Irak’ta protestocular ilk kez “siyasi” düzeyde bir muhalefet konferansı düzenlemeye hazırlanıyor

Gündeminde dört temel başlık olacak konferansa Ekim Hareketi ile partiler ve sivil oluşumlar katılacak.

Irak’ın Tahrir Meydanı sık sık kitlesel gösterilere sahne oluyor. (AP)
Irak’ın Tahrir Meydanı sık sık kitlesel gösterilere sahne oluyor. (AP)
TT

Irak’ta protestocular ilk kez “siyasi” düzeyde bir muhalefet konferansı düzenlemeye hazırlanıyor

Irak’ın Tahrir Meydanı sık sık kitlesel gösterilere sahne oluyor. (AP)
Irak’ın Tahrir Meydanı sık sık kitlesel gösterilere sahne oluyor. (AP)

Irak’ta 2019 yılının ekim ayında başlayan Ekim Hareketi'ne sempati duyan ve destekleyen çok sayıda parti ve akım, önümüzdeki birkaç gün içinde geniş çaplı bir “siyasi muhalefet” konferansı düzenlemeye hazırlanıyor. Aktivistler söz konusu konferansta protesto hareketindeki aktivistlere yönelik insan hakları ihlalleri, suikastlar, gösteriler ve kanunlar ile ilgili dört ana maddeyi tartışacaklar. Süreç planlandığı gibi ilerlerse söz konusu konferans ülkede türünün ilk örneği olacak.
Konferansın düzenlenmesinden sorumlu olan Ulusal Ev Partisi Başkanı aktivist Hüseyin el-Gurabi, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte “Konferans bu ayın ortasından sonra Irak'ta yapılacak. Konferansa Irak Komünist Partisi ve milletvekili Faik eş-Şeyh Ali'nin liderliğindeki Irak Halk Partisi gibi sivil güçlerin yanı sıra Ekim Hareketi'nden doğan güçler katılacak.” dedi.
Güvenlik riskleri ve olası saldırı girişimleri nedeniyle toplantının yapılacağı yeri belirtmekten kaçınan Gurabi sözlerini şöyle sürdürdü:
“Konferans için yapılacak hazırlıklardan sorumlu komite, anayasanın ilk koruyucusu olan Cumhurbaşkanı Berhem Salih ile önümüzdeki günlerde bir toplantı yapacak. Kendisine konferansın niteliği ve amaçları hakkında brifing verilecek.”
Gurabi açıklamasında konferansta tartışılacak başlıca konulara dair de bilgi verdi:
“Sunduğumuz siyasi muhalefet projesi dört ana eksene dayanıyor. Bunlardan ilki siyasi alternatif. Bu da Ekim Hareketi'nden doğan partileri ve önceki hükümetlere katılmayan diğer ulusal partileri içeren siyasi muhalefet konferansında yer alacak siyasi çoğulculuk ile temsil ediliyor. İkincisi  başlık protestoyu güçlendirmeye destek olacak ve olgunlaşma mekanizmalarını geliştirecek alternatiflerin neler olduğu. Bu tartışma protesto liderlerinin ve en öne çıkan isimlerin katılımıyla gerçekleşecek. Üçüncü olarak katılımcılar ‘kanuni alternatifi’ de tartışacaklar. Bu sürece Irak’ın önde gelen hukukçuları katılacak. Burada amaç, partilerin hukuku, şartları ve silahlı kanatta yer alan grupların parti kurmasına izin vermemenin yanı sıra siyasi grupların yıllar önce işledikleri anayasa ihlallerini tartışmak. Dördüncü başlık Irak'taki insani yardım çalışmaları ve buna bağlı olarak insan hakları ihlalleri ve hükümetin çeşitli vilayetlerde Ekim Hareketi ile Irak halkına yönelik baskısı olacak. Konferansa katılacak güçler, önümüzdeki ekim ayında yapılması planlanan seçimlere karşı çıkmıyorlar. Yalnızca seçimlerin silah gücü olmadan, adil ve güvenli koşullarda yapılmasını istiyorlar.”
Irak Komünist Partisi Siyasi Büro üyesi Casim el-Halfi de partisinin konferans belgelerini, yönelimlerini, bildiriyi, yapısını ve katılacak güçlerin niteliğini inceleme sürecinde olduğunu söyledi.
Halfi, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte şu bilgileri paylaştı:
“Konferans, Ekim Hareketi'nden doğan parti ve gruplar ile önde gelen ulusal aktörlerden ve güçlerden oluşacak. Komünist Parti, başarılı bir bildiri ile ortaya konulacak fikirleri olgunlaştırmak için bu güçlerle ve konferansı planlayan kardeşlerimiz ile sürekli diyalog halinde. Konferans fikri, rejimin hizipsel ve ulusal kotalara dayalı yapısını değiştirmeyi ve yolsuzluğun zayıflattığı devlet yapısını ve işlevlerini onarmayı amaçlayan tüm güçler için oldukça önemli. Ayrıca konferans, güç dengelerini insanlık onuru ve vatan lehine değiştirmeyi de hedefliyor.”
Aktivist Musa Rahmetullah da Şarku’l Avsat’a şu açıklamalarda bulundu:
“Muhalefet konferansı fikri, aktivistlere yönelik devam eden suikastların ve özellikle de önde gelen aktivist İhab el-Vezni’nin geçtiğimiz ayın başlarında Kerbela'da öldürülmesinin ardından ortaya atıldı. Konferansın katılımcılarının çoğunu, daha önce ileride yapılacak seçimlere katılmayacaklarını duyuran sivil güçlerin yanı sıra Ekim Hareketi'nden doğan gruplar oluşturacak. Konferansın hazırlanmasından sorumlu komitenin toplantısı önümüzdeki günlerde gerçekleşecek. Konferans, ertelenmesini gerektirecek herhangi bir sebep olmaması halinde bu ayın ikinci yarısında düzenlenecek. Ancak şurası kesin ki kesinlikle Irak’ta olacak. Bağdat’ta ya da konferanstan sorumlu kişilerin seçtiği başka bir vilayette yapılabilir.”



