Avrupa Kovid-19’un ortaya çıkışından 18 ay sonra aşamalı olarak normal hayata dönüyor

İtalya’daki arkeoloji bölgelerinde turizm geri döndü (AFP)
İtalya’daki arkeoloji bölgelerinde turizm geri döndü (AFP)
TT

Avrupa Kovid-19’un ortaya çıkışından 18 ay sonra aşamalı olarak normal hayata dönüyor

İtalya’daki arkeoloji bölgelerinde turizm geri döndü (AFP)
İtalya’daki arkeoloji bölgelerinde turizm geri döndü (AFP)

Mayıs ayından bu yana Avrupa epidemiyolojik sahnede, vatandaşların uzun süredir hayalini kurduğu normal hayata dönüş rüzgarları esiyor. Diğer yandan hükümetler, Avrupa’da şimdiye kadar 1milyar 15 milyondan fazla kişinin ölümüne neden olan ve yaklaşık 55 milyon doğrulanan enfeksiyona yol açan Kovid-19 salgının ortaya çıkması ile geçen yılın başlarında duraklama sürecine giren ekonomik faaliyetlerin normal haline dönmesini hayal ediyor.
Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) dün (Perşembe) yaptığı açıklamada geçtiğimiz sonbahardan bu yana ilk kez, tüm Avrupa ülkelerinin son 14 gündeki toplam vaka sayılarını 100 bin vatandaşta 300’ün altında kaydettiğini ve Avrupa’daki nüfusun yüzde 24’ü aşı dozlarını tam alırken yüzde 47’sinin bir doz aşı aldığını ifade etti.
Almanya önümüzdeki hafta başından itibaren aşı programında yaş gruplarını kaldırma kararı aldığını ve 12 yaş üstü herkesin aşı olabileceğini duyurdu. İtalya, yurt içi dolaşımdaki tüm kısıtlamaların kaldırılmasının ardından dün itibarıyla benzer bir adımı uygulamaya başladı. Çarşamba günü Cumhuriyet Bayramı nedeniyle bölgeler arasında yolculuk edenlerin sayısının yaklaşık 10 milyon olduğu tahmin ediliyor. İsveç de restoran ve kafelere yönelik kısıtlamaları hafifletti, sokağa çıkma yasağının süresini azaltılarak gece 22.30’dan itibaren başlamasına karar verdi. Stadyumlarında ve tiyatrolarda 500 kişi kapasite ile toplanmalara izin verildi. Ülkede tüm kısıtlamaların Temmuz ayı başında kaldırılması bekleniyor.
Avrupa Birliği (AB) aşı yetersizliği krizini atlattıktan sonra tüm üye ülkelere yeterli miktarda aşı ulaşmaya başlaması ile aşı kampanyaları hızla ilerlerken, Avrupa İlaç Ajansı (EMA) Pfizer şirketinin gerekli standartları karşılayabilecek yüksek kalitede aşı üretebilecek imkanlara sahip olduğu için Belçika’nın başkenti Brüksel yakınlarındaki Bourse şehrinde bulunan fabrikalarında aşı üretmesine izin verildiğini duyurdu. Pfizer’in Alman şirketi BioNTech ile iş birliği içinde ürettiği aşıya güvenen AB Komisyonu, bu adımın, aşı planının belirlenen tarihten önce tamamlanması için AB ülkelerinde bulunan önümüzdeki iki yıl için derhal etki göstereceğini belirtti.
Almanya, Yunanistan, Danimarka ve İtalya da dahil olmak üzere birçok Avrupa ülkesi, tam doz aşı olduğunu veya enfeksiyonu atlattığını gösteren kişinin, Kovid-19’dan negatif sonuç belgesi veya karantina zorunluluğu olmadan, AB ülkelerinde seyahat imkanı sağlayan “yeşil pasaportu” kullanmaya başladı.
AB Komisyonu kaynakları, kullanımı önümüzdeki ayın başlarında AB, İzlanda ve Norveç ülkelerinde yayılacak olan yeşil pasaportun, geçen ay seyahat sigortası poliçeleri taleplerini, geçen yılın aynı dönemine göre üç katına çıkardığını bu durumun, salgının yayılmasını önleme ve kontrol altına alma kapsamında getirilen kısıtlamalarından en çok etkilenen sektörlerden biri olan hava ulaşım faaliyetlerinin normale döndüğünü açıkça gösterdiğini belirtti.
Başta Yunanistan, İtalya, İspanya, Portekiz ve Hırvatistan olmak üzere ekonomilerinde ağırlıklı olarak turizme bağlı olan çoğu Avrupa ülkesi, turistlerin seyahatlerini, yurt içi seyahatleri, otel, restoran ve kafe hizmetlerini, turistik tatil köylerini, eğlence ve spor faaliyetleri içeren kısıtlamaları hafifletme ve kaldırmaya yönelik planlarını duyurmaya başladı. AB Avustralya, İsrail, Yeni Zelanda, Japonya, Ruanda, Güney Kore, Tayland ve Singapur’u içeren ve karşılıklılık ilkesine dayalı olarak Çin’in de eklendiği kısıtlamaların yumuşatıldığı ülkeler listesine İngiltere’yi eklemedi. Avrupalı turizm ülkeleri İngiltere’yi listeye eklemeyi istemişti ancak AB Komisyonu, İngiltere’deki yeni vakaların dörtte üçünü oluşturan Hindistan varyantının yayılmasını önlemek amacıyla İngiltere’yi listeden çıkarma kararını ECDC’nin tavsiyelerine dayandırdı.
Avrupa Konseyi pandeminin ekonomik yansımalarından kurtulmaya yardımcı olmak için üye devletlerin bütçeleri üzerindeki mali kontrollerin askıya alınmasını gelecek yılın sonuna kadar uzatmaya karar verdi. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Ticaret Örgütü (WTO) yaptıkları ortak açıklamada, zengin ülkelere, aşıların tüm gelişmekte olan ülkelere dağıtımına öncelik verilmesi, aşıların üretimi ile dağıtımı arasındaki sürenin kısaltılması çağrısında bulundu. Söz konusu üç kuruluş bu aşamada aşı politikalarının ekonomik politikalar olduğunu, ekonomik krizden çıkış küresel olsun ya da olmasın, bu konudaki başarının önümüzdeki aylarda sadece zengin ülkelerde değil, dünya genelinde aşı yaptıran insan sayısına bağlı olacağını vurguladı.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe