Küresel vergi sisteminde reforma yönelik tarihi anlaşma

ABD Hazine Bakanı dün ABD’nin Londra Büyükelçiliğinde basın toplantısı düzenledi (Reuters)
ABD Hazine Bakanı dün ABD’nin Londra Büyükelçiliğinde basın toplantısı düzenledi (Reuters)
TT

Küresel vergi sisteminde reforma yönelik tarihi anlaşma

ABD Hazine Bakanı dün ABD’nin Londra Büyükelçiliğinde basın toplantısı düzenledi (Reuters)
ABD Hazine Bakanı dün ABD’nin Londra Büyükelçiliğinde basın toplantısı düzenledi (Reuters)

Dünyanın en büyük ekonomisine sahip yedi ülkesinin bir araya geldiği G7’nin dün (Cumartesi) gerçekleşen Maliye Bakanları Toplantısı’nda, bazı çok uluslu büyük şirketlerin yararlandığı sınır ötesi vergi boşluklarını kapatmak için tarihi bir anlaşmaya vardı.
Toplantıda, G7 ülkelerinin, çok uluslu şirketlere en az yüzde 15 oranında vergi uygulanmasını destekleyeceği ve söz konusu şirketlerin faaliyet gösterdikleri ülkelere vergi ödemelerini sağlamak için gerekli önlemleri alacağı belirtildi.
İngiltere Maliye Bakanı Rishi Sunak gazetecilere yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“G7 ülkelerinin maliye bakanları, yıllar süren görüşmelerin ardından, küresel vergi sistemini küresel dijital çağa uygun hale getirecek bir reform yapmak amacıyla tarihi bir anlaşmaya vardılar.”
Küresel bir anlaşmanın temelini oluşturabilecek anlaşma önümüzdeki ay, bazı ülkelerin dev şirketleri çok düşük vergiler ve muafiyetlerle kendilerine çekmek için rekabet ettiği onlarca yıllık ‘dibe doğru yarışı’ sona erdirmeyi amaçlıyor.
Dibe doğru yarış, diğer ülkelerin kamu hazinelerine yüz milyarlarca dolara mal oldu. Bu da halihazırda yeni tip koronavirüs (Kovid-19) krizinden kötü şekilde etkilenen ekonomilerini destekleyecek ve açığı kapatacak yollar arayan ülkeleri bu vergilere yönelmeye itti. 
G7 ülkelerinin maliye bakanları, salgının başlamasından bu yana ilk kez Londra'da yüz yüze görüştüler. Reuters tarafından aktarılan nihai anlaşmanın bir kopyasına göre maliye bakanları, en az yüzde 15 olmak üzere her ülkenin belirlediği miktarda vergi uygulanmasını kararlaştırdılar.
G7 ülkelerinin maliye bakanları, ülkelerin büyük karlar elde eden çok uluslu dev şirketlerin yüzde 10’luk marjını aşan karların en az yüzde 20’sini vergilendirme haklarına sahip olacağı adil bir çözüme ulaşılmasını sağlama sözü verdiler.
Bakanlar ayrıca, yatırımcıların finansman kararlarını kolayca alabilmeleri için büyük şirketlerin çevresel etkilerini daha net bir şekilde açıklamalarını zorunlu kılınmasını kararlaştırdılar. Bu İngiltere için önemli bir hedeftir.
Zengin ülkeler yıllardır, kârlarını genellikle düşük vergi alan ve hatta birtakım muafiyetler tanıyan ülkelerle sınırlayan Google, Amazon ve Facebook gibi çok uluslu şirketlerden daha fazla vergi toplamanın bir yolu üzerinde anlaşmaya varmak için uğraşıyorlar.
Dünyanın en büyük ekonomisine sahip yedi ülkesi, (İngiltere, Fransa, İtalya, Kanada, Japonya, Almanya ve ABD), Başkan Joe Biden'ın Beyaz Saray'a gelişiyle ABD’nin yeniden konuya ilgi göstermeye başlamasından yararlanıyorlar.
Biden yönetimi, en az yüzde 15 oranında küresel kurumlar vergisi uygulanmasını önererek, duran görüşmelere yeni bir ivme kazandırdı. Bu oran, İrlanda gibi ülkeler tarafından uygulanan vergi oranlarını aşsa da G7 ülkeleri arasındaki en düşük seviyenin de altında kalıyor.
