İsrail'de yeni hükümetin liderlerine ölüm tehditleri

Bennett’in suikastı öncesinde eski Başbakan İzak Rabin’e yapılan gibi Filistin puşisi giydirilmiş bir fotoğrafı yayınlandı.

Yakın zamanda ilan edilecek değişim hükümeti taraflarının Filistin puşisiyle pankartları yayınlandı (Sosyal medya organları)
Yakın zamanda ilan edilecek değişim hükümeti taraflarının Filistin puşisiyle pankartları yayınlandı (Sosyal medya organları)
TT

İsrail'de yeni hükümetin liderlerine ölüm tehditleri

Yakın zamanda ilan edilecek değişim hükümeti taraflarının Filistin puşisiyle pankartları yayınlandı (Sosyal medya organları)
Yakın zamanda ilan edilecek değişim hükümeti taraflarının Filistin puşisiyle pankartları yayınlandı (Sosyal medya organları)

İsrail istihbaratı, Binyamin Netanyahu hükümetinin yerini almak üzere kurulmakta olan hükümette sağ kanadın tüm liderlerine ve diğer partilerin adaylarına, çok sayıda ölüm tehdidi almalarının ardından, giderek daha sıkı bir güvenlik uyguluyor.
Polis, bu hükümette birinci başbakan olması beklenen Milletvekili Naftali Bennett’in 1995 yılında suikastı öncesinde eski Başbakan İzak Rabin’e yapılan gibi Filistin puşisi giydirilmiş bir fotoğrafını sosyal medya organları üzerinden yayınlanan bir taraf hakkında soruşturma başlatıldığını duyurdu. Polis kaynakları, özellikle radikalizm yanlısı göstericilerin Bennett’in, Yeni Sağ (Yamina) Partisi ortağı Ayelet Şaked’in, Yeni Umut Partisi lideri Gideon Saar’ın ve aynı şekilde hükümeti kurmakla görevli ‘Gelecek Var’ Partisi Başkanı Yair Lapid’in evlerinin önünde toplanmasıyla birlikte, bu tehditlere göz yummayacaklarını ve bunları büyük bir ciddiyetle ele alacaklarını belirtti.
Göstericiler, söz konusu yetkilileri ve ailelerinin alenen tehdit ederek, bu yetkililerin sağcılık ilkelerine ihanet ettikleri yönünde sloganlar attı ve sosyal medya organları da bu yetkililere karşı kanlı provokasyonlarla doldu. Medya organları üzerinden 31 Mayıs’ta bu provokasyonların tehlikeleri ve sonuçları konusunda uyarılar yapıldı. Lapid’in yeni bir hükümet kurma çabalarını sürdürdüğü biliniyor. Lapid ve dostları, özellikle çalışma programı üzerinde anlaşmaya varıldıktan sonra, bir hükümet kurma şansının oldukça büyük olduğunu iddia ederken, partileri arasındaki müzakereler henüz devam ediyor.
Koalisyona hükümet dışından ortak olmayı kabul eden Mansur Abbas başkanlığındaki İslami Hareket’e yakın kaynaklar, 55 bin Arap’ın evine yönelik yıkım emrini dondurmak amacıyla ‘Kemnitz yasasının’ iptal edilmesini talep ettiklerini belirtti.
Lapid, başarısızlığı göz ardı etmese de bu anlaşmazlıkların üstesinden gelebileceklerinden oldukça emin olduğunu belirtti. Yair Lapid, “Bu hükümet, İsrail’in varlığının kaderidir” dedi. Lapid, “Dindar, laik Yahudiler ve Araplar da dahil olmak üzere radikal sağ ve radikal solu içeren bir hükümetimiz var. Böyle bir karışım neredeyse imkânsız gibi görünse de Netanyahu’nun bugüne kadar ortaya koyduğu böl yönet politikası ve iç savaşları kışkırtma döneminin yakında modası geçmiş bir dönem olacağını gösterme konusunda güçlü bir irademiz var” değerlendirmesinde bulundu.
Netanyahu, kurulmakta olan yeni hükümeti sert bir dille eleştirerek onu, İsrail’in stratejik çıkarlarını tehdit eden tehlikeli bir sol hükümet olarak nitelendirmişti.
Binyamin Netanyahu, “Böyle bir hükümet, İran’ın nükleer projesiyle mi karşı karşıyayız? Tahran’da bizim hakkımızda ne diyecekler? Hamas ne diyecek? İsrail askerlerinin savaş suçları nedeniyle soruşturulmasını talep eden insanların da yer aldığı Meretz partisi mi gelecek bir savaşa öncülük edecek?” ifadelerini kullandı. Netanyahu’ya yanıt veren Lapid, “Dünyanın onsuz dönmeyeceğini düşünen çaresiz bir insan gibi davranıyor. İktidara takıntısı var ve Allah’ın başkalarını lider olmak için yaratmadığını zannediyor” dedi. Rus Yahudi partisinin başkanı Avigdor Liberman ise Netanyahu’nun ‘başarısız olduğuna ve başbakanlık konutunu terk edeceğine’ inanmadığını belirtti. Netahyahu’nun Likud’daki yoldaşlarının, iktidarı kaybettiklerini görür görmez bıçakları bilemeye hazırlandıklarını açıklayan Liberman, “Netanyahu, kendisiyle çalışanlardan nefret eden bir adam. Bennett ve Saar’a, yalnızca kendisinin iktidarda kalmasını sağlamak için başbakanlık pozisyonunu teklif etti. İktidar koltuğunu terk edebilir ve kendi yerine Likud’dan başka bir ismin hükümete başkanlık etmesine izin verebilirdi. Sağ iktidarda kalabilirdi. Ama onun için önemli olan sağ değil, iktidarı ve yargılanmasıdır” ifadelerini kullandı.
Lapid’in hükümet kurma görevi, çarşambayı perşembeye bağlayan gece yarısı sona eriyor. Bir ‘değişim hükümeti’ kurulması durumunda, aynı gün İsrail Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin’e bir hükümet kurulduğu bilgisi verileceği ve hükümetini Knesset’e sunmadan önce Lapid’e 7 gün süre verileceği tahmin ediliyor. Ancak Netanyahu ve sağ tarafın Bennett ve Saar üzerindeki baskıyı sürdürmek için bu haftayı sömüreceği beklentisiyle Lapid, bu süre dolmadan hükümeti Knesset’e sunmaya ve hükümeti atamaya çalışacak.
İslami Hareket Başkanı ve Milletvekili Mansur Abbas başkanlığındaki Ortak Liste’nin desteğiyle bir ‘değişim hükümeti’ kurulması durumunda Bennett, görev süresinin ilk yarısında başbakanlığı devralacak, Lapid ise ‘alternatif başbakan’ ve dışişleri bakanlığı pozisyonunu üstlenecek. Görev süresinin ikinci yarısında ise pozisyon değişikliği olacak. Benny Gantz Savunma Bakanı olarak kalacak, Avigdor Liberman Maliye Bakanı, Gideon Saar Adalet Bakanı, İşçi Partisi başkanı Merav Michaeli Ulaştırma Bakanı, İşçi Partisi’nden Omer Bar-Lev İç Güvenlik Bakanı, Meretz Partisi başkanı Nitzan Horowitz Sağlık Bakanı ve meslektaşı Arap İssavi Frec Bölgesel İşbirliği Bakanı olacak. Yesh Atid’den Knesset üyesi Meir Cohen’in de Knesset Başkanı olarak atanması bekleniyor.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe