Hamas ile İsrail arasında takas anlaşması yapılabilir

İsrailli bir yetkili, Hamas ile anlaşma fırsatı olduğunu ve Mısır’dan bir öneri beklediklerini söyledi

Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) Genel Direktörü Robert Mardini, 2 Haziran’da Gazze’ye keşif ziyaretinde bulundu (Reuters)
Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) Genel Direktörü Robert Mardini, 2 Haziran’da Gazze’ye keşif ziyaretinde bulundu (Reuters)
TT

Hamas ile İsrail arasında takas anlaşması yapılabilir

Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) Genel Direktörü Robert Mardini, 2 Haziran’da Gazze’ye keşif ziyaretinde bulundu (Reuters)
Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) Genel Direktörü Robert Mardini, 2 Haziran’da Gazze’ye keşif ziyaretinde bulundu (Reuters)

İsrailli bir yetkili, Mısır’ın anlaşmayı sonuçlandırmak üzere bir öneri sunmasını beklerken, Hamas ile esir takası anlaşması yapma olasılığının arttığını söyledi.
Üst düzey güvenlik yetkilisi, Yediot Aharonot gazetesine yaptığı açıklamada, İsrail’in şu anda (Hamas’ın Gazze Şeridi’nde alıkoyduğu iki İsrail askeri olan Oron Şaul ve Hadar Goldin’in cesetlerinin iade edilmesi ve Avera Mengistu’nun teslim edilmesi karşılığında İsrail’deki Filistinli mahkumların serbest bırakılmasını da içeren) bu tür bir anlaşma için Mısırlı arabuluculardan bir öneri beklediğini belirtti. İsrailli yetkiliye göre Mısırlılar, bir anlaşmaya varmakla ilgileniyor ve mahkumlar ve kayıplar sorunu çözülmeden Gazze Şeridi’nin yeniden inşasının mümkün olamayacağını biliyor. Bu bağlamda yetkili, “Mevcut durumda Mısırlılar, bir anlaşmaya varma konusunda kararlı ve önümüzdeki günlerde bir teklifin masaya yatırılacağı yönünde beklentiler var. İsrail, Mısır’ın Gazze Şeridi’nin yeniden inşası meselesini uluslararası toplumun desteğiyle harekete geçirmek için bu konuda esneklik göstererek Hamas’a baskı yapacağını tahmin ediyor” dedi.
İsrail’in Hamas’ın Gazze Sorumlusu Yahya Sinvar’ın hareketin elinde tuttuğu İsrailli esirler karşılığında 1111 Filistinli esirin serbest bırakılması talebini kabul etme şansı olmadığı göz önüne alındığında yeni açıklamalar, İsrailli yetkililerin bir anlaşmayı ilerletme olasılığını sorgulamalarından bir sonra yapıldı. Sinvar, Gazze Şeridi’nde Mısır İstihbarat Başkanı Abbas Kamil ile yaptığı görüşmenin ardından hareketinin, hak ettiği bir takas anlaşmasına ulaşacağından emin olduğunu söylemiş ve “1111 sayısını iyi kaydedin, daha sonra bunu iyi hatırlayacaksınız” ifadelerini kullanmıştı.
İsrail ve Filistin medyası ve sosyal paylaşım sitelerini meşgul eden Sinvar’ın bu açıklaması, İsrailli esirler karşılığında 1111 Filistinli esirin serbest bırakılmasını istediği şeklinde yorumlandı. İsrail’deki tahminler, Mısır’ın Hamas’ın tavrını yumuşatmak için büyük baskı uygulayacağına işaret ediyor. Ancak sorunun sayıda değil, serbest bırakılacakların niteliğinde olması mümkün. İsrailli bir güvenlik kaynağı, 1111 sayısı hakkında yorumda bulunurken, “Sorun serbest bırakılacak esir sayısı değil, bunların kim oldukları. Elleri kanlı olan esirleri serbest bırakmayacağız. (…) Katilleri serbest bırakmayacağız” dedi.
İsrail’in gerekli bedeli ödemediği göz önüne alındığında önceki birçok görüşmede, bir takas anlaşmasına yönelik ilerleme kaydedilememişti. Öyle ki İsrail’den, ‘2011 yılında Hamas ile İsrail arasında yapılan bir önceki anlaşma kapsamında serbest bırakılmaları sonrasında yeniden tutuklananların salıverilmesi, mevcut anlaşmada esirlerin, müebbet cezası olanların ve cezaları yüksek olanların serbest bırakılması’ isteniyordu. Hamas ve İsrail arasındaki önceki görüşmeler, Mısır denetiminde gerçekleşti. Ayrıca Almanya, İsviçre ve Norveç gibi Batılı ülkeler de farklı zamanlarda müdahale etti. Ancak Mısır, son savaşın ardından yeni bir siyasi sürecin başlatılmasına izin verecek kapsamlı bir sükûnete ulaşmak amacıyla Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve iç uzlaşının sağlanmasını içeren diğer adımların yanı sıra bir takas anlaşması için baskı uygulayama geri döndü.
Yediot Aharonot’un haberinde, Mısır’ın ateşkese ulaşmadaki rolünün, Kahire’yi şu anda bölgede istikrarın korunmasında kilit bir faktör olarak gören ABD yönetimi nezdindeki kendi konumunu yükselttiği belirtildi. İsrailli yetkili, Mısırlıların bir anlaşmaya varma konusunda kararlı olduklarını ve ilerleyen günlerde masaya bir teklif koyma beklentilerinin bulunduğunu dile getirdi.
Hamas şu anda tutuklular ve kayıplar meselesini Gazze’in yeniden inşası meselesinden ayrı tutmakta ve iki meseleden de ayrı kanallarda bahsetmekte ısrar ediyor. Öte yandan İsrail, bu durumu kabul etmediğini bir kez daha dile getirdi. İsrail, Gazze’nin yeniden inşasını esir ve kayıpların iadesine bağlamakta da ısrarını sürdürüyor.
İsrailli bir heyetin, Hamas tarafından alıkoyulan esir askerler meselesini görüşmek üzere yakın bir zamanda Kahire’yi ziyaret etmesi bekleniyor. Bu bağlamda Savunma Bakanı Benny Gantz, bugün (3 Haziran) Washington’a yapacağı ziyareti sırasında da ABD’li mevkidaşı ile bu meseleyi ele alacak.
Gazze Şeridi’nde, 2014 yılında çıkan savaşta Hamas tarafından esir alınan Oron Şaul ve Hadar Goldin de dahil 4 İsrailli, Hamas’ın elinde bulunuyor. İsrail, söz konusu askerlerin öldüğünü ifade ederken, Hamas ise esirlerin akıbeti hakkında bilgi vermiyor. Diğer iki esir olan İsrail vatandaşı olan Etiyopyalı Avera Mengistu ve Arap Hişam es-Seyyid, İsrail savaşı sonrasında iki farklı zamanda kendi istekleriyle Gazze’ye girdiler. O günden bu yana ise iki İsrailli hakkında haber alınamıyor.



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.