Irak'ta hükümet kurma çalışmaları durma noktasına geldi

El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
TT

Irak'ta hükümet kurma çalışmaları durma noktasına geldi

El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)

Irak hükümetinin kurulması çabaları durma noktasına geldi; cumhurbaşkanı seçimi ve hükümetin başına geçecek kişi konusunda siyasi güçler arasındaki anlaşmazlığın karmaşıklığı nedeniyle siyasi çıkmazın aylarca süreceği tahmin ediliyor.

“Koordinasyon Çerçevesi” güçlerinden önde gelen bir kaynak, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, hükümetin kurulmasındaki gecikmenin muhtemelen bölgesel gerilimlerin sona erme biçimi ve Washington ile Tahran arasında bir çatışma olasılığıyla ilgili olduğunu belirterek, siyasi güçlerin, özellikle Şii güçlerin, hükümet kurma sürecinde Amerikan ve İran'ın rolünün etki boyutunun farkında olduklarını kaydetti.

Siyasi değerlendirmelere göre, hükümet kurma süreci beklenenden daha uzun sürebilir.


Birleşmiş Milletler: İsrail'in Batı Şeria ile ilgili kararı "yasa dışı" ve iki devletli çözüm şansını baltalıyor

Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
TT

Birleşmiş Milletler: İsrail'in Batı Şeria ile ilgili kararı "yasa dışı" ve iki devletli çözüm şansını baltalıyor

Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, dün İsrail Güvenlik Kabinesi'nin işgal altındaki Batı Şeria'nın A ve B bölgelerinde bir dizi idari ve yürütme tedbirini onaylama kararına ilişkin ciddi endişelerini dile getirerek, bu kararın iki devletli çözüm olasılığını baltaladığı uyarısında bulundu.

Genel Sekreter yaptığı açıklamada, İsrail'in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki varlığını sürdürmesi de dahil olmak üzere bu tür eylemlerin, Uluslararası Adalet Divanı'na göre yalnızca istikrarsızlaştırıcı değil, aynı zamanda yasadışı olduğunu belirtti.

Açıklamada ayrıca, "Doğu Kudüs de dahil olmak üzere işgal altındaki Batı Şeria'daki tüm İsrail yerleşimlerinin ve bunlarla ilişkili yerleşim sistemi ve altyapısının hiçbir yasal meşruiyeti olmadığı ve ilgili Birleşmiş Milletler kararları da dahil olmak üzere uluslararası hukukun açık bir ihlalini oluşturduğu" yinelendi.

Guterres, İsrail'i bu önlemleri geri almaya çağırdı ve tüm taraflara, Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukuka uygun olarak iki devletli çözüm olan kalıcı barışın tek yolunu savunmaları çağrısında bulundu.

Guterres, İsrail'i bu önlemleri geri almaya çağırdı ve tüm taraflara, Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukuka uygun olarak iki devletli çözüm olan kalıcı barışın tek yolunu savunmaları çağrısında bulundu.

Şarku’l Avsat’ın İsrail haber sitesi Ynet’ten aktardığına göre İsrail hükümeti, Batı Şeria'daki arazi kayıt ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladı ve Filistinlilere ait evlerin yıkılmasına izin verdi.

İnternet sitesi, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'nın A Bölgesi'ndeki Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini, ayrıca Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını vurguladı.

Ramallah'ta Filistin başkanlığı, İsrail hükümetinin Batı Şeria ile ilgili kararlarını "tehlikeli ve Filistin varlığını hedef alan" kararlar olarak nitelendirdi.

Filistin haber ajansı, cumhurbaşkanlığının bu kararları "Filistin halkına karşı yürütülen kapsamlı savaş ve ilhak ile yerinden etme planlarının uygulanması" çerçevesinde atılan adım olarak nitelendirdiği ifade edildi.


Arap ve İslam dünyası "Batı Şeria'yı ilhak etme" girişimlerini reddetti

Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası "Batı Şeria'yı ilhak etme" girişimlerini reddetti

Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)

Arap ve İslam ülkelerinin dışişleri bakanları, Batı Şeria'da yeni bir yasal ve idari gerçeklik dayatmayı ve böylece ilhakı hızlandırmayı amaçlayan son İsrail kararları ve önlemlerini kınadı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada, Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde egemenliğinin olmadığını teyit ederek, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da yayılmacı politikalarının ve yasadışı önlemlerinin devam etmemesi konusunda uyardı.

Ürdün Kralı II. Abdullah ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Amman'da yaptıkları açıklamada, "Batı Şeria'da yerleşim yerlerini güçlendirmeyi ve İsrail egemenliğini dayatmayı amaçlayan" yasadışı önlemleri reddettiklerini ve kınadıklarını yinelediler.