetiyle kapsamlı bir anlaşmaya varıldığını, bunun ateşkesi de kapsadığını duyurmuştu. Söz konusu anlaşma, Suriye devlet televizyonuna konuşan bir hükümet kaynağı tarafından da doğrulandı.

SDG’nin açıklamasına göre anlaşma; askeri ve idari güçlerin kademeli biçimde entegrasyonu, temas hatlarındaki askeri birliklerin çekilmesi ve İçişleri Bakanlığı’na bağlı güvenlik güçlerinin Haseke ve Kamışlı kent merkezlerine girmesini içeriyor.


Lavrov: Esad’ın yargılanması meselesi uzun zaman önce kapandı

Suriye’deki bir asker, 29 Aralık 2024’te Lazkiye’deki Rus Hmeymim Üssü’nün girişinde. (AFP)
Suriye’deki bir asker, 29 Aralık 2024’te Lazkiye’deki Rus Hmeymim Üssü’nün girişinde. (AFP)
TT

Lavrov: Esad’ın yargılanması meselesi uzun zaman önce kapandı

Suriye’deki bir asker, 29 Aralık 2024’te Lazkiye’deki Rus Hmeymim Üssü’nün girişinde. (AFP)
Suriye’deki bir asker, 29 Aralık 2024’te Lazkiye’deki Rus Hmeymim Üssü’nün girişinde. (AFP)

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, bugün (Perşembe) yaptığı açıklamada, eski Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad’ın yargılanması meselesinin uzun zaman önce kapandığını ve Rusya’nın ortaklarının, Esad’ın Rusya’ya geliş koşullarını tamamen bildiğini söyledi.

Lavrov, Türkiye gazetesi ve TGRT televizyonuna verdiği röportajda, eski Cumhurbaşkanı’nın yargılanması talepleriyle ilgili bir soruya yanıt olarak şunları kaydetti:

“Bu konu uzun zaman önce kapandı. Ortaklarımız, her şeyin nasıl gerçekleştiğini ve Beşşer Esad ile ailesinin Aralık 2024’te Rusya’ya nasıl geldiğini çok iyi biliyor.”

Bakan, Esad’ın gerçekten ölüm tehdidi aldığını ve insani gerekçelerle kendisine tanınan bu fırsatı değerlendirdiğini belirterek, “Bildiğiniz gibi iç işlerimizi takip ediyorsanız, Esad Suriye’nin iç işlerine müdahale etmiyor” dedi.

uıko
Suriye’deki cephe hatlarındaki dramatik değişiklikler, Rusya’nın Tartus Üssü’nü tehlikeye atabilir (DPA)

Lavrov ayrıca, Rusya ve Türkiye’nin uzun süredir Suriye Kürtlerini ülke siyasetinde entegre etme planları yaptığını ve bu sürecin şu anda uygulanmaya başlandığını açıkladı.

“Uzun süredir dostlarımızla planladığımız bu operasyonlar, günümüz Suriye’sinde şekillenmeye başladı. Burada Kürtlerin siyasi hayata, güvenlik yapıları ve Suriye Arap Cumhuriyeti ordusuna katılımından söz ediyorum” dedi.

gtyhu
Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Moskova’da daha önceki bir görüşmede (AFP)

Öte yandan Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Rusya’nın Suriye’deki askeri üsleri konusunun, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara arasında Moskova’da yapılan görüşmelerin gündeminde olduğunu söyledi.

Putin, Çarşamba günü Şara Suriye topraklarının birliğini yeniden sağlama çabaları nedeniyle tebrik etti.

cdfgth
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara Kremlin’de el sıkışırken(DPA)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Aralık 2024’te Esad’ın yerine geçmesinden bu yana ikinci Rusya ziyaretini yaparken, Putin’e Suriye ve bölgedeki istikrarı desteklediği için teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Salı günü yaptığı açıklamada, Suriye’de Kürtlerin haklarının, Şara’nın 16 Ocak’ta çıkardığı geçiş dönemi Cumhurbaşkanlığı kararına göre güvence altına alındığını ve Suriye’de devlet içinde devlet kurulamayacağını, paralel ordu veya ayrı silahlı güç var olamayacağını vurguladı.

Erdoğan, Ankara’da düzenlenen Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleri Başarı Ödülleri töreninde, 18 Ocak’ta hükümet ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında imzalanan ateşkes anlaşmasının önemine dikkat çekerek, Suriye’de terörün “geçerliliğini yitirdiğini” söyledi.

Cumhurbaşkanı, SDG ile hükümet arasındaki barışçıl çözümün, 18 Ocak anlaşmasının ruhuna uygun olarak mevcut çıkmazdan çıkmanın tek yolu olduğunu belirtti.