Bu arada ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, G7 ülkelerinin bir birlerine olan ‘eşi-benzeri görülmemiş bağlılığına’ övgüde bulundu. ABD’li Bakan yaptığı açıklamada, “Bu küresel bazdaki asgari vergi oranı uygulaması, kurumlar vergisini düşürme yarışını sona erdirecek” dedi. ABD ‘nin Londra Büyükelçiliği’nde düzenlediği basın toplantısında konuşan Yellen, G7 ülkeleri arasında iş birliği seviyesine övgüde bulunarak, dünyanın sanayileşmiş ülkelerinin vergi oranları konusunda tarihi anlaşmalar yapabileceklerini ve birlikte çalıştıklarında Kovid-19 salgınına karşı koyabileceklerini gösterdiklerini söyledi.
Fransa Maliye Bakanı Bruno Le Maire ise toplantının ardından Twitter hesabından yayınladığı bir video kaydında, “Dört yıllık mücadelenin ardından Fransa kazandı” dedi. Bakan Le Maire, “Bu, sadece bir başlangıçtı. Önümüzdeki aylarda bu düşük vergi oranının mümkün olduğunca yüksek olması için de mücadele edeceğiz” diye ekledi.
Öte yandan kar amacı gütmeyen bir uluslararası yardım kuruluşu olan Oxfam’dan Gabriella Bucher konuya ilişkin değerlendirmesinde, küresel olarak belirlenen en az yüzde 15’lik kurumlar vergisi oranının çok düşük olduğunu söyledi. Bucher, “Şirketler, vergilerinde ve vergi cenneti ülkelere yönelme konularında aşağı yönlü bu tehlikeli vergi yarışını sona erdirme konusunda çok az şey yapacaktır” yorumunda bulundu.
Fransa, İngiltere, İtalya ve İspanya da dahil olmak üzere birçok ülke, bir anlaşmaya varılmasını beklerken kendi dijital vergilerini uygulamaya başladılar. Bu nedenle ABD ile yapılan görüşmelerden çıkan uluslararası değişikliğin uygulanması imkanı, ülkelerin kendi uyguladıkları tedbirleri geri çekme takvimine de bağlı.
G7’de yapılacak bir anlaşmanın ardından Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) çerçevesinde vergi reformu projesi üzerinde çalışan 140 ülkenin ikna edilmesi gerekeceğinden, bu sürecin yıllarca devam etmesi bekleniyor. Özellikle birçok çok uluslu şirketin Avrupa merkezlerini kendine çeken İrlanda gibi ekonomilerini çok düşük kurumlar vergisi oranları (yüzde 12,5)  üzerine inşa etmiş ülkeleri ikna etmenin son derece zorlu olacağı düşünülüyor.
Almanya Maliye Bakanı Olaf Scholz, G7 Maliye Bakanları Toplantısı’ndan çıkan kararın, bunun ‘vergi adaleti ve dayanışması için çok iyi bir haber, dünyadaki vergi cennetleri için ise bir kötü haber’ olduğunu söyledi. Scholz, şirketlerin artık, kârlarını düşük vergi uygulayan ülkelere aktararak vergi yükümlülüklerinden kaçamayacaklarını vurguladı.
Diğer yandan Facebook'un küresel ilişkilerden sorumlu Başkan Yardımcısı Nick Clegg yaptığı açıklamada, Facebook’un G7'nin asgari vergi oranında kaydettiği ilerlemeyi memnuniyetle karşıladığını ve bu gelişmenin, sosyal medya şirketinin, farklı yerlerde daha fazla vergi ödemesine yol açacağını kabul ettiğini söyledi. Clegg Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Facebook, uzun süredir küresel vergi ilkelerinde reform yapılması çağrısında bulunuyor. G7 toplantısında kaydedilen önemli ilerlemeyi memnuniyetle karşılıyoruz.  Bugün varılan anlaşma, küresel vergi sistemine daha fazla kurumsal ve kamusal güven için önemli bir ilk adımdır. Uluslararası vergi reformunun başarılı olmasını istiyoruz. Bunun Facebook'un farklı yerlerde daha fazla vergi ödemek zorunda kalacağı anlamına gelebileceğini biliyoruz” dedi.



Suudi Arabistan, hayati öneme sahip sektörleri geliştirmek için Suriye ile stratejik anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Şam'da Suriye ile stratejik anlaşmaların imzalandığını duyururken (X)
Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Şam'da Suriye ile stratejik anlaşmaların imzalandığını duyururken (X)
TT

Suudi Arabistan, hayati öneme sahip sektörleri geliştirmek için Suriye ile stratejik anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Şam'da Suriye ile stratejik anlaşmaların imzalandığını duyururken (X)
Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Şam'da Suriye ile stratejik anlaşmaların imzalandığını duyururken (X)

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih bugün yaptığı açıklamada, krallığın Suriye'nin Halep kentindeki iki havaalanının geliştirilmesi için çeşitli aşamalarda 7,5 milyar riyal (2 milyar dolar) yatırım yapacağını söyledi.

Yatırım Bakanı Halid bin Abdulaziz el-Falih başkanlığındaki üst düzey Suudi heyeti, Suudi Arabistan Krallığı ile Suriye Arap Cumhuriyeti arasındaki ekonomik ve yatırım iş birliğini güçlendirmeyi ve ortak projelerin pratik uygulamasına yönelik ikili ortaklıkları ilerletmeyi amaçlayan resmi bir ziyaretin başlangıcı olarak bu sabah Suriye'nin başkenti Şam'a geldi.

El-Falih, "Nas" şirketinin ülke dışındaki ilk yatırımı olan "Nas Syria" adlı bir havayolu şirketinin kurulduğunu duyurdu.

El-Falih ayrıca, Suriye'deki büyük projelere yatırım yapmaya adanacak olan Elaf Yatırım Fonu'nu da başlattı.

Suriye Yatırım Otoritesi Başkanı Talal el-Hilali ise ülkesinin telekomünikasyon altyapısını geliştirmek, iletişim ağlarını ve internet kalitesini modernize etmek için Suudi Arabistan ile bir anlaşma imzalayacağını duyurdu.

Açıklamada, Suudi Arabistan ile vatandaşların yaşamlarını doğrudan etkileyen hayati sektörleri hedefleyen bir dizi stratejik anlaşmanın imzalanacağı da belirtildi.

Suudi Arabistan Yatırım Bakanlığı tarafından yayınlanan basın açıklamasında, Suudi heyetinin ziyaretinin "iki kardeş ülke arasındaki stratejik ortaklığı destekleme, kalkınma projelerini desteklemede özel sektörün rolünü güçlendirme ve ortak çıkarlara hizmet eden ve gelecek dönemdeki kalkınma eğilimlerine ayak uyduran sürdürülebilir bir ekonomik entegrasyon yolu oluşturma çerçevesinde gerçekleştiği" ifade edildi.

Açıklamada, bu ziyaretin "Krallık ile Suriye arasındaki ekonomik ortaklıkta ileri bir aşamayı temsil ettiği, geçen yıl düzenlenen bir dizi toplantı ve forumun devamı niteliğinde olduğu ve bu toplantılar ve forumlar sonucunda karşılıklı yatırımı teşvik etmek ve bir dizi hayati sektörde ortak çalışma mekanizmalarını etkinleştirmek amacıyla bir dizi anlaşmanın imzalandığı" belirtildi. Açıklamada ayrıca, "Bu sürekli çabalar, iki ülke arasındaki stratejik uyumu teyit ederek hem Suudi hem de Suriye özel sektörleri için ekonomik kalkınmayı destekleme ve yatırım fırsatlarını genişletme konusunda büyük bir hedef çerçevesinde ortak ekonomik entegrasyonu derinleştirme amacını ortaya koymaktadır." ifadelerine yer verildi.


Altın ve gümüş fiyatları niçin çok değişiyor?

Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)
Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)
TT

Altın ve gümüş fiyatları niçin çok değişiyor?

Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)
Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)

Altın ve gümüşte üst üste kırılan rekorların ardından gelen düşüş mercek altına alındı. 

Wall Street Journal'ın (WSJ) analizinde, ABD Başkanı Donald Trump'ın ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanlığı'na Kevin Warsh'u aday göstermesinin ardından değerli metallerde sert düşüş yaşandığına dikkat çekiliyor. 

Analize göre yatırımcılar, Warsh'un enflasyona karşı "şahin bir politika" izleyeceğini ve Fed'in başına atanmasının doların güçlenmesini sağlayacağını düşünüyor. Financial Times'ın analizinde de benzer bir noktaya işaret ediliyor. 

Fed'in bağımsızlığıyla ilgili endişeler, mayıstan bu yana doların değerinin düşmesinde önemli rol oynadı. 

Trump ise doların seyrinde olumsuz bir durum olmadığını savunarak "Bence harika gidiyor" demişti. 

Analizde, Warsh'un adaylığının duyurulmasıyla altın ve gümüşte hızlı satışlar başladığı vurgulanıyor. Diğer yandan değerli metallerdeki düşüşün, "piyasa temellerinin öngördüğünün çok ötesine çıkan çılgın alımların sonucu olduğuna" da dikkat çekiliyor. 

Trump'ın cuma günkü açıklamasında "çok zeki, çok iyi ve güçlü" diye nitelediği Warsh'un adaylığını duyurmasıyla dolarda da toparlanma görüldü. 

Değerli metallerin değişken seyrinde spekülasyonların da önemli rol oynadığına işaret ediliyor. 

En uç spekülasyonların, "vatandaşların külçe gümüş almak için sıraya girdiği" Çin'den geldiği belirtiliyor. Çin sınır polisinin, Hong Kong'dan ülkeye yaklaşık 227 kilogram gümüş kaçırmaya çalışan iki kişiyi geçen hafta yakalaması da gündem olmuştu. 

Çin yönetimi, yatırım çılgınlığının risklerini azaltmak için UBS gümüş vadeli işlem fonu da dahil 5 emtia fonunun ticaretini cuma günü askıya almıştı. 

Öte yandan sert satışlara rağmen WSJ analistleri, özellikle altın ve bakırda yükselişin sürebileceği tahminini paylaşıyor. 

Fed-Beyaz Saray çekişmesi

Fed Başkanı Jerome Powell'la Trump arasındaki çekişme, ABD Merkez Bankası'nın bağımsızlığıyla ilgili endişeleri artırıyor. 

Tartışma Fed ofis binalarının yenilenmesini kapsayan çok yıllı projeyle ilgili. Beyaz Saray'ın proje için öngördüğü bütçe 1,9 milyar dolardı. Ancak işçilik ve malzeme fiyatlarındaki artış, tasarım değişiklikleri ve asbestle kurşun kirliliği gibi öngörülemeyen sorunlar nedeniyle maliyet 2,5 milyar dolara çıkmıştı.

ABD Başkanı, Powell'ın dolandırıcılık yaptığını ima ederek süreci kötü yönettiğini öne sürmüştü. Fed başkanı ise hakkındaki iddiaları reddederek, binaların renovasyon masraflarının uzun vadede kendini amorti edeceğini belirtmişti.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Financial Times


Altın, 2008’den bu yana en büyük günlük kazancını kaydetti: Tarihi kayıpların ardından dengelendi

Hong Kong’da bir altın mağazasının önünden geçen bir kadın (AFP)
Hong Kong’da bir altın mağazasının önünden geçen bir kadın (AFP)
TT

Altın, 2008’den bu yana en büyük günlük kazancını kaydetti: Tarihi kayıpların ardından dengelendi

Hong Kong’da bir altın mağazasının önünden geçen bir kadın (AFP)
Hong Kong’da bir altın mağazasının önünden geçen bir kadın (AFP)

Altın fiyatları, salı günü işlemlerinde yüzde 5’i aşan sert bir yükseliş kaydederek, Kasım 2008’den bu yana en büyük günlük kazancına yöneldi. Gümüşte de güçlü bir toparlanma görülürken, kıymetli metaller son on yılların en sert iki günlük düşüşünün ardından yeniden denge kazandı. Analistler, mevcut yükseliş eğiliminin sürebileceğini ve yılın ilerleyen dönemlerinde yeni rekor seviyelerin görülebileceğini belirtiyor.

Spot piyasada altının ons fiyatı yüzde 5,8 artışla 4.935,56 dolara yükseldi. Altın, pazartesi günü, yalnızca iki seans önce ulaştığı 5.594,82 dolarlık tarihi zirvenin ardından 4.403,24 dolara kadar gerilemişti. ABD vadeli altın kontratları ise yüzde 6,6 artarak 4.958,50 dolara çıktı.

Gümüş piyasasında da güçlü bir toparlanma yaşandı. Ons gümüş yüzde 10 yükselerek 87,40 dolara ulaştı. Gümüş, geçen cuma günü yüzde 27 ile tarihindeki en büyük günlük düşüşü yaşamış, bunu pazartesi günü yüzde 6’lık bir gerileme izlemişti.

Sert dalgalanmaların nedenleri

Capital.com Kıdemli Piyasa Analisti Kyle Rodda, mevcut fiyatların altın ve gümüşü Ocak ayının ikinci yarısının başındaki seviyelere geri taşıdığını belirterek, son haftalardaki piyasa davranışını “irrasyonel” olarak nitelendirdi.

Kıymetli metaller, ABD Başkanı Donald Trump’ın Kevin Warsh’ı ABD Merkez Bankası (Fed) başkanlığına aday göstermesinin ardından yoğun satış baskısıyla karşı karşıya kalmıştı. Piyasaların bu adaylığı yüksek olasılıklı görmesi, doların güçlenmesine ve kıymetli metallerdeki “balonun” geçici olarak patlamasına yol açtı. Ayrıca CME Group’un metal vadeli işlemlerinde teminat gerekliliklerini artırma kararı da geçen hafta düşüşü hızlandıran etkenler arasında yer aldı.

ABD verilerinde belirsizlik

Öte yandan ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu, pazartesi günü yaptığı açıklamada, federal hükümetteki kısmi kapanma nedeniyle ocak ayına ilişkin istihdam raporunun cuma günü planlanan tarihte yayımlanmayacağını duyurdu. Bu durum, makroekonomik görünümdeki belirsizliği artırdı.

Diğer metallerin performansı

Diğer kıymetli metaller de yükselişe eşlik etti. Platin yüzde 5,7 artışla ons başına 2.242,55 dolara yükseldi. Platin, ocak ayının sonlarında 2.918,80 dolar ile rekor seviyeye ulaşmıştı. Paladyum da yükseldi…